"Şimdi değilse, ne zaman?"

Britanya Adası’nın en kuzeyi: İskoçya

    Britanya Adası’nın en kuzeyi: İskoçya

    Bildiğimiz gibi, Birleşik Krallık dört devletten oluşmakta İngiltere, İskoçya, Galler  ve Kuzey İrlanda. Kuzey İrlanda hariç diğerleri Büyük Britanya adasında olan bu devletlerden  İskoçya, özellikle Mel Gibson’ın Braveheart filminden sonra birçoğumuzun tatil hayalleri arasına girmiştir. Gerçi İngilizce ders kitaplarımızdaki fotoğraf ve hikayeleri ile benim çoktan hayallerim arasında yerini almıştı. Özellikle Highlands denilen kuzey kısmı ve buranın merkezi olan Inverness, Loch Ness canavarı hikayesiyle bildiğimiz Loch Ness Gölü ve ayrıca Ortaçağ dönemine ait mimarisini günümüze kadar korumuş olan ve  sönmüş yanardağlar ile kayalar üzerine kurulu tarihi başkenti Edinburg her gezginin rüyasıdır. Kültürlerine ve geçmişlerine, özellikle benliklerine son derece bağlı, özgürlüklerine düşkün İskoç halkının hikayeleri de anlatmakla bitmez.

    İşte bu şahane bölgeye yaptığı geziyi, bugüne kadar 46 ülke ve yüzlerce şehir gezmiş iflah olmaz gezme ve keşfetme tutkusuyla kendime çok benzer ve yakın bulduğum canım arkadaşım Dilek Hamutçu Baykal bencetatil.com için kaleme aldı ve şahane fotoğraflar ile süsledi. Kendisi benim meslektaşım, o da benim gibi İngilizce hocası ve hatta öğretmenlik mesleğine aynı okulda beraber başladık. Dilek Hamutçu Baykal benim tanıdığım en güzel insanlardan biri. Akıllı, becerikli, esprili, iyi yürekli ve son derece renkli bir insan. Sitemizi açtığımız günden beri onun güzel gezilerine de burada yer vermeyi çok istiyordum ve sonunda yalvarmalarım karşılık buldu ve hepimize yol gösterecek olan bu güzel İskoçya gezi yazısı çıktı ortaya :)

    Canım arkadaşıma bencetatil.com’a verdiği bu hediye için bir kez de buradan çoook teşekkür ediyor, sizleri İskoçya’nın büyülü dünyasına davet ediyorum…

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

    İskoçya’nın tarihi başkenti Edinburgh ve Highlands  –  Dilek Hamutçu Baykal yazdı…

    İstanbul’dan Glasgow havaalanına indikten yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuktan sonra Edinburgh’ya geldik. İsterseniz İskoçya’nın ve Edinburgh’nın haritadaki yerine bakalım önce…

    İskoçya - Edinburgh & Highlands - © Google Maps

    İskoçya – Edinburgh & Highlands – © Google Maps

    Edinburgh gezisi

    Biz kalmak için şehir merkezinin hemen dışında, önünde şehir merkezine giden otobüslerin geçtiği bir otobüs durağı olan Holiday Inn’i tercih ettik. Çocuklu ailelere özellikle öneriyorum çünkü yanında pandaları, jaguarları bile görebileceğiniz gerçekten çok büyük ve güzel bir hayvanat bahçesi var. Ancak şehir merkezinde de çok zevkli tarihi küçük butik oteller var.

    Edinburgh yürüyerek bir gün içinde keşfedebileceğiniz, Arnavut kaldırımlı dar sürprizli sokakları, rengarenk mağazaları, gayda çalan kiltli sokak şarkıcılarıyla, tarih dolu, düzenli ve büyüleyici bir şehir.

    Holyroodhouse Sarayı ve Edinburgh Kalesi

    Gezimize kraliyet ailesinin İskoçya’daki resmi konutu olarak bilinen Holyroodhouse Sarayı ile başladık. Sarayı dışardan seyredip bahçesini gezdik.

    Holyroodhouse’un bahçesini gezmek serbest. İçinde küçük prens George ve kraliyet ile ilgili hatıra eşyaları alabileceğiniz küçük bir dükkan da var.

    Holyroodhouse Sarayı Bahçesi - Edinburgh

    Holyroodhouse Sarayı Bahçesi – Edinburgh

    Eğer kraliyet ailesinden hiç kimse o sırada sarayda kalmıyorsa, bilet alarak içerisini dolaşabilirsiniz.

    Holyroodhouse Sarayı Girişi - Edinburgh

    Holyroodhouse Sarayı Girişi – Edinburgh

    Holyroodhouse Sarayı’ndan başlayan Edinburgh Kalesi’nde biten Royal Mile, nam-ı diğer Kraliyet Yolu adında bir cadde var. Bu cadde yaklaşık 2 km uzunluğunda. Kendinizi Ortaçağ’da zannedebilirsiniz bir süre sonra. Cadde üzerinde publar, küçük restoranlar, ekoseli (tartan) her türlü hediyelik eşya satan dükkanlar var. İsterseniz ara sokaklarda kaybolmayı da deneyebilirsiniz. Bu arada viski tadımı yapabileceğiniz bir müze de var. İlginizi çekerse viski turu detaylarına buradan bakabilirsiniz.

    Royal Mile (Kraliyet Yolu) - Edinburgh

    Royal Mile (Kraliyet Yolu) – Edinburgh

    Bir zamanlar kralların, kraliçelerin, şövalyelerin, cellatların ve tüccarların dolaştığı Royal Mile’da yürümek heyecan vericiydi.

    Royal Mile (Kraliyet Yolu) - Edinburgh

    Royal Mile (Kraliyet Yolu) – Edinburgh

    Geleneksel kıyafetli İskoç erkeklerine turistik yerlerde bolca rastlayabilirsiniz. Kilt diye adlandırılan etekler renk ve desenlerine göre farklı klanlara ait olduklarını gösteriyor. Bizim alışık olduğumuz kırmızı ağırlıklı yeşil ve lacivert çizgili tartanın Macleod Klanı’na ait olduğunu öğrendik.

    Royal Mile’ın sonundaki bu meydan bizi Edinburgh Kalesi’ne götürüyor.

    Royal Mile’ın sonunda kaleye çıkan meydan: Castehill

    Royal Mile’ın sonunda kaleye çıkan meydan: Castehill

    Yolun sonunda, volkanik bir kayanın üzerine konumlanmış, şehre her noktadan hakim heybetli Edinburgh Kalesi bizi bekliyor. Uzunca bir kuyruğa girip 16 pound tutan biletimizi aldık. Kale içinde gezmek için en az 3 saatinizi ayırmanızı tavsiye ediyorum.

    Edinburgh Kalesi

    Edinburgh Kalesi

    Edinburgh Kalesi

    Edinburgh Kalesi

    Edinburgh Kalesi içi

    Edinburgh Kalesi içi

    Edinburgh’da yaşıyorsanız saatinizin doğru olup olmadığını “One O’clock Gun” sayesinde kontrol edebilirsiniz.  Kaleye girer girmez bizi Pazar günleri dışında hergün saat 13:00’de patlayan top sesi yani “One O’clock Gun” karşıladı. Önce şaşırdık, birazcık da korktuk ama bu töreni izleyen kalabalığı görüp geleneği öğrenince rahatladık :) 1861 Haziran ayından bu yana Dünya Savaşları dışında bu gelenek süregeliyor.

    One O’clock Gun - Edinburgh Kalesi

    One O’clock Gun – Edinburgh Kalesi

    Kaledeki en eski bina St Margareth’s Chapel’i, savaş müzelerini, askeri hapishanelerini ziyaret ettik. Buradaki subayların köpeklerinin gömüldüğü köpek mezarlığını gördük ve havanın müsaade ettiği kadarıyla şehir manzarasını seyrettik. 3000 yıllık şehre hükmeden bu kale savunma amacıyla yapılmış, daha sonra askeri hapishane olarak da kullanılmış.

    Burası Edinburgh Kalesi’nin içindeki onlarca müzeden birisi…

    Regimental Museum - Edinburgh Kalesi

    Regimental Museum – Edinburgh Kalesi

    Bu da savaş esirlerinin tutulduğu hapishane odası…

    Hapishane odası - Edinburgh Kalesi

    Hapishane odası – Edinburgh Kalesi

    Ve işte kaleden muhteşem Edinburgh manzarası…

    Kaleden Edinburgh manzarası

    Kaleden Edinburgh manzarası

    Biz yemek tercihimizi geleneksel İskoç mutfağından yana kullanmadık. Bir çok yerde Haggis (kuzunun iç organlarının 3 saat kadar kaynatılıp kıyma haline getirilmesi ve bunun çeşitli baharatlarla karıştırılmasıyla yapılan bir yemek) tadabilirsiniz. Biz “fish and chips” ve burada oldukça bol olan somonu tercih ettik. Burada dükkanlar 6 gibi kapanıyor ve akşam yemekleri erken yeniyor. Biz de yorgun ama mutlu bir şekilde otelimize döndük.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Scottish National Gallery 

    Yeni güne bir müze ziyaretiyle başladık: Scottish National Gallery.

    Çok büyük olmayan ama güzel bir müze burası. Beni en çok şaşırtan şey İskoçya’daki müzelerin ücretsiz olması! Edinburgh’dan sonra bunu Glasgow’da da tecrübe ettik. Ayrıca kitaplarda ve çocuk giyim eşyalarında da katma değer vergisi yok :)

    Scottish National Gallery

    Scottish National Gallery

    Scottish National Gallery,  Old City ve New City’nin birleşim yerinde. İçinde Rembrandt ve Botticelli’den eserler kadar, İskoç sanatçılardan da örnekler görebilirsiniz.

    Bence Rodin’den “Kiss” çok etkileyiciydi…

    Rodin’in Kiss adlı eseri - Scottish National Gallery

    Rodin’in Kiss adlı eseri – Scottish National Gallery

    The Princess Street

    Günümüzün geri kalanını sokaklarda geçirdik. Yeni şehir diye adlandırdıkları ama bence eski şehirden yani Old Town’dan pek de farklı olmayan bölgedeki alışveriş caddesi Princess Street’de dolaştık. Daha sonra Sir Walter Scott anısına 1846 yılında yapılan 67 m. yükseliğindeki The Scott Monument’i gördük.

    The Scott Monument - Edinburgh

    The Scott Monument – Edinburgh

    Candlemaker Row Street

    Burada 1858 yılında tüberkülozdan ölen polis memuru John Gray’in köpeği Bobby adına yaptırılan anıt çok popüler. Kolay değil, sahibinin mezarının başından kendi ölümüne dek tam 14 yıl boyunca ayrılmamış.

    Greyfriars Bobby - Edinburgh

    Greyfriars Bobby – Edinburgh

    Greyfriars Bobby - Edinburgh

    Greyfriars Bobby – Edinburgh

    George IV Bridge Street: Harry Potter’ın doğduğu yer

    Harry Potter’ın doğduğu yer olarak bilinen kafeye, yani kitabın yazarı J.K Rowlig’in parasızlık nedeniyle oturup, Harry Potter’ı kaleme aldığı The Elephant House’a gittik. Aslında burasının gittiğimiz diğer kafelerden pek de farkı yoktu; sadece belki bize de ilham gelir dedik ama nafile :)

    The Elephant House "Birthplace of Harry Potter" - Edinburgh

    The Elephant House “Birthplace of Harry Potter” – Edinburgh

    The Elephant House "Birthplace of Harry Potter" - Edinburgh

    The Elephant House “Birthplace of Harry Potter” – Edinburgh

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Holyrood Parkı

    Daha sonra Holyrood Parkı’nın içerisinde Arthur’s Seat denilen bir volkanik tepeye çıktık ve şehir manzarasını seyrederek bu güzel parkın tadını çıkardık.

    Arthur’s Seat'den Edinburgh manzarası, Holyrood Parkı

    Arthur’s Seat’den Edinburgh manzarası, Holyrood Parkı

    Arthur’s Seat'den Edinburgh manzarası, Holyrood Parkı

    Arthur’s Seat’den Edinburgh manzarası, Holyrood Parkı

    Balmoral Hotel

    Burası  Balmoral Hotel.  59 metre uzunluğundaki saat kulesiyle şehrin simgelerinden biri olan bu otel 1902 yılında açılmış. Tren istasyonuyla da direk bağlantılı.

    Balmoral Hotel - Edinburgh

    Balmoral Hotel – Edinburgh

    Balmoral Hotel - Edinburgh

    Balmoral Hotel – Edinburgh 

    Princess Street Gardens ve Balmoral Hotel - Edinburgh

    Princess Street Gardens ve Balmoral Hotel – Edinburgh

    Princess Street Gardens ve Balmoral Hotel - Edinburgh

    Princess Street Gardens ve Balmoral Hotel – Edinburgh

    Şehir turumuzdan birkaç görüntü daha…

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Edinburgh

    Aslında bu üç gün Edinburgh’u gezmek için yeterliydi ancak kesinlikle bu güzel şehre doymak için değil. 

    Çok kalabalık olduğu söyleniyor ama 8-31 Aralık’ta düzenlenen Edinburgh Festivali zamanında bir daha gitmek istiyorum, tabii çok öncesinden gerekli rezervasyonları yaparak.

    Edinburgh şehrinden sonra Glasgow’a gidiş yolumuzu uzattık ve Highlands turuna katıldık.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7

  • Dilek Hamutcu Baykal

    Zamanınız kısıtlıysa elbette yeterli olacaktır.İyi tatiller dilerim.

  • Dilek Hamutcu Baykal

    Merhaba Aybige hanım, aslında tatil süreniz ilgi alanlarınıza göre değişir ancak Glasgow için 2 gün yeterli olur Edinburgh için 3 gün derim burdan Highlands turu alabilir yada Glasgow dönüşünü arabayla Highlands üzerinden yapabilirsiniz.Bu yol gerçekten de güzel manzaralarla dolu,küçük köyler de görülmeye değer. Loch Ness kenarında molalar verebilir hatta bir gece de konaklayabilirsiniz.Size şimdiden iyi tatiller diliyorum.

    • Aybige CANTÜRK

      İlginiz ve güzel tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim Dilek Hanım. Highlands turu için 1 günlük turu (Loch Ness, Glen Co, Stirling) düşünüyorum aslında, zamanımız biraz kısıtlı çünkü. 2 günlük turlar da var. 1 gün görmeye değer yerleri görmem için yeterli mi sizce?

  • Aybige CANTÜRK

    merhaba biz de bu yaz eşimle ingiltereye gidiyoruz, oradan iskoçyaya geçicez, edinburgh, glasgow ve highlands turu yapmak istiyoruz. kaç gün bunun için yeterli acaba?

  • Demet Artan

    Dilek Hocam, boylelikle mukemmel bir gezi bloggeri olma potansiyelinizi de kesfetmis olduk. Okurken kendimi orada hissettim, mukemmel olmus. devamini bekliyoruz.Bencetatil.com sitesi sahibi meslekdasimizi da yurekten tebrik ederim.

    • Dilek

      Sevgili Demet Hanım,

      Yorumunuz ve güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim, çok mutlu olduk.

      Canım arkadaşım Dilek Baykal Hamutçu da bu güzel katkısıyla zaten bizi çok mutlu etti, umarız devamı gelir, devamlı konuk yazarımız olur. Onunla seyahat sohbetlerimizin tadı bir başkadır, bir çok yeni ve güzel yer öğrenirim ben ondan. O yüzden burada hepimizle de paylaşmaya devam ederse şahane olacak :)

      Sevgiler…

      • Dilek Hamutcu Baykal

        Canım çok saol güzel düşüncelerin için.İki güzel arkadaşımın yollarının bir şekilde kesişmesi beni ayrıca mutlu etti:)))

    • Dilek Hamutcu Baykal

      Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Demetcim.Çok sevgili arkadaşım Dilek ve eşi büyük bir titizlik ve özverili çalışmayla bu işi yapıyorlar senin de beğenmen harika.Bakalım gelecek günler bize neler getirecek…

  • Seyhan Çamoğlu

    Dilek’ciğim, çok güzel olmuş. Teşekkürler…

    • Dilek Hamutcu Baykal

      Seyhancım çok teşekkürler.Bu sitenin sahibi adaşım Dilek Vidana Tavaşoğlu benim için çok değerli ve çok sevdiğim bir arkadaşım.O ve eşi çok büyük bir titizlik ve özveriyle hazırlıyorlar.Ben de konuk yazar :)))) olarak katıldım.

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu