"Şimdi değilse, ne zaman?"

Arabayla İpsala’dan Selanik’e…

    Arabayla yurtdışı keyfi…

    Epeydir aklımızda olan ama türlü sebeplerden ertelediğimiz “arabayla yurtdışı” seyahatini nihayet yaptık. Öyle fazla açılmadık, bu seferlik sadece Yunanistan ile yetindik, ama doğrusu güzelmiş evden arabayla çıkmak, istediğin yerde durmak, kafana göre takılmak, gerekirse dönüş gününü değiştirmek… Uçak yolculuğunda olmayan bir esneklik tanıyor araba yolculuğu size. Bu ilk tecrübemizden sonra arabayla daha uzun bir Avrupa turu da mutlaka yapmalıyız diye karar verdik, ama bakalım ne zaman. Ben şimdilik size İpsala’dan Selanik’e olan yolculuğumuzu anlatayım. Eğer siz de bir haftalık böyle bir tatil yapmak isterseniz belki yaşadıklarımızın size bir faydası olur.

    Önce yol güzergahımıza maps.google.com dan aldığımız haritadan bir bakalım…

    Yunanistan, Thassos Adası ve Halkidiki Yarımadası © Googlemaps

    Yunanistan, Thassos Adası ve Halkidiki Yarımadası © Googlemaps

    Gördüğünüz gibi İstanbul’dan Tekirdağ, Malkara, Keşan ve İpsala güzergahını takip ederek sınır kapısına gelip, sınırı geçtikten sonra ise Alexandroupoli (Dedeağaç) ve Xanthi (İskeçe) üzerinden ilerleyerek, Kavala şehrini de geçtikten sonra Selanik’e varılabilir.

    Bu şekilde direkt Selanik’e gitmek yerine, biz şöyle bir plan yaptık. Yazın gittiğimiz her yurtdışı tatilinde olduğu gibi bunda da araya deniz keyfi koyalım dedik. İlk önce sabah Alexandroupoli‘de bir kahvaltı edip, oradan Thassos adasına geçip, önce bir deniz tatili yapalım, şöyle bir yorgunluk atalım diye düşündük. Ada sonrasında ise Kavala‘ya ve Selanik‘e giderek şehir gezimizi yapar, dönerken ise son bir deniz keyfi için, şu hep methini duyduğumuz Halkidiki yarımadasına bakarız dedik. Halkidiki haritada da göreceğiniz üzere 3 tane parmak şeklinde Selanik’den aşağıya  doğru uzanan yarımadalara verilen isim.

    İşte planımız buydu ve biz gittiğimiz hiçbir yerden pişman olmadık, hatta Thassos ile Halkidiki’ye daha defalarca gidebilirim, o kadar güzeller ki.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Bu arada özel aracınızla Yunanistan’a gitmek için yapılması gerekenlerden bahsedelim…

    * Biz Yunanistan’a ilk gittiğimiz yıllarda uluslararası ehliyet alma zorunluluğu vardı ama artık 2016 itibariyle bu kural kalktı, yenilenen AB normlarındaki ehliyetler ile giriş yapılabiliyor.

    * Araba yolculuğunuz öncesinde sigortacınızdan veya TURİNG’den ülkemizdeki zorunlu trafik sigortasının uluslararası geçerliliği olan versiyonu diyebileceğimiz yeşil sigortanın yaptırılması gerekiyor. Bir hafta için yaklaşık 60 Euro tutuyor.

    * Yine sigortacınızdan kaskonuzun yurtdışında geçmesi için bir zeyil yaptırabilirsiniz. Bu da bir hafta için 100 TL ye yakın bir ücret tutuyor. (Bu tabii ki zorunlu değil ve ödenen ücret araca göre değişecektir)

    Yolculuktan kısa kısa notlar

    * İstanbul Avrupa yakasından çıktıktan 3 saat 45 dakika sonra İpsala hudut kapısına vardık.

    * İstanbul’dan Keramoti’ye vardığımızda 437 km yapmıştık. Sonrası zaten feribot – yani kilometre yapmıyorsunuz.

    * Toplamda İstanbul’dan yola çıktıktan 6 saat sonra Thassos’daydık.

    * 4 günde adayı koy koy dolaştık ve galiba bir yukarı bir aşağı, bir sağa bir sola derken işi biraz abarttık, 185 km yapmışız orada. Aslında ada çok büyük değil, çevresi 90 km civarında ama  bizim gibi yerinde duramayanlar adayı keşfe çıkınca bu kadar kilometre yapıyor işte :)

    * Yunanistan’a girdikten sonra tabelalar önce Yunan alfabesi ile yazılmış olarak çıkıyor karşınıza, hemen sonrasında İngilizce olarak bir tabela daha koymuşlar, o yüzden rahatça buluyorsunuz gideceğiniz yeri.

    * Thassos dönüşü Keramoti’den Kavala 40 kilometrelik bir yol, yani 20 – 25 dakikada varıyorsunuz. Kavala’da arabayı koyacak yer bulmak biraz zor, biz epey bir yer aradıktan sonra biraz yukarıda bir halk pazarı var, onun otoparkına koyduk arabayı.

    * Kavala ile Selanik arası ise 160 km. Yani birbuçuk – iki saat kadar bir yolculuk yapıyorsunuz. Selanik’te de park sorunu var, bir saate yakın dön dolan yaptıktan sonra sahile yakın ve 24 saat açık bir otoparkta yer bulduk sonunda. Genellikle 23:00 veya 24:00 e kadar açık oldukları için bunu bulunca epey sevindik. (Tsimiski Park – arabaların  otomatik park edilebildiği çok modern bir otopark)

    *Selanik’ten Halkidiki’ye gitmek ise birinci yarımadayı yani Kassandra’yı  tercih ederseniz 80 km civarı, ikinci yarımada olan Sithonia’yı tercih ederseniz 100 km civarı bir yol yapmanızı gerektiriyor. Değişik koylara bakalım derseniz 10-20 km aralıklarla birkaç koy dolaşabilirsiniz. Üçüncü yarımada olan  Athos yüzyıllardır dini ve ruhani bir bölge ve zaten sadece erkekler özel izin ile girebiliyor o bölgeye.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Sınırdan geçme heyecanı

    Sınıra yaklaşırken bir garip telaş ve heyecan sarıyor insanı, acaba nasıl olacak diye… Tekirdağ, Keşan, Malkara derken gitgide yaklaşıyoruz ve artık tabelalarda Yunanistan yazmaya başlıyor.

    Sınıra doğru

    Sınıra doğru

    Artık gelmek üzereyiz sınıra…

    Sınıra doğru

    Sınıra doğru

    Türkiye sınırını geçene kadar 4 kontrol noktası var. İlki gümrük kapısı… Burada memur arabanızın kaydı olup olmadığına bakıyor, kaydını bulamıyorlarsa bize olduğu gibi ilk kez mi yurtdışına çıkıyor bu araba  diye soruyorlar. Sanırım artık arabamızın kaydı var :)

    İpsala Gümrük Kapısı

    İpsala Gümrük Kapısı

    İkinci durak pasaport kontrol… Buraya gelmeden önce soldaki binanın arkasından yurtdışı çıkış harç pulunuzu alıyorsunuz. Burada memur pasaportlara bakıyor ve damga basıyor.

    Sınır kapısı pasaport kontrol

    Sınır kapısı pasaport kontrol

    Pasaport kontrolden sonra üçüncü kez durduğunuz yerde ise gümrük çıkış  işlemleri yazıyor. Burada memur ruhsat sahibinin pasaportunu istiyor. Onun da arabada olması lazım.

    Karşı tarafa geçmeden önce alışveriş yapmak isterseniz burada Dutyfree de var. Dutyfree den sonra son bir aşama var. Dördüncü kez durduğunuz yerde pasaportlara bakıyorlar tekrar.

    Sınır kapısı pasaport kontrol

    Sınır kapısı pasaport kontrol

    Bu dört aşamayı geçtikten sonra Türkiye size goodbye diyor :(

    Sınır kapılarından sonra Meriç Nehrine doğru...

    Sınır kapılarından sonra Meriç Nehrine doğru…

    Meriç nehri ve Meriç köprüsü iki ülkeyi ayıran sınır. Köprüyü geçince Yunanistan…

    Sınır kapılarından sonra - Meriç Köprüsü

    Sınır kapılarından sonra – Meriç Köprüsü

    İlgimizi çeken birşey oldu burada, belki küçük bir ayrıntı ama Meriç köprüsünün demirleri bizim tarafta kırmızı beyazken, diğer tarafta Yunan bayrağının renkleri olan mavi beyaza boyanmıştı.

    Türkiye - Yunanistan sınırı - Meric Köprüsü

    Türkiye – Yunanistan sınırı – Meriç Köprüsü

    Sınırdan geçerken sağda bekleyen tırların arkasına girmeyin sakın, hem Türkiye’den çıkarken, hem de Yunanistan’a girerken arabalar için soldan giriş mümkün, sağdaki tır sırasını beklemeniz gerekmiyor.

    Yunanistan sınırında tek bir yerde duruyorsunuz ve kontrol sırasında pasaport, uluslararası ehliyet ve yeşil sigortanızı gösteriyorsunuz. Buradaki memurlar hafif kırık bir Türkçe konuşuyorlar. Nereye gittiğinizi, turistik mi, iş için mi gittiğinizi filan soruyorlar. Pasaport kontrolünden hemen sonra bir kulube daha var, bazı arabalara yanlarında sigara alkol vs olup olmadığını soruyorlarmış ama bizi durdurmadılar bile orada, hemen geçtik :)

    Yunanistan Sınır Kapısı

    Yunanistan Sınır Kapısı

    Sınırı geçer geçmez otobana giriyorsunuz, yollar çok düzgün ve  Yunan alfabesi ile yazılmış tabelaları takiben hemen İngilizce olarak konmuş tabelalar seyahatinizi kolaylaştırıyor.

    İşte hızlı çekim geçişimiz :)

    Youtube’dan erişilemediği durumlar için bir de Vimeo üzerinden seyredebilirsiniz…

    Türkiye-Yunanistan İpsala Sınır Geçişi… from htavasoglu on Vimeo.

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Yol kenarındaki küçük kiliseler

    Yunanistan’da arabayla seyahat ederseniz mutlaka dikkatinizi çekecek “küçük kilisecikler” göreceksiniz yollarda. Küçük dediysem basbayağı küçük, yani kimisi bir adam boyu kadar bile yok. İçlerinde yanan bir mum ve bazen de fotoğraflar var. Bizim çok ilgimizi çekti. Durup durup fotoğraflarını çektik. Sonra insanlara bunların hikayesini sorduk ve içimiz bir fena oldu öğrenince. Bu küçük kiliseler yolda tam da bu noktada gerçekleşen bir trafik kazasında hayatını kaybedenlerin anısına konuyormuş. Aileleri düzenli olarak gelip bakımlarını yapıyorlarmış. Bir tür o kişileri anma, ruhlarına dua okuma vesilesi yani. Hatta bazen insanlar evlerinin bahçelerine de ölen yakınları için koyarlarmış bu kiliselerden. Ayrıca bir de önemli bir trafik kazasından kurtulanlar bazen Tanrıya şükranlarını sunmak için bu tür küçük kiliseler koyuyorlarmış kazanın olduğu yere. Bize çok anlamlı ve güzel geldi bu.

    İşte o küçük kiliselerden birkaçı…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden… 

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden...

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Bu kiliselerin hikayelerini öğrendikten sonra onları her gördüğümüzde “bak burada kaza olmuş, dur yavaşlayalım, aman dikkat edelim” dedik. Trafik kazalarını önlemede de yararı olduğunu farkedince iyice güzel geldi bu olay… Enteresan, değil mi?

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Eveeet, tatil hikayemize başlamadan önce biraz da Yunanlılardan ve Yunan mutfağından bahsedelim.

    Yunanlılar ve Yunan mutfağı

    İşin açıkçası bu tatile çıkmadan önce en merak ettiğim konulardan biri Yunanlıların bize nasıl davranacağı idi. Beklentimin çok üzerinde sıcakkanlı davranmaları beni oldukça şaşırttı, demek ki hafif tedirginmişim malum tarihimizin etkisinde kalarak… Elbette her çeşit düşüncede insan vardır yine de, ama en azından otelde, restoranlarda, kafelerde, dükkanlarda gayet hoş karşılandık. Turist olduğunuzu anlar anlamaz, “Nerelisiniz” diyorlar İngilizce. “İstanbul’dan geldik” der demez Türkçe’ye dönüp, güleryüzle “Hoşgeldiniz, buyrun…” diye başlıyorlar. Restorana oturuyorsunuz garsonlar geliyor, masaya birşey koyuyor, sonra yine Türkçe “Afiyet olsun” diyorlar. Sohbet etmek için fırsat yaratıyorlar, konuşkanlar. Kiminin arkadaşı, tanıdığı var İstanbul’da, kiminin annesi veya babası İstanbul’da doğmuş. Başlıyorlar tanıdıkları Türkleri anlatmaya. Gerçi üzgün ve kırgın olanlar da var – hani şu mübadele zamanının yaşattığı hüznü unutamamış olanlar veya o zamanları büyüklerinden dinlemiş olanlar. Biliyorsunuz 1924 Mübadelesi sonunda Yunan topraklarındaki Türkler buradan göç etmek zorunda kalmıştı, aynen Anadolu’daki Rumlar gibi.  Yine de çoğunlukla Türkiye denilince gülümseyen yüzlerle karşılaştık.

    Bazı restoranların önündeki tabelalarda Türkçe yazılmış yazılar görünce şaşırmayın, bazı kelimeleri yanlış yazıyorlar ama olsun, jestleri yeter :)

    Restoranların önündeki tabelalardan biri...

    Restoranların önündeki tabelalardan biri…

    Bir de Yunanlılar ile Türklerin  ortak yanları oldukça fazla. Yani inanılmaz benziyoruz birbirimize. Şehirlerdeki ve kasabalardaki, hatta tatil beldelerindeki mimari ve genel görünüm benziyor. İnsanlarının sıcakkanlılığı benziyor. Kamyonette karpuz satan karpuzcusu da var, eskicisi de.

    Selanik'deki karpuzcu

    Selanik’deki karpuzcu

    Arabamızın camını silmek isteyen gençlerden tutun da masamızın başında “Please, please” diyerek ille elindeki gülü satmaya çalışan çocuklar da ülkemizi anımsattı bize. Dokunarak ve hatta bazen sarılarak konuşmayı seviyorlar. Akdeniz ve Ege insanı genelde sıcakkanlı olur ya, işte Yunanlılar da öyle. Hele yolda birine bir yer sorun, bir yardım isteyin, canla başla uğraşıyorlar yardım etmek için. Yılların ortak geçmişi ve yaşanmışlığı, ortak coğrafya ve iklim, benzer bir kültür oluşturmuş sanırım, sık sık bize benzettim onları.

    Yunan yemekleri de bizim yemeklere oldukça benziyor. Ben en çok köftelerine bayıldım. Sade ızgara köfte de var, altında pidesi, üzerinde domates sosu ve yoğurtlu olanı da. Porsiyonlar genellikle oldukça büyük.

    İkinci en bayıldığım yemekleri musakka oldu. Bir sıra patates dizmişler tepsiye sonra salçalı kavrulmuş kıyma sonra bir sıra patlıcan ve yine kıyma, en üstte de beşamel sos ve kaşar. Fırına veriyorlar, börek gibi dilim şeklinde kesip getiriyorlar. Enfesti.

    Mezelerden patlıcan salataları güzel, çoğu yerde yaprak sarma da oldukça lezzetliydi.  Kırmızı biberin içine beyaz peynir doldurmuşlar, o da çok güzeldi. Tzatziki dedikleri meze bizim cacığın süzme yoğurtla yapılmış olanı, bizim hoşumuza gitti, güzel olmuş. Greek salad diye bir salataları var, her yerde bulabilirsiniz. Bizim çoban salatasını yaparken benim gibi üşenip kocaman kocaman doğramışlar malzemeyi, sonra da üzerine beyaz peynir, zeytinyağı ve nane eklemişler. İşte öyle birşey.

    Etli dolmaları da güzeldi, yoğurt istedim, onu da getirdiler, tam evdeki gibi oldu, tek farkı yanında patates ile servis ediyorlar. Mücver nefisti ama kocamandı porsiyon… Beyaz peyniri susama bulayıp kızartıp, sonra da üzerine hafif bal döktükleri bu meze hem tatlı hem tuzluydu, biz sevdik. Menüde “Fried Feta cheese with sesame” diyordu. Yanındaki limona pek anlam veremediğimiz için kullanmadık ama kahverengi sos lezzet kattı. Bu  arada Feta cheese dedikleri bildiğimiz beyaz peynir. Biraz sert ve az yağlı olanından.

    Kalamarlar çok yumuşak, hafif ve lezzetliydi ama limonla servis ediliyor, bizim alıştığımız tarator sosu olmayınca tadını alamadım, çok yavan geldi. Gerçi eşim çok beğendi, böyle de iyi dedi.   Bir de benim, masada görmeye zor tahammül ettiğim ama eşimin yemekte ısrar ettiği deniz ürünleri var. Lezzetlerini ona sordum, ben dediğim gibi, tatmak şöyle dursun zor bakıyorum. İçi peynir ve domates karışımı ile doldurulmuş kalamarlardan tutun da, ahtapot bacağına, soslu veya sossuz karideslere kadar birçok seçenek vardı ve bizimki hepsine bayıldı.

    İçkilere gelince, şu meşhur Ouzo dedikleri bildiğiniz rakı… Çoook hafif bir tat farkı hissedilse de basbayağı rakı işte. Bir dolu da çeşidi var. İçimi hoş ve hafifti denediklerimizin. Ama iki akşam ouzo bana yetti ve aslıma döndüm, yani şarap ve birasever halime… Yunan biralarından Mythos ve Fix en güzelleriydi. Yunan şarapları içinde ise ben en çok Calliga’yı sevdim… Bu arada bizim Türk Kahvesinin adı orada Yunan Kahvesi, yani Greek coffee. Tereddütle ısmarladım önce ama aynen bizim kahvenin tadındaydı, nerede istesem güzel yaptılar. Soğuk kahveleri var bir de – frappe. Bana acı geldi ama eşim sevdi.

    İşte böyle bildiğiniz tanıdığınız lezzetlerin çok benzeri veya az biraz değişiği Yunan mutfağını oluşturuyor. Pilavları ve makarnaları, ve hatta tortellinileri de güzeldi, hamur işi krizine girdiğimde hepsini denedim ve çok beğendim.

    Yunan yemekleri

    Yunan yemekleri

    Fiyatlar aşağı yukarı aynı gibiydi sanki tüm restoranlarda…İki kişi yemeğe oturup, masaya patlıcan salatası, kalamar, sarma veya kızarmış peynir gibi birkaç çeşit meze istediğinizde, bir de ana yemek olarak et, balık veya pizza, tortellini türü birşey aldığınızda ve de yanında şarap, bira veya ouzo içtiğinizde hesap genellikle 30 ile 40 Euro arasında geliyordu.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Haydi artık gezimizi anlatmaya başlayayım…

    Sınır sonrası ilk durak

    Burası Alexandroupoli, yani Dedeağaç.

    İşte bu sahildeki meşhur deniz feneri…

    SAM_0724

    Dedeağaç deniz feneri

    Ufak bir yer burası. Küçük bir sahil kasabası gibi adeta. Plajı da var…

    Alexandroupoli (Dedeağaç) sahili

    Alexandroupoli (Dedeağaç) sahili

    Aslında bu şehirde kalmayı düşünecek olursanız ve arabanız varsa merkeze yakın güzel bir 5 yıldızlı otel var, Astir Egnatia Alexandroupolis, hem denize girmek, hem de şehri gezmek açısından güzel bir tercih olabilir… Bir de 3 yıldızlı Bell Air Otelini tavsiye ederim, hem hizmet iyi, hem de plaja yürüme mesafesinde ama merkeze biraz uzak… Merkezi konumda tek yıldızlı bütçe dostu bir otel için ise Mitropolis Hotel tercih edilebilir…

    Şehirdeki 2-3 km lik sahil boyunca restoran ve kafeler var. Yine bu caddeye paralel ara sokaklarda da sevimli restoran ve kafelerde lezzetli yemekler yemek mümkün.  Nisiotiko isimli balık restoranını özellikle tavsiye ederim…

    restoran

    Nisiotiko

    Biz bu şehirde bir kahvaltı yapıp, şöyle biraz etrafa bakınıp, yolumuza devam ettik. Ama bu rotayı bir sonraki sene tekrar yaptığımızda gördük ki bu şehir geceleri canlanıyormuş… Herkes sokaklarda, etraf cıvıl cıvıl.

    O yüzden bizim ilk sefer yaptığımız gibi o kadar da erken kaçmayın bu şehirden derim ben…

    20140717_213859

    Alexandroupoli geceleri

    20140717_214721

    Alexandroupoli geceleri

    20140717_214725

    Alexandroupoli geceleri

    20140717_215031

    Alexandroupoli geceleri

    20140717_220120

    Alexandroupoli geceleri

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Keramoti’den feribotla Thassos Adası’na

    Bu rotaya ilk seyahatimizde en merak ettiğimiz yer Thassos yani Taşöz Adasıydı. Dedeağaç’tan ayrıldıktan sonra eramoti’ye gidip oradan 45 dakikada feribot ile adaya geçtik. Thassos Adası anlatmakla bitmez güzelliklerle dolu. Yemyeşil doğası, güzelim koyları ve şirin mi şirin beldeleriyle tam bir tatil cenneti.

    İşte adamızdan birkaç kare…

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Aliki Koyu

    Aliki Koyu

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Potos

    Thassos Potos

    Thassos Adası’nı burada kısaca bahsedip geçmeye gönlüm razı olmadığı için uzuuuuun uzun yazdım. Bir dolu bilgi ve fotoğraf da ekledim. Thassos Adası tatili yazımıza bakmak için, buraya tık :) 

    Biz şimdi yazımıza Kavala ve Selanik şehirleri ile devam edelim…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18

  • Gonca Cilli

    Merhaba. Selanik için gündüz gezerken kullanabileceğimiz otopark öneriniz var mı?

  • Oslem

    Merhaba Dilek hanım. Paylaşımlarınız için teşekkürler. İnanın çok faydalı bilgiler. Biz de Temmuz ayında arabayla Yunanistan’a gitmeyi planlıyoruz. Uluslarası ehliyet ve yeşil sigorta tamam. Ama bazı kaynaklarda uluslarası taşıt belgesi de yazıyor. Siz bahsetmemişsiniz ya da ben kaçırdım. Bu konuda bilginiz var mı?

    • Merhaba,

      Görmüşken sorunuzu ben yanıtlayayım dedim. Çok defa Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’ya kendi aracımız ile gittik ve bahsettiğiniz belgeye hiç ihtiyacımız olmadı. Son 7-8 ay içerisinde bir değişiklik olmadı ise böyle bir belgeye ihtiyacınız olmayacağına emin olabilirsiniz.

      Şimdiden iyi yolculuklar ve iyi tatiller dilerim…

      • oslem

        İlginiz için teşekkür ederim Hür bey. Bu tatilde deneyim ve görüşlerinizden bolca faydalanacağımıza eminim. Biz yeni ehliyetlerimizle giriş yapacağız Yunanistan’a. Umarım sorunsuz bir tatil olur.

  • yücel

    Bizde ailece 1 temmuzda ipsaladan çıkış yapacağız. Ben o bölgeye yakın yaşıyorum. Çıkışta yoğunluk olmaz.

  • yavuz s. çolak

    Merhaba, bayram öncesi 2 Temmuz 2016 gibi, Yunanistan’a araçla geçiş yapmayı düşünüyorum, küçük çocuğumuz da olduğu için yoğun olur mu, çok bekler miyiz diye endişe ediyoruz, hatta bu sebeple araçla gitmemeyi bile düşünüyoruz, bu konuda yardımcı olabilecek var mı, çok yoğun olur mu sizce?

    • Merhabalar Yavuz Bey,

      Bizim bayram deneyimimiz yok, diğer zamanlarda gittiğimizde genellikle yarım saat içinde geçtik, sadece bir kez elektrik kesintisi vardı, o gün biraz daha uzun sürmüştü. (Bir ya da bir buçuk saat kadar).
      Ne kadar erken sınırda olursanız, bekleme o kadar az oluror, mesela biz sabah 4-5 gibi orada olmaya çalıştık hep…

      Bayram arifesinde mutlaka epey bir yoğunluk olur çünkü buradan oraya araba ile giden çok oluyor biliyorsunuz. Ama bu yoğunluk ne derece olur birşey söyleyemeyeceğim. Elinizde olan bir durum varsa perşembeden yola çıkın derim ben :)

      • yavuz s. çolak

        Teşekkür ederim Dilek Hanım.

  • Guvenc Usta

    Merhabalar; sitenizdeki bilgilerden faydalanarak Thassos, Halkidiki, Selanik ve Dedeağaç’ta harika günler geçirdik; öncelikle teşekkürler.
    Dedeağaç’ta vakit geçirmek isteyenler için bir tavsiyem olacak; Dedeağaç’tan yaklaşık 10 km uzaktaki Mesimvria köyündeki Salih Usta’nın Yeri’ne gidip menüde ne görüyorsanız gönül rahatlığıyla ve afiyetle yiyebilirsiniz. Bizim menüde köfte, pirzola, patates, yunan salata ve ikram tatlı vardı. Abidin’e İstanbul’dan geldik demeniz yeterli…

    • Merhabalar,
      Güzel bir tatil yapmanızda bir nebze faydamız olduysa ne mutlu bize, çok sevindik.
      Tavsiyeniz için de hem kenid hem de okuyucularımız adına çok teşekkür ederiz…
      Bu arada Dedeağaç’ta denize girdiniz mi, denizi nasıl, tavsiye edeceğiniz bir plaj var mı?
      Sevgiler…

      • Guvenc Usta

        Benim de sitenize biraz katkım olursa ne mutlu bana :)
        Dedeağaç’ta Malki köyünde Aya Yorgi Tavernası önündeki Ocean 6 Beach Club (hemen hemen tüm müşteriler Türktü) ve Mesimevria sahilindeki Baja Beach Club’ta denize girdik. Her iki sahilde de deniz sabahları pırıl pırıldı ama öğleden sonra rüzgar çıkıp dalgalandığı için biraz bulanıklaştı. Thassos ve Halkidiki denizlerinin yanında vasatlar ama haftasonu 1-2 günlük kısa bir kaçamak için beklentiyi yüksek tutmadan değerlendirilebilir.
        İlk foto Ocean 6, ikincisi Baja Beach. Aya Yorgi Tavernasında denize karşı gün batarken bir akşam yemeği de yiyebilirsiniz (Türkçe menüsü de var).
        Ama Salih’in yerini mutlaka es geçmeyin derim. 20-30 haneli bir köyde kapısında 15 tane yunanistan plakalı arabanın beklediği çok tatlı bir Türk aile tarafında işletilen, güzel lezzetlere ulaşabileceğiniz ve internette pek namı duyulmamış bir yer.

        • Harikasınız vallahi, tam da bunu merak ediyorduk. yazın 2 günlük haftasonu kaçamağı için Dedeağaç uygun olur mu, denizi nasıldır diye. Thassos ve Halkidiki denizleri kadar iyi değil ama fena da değil hani gibi gelmişti uzaktan bakınca, girip denemiş biri olarak siz de böyle deyince kafama tam oturdu. Dediğiniz gibi beklentiyi yüksek tutmadan haftasonu bir değişiklik olsun, yer içer biraz da serinleriz diyerek yola çıkılmalı oraya bu durumda, denize öğleden önce girme planı yapmak lazım, onu da hafızaya kaydedelim hemen :)
          Gerçekten çok ama çoook teşekkürler, bir de fotoğraflar eklemişsiniz, çok incesiniz, çok sağolun :)

          • Guvenc Usta

            Resimleri eklerken biraz sıkıntı oldu, o yüzden sıra karışmış olabilir. Parfelerin (yoğurt, musli, ananas veya çilek) olduğu sahil Baja, şemsiyeli olan Aya Yorgi. İyi tatiller…

          • journeysun

            Merhaba Dilek Hanım,

            Kurban bayramında bizde 12- 17 eylül Thassos a gitmeyi planlıyoruz. Bazı yerlerde bu zamanlarda plajların ve çoğu tesisin kapandığını duydum . Bu doğru mudur ? Hava ve deniz sıcaklığı nasıl olur? Ayrıca arabasız gitmeyi planlıyoruz ,ada içi ulaşım konusunda sorun yaşar mıyız ? Tüm koyları gezmek istiyoruz.

            Şimdiden teşekkür ederim :)

          • Merhabalar,
            Arabasız koy gezmek biraz yorucu olabilir, zaman alır ama imkansız değil tabii. Adayı her iki yönde de dolaşan otobüsler var. Eylül’de plajlar açık olur mu gerçekten bilemiyoruz çünkü biz hep Temmuz-Ağustos aylarında gittik. Tecrübesi olan varsa buraya yazar inşallah :)

  • Hasan Noyan

    Sevgili Dostlar;
    Bu ağustos’ta Thassos tatilimizi keyifle gerçekleştirdik.Geçen yıl 03/08/2013 tarihli Radikal’de
    Sevgili Müge Akgün’ü okuyunca Thassos tatilimiz kesinleşmiş oldu:) Geçen sürede sizin sitenizle de bir şekilde tanışınca notlarınızı elimize aldık (Teşekkürler “Bencetatil”) ver elini
    Thassos diyerek arabamızla Ankaradan hareketle İstanbul,Tekirdağ üzerinden menzile vardık..
    Otelimizi Aralıkta Booking ‘den almıştık. Ama referansımız Sevgili Müge’nin”Baba balıkları avlıyor, anne pişiriyor,çocuklar servis yapıyor” ifadesi oldu. Bize de şahane deniz çipuraları(Ege’nin lüferi),fangriaları ve levrekleri yemek kaldı.Teşekkürler Müge:)
    Agorasros Otel Kinira bölgesinde, feribotun ulaştığı Limenias’a yaklaşık 30 km uzaklıkta. Booking’den değil direkt oteli ararsanız sevgili Salia size daha iyi bir fiyat verebilir,haberiniz olsun:) Ortalama iki kişilik oda +kahvaltı 70-75 Euro civarı.Biz çok sevdik dönerken seneye agustos kaporasını verip yerimizi ayırttık..
    Thassos için ekleyebileceklerim şunlar:
    Popüler plajlarda (Aliki, Paradis vb..) havlu koyacak yer bulamayabilirsiniz, çok kalabalık ve doğal olarak biraz kirli. 2 deneyimden sonra otelimizin önünden pırıl pırıl denizimize girdik:)
    Adanın ortası diyebileceğimiz şirin Theologos köyünü ve oradaki etnografya müzesini mutlaka geziniz,çıkışta tahta sandalyeli köy kahvesinde birer kahve yorgunluğunuzu alıyor:)

    Selanik ve Kavala;
    Bence tatil çok iyi rotalamış:) Atatürk müzesini gezdik biraz düş kırıklığı oldu:( Döneme dair hiçbir otantik öge yok) fotograflarla idare etmişler.
    Eski şehirde Stefan’ı aradık İstanbula dönmüş:( Yine de sevgili Hatice’nin tavsiyesiyle köftelerimizi yedik ve adamıza döndük… )

    • Merhabalar Hasan Bey,

      Bu güzel paylaşımınız için çok teşekkürler, ne güzel bilgiler vermişsiniz… .Eminim okuyucularımız bu bilgi ve önerilerinizden çok faydalanacaktır.
      Bu arada Stefan’ı denk getiremediğinize üzüldüm ama onun adına sevindim. İstanbul’u çok seviyordu…

      Nice güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle, hoşçakalın…

  • Gokhan Akay

    selanik’te syrtaki ve pontiako oynayanları video ile kaydettiyseniz koyar mısınız sayfanıza diyecektim?

    • Gökhan Bey,

      İlginize çok teşekkürler. Ne yazık ki video çektik ama olmamış Cem Yılmaz’ın tabiriyle :) Çok karanlık ve pek bir şey seçilmeyen bir video ama yine de biraz düzeltebilirsem koyayım…

  • muzaffer karaman

    Dilek hanım,çoğu kişi tatile başladı ben ve ailem ne yazıkki bir program yapmamıştım. üç gündür yurt içinde nereye baksam dolu yada fahiş fiyatlı. acaba selanik falan mı derken yaptığınız geziyle alakalı harika yazınızı okudum. hemen bavulları yapıp bir yere kaynak olabilirim de ama araba ile ilgili prosedür için geciktim sanırım. başka bir zaman gideriz umarım…

    • Merhaba Muzaffer Bey,

      Yazımızı beğenmiş olmanız bizi çok mutlu etti.

      Araba ile ilgili olarak, aslında araç sahibi sizseniz veya araç sahibi sizinle geliyor ise pek zor bir prosedür yok. İpsala sınır kapısında Turing Ofisi 24 saat hizmet veriyor ve işlemleri orada yapabilirsiniz. Uluslararası ehliyet için 2 adet vesikalık fotoğraf olması gerekiyor yanınızda bir de 400 TL :-(
      Yeşil Sigorta da orada yapılabiliyor.
      Sadece, bayram olduğu için muhtemelen epey bir yoğunluk olacaktır ona dikkat…

      Güzel bir deneyim oluyor, bu tatilde yapamasanız da mutlaka ileride birgün deneyin derim…

      Şimdiden iyi bayramlar dilerim…

      • MUZAFFER KARAMAN

        Size de İyi bayramlar Dilek hanım.

  • Tunay Eğin

    Dilek hanım, size ufak bir sorum daha olacaktı. Yunanistana arabayla geçerken araba için Yunan gümrüğünde herhangi bir ödeme yapıyormuyuz? Yapıyorsak ne kadar yapıyoruz. Teşekkürler

    • Merhaba ben yanıt vereyim bu sorunuza.

      Yunan gümrüğünde hiç bir ödeme yapılması gerekmiyor. Hatta şu ana kadarki 3 geçişimizde de sadece pasaport kontrol noktasında durdurulduk. Pasaport, uluslararası ehliyet ve yeşil sigorta soruldu. Sonrasında bulunan gümrük noktasında hiç durmadan geçtik hep. Eğer aracınızda fazla miktarda alkol, tütün vs yok ise gümrük noktasında durdurulsanız bile sorduğunuz şekilde bir ödeme vs istenmeyecektir.

      Şimdiden iyi tatiller dilerim…

  • Tunay Eğin

    Öncelikle detaylı ve faydalı bilgilendirmeniz için teşekkürler. Ben Antalya’da yaşıyorum ve son 4 yıldır yaz tatil için Gökçeada’ya gidiyorum. Bu sefer yani 2014 Ağustosunda Gökçeada sonrası arabamla ailecek Selank’e gitmeye karar verdik. Tecrübenize binaen 5 günlük bir gezi için sınırdan geçtikten sonra sırasıyla nerelerde ve kaçar gün kalmamızı taviye edersiniz. Bir de akşam rakı balık yapmak için tavsiye edeceğiniz en güzel ve uygun mekanlar gezi rotasında nerede bulunaktadır. Son olarak ta, konaklama yerlerinizi gezinize başlamadan mı rezerve ettiniz, yoksa yolda rasgele diyerek mi buldunuz.. Şimdiden teşekkür ederim.

    • Merhabalar,

      Yazımızı faydalı bulmanıza çok sevindik, teşekkürler :)

      Gelelim sorunuza… 5 günlük bir gezi düşündüğünüze göre, bence bu 5 günün 2 tanesini Thassos Adası’na ayırın. Böylece gündüz deniz, akşam rakı-balık keyfi yaparsınız. Bunun için adadaki en güzel yerler Potos ve Limenaria. Thassos yazımızda beğendiğimiz restoranların isim ve adreslerini vermiştim, bakın isterseniz.

      http://www.bencetatil.com/yanibasimizda-sakli-guzellik/

      (Bu arada isterseniz sınırı geçince Dedeağaç’da (Alexandrapoli) bir kahvaltı veya kahve molası verebilirsiniz. )

      Thassos’da geçireceğiniz 2 günün ardından, Selanik yoluna çıktığınızda yaklaşık yarım saat sonra Kavala’dan geçeceksiniz. Bu şehre isterseniz birkaç saat ayırıp, şöyle bir gezebilirsiniz.

      Kalan 2 günde Selanik şehrini gezip, akşamları rakı-balık keyfine devam
      edebilirsiniz, Selanik bunun için çok ideal. Bizim İstanbul’daki Nevizade veya Kumkapı benzeri yerlere sahip (Mpalanau Tavernalar Bölgesi ve Ladadika tavernalar bölgesi ). Yanyana birçok restoran var. Tabelalarında genellikle taverna yazıyor ama bizim anladığımız anlamda taverna değil hepsi, onlar restorana taverna diyorlar – gerçi bazılarında canlı müzik de oluyor :)

      Biz konaklama yerlerimizi hep önceden ayarlıyoruz. Selanik’de mutlaka otoparkı olan bir otel ayarlayın, feci bir otopark sıkıntısı var şehirde. Thassos’da otopark sıkıntısı çekmezsiniz, keyfinize göre bir otel seçebilirsiniz. Potos ve Limenaria uzak gelirse, Limenas’da da kalabilirsiniz. Orada da sahil boyunca güzel restoranlar var. En popüleri ve iyisi Simi demişlerdi, biz de gittik beğendik. Uygun bütçeli bir otel tercih edecek olursanız, bizim Limenas’da kaldığımız Angelica Hotel’i de tavsiye ederiz, isterseniz Thassos yazısına bakabilirsiniz, yazı içine otelin resimlerini de koydum,

      Şimdiden iyi tatiller…

      • Tunay Eğin

        Detaylı bilgilendirmeniz için çok teşekkür ederim.

      • Tunay Eğin

        Dilek Hanım, bu arada Thassos adasına nereden ve nasıl gidebiliyoruz. Ada olduğuna göre sanırım feribot ile gideceğiz. Feribotlar KERAMOTI den mi kalkıyor?

  • İsmail Küçükgümülcina

    17-18-19-20 mayıs 2014 tarihlerinde Gümülcine (1), Kavala(1), ve Selanik (2) şehirlerine araçla ve ailemle (eşim,kızım, k.validem ve ben) yolculuk yaptım. Keşke yola çıkmadan önce Blog paylaşımlarınıza ulaşmış olsaydım. Gerçekten çok başarılı bir sunum ve anlatım yapmışsınız. Bir an da bir kaç gün önce gercekleştirdiğim yolculuğu tekrar yaşadım. Gümülcine, Kavala ve Selanik’te konaklamamın haricinde Dedeağaç ve İskeçe şehir turlarıda yaptım. Halkidiki,ye gidememiştim, üzgündüm, yazılarınızı okuduktan sonra mutlak gitmeliyim diyorum zira oldukça tahrik edici. Biraz daha uygun fiyata konaklama pansiyon konusunda elinizde bilgi var ve paylaşırsanız sevinirim.
    Yunanistan’a 15 sene önce tur şirketi ile yolculuk yapmıştım, bu 2.gidişim ilk fırsatta tekrar gitmek istiyorum. Farklı bir doğası bana gel diyor. Herkese tavsiye ederim.

    • Merhabalar İsmail Bey.

      Yazımızı beğenmiş olmanızdan dolayı çok mutlu olduk, güzel yorumunuz için çok teşekkürler..

      Gerçekten de her sene gidesimiz var artık bizim de. 2 kere gittik, bu sene 3. ye hazırlanıyoruz. Kapsamlı bir Halkidiki düşünüyoruz, yaz sonu ayrıntılı bir şekilde yazmış olurum oraları da, umarım yine faydalı bulacağınız bir yazı olur…

      Biz Thassos Adasında da, Selanik’de 2 veya 3 yıldızlı otellerde konakladık ama uygun fiyatlı pansiyonlar da vardı. Thassos yazısında belirttiğim gibi mesela Psili Ammos plajına gidince gördük ki oradaki restoranın üstü pansiyon olarak kiralanan odalarla dolu. O yazımızda adres ve telefon vermiştim oraya dair. Gitmediyseniz Thassos Adasına mutlaka gidin derim ben. Bu tür pansiyonlar oraya gidince daha kolay bulunuyor ama yoğun sezonda yer problemi de olabilir tabii. Gerçi böyle yerler o kadar çoktu ki, hepsi de doluyor mu bilemiyorum…

      Bol seyahatli günler, keyifli bir yaz tatili dileriz :)

  • Rabia

    Selam,
    Biz de kalabalık bir grup olarak bayramda thassos tatili yapmayı düşünüyoruz. Araba dışında kolay bir yol alternatifi bulamadık uçakla gidebilmek zor ve pahalı görünüyor. Arabayla ise bayramdaki sınır yoğunluğundan çekiniyoruz sizin öneriniz nedir? Şimdiden teşekkürler

    • Hür

      Merhabalar,

      Biz geçtiğimiz yaz 2 kez sınırdan kendi arabamız ile geçtik. Herhalde şanslıydık ki her bir geçiş 10 dakika ya sürdü ya sürmedi. Dediğiniz gibi bayramlarda ve yurtdışında çalışan Türklerin dönüş dönemlerinde oldukça fazla yoğunluk oluyormuş. Kendi çevremizde de 3-4 saat sınırda beklemek zorunda kalan tanıdıklarımız oldu.

      Ne yazık ki farklı bir önerimiz mevcut değil. Otobüs ile geçseniz daha da uzun bekleyeceksiniz muhtemelen.

      Bir şey duyduk ama pratikte ne kadar sağlıklı şekilde uygulanır bilemiyorum. Söylendiğine göre sınırda yoğunluk olduğu zamanlar insanlar İpsala’da arabayı park ederek sınıra kadar taksi ile gidip, yürüyerek gümrüksüz alana geçiyor ve orada daha önceden ayarladıkları Yunanistan’dan gelmiş olan taksiye binip Dedeağaç, Kavala gibi yerlere 50-60 Euro civarı bir ücret ile gidiyorlarmış. Tekrar söyleyeyim, bu konuda bizim bir tecrübemiz yok, sadece bir kaç blogda okumuştuk. İsterseniz bu konuyu araştırın …

      Şimdiden iyi tatiller…

  • Ferih

    Yazinızi okudum,cok begendim. Bu yazida iki tane kisilik buldum. Birincisi bir edebiyat ogretmeni…yaziniz o kadar akici ve guzel yazilmis ki. Ikincisi de harika bir tur rehberi… Bir gezi bu kadar guzel anlatilabilir. HARIKASINIZ. TESEKKURLER…

    • Dilek

      Çok teşekkürler, güzel yorumunuz beni çok mutlu etti :) Yaşadığımız bir şeylerin birilerine faydalı olabilmesi ne güzel, biz de gezilerini anlatan insanları okuyup, onlardan öğrendiklerimiz yardımıyla daha güzel seyahatler yapıyoruz zaten…
      Bu arada epey yaklaşmışsınız, Edebiyat Fakültesi mezunuyum – gerçi İngiliz Edebiyatı, ama olsun :) Tur rehberliği ise denemediğim birşey, ama öğretmen gibi yazmış olabilirim, mesleki alışkanlık yani, beğenmenize çok sevindim…

  • Macit Şekerci

    Merhabalar;
    Gezmeyi severim, okumayı da severim, bu sebeplerle
    gezi yazılarını okumak için geçerli iki sebebim olmuş oluyor.
    Uzun yıllar önce trenle Selanik’e gitmiş, fakat unutmuştum.
    Yazınızı okuyunca, hem anılar canlandı, hem de uzun zamandır
    aracımla yapmayı düşündüğüm, bir türlü uygulamaya koyamadığım
    İstanbul-Selanik-Kosova seyahat planımı da tekrar gözden geçirmeme
    yol açtınız. Eğer gidersem, bu yazıdan da yararlanacağım.
    Paylaşımlar için teşekkürler.
    Macit Şekerci

    • Dilek

      Merhabalar Macit Bey,

      Yazıyı beğenip, faydalı bulmanıza çok sevindik.
      Umarız bahsettiğiniz rotada bir gezi yapabilirsiniz, Kosova’nın da eklenmesi geziyi daha da enteresan hale getirecektir.

      Güzel yorumunuz için tekrar teşekkürler, iyi günler…

  • Çağlar

    her satırını hiç sıkılmadan okuduğum, çok güzel bir gezi yazısı olmuş. bunun için çok teşekkür ederim. bu yazıdan sonra bende ailemle bu yaz gitmeyi planlıyorum. konaklama olarak nereleri ve ne kadar ücret ödediniz.

    • Dilek

      Merhabalar,

      Yazıyı beğenmenize ve faydalı bulmanıza çok sevindik, inşallah dediğiniz gibi gider ve mutlu olduğunuz bir tatil geçirirsiniz.
      Biz Thassos Limenas’da feribot iskelesine yakın ve denize bakan Hotel Angelica‘da kaldık. Limenas plajı da otelden 200-300 metre yürüme mesafesindeydi. Limenas da adanın önemli bir beldesi olduğu için restoranlar, alışveriş imkanları bakımından da geceleri iyi vakit geçirdik. Otelin önünde arabamızı rahatlıkla park ettik. Ama otelimizin yeri ve konumu çok güzel olmasına rağmen 2 yıldızlı olduğu için bazı konforları eksikti. Merkezi oluşu, fiyatının uygunluğu ve manzarası artılarıydı ama geniş bir odası olmasına rağmen banyosu eski ve sevimsizdi. Fiyatı gecelik deniz manzaralı olanlar 60, yan tarafa bakanlar 50 Euro idi (2 kişilik oda + kahvaltı).
      Bir daha gittiğimizde Limenaria veya Glifoneri’de kalırız diye düşünüyoruz, onu da söylemiş olayım. Limenaria beldesi hem en güzel denizlerden Aliki ve Psili Ammos’a yakın, hem de büyük güzel bir beldesi adanın. Glifoneri Koyu da muhteşem bir denize sahip ve orada çok hoş birkaç otel görmüştük (Louloudis Boutique Hotel ve Akti Belvedere gibi), onlar da düşünülebilir. Limenas’a 10 dk yakınlıkta bu bahsettiğim koy.
      Thassos’da nerede kalırsanız kalın gerek gün içinde başka başka koylara gerekse akşamları farklı beldelere gitmenizi tavsiye ederiz.
      Kavala’da kalmadık ama Selanik’de kaldığımız oteli çok tavsiye ederim. Selanik’de şehir merkezinde korkunç bir park problemi var. Yani bir otel beğeniyorsunuz ama otoparkı ya yok ya da üç beş arabalık var. Olmadı valeler alıyor arabayı götürüp biryere park ediyor, ki bu da bizim hiç haz etmediğimiz bir şey. O yüzden biz şehrin çok az dışında bahçeli, otoparkı olan bir otel tercih ettik. Hem çok temiz, hem çok rahat hem de çok hesaplı oldu. Yine gecelik 50 Euro verdik. Hotelimiz 3 yıldızlı Byzantio Hotel’di. Çalışanları da son derece sıcak, samimi ve yardımseverdi. Yine gitsek kesin yine orada kalırız. Ama arabasız bir Selanik gezisinde uygun olmaz burası, araç ile gidildiğinde ise çok ideal oldu.

      Başka sorunuz olursa yardımcı olmaya çalışırız, şimdiden iyi tatiller :)

  • alirıza

    arabayla yurtdışı turu yapanların yazmış oldukları çok gezi raporu okudum.sizinki gerçekten 10 numara olmuş.detayları çok iyi vurgulamışsınız.nice seyahatlere…

    • Hür

      Merhabalar Ali Rıza Bey,
      Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederiz. Yazıyı beğenip faydalı bulmuş olmanızdan dolayı çok mutlu olduk.
      Herkes için nice güzel seyahatler diliyoruz biz de :)

  • Erol ÜÇÖZ

    Dilek hanım,
    Bizde böyle bir tur yapmayı düşündüğümüzden internetten sizin bilgilerinize ulaştıktan sonra vaz geçtik. Çünkü o kadar güzel gezip o kadar güzel ve detaylı fotoğraflayıp anlatmışsınız ki gezip görmüş gibi olduk. Teşekkürler
    PC: şakaydı, yorumlarınızdan yararlanacağım

    • Dilek

      Aman Erol bey, yüreğimi hoplattınız bir an, neresi kötü geldi de, vazgeçtiniz acaba diye düşünürken, ikinci cümlenizi okumakta geciktim, korktum vallahi :)
      Ama neyse ki sonrası gülümsetti beni:)
      Teşekkür ederim bu esprili güzel yorumunuz için. İnşallah faydalı olur deneyimlerimiz.
      Başka sorularınız olursa ve bilgimiz dahilindeyse yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.
      Şimdiden iyi tatiller dilerim…

  • L.TUNÇ

    Bende coğrafya öğretmeniyim.Yurtdışına araç ile çıkmaya pek cesaret edemezdim ama sizin yazdıklarınız ve anlatımınızla banada cesaret geldi.:))Teşekkür ederim emeğiniz için….

    • Dilek

      Umarım gider ve çok mutlu olduğunuz bir tatil yaşarsınız. En az bizimki kadar sorunsuz ve güzel bir tatil olmasını diliyorum şimdiden. Size biraz olsun fikir ve şevk verebildiyse yazımız, ne mutlu bize :)

  • Yasemin AYDIN

    Dilek Hanım merhaba,
    İnternette gezinirken tesadüfen buldum bu siteyi. Çok güzel anlatmışsınız. 2009 yılında gitmiştim Selanik’e. Tekrar gitmiş gibi oldum. Atatürk Evi’nin içini gezebildim ben o tarihte. Size bir kaç tane fotoğraf gönderebilirim isterseniz. Bu güzel yazı için de teşekkürler….

    • Dilek

      Merhabalar Yasemin Hanım,
      Yazıyı beğenmenize çok sevindim. Ayrıca zahmet edip ricam ile ilgilendiğiniz için de çok naziksiniz. Bahsettiğiniz fotoğrafları yollarsanız gerçekten çok mutlu olurum ve siz de arzu ederseniz adınız ile birlikte eklerim yazıya…

      (admin@bencetatil.com adresine yollayabilirsiniz)

      Sevgiler…

  • celal güneş

    bir gezi ancak bukadar güzel anlatılır ve fotoğraflanır sizinle birlikte gezmiş gibi oldum teşekkür ederim.

    • Dilek

      Çok teşekkürler Celal Bey, böyle güzel yorumlar almak gerçekten insanı mutlu ediyor. Biraz da öğretmenlik mesleğinden gelen bir alışkanlıkla detaylı yazmaya çalışıyorum, birilerine fikir verip, faydalı olabilirsek ne mutlu…

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu