"Şimdi değilse, ne zaman?"

KİTAP YORUMU: Aşk Her Şeyi Affeder mi? – Burcu Büyükyıldız

Aşk Her Şeyi Affeder mi? (Sonsuza Kadar #1)Aşk Her Şeyi Affeder mi?  by Burcu Büyükyıldız
My goodreads rating: 5 of 5 stars

“Aşk Herşeyi Affeder mi?” Demir ve Burcu’nun hikayesi. Bir deli sevda onlarınkisi… her türlü duygunun yüksek yaşandığı bir aşk bu… Arzunun, tutkunun, kıskançlığın, öfkenin, özlemin, acının, mutluluğun, kısacası her şeyin…

Yani bu bir paket, birini istedin mi hepsi geliyor :)
Ben tutkuyu alayım, öfke kısmı kalsın deme şansı yok.
Ya hep ya hiç…

Kahramanımız Demir öyle bir adam ki, sevdi mi takıntı derecesinde, delilik sınırlarında, kendini o kadında kaybedercesine seviyor. Ve severken de maalesef acı veriyor, incitiyor aynı zamanda. Burcu’ya hissettiği duygular etkileyici olduğu kadar korkutucu da bazen…




“Seni seviyorum. Herşeyi unutacak, kendimden vazgeçecek, bana ait olman için dünyayı yakabilecek kadar çok seviyorum seni..”

(Demir)


“Sana hissettiğim aşk… Senin kafesin bu… Kollarım… Senin hapishanen bu… Ellerimdesin artık. Kaçamazsın. Bir nefes uzağıma gidemezsin. Özgür olmayı unut. Ben seni nefes alış nedenim yapmışken, sana duyduğum aşk aklımı oynatmama neden olurken, sen benim öznesi olmadığım hiçbir duyguyu hissedemezsin.”

(Demir)

Burcu’nun seçimi zordu. O Demir’e kalbiyle, ruhuyla, bedeniyle tamamen teslim olup, bu aşkın yakıcı ve aynı zamanda tahrip edici alevinde yanmayı seçti. Yani sadece Demir deli sevmedi Burcu’yu, Burcu da deli divane sevdi onu, ne ondan az, ne de fazla. Bence aynı delilik sınırlarında gidip geldiler…




“Fransızcada özledim denmez, Demir.”
“Nasıl yani?”
“Öyle işte…
Özlemek diye bir kelime yok bu dilde.
Tu me manques derler onlar. Ama bunun anlamı özledim demek değildir.”
“Nedir peki?”
“Özledim denmez. Bende eksiksin, denir.
Sen bende hiç eksik olma, Demir. Eksikliğini, varken yokluğunu hiç hissettirme bana.
Seni özlemeyi kabul edebilirim. İnsan birini yanındayken de özler çünkü.
Ama yokluğuna asla katlanamam…”

Hal böyle olunca da, herşeyiyle yüksek bir ilişki yaşadılar. Mutlu oldukları kadar mutsuz da oldular. Hatalar yaptılar, hatalarının bedellerini acı ödediler.


“Bana güvenmediğini o kadar net hissettiriyorsun ki… Bazen bakışlarındaki şüpheyi elimle tutabileceğimi hissediyorum. Tek bir bakışıyla dünyadaki en güzel, en kıymetli varlık olduğumu hissettiren adam, yine aynı bakışlarla her sözümün altında bambaşka anlamlar arıyor. Kırıyorsun beni Demir. Hırpalıyorsun. Sadece kalbimi değil, tenimi de acıtıyorsun…”

(Burcu)


“Hani hep çok fazla dedik ya… Aramızda her şey hep zirvede, çok fazla yaşanacak dedik ya… İşte bundan korkuyorum. Sadece mutluluklarımız zirvede olsun Demir. Beni, seni affedemeyeceğim kadar çok kırgınlıkla tek başıma bırakma.”

(Burcu)

Ama bir gün Burcu öyle bir hata yaptı ki, bu da Demir’in ölene kadar suçluluk duygusundan kurtulamayacağı kadar kötü bir başka hata yapmasına sebep oldu. Dedim ya, herşeyiyle “fazla” idi onların duyguları ve yaşadıkları. “Az” ile yetinemeyen iki aşık, hem birbirlerini aşırı sevdiler, hem de birbirlerini aşırı tükettiler…

Hem aşklarının ve tutkularının derinliklerinde boğuldular, hem de nefes aldılar. İncitme-affetme, kırma-tamir etme çemberinde çırpınıp durdular.


“Aşktan ölünmez, anlayamadın mı? Daha çok yanılır ama asla sönülmez…”

(Burcu)


“Sen beni kalbimden öptün Demir. Ruhumdan öptün. İncinmiş her yerimden öptün…”

(Burcu)

Sonlara doğru hikaye kitabın adındaki soruyu test ettirdi aşıklara: “Aşk Herşeyi Affeder mi?”

Bu sorunun cevabı herkese göre değişir elbette. Tabii ki herşeyi affettirmesi zordur aşkın. Affetsen de unutamazsın hatta bazen. Peki burada hangisi olacaktı? İşte kitabın en zor kısmı buydu… Burada tamiri, telafisi neredeyse imkansız, yenilip yutulması zor bir durum vardı. Bir taraftan affedilmek için deli gibi çırpınan ama aslında kendisini kendi bile affetmeyen bir adam, öte taraftan onu affedetmekte zorlanan, öfke ve kırgınlıkla dolu ama onsuz bir hayatı da düşünmeyi beceremeyen bir kadın vardı.

Onların bu “fazla” aşkı herşeyi affetmeye yetti mi?

Bunu öğrenmek için romanı okumanız, önce o sevginin hangi sınırlarda gezindiğini anlamanız, hissetmeniz, sonra birbirlerini ittikleri uçurumları görmeniz, birbirlerinin yüreklerinde açtıkları yaralara ellerinizle dokunmanız lazım ki, onların aşkı herşeyi affeder mi, edebilmelerine yetti mi bilesiniz…

Ben Demir gibi bir adamdan daha ilk günde kaçardım. Doğruya doğru, adam yakıp geçiyor, neme lazım :)

Ama onu ilk günden herşeyiyle kabul eden ve her zaman deli gibi isteyen Burcu, sonuna kadar onunla olmayı göze alabildi mi? Onu affedebildi mi?

Okuyun, öğrenin, hayatta söylemem! Ama ben sonunu beğendim, tam da öyle olması gerekiyordu diye düşünüyorum…

Son sözü yazarımız Burcu Büyükyıldız için söylemek istiyorum. Türkçe’yi çok düzgün kullanan, duygulardan, betimlemelerden tutun da diyaloglara kadar akıcı ve pürüzsüz bir yazım tarzı olan bir yazar. En ateşli sahneler bile dili ve dozu açısından hiç rahatsız etmediği gibi gayet güzel bir şekilde yazılmış. Bunları neden söyleme gereği duyuyorum, çünkü böyle olmayan çok roman ve yazar var piyasada maalesef, o yüzden temiz bir roman dili ile bize güzel bir kurgu sunanların kıymetini bilmek lazım…

View all my reviews

Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu


Sayfamızı beğenip bizi destekler misiniz?

Sosyal medya hesaplarımızı beğenirseniz, hem biz çok mutlu oluruz, hem de yayınlanacak yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz...