"Şimdi değilse, ne zaman?"

İtalya’nın romantik gölleri ve çevresindeki kasabalar

    Görsel bir şölen ile karşı karşıyayız…

    Son gezi yazısı ile bizleri İtalya’nın tarihi ve romantik şehri Verono’ya götüren Füsun Erdoğanlar Bengisu, şimdi de bize çok çekici bir başka tatil seçeneği sunuyor. İtalya’nın büyüleyici doğasının içinde geçecek nefis bir tatil önerisi bu: “İtalya’nın 3 romantik gölü ve çevresindeki kasabalar…”

    Biraz huzur, biraz romantizm biraz keyif istediğinizde böyle bir tatil eminim sizi de çok mutlu edecektir. Ben şahsen fotoğraflara bakmaya da, yazıyı okumaya da doyamadım. Umarım bu büyüleyici gölleri siz de “Özel tatil rotaları” listenize ekler ve birgün mutlaka gidersiniz.

    Sizi sevgili Füsun Erdoğanlar Bengisu’nun romantik göl tatili yazısı ile başbaşa bırakıyorum…

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

    İtalya’nın Romantik Gölleri… Füsun Erdoğanlar Bengisu yazdı…

    İtalya’nın gölleri özellikle bahar aylarında size görsel bir şölen sunar. Huzur dolu ortamları insanları tembelliğe teşvik eder adeta. Bu sene ve geçen sene Mayıs ayında ziyaret ettiğimiz Garda, Maggiore ve Como Gölleri bize mutluluk veren güzergâhlar oldu.

    Üçü de İtalya’nın kuzeyinde yer alan bu buzul gölleri, etrafını çeviren dağlar sayesinde ılıman iklime sahipler. Bu sayede bitki çeşitliliği ve turist kalabalığı oldukça fazla. Bu göllerin çevresinde tropikal ve Akdeniz iklimi bitkilerini görmeniz mümkün. Göl üzerindeki kimi adalarda muhteşem bahçeler var.

    Ben yazıma en son ziyaret ettiğimiz Garda Gölü ile başlamayı tercih ediyorum. Galiba en taze hatıralarım orada olduğu için. Belki de en büyük İtalyan gölü olduğu içindir kimbilir…

    İtalya’nın en büyük gölü Lago di Garda – Sirmione Kasabası…

    İtalya’nın en büyük gölü Lago di Garda – Sirmione Kasabası…

    İtalya’nın ikinci büyük gölü Lago  Maggiore – Isola Bella (Güzel Ada) - Palazzo Borromeo…

    İtalya’nın ikinci büyük gölü Lago  Maggiore – Isola Bella (Güzel Ada) – Palazzo Borromeo…

    İtalya’nın üçüncü büyük gölü olan Como Gölü - Giardini di Villa Melzi – Bellagio - Lago di Como…

    İtalya’nın üçüncü büyük gölü olan Como Gölü – Giardini di Villa Melzi – Bellagio – Lago di Como…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    GARDA GÖLÜ

    Burası Kuzey İtalya’da Venedik ile Milano arasında yer alan bir buzul gölü. İtalya’nın en büyük gölü olan Garda Gölü’nün kuzey kısımları dağlarla çevrili olduğundan nispeten darlaşıyor. Dolomit Dağları’ndan Verona’nın üzüm bağlarına dek uzanan bu gölde beşi büyük olmak üzere pek çok küçük ada var. Isola Del Garda en büyüğü. Gölün paleolitik çağdaki buzul hareketleri ile şekillendiği düşünülmekteymiş. Bugün bu buzul hareketlerinin varlığı kesin olarak belli olmakla birlikte, son zamanlarda buzulların 5 veya 6 milyon yıl önce nehirdeki erozyon ile oluşan çöküntüye yerleştiği varsayımında bulunulmaktaymış.

    Verona yazımda bahsettiğim Adige Nehrinin su seviyesi yükseldiğinde, fazla sular Mori-Torbole Tüneli ile Garda Gölüne yönlendiriliyormuş.

    Garda Gölü – Sirmione Kasabası

    Garda Gölü – Sirmione Kasabası

    Ilıman iklim zeytin ağacı gibi Akdeniz bitkilerinin yetişmesine olanak sağlamaktaymış. Bu enlemde zor görünen narenciye ağaçları bile gölün çevresinde yetişebiliyormuş. İklimin sağladığı bitki çeşitliliği nedeni ile arıcılık gelişmiş olmalı ki; Sirmione’den oldukça güzel ve değişik ballar satın aldık. Her birinin çiçeği ayrıydı.

    Şarap turu sevenler için bir not; Garda Gölü’nde ayrıca bir şarap rotası da var. Bölge şarapları ile ünlü olduğundan birkaç tane almadan dönmedik.

    Garda Gölü Şarap Rotası – Dost Görsel Gezi Rehberleri – Venedik ve Veneto – Dost Kitabevi Yayınları -2012.

    Garda Gölü Şarap Rotası © Dost Görsel Gezi Rehberleri – Venedik ve Veneto – Dost Kitabevi Yayınları -2012

    17 mayıs 2014 tarihinde Verona’da Mastino Otel’de güzel bir kahvaltı yapıp, Eurocar firmasının esprili görevlisinden arabamızı navigasyon cihazı ile teslim aldık. Arabamız mavi küçük bir FIAT Panda. Bu arada arabayı her zaman İzmir’de Magellan seyahat acentesinden kiralıyorum. Tavsiye ederim. Fiyatları çok uygun ve dünyanın her yerinden araba kiralama şansınız var. Avustralya gezimiz için bile oradan araba kiraladık. Navigasyona Murat’ın Erasmus için Verona’da olan kızı Beste ve arkadaşı Börte’nin kaldığı Residence Viale Venezia sitesinin adresini girip, direktiflerle hemen oraya ulaştık. Kızları alıp yola koyulduk.

    Garda Gölünü gezmek için sadece bir günümüz vardı. Biz de Sirmione, Lazise ve Garda kasabalarını görmeyi tercih ettik. Doğu kıyılarını gezdiğimiz için araç sürüş güzergâhımız düzdü ve Dolomit Dağları’nı karşıdan görüyorduk. Bu nedenle arabayı çok rahat kullandık. Rehber kitapta batı sahilinde Dolomit Sıradağları’nın oluşturduğu fiyortlarda uçurumlu ve bol virajlı yollar gördüğüm için tüm Garda kıyısı rahat bir sürüş yoluna sahiptir diyemiyorum. Hatta öğrendiğime göre Gardone’den Limone sul Garda kasabasına giden batı kıyısı yolu sarp uçurumlar nedeni ile 1930 yılına dek tamamlanamamış.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Sirmione Kasabası 

    Arabamızı kiraladıktan sonra Garda Gölündeki ilk durak olan Sirmione’ye gittik. 42,5 km ve yaklaşık 40 dakika süren bir yolculuk.

    Sirmione, gölün en geniş bölgesinin ortasında bir yarımada. Gölün içine giren yaklaşık 3.3 km uzunluğunda bir burun var. Şu ana dek hiç böyle ilginç bir oluşum görmediğimi söylemeliyim.

    SIRMIONE

    Sirmione © Dost Görsel Gezi Rehberleri – Venedik ve Veneto – Dost Kitabevi Yayınları – 2012.

    Sirmione Kasabası - Castello Scaligero di Sirmione korunaklı iç liman …

    Sirmione Kasabası – Castello Scaligero di Sirmione korunaklı iç liman …

    Rocca Scaligero âşıkları…

    Rocca Scaligero âşıkları…

    Yarımadada ilk yerleşim izleri M.Ö. 5000’lere dayanıyormuş. Roma zamanında zengin ve saygın bir tatil beldesiymiş. Benzersiz şekli nedeni ile Ortaçağ döneminde gölün güney kısmındaki trafiğin kontrolünü sağlayan önemli bir güç merkezi imiş.

    13. yüzyıldan kalma Scaligero Kalesi (Castello Scaligero di Sirmione – Rocca Scaligera) yarımadaya girişte stratejik konumda bir kale. Ortaçağda Scalier Donanması tarafından liman istihkâm noktası olarak kullanılmış. Kale hendekle kuşatılmış olup, sadece iki açılır kapanır köprü ile giriş sağlanıyormuş. Tam eski kente geçiş noktasında kilit rol oynuyormuş. Düşmanlara ve yerel halka karşı korunmak amacı ile yapılmış bu kalenin devasa ahşap kule kapıları tarihi savaş filmlerindeki gibi zincirlerle yukarı çekiliyor. Kapı indiğinde ise; köprü görevi görerek istenilen kişileri ya da araçları içeri alıyor.

    Panoramik manzarası nedeni ile Sirmione’deki çoğu vaktimizi bu ilginç kalede geçirdik. Kızlar kale ile ilgilenmediler ve kasabayı gezmeyi tercih ettiler.

    Castello Scaligero di Sirmione – Kaleyi çeviren hendek ile köprü görevi gören kuleye giriş kapıları kendinizi Ortaçağ filmlerinde hissetmenize neden oluyor…

    Castello Scaligero di Sirmione – Kaleyi çeviren hendek ile köprü görevi gören kuleye giriş kapıları kendinizi Ortaçağ filmlerinde hissetmenize neden oluyor…

    Bu kaleye girdik ama girene kadar ecel terleri döktük. Bu ne büyük bir turist kalabalığıdır. İçeri araç giremiyor. Aracınızı bir yerde terk etmek zorundasınız. Kasabanın girişindeki devasa otoparka girmek için en az 20 dakika bekledik. İçeride yer bulabilmek içinse bir 10-15 dakika daha harcadık.

    Giriş otomatik. Otoparkta yer boşalmadan arabanız içeri alınmıyor. Ama o boşalan yeri bulmak için kâhin olmak gerekiyor. Birkaç tur atıyorsunuz ve sonunda o mucize yeri buluyorsunuz. Sirmione’ye giriş oldukça zorlu anlayacağınız.

    Sirmione Kasabasının kaleden görünüşü…

    Sirmione Kasabasının kaleden görünüşü…

    Kalenin panoramik gezinti rotası çok hoşumuza gitti. Etrafta kuşlar, ördekler, güvercinler,  karabataklar dolaşıp duruyorlardı. Kaleden çıkıp Grotte di Catullo’ya giden göl kenarını gezerken, karşı kıyıdan görünen Dolomite’lerin karlı tepeleri ortama güzel bir renk veriyordu. İtalyanlar ve turistler bu güzel göl kıyısını geziyor ve güneşleniyorlardı.

    Göl kenarının tadını çıkaran genç bir bayan… Sirmione – Garda Gölü…

    Göl kenarının tadını çıkaran genç bir kadın… Sirmione – Garda Gölü…

    Sirmione’de son derece şirin bir dükkândan bal satın aldık. Bölge bal konusunda çok ünlü. Her balın üzerinde hangi çiçekten elde edildiği yazıyor. Evde denedik. Oldukça lezzetli çiçek ballarıydı.

    Kızlarla buluşup, yemek yiyelim dedik ama beğendiğimiz bir restoran “Saat 1 ile 4 arası kapalıyız” deyince şok olduk. Nasıl bir şeydir bu? Sen tamamen turizm ile geçinen turist sayesinde para kazanan bir işletmesin ve en civcivli turist kalabalığının en bol olduğu 3 saat boyunca kapalısın. Anlaşılır gibi değil. Birkaç yerden daha kapalı oldukları cevabını alınca iyice dumur olduk. Sonunda Piazza Carducci’de açık bir restoran bulduk da karnımızı doyurduk.  Benim yediğim mantı benzeri tipik İtalyan yemeği ravioli oldukça güzeldi… Bar Moderno – Piazza Carducci No: 30 – Sirmione…

    Sirmione, dev dondurmalar cenneti. Herkesin elinde bizi hayrete düşüren bu devasa dondurmalardan vardı. Bazı dondurmacıların önünde uzun kuyruklar gördük. Biz tok olduğumuz için dondurma hakkımızı Lazise’ye sakladık…

    Alp Dağlarının kuzeydoğusundaki Dolomitler…

    Alp Dağlarının kuzeydoğusundaki Dolomitler…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Lazise Kasabası

    İkinci durak Garda’nın doğusunda yer alan ve tarihi oldukça eskilere dayanan bir kasaba: Lazise…

    Lazise, Sirmione’den 20 kilometre uzaklıkta ve yaklaşık 40 dakikada varılıyor bu ortaçağ kentine. Göldeki konutların kalıntıları prehistorik döneme dayanıyormuş ve Lazise adı Latince “Jaceses” kelimesinden geliyormuş. Anlamı “göldeki kasaba”…

    Kasabanın tam ortasındaki liman altın saatlerde fotoğrafçıları oldukça mutlu ediyor.

    Lazise’nin tam ortasındaki liman – Garda Gölü…

    Lazise’nin tam ortasındaki liman – Garda Gölü…

    Limanda mayo ile dolaşmanın yasak olduğunu anlatan bir tabela…

    Limanda mayo ile dolaşmanın yasak olduğunu anlatan bir tabela…

    Dar sokaklar, kentin tam ortasındaki liman, tablo gibi mekânlar işte Lazise…

    Lazise sokakları – Garda Gölü…

    Lazise sokakları – Garda Gölü…

    Burada da altı kuleli Castello Scaligero di Lazise adlı bir kale var. Scaligeri adı Garda’da her yerde. Bu kalenin kuleleri ve şehrin duvarları kasabanın Ortaçağdan kaldığını o kadar bariz bir şekilde belli ediyor ki…

    Castello Scaligero di Lazise Kalesinden kente giriş – Lazise - Garda Gölü…

    Castello Scaligero di Lazise Kalesinden kente giriş – Lazise – Garda Gölü…

    Lazise, villaları, parkı, dükkânları, kafe ve restoranları ile şirin bir ortaçağ yerleşim yeri.

    Lazise – Garda Gölü…

    Lazise – Garda Gölü…

    Lazise – Garda Gölü…

    Lazise – Garda Gölü…

    Bu arada navigasyon cihazı sizi otomatik olarak otoyola yönlendiriyor. Otoyolu istemediğinizi belirterek adresi girerseniz hiç para ödemeden şahane manzaralı yollardan kasabaya ulaşabiliyorsunuz. Biz de bizi otoyola sürükleyen TomTom’u “saçmalama” diye azarlayarak bir iki tuş darbesi ile köy yoluna soktuk :) 

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Garda Kasabası

    Son durak Garda Kasabası. 9 kilometre sonra bu yemyeşil kasabadayız. Göl kenarındaki şirin bir kafeteryada güneşi batırdık.

    Spritz keyfi yaptım: Verona’nın portakal likörü, köpüklü şarap, soda ve buzdan oluşan turuncu renkli klasik Aperitivo içeceği.

    Garda Gölünün Garda Kasabasında Spritz keyfi…

    Garda Gölü’nün Garda kasabasında Spritz keyfi…

    Garda yemyeşil ağaçlar içinde küçük bir göl kıyısı kasabası. Herkes göl kenarında yürüyüş yapıyor, içkilerini yudumlayarak muhteşem gün batım manzarasını seyrediyor.

    Garda Gölünde yemyeşil bir coğrafyadaki Garda Kasabası…

    Garda Gölü’nde yemyeşil bir coğrafyadaki Garda kasabası…

    Garda Gölünün Garda Kasabası…

    Garda Gölü’nün Garda kasabası…

    Garda Gölü ve yemyeşil Garda Kasabası…

    Garda Gölü ve yemyeşil Garda kasabası…

    Garda Gölünün ördek yavruları...

    Garda Gölünün ördek yavruları…

    Garda Kasabasının gün batım manzarası şahane…

    Garda kasabasının gün batım manzarası şahane…

    Bu arada kafeteryadaki sessiz sakin keyfimiz, şamatacı genç grubu ile bölündü. Tavşan kız kıyafeti giymiş bir kızın yanında kalabalık bir arkadaş kitlesi gördük. Bağırıp çağırarak şarkılar söylüyorlar, yüksek sesle gülerek bir şeyleri kutluyorlardı. Beste ve Börte’den öğrendik ki; bu bir Verona bölgesi geleneğiymiş. Yüksek lisans ya da doktora programını bitirip mezun olanlara parti verilir, komik kılıklara büründürülerek kent içinde dolandırılırlarmış. Anlayacağınız bir çeşit kutlama ritüeli. Çok şaşırdık. Kızın fotoğrafını çektim. Gayet güzel poz verdi. Hiç mırın kırın etmedi.

    Garda Kasabasında mezun olan bir genç kızın kutlama törenine denk geldik…

    Garda Kasabasında mezun olan bir genç kızın kutlama törenine denk geldik…

    Aklımız bu güzel gölde kalarak eve dönmek üzere iken, Beste Peschiera del Garda kasabasında arkadaşlarının bıraktığı bir emaneti almak istedi. Oraya yönlendik. Yolda önünde süper lüks arabaların park ettiği bir mekân gördük. Lüks arabalardan bir tanesi siyah beyaz dama tahtası gibiydi. Meğer orası Casino imiş. Zenginlerin buluşup kumar oynama mekânı. Emaneti bulamadan ve o kasabada hiç oyalanmadan eve döndük. O nedenle bu kasaba ile ilgili tek yorumum bir kumarhanesi olduğu üzerine…

    Garda Kasabasının göl kıyısı bisikletlilerin favori adresi…

    Garda Kasabasının göl kıyısı bisikletlilerin favori adresi…

    Garda Gölünün Garda Kasabasında gün batımı…

    Garda Gölünün Garda Kasabasında gün batımı…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    MAGGIORE GÖLÜ

    Maggiore Gölü İtalya’nın kuzeyi ile İsviçre’nin güneyinde yer alan bir buzul gölü. 70 km uzunluğu ile İtalya’nın en uzun, yüzölçümü olarak ise Garda Gölünden sonra ikinci büyük gölü.

    Göl, etrafındaki dağlar sayesinde ılıman bir iklime sahip olduğu için egzotik bitkiler yetişen harikulade bahçeleri ile ünlü. Detaylı gezmek için, Stresa’dan teknelerle gidilen adalar içinden, Borromean Adaları’ndan biri olan, Babil’in Asma Bahçeleri tarzındaki 10 katlı bahçesi ile ünlü Isola Bella’yı seçtik.   

    Isola Bella adasındaki Palazzo Borromeo sarayının 10 katlı bahçesi…

    Isola Bella adasındaki Palazzo Borromeo sarayının 10 katlı bahçesi…

    Göle Varmadan Önce – Milano’da Leonardo Usta

    Milano’dan Maggiore Gölüne doğru yola çıkmadan önce, daha İzmir’deyken www.tickitaly.com adlı internet sitesinden biletini satın aldığım Leonardo da Vinci’nin “Last Supper” adlı eserini görmek üzere yola koyulduk. Milano’daki Santa Maria delle Grazie Kilisesinin manastır yemekhanesinin ucundaki duvarda yer alan bu eserin öyküsü de ilginç. Fotoğraflardan gördüğümüz kadarı ile 1943 yılındaki bombalamadan sadece bu eserin yapıldığı duvar kurtulmuş. 1494-1498 yılları arasında Leonardo Usta tarafından yapılan 460×880 cm boyutlarında suluboya fresk yapım metodundan ve çevresel faktörlerden dolayı o kadar çok restore edilmiş ki; çok az parçası orijinal kalmış.

    Internet çıktısında Piazza Cadorna meydanında “tickitaly” görevlileri ile 08.45’te buluşup eseri görmeye gideceğimiz yazılıydı. Meydana geldik ancak görevliye benzer kimse yok. Etraftaki büfeye sorduk. Bilmiyorlar. Başkalarına sorduk firmadan haberleri bile yok. Telefon ettik açan olmadı. Kazıklandığımızı düşünüp moralimiz bozuldu.

    Murat’ın yanında ufacık kaldığı, Piazza Cadorna’daki İsveçli Claes Oldenburg ve Hollandalı Coosje van Bruggen adlı sanatçıların eseri “Needle, Thread, and Knot” adlı eseri -  İğne-iplik 18 metre yüksekliğinde zımparalanmış paslanmaz çelik ve lif destekli plastikten yapılmış… Aynı meydandaki havuzda yer alan düğüm şeklindeki “Knot” adlı eser ise 6 metre idi…

    Murat’ın yanında ufacık kaldığı, Piazza Cadorna’daki İsveçli Claes Oldenburg ve Hollandalı Coosje van Bruggen adlı sanatçıların eseri “Needle, Thread, and Knot” adlı eseri –  İğne-iplik 18 metre yüksekliğinde zımparalanmış paslanmaz çelik ve lif destekli plastikten yapılmış… Aynı meydandaki havuzda yer alan düğüm şeklindeki “Knot” adlı eser ise 6 metre idi…

    Birinin önerisi üzerine “Last Supper” adlı eserin bulunduğu Cenacolo’ya yürüdük. Orada başka şirketlerin tur görevlilerini bulduk. “Böyle bir şirket var mı gerçekten?” diye sorduk. “Tabi ki var ve çok ciddi bir şirkettir” dediler. Biraz ortalığı karıştırdık galiba çünkü herkes bize yardımcı olmaya çalıştı. Malum ülkenin onuru söz konusu. Biz insanları dolandırıcılıkla suçlar gibi olduk. Şans eseri firma görevlisi bizi buldu. Biraz paniklemiş gibiydi ancak meydana geldiğini bizim geç kaldığımızı söyledi. Yine de bir acele bize giriş ayarlandı.

    Girişte sadece belli sayıda ziyaretçi içeri alınıyor. Her grubun giriş ve çıkış saatleri belli. İçeride en fazla 15 dakika kalınabiliyor. Banka kasası gibi yüksek güvenlikli, şifreli birçok kapıdan geçip esere ulaşabiliyorsunuz. Fotoğraf çekmek yasak. Eser çok etkileyiciydi. Yanımızdaki rehberin İngilizce açıklamalarını dinledik. Eseri anlamak açısından epey yararlı oldu. Masadakilerden birinin mavi giysisinin şarap bardağına yansımasını rehber sayesinde gördüm mesela.

    Bilet fiyatına bazı turlar da dâhilmiş ama bir bisiklet etkinliği nedeni ile Milano’da yollar trafiğe kapatılacağından bizim acilen kentten çıkıp Maggiore Gölü’ne ulaşmamız gerekiyordu. O nedenle o tura katılmadık. Bizim gibi düşünüp bir acele kenti terk etmeye çalışan sürücüler eşliğinde hedefimize yollandık…

    Milano’da Leonardo da Vinci’nin “Last Supper” adlı suluboya freskine ev sahipliği yapan Santa Maria delle Grazie Kilisesi…

    Milano’da Leonardo da Vinci’nin “Last Supper” adlı suluboya freskine ev sahipliği yapan Santa Maria delle Grazie Kilisesi…

    Arona

    Önce Arona kasabasına gittik. Ancak bir de baktık ki; tekne turları oldukça uzun sürüyor ve bizim o kadar vaktimiz yok. Biz de haritayı inceleyip, uzun kısmı pas geçerek Stresa’ya gidip, oradan tekne turu almaya karar verdik.

    Arona’nın mor salkımlı çardakları…

    Arona’nın mor salkımlı çardakları…

    Bu arada kasabadaki 30 metrelik devasa  heykel Colosso di San Carlo Borromeo’dan bahsetmemek olmaz. Karşı reformist San Carlo Borromeo anısına yapılan eseri biz göremedik ama 1698 yılında bakır ve granitten yapılan heykelin sayısız merdivenlerini tamamlayıp, başına ulaşmayı başarırsanız, gözlerine ilerleyip bu heykelin gözünden manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Çılgın bir iş.

    Gölde bir tür derebeylik süren Borromeo Ailesinin bıraktığı bu gibi çok sayıda eser var. Arona göl kıyısından yürürken mutlaka göreceğiniz kale de ailenin. Adı ise “La Rocca Borromeo di Angera”

    Arona’nın “La Rocca Borromeo di Angera” adlı ortaçağ kalesinin göl kıyısından manzarası…

    Arona’nın “La Rocca Borromeo di Angera” adlı ortaçağ kalesinin göl kıyısından manzarası…

    Arona Kasabası…

    Arona Kasabası…

    Borromean Körfezi Adaları ve Baveno

    Uzun lafın kısası, Arona’yı üstünkörü gezip, Stresa’daki tekne turuna katılarak Borromean Körfezi Adalarını keşfettik. Bu körfezde üç küçük ada ile iki adacık var. Isola Bella, Isola Madre, Isola dei Pescatori veya Isola Superiore

    Stresa-Grand Hotel Des Iles Borromees…

    Stresa-Grand Hotel Des Iles Borromees…

    Stresa’dan kalkan tekne turu sırasında beğendiğiniz adada inip, o adayı gezerek tekrar tekneye binebiliyorsunuz ve başka bir adayı geziyorsunuz. Aynı biletle duraktaki bütün adaları gezme şansınız var.

    Stresa’daki tekne turunun saatleri…

    Stresa’daki tekne turunun saatleri…

    Tekne turunun ilk adası Isola Bella idi ancak biz bu adayı dönüşte gezmeyi tercih ettik. Amacımız tüm adalara tekneden bir göz atıp, en hoşumuza gideni gezmekti. Dışarıdan Borromean Adalarının en güzeli Isola Bella gibi göründü bize. Tadını çıkara çıkara son tekne saatine dek gezdik bu adı gibi güzel adayı…

    Borromean Körfezi Adalarının ilki Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Borromean Körfezi Adalarının ilki Isola Bella – Stresa, Maggiore Gölü…

    Isola Superiore veya Isola dei Pescatori

    Turun ikinci adası Isola Superiore veya Isola dei Pescatori, tekne turundaki tüm yıl iskâna açılmış tek ada. Diğer bütün adalar son tekne saati ile birlikte hayalet adaya dönüşüyor. Dükkânlar kapanıyor ve hiç kimse kalmıyor adanın içinde.

    375m x 100m ölçülerindeki bu adada ise geleneksel meslek olan balıkçılık hala devam ediyor ve yerel restoranlar önemli bir alıcı onlar için.  Ancak turistlere çekici manzaralar sunan adada turizm ekonominin itici gücü olmuş durumda. Günü birlik gelenler olduğu gibi konaklayanlar da var.

    Adadaki San Vittore Kilisesinin tarihi şapel kalıntıları 9. yüzyılın ortalarından kalma imiş.

    Isola Superiore veya Isola dei Pescatori, Stresa – Maggiore Gölü…

    Isola Superiore veya Isola dei Pescatori – Stresa, Maggiore Gölü…

    Şaşırtıcı biçimde gür bitki örtüsü ile kaplı Malghera kayalıkları ise 200 m2 yüzölçümü ile Isola Bella ile Isola dei Pescatori arasında. İçinde bir de küçük plajı var.

    Scoglio della Malghera - Stresa – Maggiore Gölü…

    Scoglio della Malghera – Stresa, Maggiore Gölü…

    Baveno

    Üçüncü durak Baveno’ya giderken yol üzerinde çok güzel villalar gördük. Villa Barberis ile Villa Henfrey-Branca çok etkileyiciydi…

    Villa Barberis, uzun yıllar doğuda yaşamış Vercelli’den kozmopolit bir gezgin olan Alberto Barberis’in arzusu ile 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş. Tropikal bitkilerden örnekler içeren bir bahçesi olan egzotik görünüşlü bir yapı. Villada dünyanın çeşitli yerlerindeki kiliselerden rölyefler var. Aynı zamanda üstteki altı kemerli revaklı galerinin duvarları kendi boyadığı manzara ve natürmortlarla kaplı imiş…

    Villa Barberis - Baveno – Stresa – Maggiore Gölü…

    Villa Barberis – Baveno – Stresa, Maggiore Gölü…

    Villa Henfrey-Branca,İngiliz kale mimarisinden esinlenerek Charles Henfrey tarafından 1870-1872 yılları arasında yapılan sivri kırmızı kuleli bir yapı. Masalsı bir görünüm sunan bu villanın İngiliz stilinde güzel bir bahçesi de varmış…

    Villa Henfrey-Branca - Baveno – Stresa – Maggiore Gölü…

    Villa Henfrey-Branca – Baveno, Stresa, Maggiore Gölü…

    Bir sonraki durak olan Baveno, gölün batı kıyısında yer alan, kuzey batısı kırmızı granit taş ocakları ile ünlü bir kasaba. Milano Katedralinin, Milano’daki en ünlü alışveriş merkezi Galleria Vittorio Emanuele binasının ve Roma’daki San Paolo Fuori le Mura Kilisesi gibi önemli yapıların kolonları buradan çıkan malzeme ile kaplanmış.

    Bölge 19. yüzyıldan kalma villa ve kaleleri ile ünlü. Baveno, sınırları içinde Roma öncesi demir çağında dahi yerleşim olan tarihi bir kasaba.

    Baveno – Stresa – Maggiore Gölü…

    Baveno – Stresa, Maggiore Gölü…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Isola Madre

    220m x 330m ölçüsündeki Isola Madre adasının tarihi 9. yüzyılın ortalarına kadar uzanıyor. 16. Yüzyılda inşa edilen Palazzo Borromeo, içinde egzotik bitkilerin ve tavus kuşu, sülün ve papağan gibi hayvanların özgürce dolaştığı 8 hektarlık bir botanik bahçesine sahip: Giardini Botanici dell’Isola Madre.

    Sarayda dönemi yansıtan odalar, kıyafetler, bebek ve porselen koleksiyonu var. Gezmeyi düşünenler için ayrıntı vermeyi tercih ettim ancak bizim görmeye vaktimiz olmadı maalesef ki…

    İçinde gölden görünmeyen gizli bir bahçe ve saray barındıran Isola Madre – Stresa – Maggiore Gölü…

    İçinde gölden görünmeyen gizli bir bahçe ve saray barındıran Isola Madre – Stresa, Maggiore Gölü…

    Verbania Kentinin İki Merkezi: Pallanza ve Intra

    Pallanza

    Pallanza, Borromean Körfezi üzerinde yer alıyor. Intra ile birlikte Verbania Belediyesinin iki önemli merkezi. Roma orijinli bir göl kenarı kasabası. Tarihi caddeleri, sütunlu girişleri, sütun başlıkları, süslü kapıları, göl kenarındaki renkli cepheli evleri, çiçekli balkonları, terasları ve şirin kafeteryaları ile vaktiniz olursa keşfetmeye değer bence. Size sadece tekneden görüntüsünü sunuyorum.

    Pallanza – Stresa, Maggiore Gölü…

    Pallanza – Stresa, Maggiore Gölü…

    Pallanza – Stresa, Maggiore Gölü…

    Pallanza – Stresa, Maggiore Gölü…

    Isolino di San Giovanni adacığı ise Pallanza kasabası ile neredeyse bitişik…

    Stresa - Intra tekne turunda karşınıza Alp Dağlarının muhteşem manzaraları çıkıyor…

    Stresa – Intra tekne turunda karşınıza Alp Dağları’nın muhteşem manzaraları çıkıyor…

    Pallanza bölgesinde oldukça güzel villalar vardı…

    Villa La Scagliola – Pallanza – Maggiore Gölü…

    Villa La Scagliola – Pallanza, Maggiore Gölü…

    Kiralanabilen Villa Divina – Pallanza – Maggiore Gölü…

    Kiralanabilen Villa Divina – Pallanza, Maggiore Gölü…

    Intra

    Ortaçağdan izler taşıyan son durak Intra kasabası, tarihi merkezindeki barok ve neoklasik evleri ile geçmişin incelikli burjuva kültüründen örnekler sunacaktır size. Intra adını Latince “iki nehir arasında” anlamına gelen “intra flumina” kelimelerinden alıyor. Gerçekten de kasaba San Bernardino ve San Giovanni adlı iki dağ nehrinin arasında kalıyor.

    DSC_3902-Intra-BT

    Verbania Belediyesinin iki merkezinden biri olan Intra kasabasına gölden ulaşım…

    Intra son durak olduğu için indik. Bu arada acı bir şekilde öğrendik ki; bizim biletimiz Pallanza’ya kadarmış. Biz ise bilmediğimizden son durak olan Intra’da indik. Görevli bu biletin hatalı olduğunu söyledi. Biz de turist olduğumuzu bilemediğimizi söyledik ama bilette yazıyor tabi ki. Bizim dikkatsizliğimiz. Allahtan Intra-Pallanza arasına bir bilet almamız koşulu ile geçmemize izin verdiler. İlave ceza ödemedik…

    Intra – Stresa – Maggiore Gölü…

    Intra – Stresa – Maggiore Gölü…

    Göl kenarında yürüyünce eski bir limana denk geldik. Limanda Montorfano granitinden yapılma uzun bir kolon var. Burası eski tekne istasyonu, geç dönem 19. yüzyıl yapısı Palazzo Flaim’in girişi. Bu yapının ilk adı faşist partinin karargâhı olan Casa Del Fascio imiş. Şu anda ise direnişçi lider Mario Flaim’in ismini almış ve yapının adı Palazzo Flaim olmuş.  Ben internette iki ismi de gördüm.

    Intra – Stresa – Maggiore Gölü…

    Intra – Stresa, Maggiore Gölü…

    Intra turunu bitirip, saati uyan ilk tekne ile asıl hedefimiz olan büyüleyici ada Isola Bella’ya ulaştık…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Isola Bella

    Isola Bella’ya yanaşıyoruz…

    Isola Bella’ya yanaşıyoruz…

    Isola Bella, Stresa’ya göl kenarından 400 metre mesafede yer alan 320m x 400m ebatlarında bir ada olup, sanat eserleri ile süslü barok stildeki Borromeo Sarayı (Palazzo Borromeo), İtalyan stilindeki 37 metreye yükselen 10 kademe ile göle ulaşan bir bahçe ve küçük balıkçı kasabası olarak bölünmüş.

    1630 yılında, Carlo III Borromeo, karısı Isabella D’Adda’ya ithafen bu sarayı yapmaya başlamış. Bu nedenle adanın adı da önce Isola Isabella, sonra ise kısaltılarak Isola Bella olmuş. Bu arada, “Bella” İtalyancada “güzel” demek. Ada cidden adı gibi çok güzel.

    Serbestçe dolaşan beyaz tavus kuşları ortama büyüleyici bir renk katıyor. Mis kokulu çiçekler, nadir bulunan egzotik bitkiler, kuşlar hem göze, hem kulağa, hem de koku alma duyularınıza hitap ediyor.

    Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Isola Bella – Stresa, Maggiore Gölü…

    Borromeo Ailesi, Maggiore Gölü’nde uzun süre feodal bir beylik yürütmüş, bu sayede göle birçok mimari eser ve heykelle damgasını vurmuş.

    Isola Bella – Palazzo Borromeo bahçesi  - Stresa – Maggiore Gölü…

    Isola Bella – Palazzo Borromeo bahçesi  – Stresa, Maggiore Gölü…

    Saray ve bahçesi çeşitli değişiklikler ve inşaata zorunlu ara vermeler yüzünden 1671 yılında açılmış.  Sarayda kubbeli parti odası, balo odası, müzik odası ve altı adet yer altı odası var. Odaların içinde değerli tablolar yer alıyor.

    Palazzo Borromeo taht odası - Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo taht odası – Isola Bella, Stresa, Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo sarayından bir oda - Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo sarayından bir oda – Isola Bella, Stresa, Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo beyaz balo salonu - Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo beyaz balo salonu – Isola Bella, Stresa, Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo beyaz balo salonundan tavan detayı - Isola Bella – Stresa – Maggiore Gölü…

    Palazzo Borromeo beyaz balo salonundan tavan detayı – Isola Bella, Stresa, Maggiore Gölü… 

    Yer altı odaları oldukça çarpıcı. Bu odaların zemini, tavanı ve duvarları deniz kabukları, çakıl taşları ile kaplı. Aynı zamanda sıcak havada serin bir sığınak görevi görüyor.

    Borromeo Sarayı’nın yer altı odalarından birinde karşımıza çıkan heykel. Duvar deniz kabukları zemin ise çakıl taşı kaplı…

    Borromeo Sarayı’nın yer altı odalarından birinde karşımıza çıkan heykel. Duvar deniz kabukları zemin ise çakıl taşı kaplı…

    Palazzo Borromeo - Deniz kabukları ve çakıl taşları ile kaplı yer altı odaları…

    Palazzo Borromeo – Deniz kabukları ve çakıl taşları ile kaplı yer altı odaları…

    Madalya odasından Alp Dağları’nın muhteşem görünümü harika…

    Palazzo Borromeo sarayının odaları manzara açısından çok şanslı…

    Palazzo Borromeo sarayının odaları manzara açısından çok şanslı…

    Palazzo Borromeo  sarayından manzara…

    Palazzo Borromeo  sarayından manzara…

    Saray gezisinden sonra sıra Babil’in Asma Bahçeleri gibi göle doğru inen 10 katlı terastan oluşan bahçeyi gezmeye geliyor.  Borromean Körfezinin ılıman iklimi adaya bir armağan. Zengin bitki çeşitliliği çeşitli kuşlara ev sahipliği yapıyor. Beyaz tavus kuşları bahçeye yaraşır bir güzellikte etrafta salınıyorlar.

    Palazzo Borromeo - Bahçeye giden koridor…

    Palazzo Borromeo – Bahçeye giden koridor…

    Palazzo Borromeo - Bahçeye iniş merdiveni… 

    Palazzo Borromeo – Bahçeye iniş merdiveni…

    Açık hava tiyatrosu üst üste binmiş bahçelerin en sonunda ve dört elementi tasvir eden heykellerle kaplı. En üst noktasında Borromeo Ailesinin simgesi tek boynuzlu at heykeli (unicorn) var. Bu heykelin iki yanında sanat ve doğayı temsil eden daha küçük iki heykel bulunuyor.

    Palazzo Borromeo bahçesindeki tiyatronun en üst noktasında Borromeo Ailesinin simgesi olan tek boynuzlu at ve iki yanındaki sanat ile doğayı temsil eden heykeller…

    Palazzo Borromeo bahçesindeki tiyatronun en üst noktasında Borromeo Ailesinin simgesi olan tek boynuzlu at ve iki yanındaki sanat ile doğayı temsil eden heykeller…

    Palazzo Borromeo bahçesinin ucunda yer alan tiyatrodaki heykeller…

    Palazzo Borromeo bahçesinin ucunda yer alan tiyatrodaki heykeller…

    Bahçe geometrik desenli çitler, süs havuzları, çeşmeler, 17. yüzyıl ortalarından kalma heykellerle süslü. Bu bahçede daha neler yok ki… Nilüferler, narenciye ağaçları, açelya bahçesi, 150 yıllık defne ağaçlarına ev sahipliği yapan “Piano della Canfora” bölümü, İngiliz stili bahçe Giardino dei Fiori’deki lotus çiçekleri…

    Palazzo Borromeo sarayının bahçesi…

    Palazzo Borromeo Sarayı’nın bahçesi…

    Palazzo Borromeo - Bahçedeki geometrik desenli çitler…

    Palazzo Borromeo – Bahçedeki geometrik desenli çitler…

    Kısacası Isola Bella en müşkülpesent turisti bile memnun edecek donanıma sahip… Dünya yüzünde bir cennet…

    Isola Bella Adası…

    Isola Bella Adası…

    Stresa

    Isola Bella’dan kalkan son tekne ile Stresa’ya döndük. Tipik seyahat davranışımız olan ailelerimize kart atma işlemini tamamladık…

    Stresa…

    Stresa…

    Ailelere kart atmadan Stresa’dan dönülmez…

    Ailelere kart atmadan Stresa’dan dönülmez… 

    Via Cavour caddesinde limoncello ve benzeri İtalyan lezzetlerini satın aldığımız “La Cambusa” adlı dükkâna akşam yemeği için güzel bir yer sordum. Satıcı “Göl kenarındakiler hem pahalı hem de kalitesiz” dedi. Bize sokak arasında kimsenin kolay kolay bulamayacağı gurme işi bir restoran tarif etti. Biz de güzel caddelerden yürüyerek o restoranı bulduk. Ne şaşırtıcıdır ki; Ristotante II. Vicoletto küçücük ama inanılmaz kalabalıktı. Yemekler ve sunum muhteşemdi. Ben bonfile, Murat ise tavşan eti yedi. Kesinlikle tavsiye edilir. Adresi: Vicolo del Poncivo,3 Stresa…

    istotante II. Vicoletto – Stresa – Maggiore Gölü…

    istotante II. Vicoletto – Stresa – Maggiore Gölü…

    Restoranda İsviçreliler ile arka masada Türkçe konuşan bir çift vardı. Kız başörtülü idi oğlan ise sanırım hassas. Çünkü şarap bardaklarını geri gönderdi. Kullanmayı reddetti. Bizim de Türkçe konuştuğumuzu duyunca İngilizce konuşmaya başladılar. Yemekten sonra başka bir yere kahve içmeye gittik.

    Bence Stresa çok sakin bir yer. Emekliler kenti gibi. Sadece tekne turu için önerilir. Akşam eğlenmek isteyenlere uygun bir yer değil.

    Ristorante II. Vicoletto bonfile sunumu…

    Ristorante II. Vicoletto bonfile sunumu…

    Ristorante II. Vicoletto tavşan eti sunumu…

    Ristorante II. Vicoletto tavşan eti sunumu…

    Navigasyon cihazı ile geri dönelim dedik ama TomTom bizi dağlara doğru yönlendirince biraz tırstık. Meğer kestirmeden otoyola çıkartmış bizi alet. Tünellerden geçip otelimize ulaştık.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

  • Feyza Sevilmiş Saltan

    Merhabalar,
    Toplamda kaç günde gezdiniz Göller Bölgesi’ni?

    • Füsun Erdoğanlar Bengisu

      Merhaba her göle bir gün ayırdık ama gezeceğimiz küçük kasabaları seçtik. Como, Maggiore ve Garda’da daha görülecek pek çok şirin kasaba var. Son Milano gezimizde Orta Gölüne gittik. Onu da eklemeyi istiyorum. Tam ortasında tekne ile geçilen minicik bir ada var. İçinde de süper bir restoran. İtalyan dostlarımızla gezdik. Ona tek gün yeter mesela. Diğer adaları tamamen gezmek için 2-3 gün lazım bence. İyi yolculuklar :)

      • Feyza Sevilmiş Saltan

        Teşekkürler, yanıtınız için. :)

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu