"Şimdi değilse, ne zaman?"

Küllerinden doğan şehir: Berlin

    “Berlin Duvarı” ile hatırlanan hüzünlü şehir…

    Berlin denildiğinde hemen hemen herkesin aklına ilk gelen Berlin Duvarı’dır. Berlin Duvarı İkinci Dünya Savaşı ile onun yarattığı tahribatları, Hitler’i, savaşta ölen onca insanı, soykırımı ve bölünen Almanya’nın çektiği acıları bünyesinde toplayan somut bir simge olmuştur herkesin kafasında…

    Berlin’i gezmek demek, Berlin Duvarı’ndan kalanları, savaşın bıraktığı izleri görmek demektir biraz da. Bu şehri gezmek, tarihin içinde dolaşmak gibidir o yüzden, her yer size yakın geçmişi hatırlatır…

    Berlin Duvarı'nın tarihçesini anlatan bir pano

    Berlin Duvarı’nın tarihçesini anlatan bir pano

    Kısa tarihçesi

    Kısaca hatırlayacak olursak, Berlin İkinci Dünya Savaşında çok yoğun olarak bombalanıp, yerle bir olur ve müttefik devletler tarafından işgal edilip parçalanır. O zamanlar dört ülkenin kontrolünde olan Berlin, dört sektöre bölünüp, ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği tarafından yönetilmeye başlanır.

    Tüm Almanya’da bu durum  böyle giderken, Batılı ülkelerle Sovyetler Birliği arasında çıkan sorunlar büyüyünce, ülke doğu ve batı olmak üzere de ikiye bölünür ve şu meşhur Berlin Duvarı inşa edilir. 1961 yılında inşa edilen bu duvar, Berlin’in doğusu ve batısını ikiye bölerek, ayrılığın ve bölünmüşlüğün gözle görülür bir simgesi olarak 28 yıl boyunca ayakta kalır. Berlin’lilerin doğudan batıya geçişi yasaklanır. Aileler parçalanır, arkadaşlar ayrılır… Filmlerden hatırladığımız üzere çok kötü bir dönemdir bu Almanya için. Hitler yönetiminin yaptığı hatayı tüm ülke acı bir şekilde öder.

    Ta ki 1989’a kadar bu böyle sürer. 9 Kasım 1989’da sınır geçişlerine müsade edileceği duyurulur ve insanlar duvarı aşmak için akın ederler. 22 Aralık 1989’da Brandenburg kapısı açılır, duvar artık işlevsizdir ve Almanlar en mutlu noellerini yaşarlar. 3 Ekim 1990’da iki Almanya resmi olarak birleşir. Berlin tekrar Almanya Federal Cumhuriyeti’nin başkenti olur.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Bugünkü Berlin

    “Berlin Duvarı” ile kafalara kazınan bu şehir, gerçekten gezilip görülmesi gereken bir yer. Şehrin doğu ve batı yakası hala politik, kültürel ve sosyal farklılıklar taşımakta ama artık bir bütün. Şehirde dolaşırken, sık sık savaşın bir izi, bir kalıntısı ile karşılaşıyor ve tüyleriniz diken diken olarak geziyorsunuz.

    Ama Berlin tabii ki sadece savaşı hatırlatan bir şehir değil. Spree ve Havel nehirleri arasındaki bölgede kurulmuş bu güzel başkent aslında hem modern bir şehir, hem de bir kültür ve sanat merkezi. Ayrıca Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biri.

    Berlin, Almanya’daki pek çok şehrin aksine hareketli bir metropol. Berlin’de hem eski tarihi binalar çok güzel korunmuş, savaşta tahrip olanlar restore edilmiş, hem de yeni inşaa edilen mimari tasarım harikası değişik binalar var. 2005 yılında UNESCO’nun “Yaratıcı Şehirler” listesine girmiş Berlin.

    Nasıl gidilir…

    Bu farklı konseptleri bir arada görüp yaşayabileceğiniz şehre gitmek çok kolay. İstanbul’dan THY nin direkt uçuşları var. Yaklaşık ikibuçuk-üç saat sürüyor yolculuk. Berlin Tegel Havaalanı şehir merkezinden 8 km. uzaklıkta. Berlin Welcome Card alırsanız, şehir içinde ulaşım ve müze gezmede pekçok avantaj kazanıyorsunuz.

    Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Nereleri gezelim, görelim…

    Bu güzel şehri gezmeye en az 4-5 gün ayırmalısınız. Haydi gelin Berlin’de yapılacak şeyler, görülecek yerler listemize bir göz atalım. Sizin için en önemli yerlerin bir listesini yaptım… Gelin adım adım Berlin’i gezelim. İşte bence Berlin’deki önemli yerler…

    Berlin Duvarı (East Side Gallery) ve Charlie Kontrol Noktası (Checkpoint Charlie)

    Berlin “Berlin Duvarı” ile anılır dedik, en iyisi onunla  başlayalım listemize. Toplam uzunluğu 1oo kilometreyi aşan “Berlin Duvarı” yıllarca şehrin doğu ve batı bölümleri arasında tüm göçleri engellemiş ve kaçmaya çalışan pekçok kişinin ölümüne sebep olmuştu. Duvar yıkıldıktan sonra, duvarın parçalarından bir kısmı sembolik olarak tutulmuş, bir kısmı müzede sergilenmekte, bir kısmı da hediyelik eşya satanların eline geçmiş ve minik parçalar halinde turistik eşya olarak satılmakta.

    Savaşın ve Duvar’ın kalıntılarını görmek için gezimize Doğu Yakası Galerisi – East Side Gallery ile başlamak lazım. Graffiti sanatı ile donatılmış East Side Gallery Berlin Duvarı’nın 1.3 km uzunluğunda bir parçası. Bu duvar kalıntısı, Friedrichshain – Kreuzberg semtindeki Mühlenstraße boyunca uzayıp gidiyor.  Galeri dünyanın birçok yerinden ressamların yaptığı 105 resim içermekte. Dünyadaki en büyük açık hava galerisi olarak biliniyor. 1990 da yapılan bu resimlerin bir kısmı hava koşulları gibi dış etmenler ile graffiti gibi sebeplerden aşınmış ve  zarar görmüş. Sonra büyük bir kısmı onarılmış. East Side Gallery bölümlerinden birinde şu slogan dikkat çekiyor: “No more wars. No more walls. A united world.” Yani “Artık savaşlar olmasın, duvarlar olmasın,  birleşmiş bir dünya olsun”.

    Berlin Duvarı

    Berlin Duvarı

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Beni daha çok etkileyen bölge ise Checkpoint Charlie  yani Charlie Kontrol Noktası oldu. Burası Berlin Duvarı’nın en çok bilinen geçiş noktası. Doğu Berlin ile Batı Berlin arasındaki geçiş noktası olarak kullanılan bu bölge bugün tarihin yaşayan bir parçası sanki. Friedrichstraße caddesindeki “Charlie Kontrol Noktası” da Berlin Duvarı gibi pek çok trajik olaya şahitlik etmiş. İki bölge arasındaki geçişlerin engellenmesi için bir zamanlar bu noktadaki duvarda, Amerikan ve Sovyet askerleri nöbet tutarlarmış. Buradaki ünlü levhada ise dört dilde “Amerikan bölgesini terkediyorsunuz” yazmakta… “Checkpoint Charlie” ifadesinin aşağıda fotoğrafı olan askerle ya da o zamanda yaşamış ve başına birşey gelmiş herhangi bir askerle ilgisi yokmuş – itiraf ediyorum, ben önce öyle sanmıştım :) Charlie ismi NATO alfabesinde C’nin simgesinden geliyor. Mesela A noktası için Alpha, B noktası için de Bravo kodları kullandıkları gibi C noktası için de Charlie ismini kullanmışlar. Bu arada yine aşağıdaki fotoğrafta “visa” yazılı stand belki dikkatinizi çekmiştir. Burada savaş zamanındaki uygulamayı anımsatan bir turistik uygulama yapıyorlar. Bu bölgeye girerken giriş yaptığınıza dair pasaport benzeri bir belgeyi damgalayıp “souvenir” olarak veriyorlar. Tabii ki belli bir ücret karşılığında.

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Buradaki Museum Haus am Checkpoint Charlie müzesini de gezmek lazım. Checkpoint Charlie tabelasının gerçeği, çeşitli duvar parçaları,  savaşa ait birçok başka bilgi, belge ve eşya da burada sergilenmekte.

    Museum Haus am Checkpoint Charlie

    Museum Haus am Checkpoint Charlie

    Museum Haus am Checkpoint Charlie

    Museum Haus am Checkpoint Charlie

    Checkpoint Charlie’nin çok yakınındaki Yahudi Müzesinde de önemli bilgi ve belgeler sergilenmekte. Jüdisches Museum mimari açıdan da enteresan bir bina.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Brandenburg Kapısı – Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı ve Parlemento Binası

    Brandenburg Kapısı  şehrin önemli simgelerinden birisi. Soğuk savaş zamanında sınır noktalarından biri olan bu kapı, şehrin bölünüp yeniden birleşmesinin sembolü olmuş artık. Üstünde dört at tarafından çekilen arabasında, Zafer Tanrıçası “Nike” heykeli olan Brandenburg Kapısı, Pariser Platz’ın ortasında Unter den Linden Bulvarı’nın başındadır. Berlin Duvarı ilk olarak burada yıkıldığı için her yıl Almanya’nın birleşmesi burada şenliklerle kutlanıyormuş.

    Brandenburg Kapısı

    Brandenburg Kapısı

    Brandenburg Kapısı’nın bir diğer yanında ise Holocaust-Mahnmal yani Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı var. Burası insanın tüylerini diken diken etse de görülmeli bence. Savaşın acımasızlığını suratına vuruyor insanın bu beton mezarlar. Değişik boylardaki  2.711 adet beton bloktan oluşan bu bölge 1989 yılında yapılmış ve İkinci Dünya Savaşı’ndaki soykırımda hayatlarını kaybeden yahudilere adanmış.

    Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı

    Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı

    Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı

    Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı


    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Buraya kadar gelmişken Brandenburg Kapısı’nın hemen yakınındaki Reichstag Parlamento Binasını da görmekte fayda var. Bu heybetli binanın tepesinde gün ışığını  içeriye  yansıtan cam bir kubbesi var ve çıkıp etrafı seyredebiliyorsunuz.

     Reichstag Parlamento Binası

    Reichstag Parlamento Binası

    Reichstag Parlamento Binasının oradan girdiğimiz metro istasyonunun içinden görüntüler…

     Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

    Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

     Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

    Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

     Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

    Reichstag Parlamento Binası Metro İstasyonu

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Gelelim üçüncü maddemize. Savaş havasından uzaklaşıp biraz müze gezelim, içimiz açılsın diyorsanız, müzeler bölgesi bir sonraki durağımız olabilir…

    Müzeler Adası – (Museumsinsel)

    Sanatsal açıdan çok zengin bir şehir Berlin, bir çok müze, tiyatro ve konser salonu var. Sinema dünyasının önemli festivallerinden biri olan Berlin Film Festivali zamanı da burası ayrı bir şenlikli oluyormuş. Berlin’de müze gezmek istiyorsanız Müzeler Adası diye bir yer var hemen Berlin Katedralinin yakınında. Burada beş farklı müze var ve bu ada “Dünya Mirasları Listesi”ne girmiş.

    Aşağıdaki haritada ada net bir şekilde görülüyor.

    Müzeler Adası - © Google Maps

    Müzeler Adası – © Google Maps

    Buradaki katedral Berliner Dom aslında içinde hiç piskopos yaşamadığı için gerçek bir katedral sayılmıyormuş. Berliner Dom’da eski Alman krallarının mezarları var. Neo-barok tarzındaki bu katedral savaşta ağır hasar görüp, sonradan tekrar yapılmış.

    Berliner Dom

    Berliner Dom

    Müzeler arasında en meşhurlarından biri çift kubbeli, Bode Museum. Nehir kıyısından yürürseniz hemen yan bölümde Pergamon Museum var, yani Bergama Müzesi. Antik koleksiyon, Orta Doğu bölümü ve İslam sanatı diye üç bölümden oluşan bir müze bu. Bergama Müzesi, Bergama’dan alınan Bergama Zeus Sunağı, Milet’in Pazar Kapısı, İştar Kapısı ve Mshatta Alınlığı gibi bize ait olması lazım diye düşündüren eserleri sergileyen bir müze. Bu müzenin yakınında bir de Neues Museum yani  Yeni Müze var.  Neo-klasik tarzda yapılan bu bina zamanının teknolojik üstünlükleriyle donatılmış modern görünümlü bir yer. Müze binasının mimarisi 2010 yılında, RIBA Avrupa Ödülü kazanmış. Müzede Prehistoria, Erken Tarih ve Mısır eserleri sergilenmekte… Bu müzenin hemen arkasında Alte National Galerie yani eski ulusal galeri var. Bu müze binası Yunan tapınağı şeklinde inşa edilmiş, ve burada hem klasik, hem de modern dönemden resimler görebilirsiniz. Neue National Galerie de bir modern sanatlar müzesi. Altes Museum yani Eski Müze adanın karşısında, Am Lustgarten bölgesinde. Burası da UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiş. Bu müze Prusya kraliyet ailesinin koleksiyonlarından tutun da Mısır uygarlığının dikkate değer eserlerine kadar pek çok değerli parçanın sergilendiği önemli bir müze.

    Buradan çıkınca,  Unter den Linden Bulvarı üzerindeki Deutche Historiche Museum müzesi de görülmeye değer… Müze, 1987 yılında açılmış, cam ve çelikten, sarmal bir merdiven ile girilen ve geniş bir fuayesi bulunan enteresan bir yapı. Müzede, Alman tarihine damga vurmuş kişiler ve olaylar hakkında bilgiler sergileniyor.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Önemli meydanlar,  caddeler ve bölgeler…

    Alexander Platz  ve TV Kulesi The Fernsehturm

    Burası otobüs, tramvay ve metro hatlarının kesiştiği oldukça büyük bir meydan. Meydanda noel zamanı noel marketleri kuruluyor. Alexander Platz meydanındaki Televizyon Kulesi  şehrin bir çok yerinden görünecek kadar yüksek, hatta Almanya’nın en yüksek yapısı. Yanlış hatırlamıyorsam seyir terası 9 Euro ödenerek çıkılıp gezilebiliyordu. Tepesinde hafif hafif dönerek yarım saatte bir turunu tamamlayan size 360 derece şehir manzarası sunan bir restoranı da var.

    Berliner Dom ve TV Kulesi

    Berliner Dom ve TV Kulesi

    Potsdamer Platz yani Potsdamer Meydanı  

    Almanya’nın birleşmesinden sonra yapılan mimarlık harikası DaimlerCity, Sony Centre ve Beisheim Centre gibi dev modern binaları ile ünlü bu meydan. Her yıl Berlin Film Festivali bu bölgede oluyormuş.

    Potsdamer Platz

    Potsdamer Platz

    Bu da Sony Centre…

    Sony Center - Potsdamer Platz

    Sony Center – Potsdamer Platz

    Bu meydanda çok güzel bir alışveriş merkezi de var. İşte noel zamanı süslenmiş haliyle Potsdamer Arkaden

    Potsdamer Arkaden

    Potsdamer Arkaden

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Gendarmenmarkt

    Berlin’in en güzel meydanlarından biri olan Gendarmenmarkt’da Fransız Katedrali Französischer Dom, Alman Katedrali Deutscher Dom ve Konser salonu yani Konzerthaus bulunmakta. Meydanın ortasında ünlü mimar Friedrich Schiller’ın heykeli var.

    Gendarmenmarkt

    Gendarmenmarkt

    Kurfürstendamm – yani kısaca Ku’damm bölgesi

    Kurfürstendamn Caddesi’ne kısaca Ku’damm adı veriliyor.  İstanbul için Nişantaşı bölgesi neyse burası da Berlin için öyle gibi geldi bize. Şık bir bölge. Bir dolu otel, mağaza, restaurant ve café var.  Ünlü moda tasarımcısılarının butiklerini de burada bulabilirsiniz. Avrupa’nın en büyük alışveriş mağazası KaDeWe de bu bölgede. Bu mağazanın ihtişamını görmek lazım, çok çok güzel. Mağazanın üst katında yemek de yiyebiliyorsunuz.

    Cadde üzerinde, ilginç bir kilise göreceksiniz: Kaiser Wilhelm Gedachtniskirche. Bu yıkık kilise de Berlin’in simgelerinden biri haline gelmiş. II. Dünya savaşında yoğun bombalamadan fena halde nasibini almış olan Kaiser Wilhelm kilisesi savaşın yıkıcılığının bir sembolü olarak, restore edilmeden günümüze kadar bu haliyle korunmuş. Sadece 113 metre yüksekliğinde modern bir çan kulesi yapılmış. Büyük kısmı yıkılan kilisenin, ancak giriş bölümü kurtulmuş.

    Kaiser Wilhelm Kilisesi

    Kaiser Wilhelm Kilisesi

    Berlin’in bir başka simgesi olan Skulptur-Berlin yani Berlin Heykeli de burada. Dört tane içiçe geçmiş madeni borudan oluşan heykel, parçalanan Doğu ve Batı Berlin’i simgeliyormuş.

    Skulptur-Berlin - Kurfürstendamm

    Skulptur-Berlin – Kurfürstendamm

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Unter den Linden Bulvarı

    Unter den Linden “Ihlamurlar Altında” anlamına geliyormuş. Şehrin en merkezi ve önemli yerinde boydan boya uzanan bu cadde sanki bizim Bağdat Caddesini anımsattı bize. Bulvar boyunca mağazalar, caféler ve restaurantlar var.  Branderburg Kapısı’ndan Alexander Platza doğru giderken bu cadde boyunca ilerleyebilirsiniz.  Ara ara müzeler, heykeller ve anıtlar da görüyorsunuz. Prusya kralı Frederick’in heykeli de bunlardan biri.

    Unter den Linden

    Unter den Linden

    Unter den Linden Bulvarında gezerken seyahatte okumak üzere yanıma aldığım kitaplarla bir hatıra fotoğrafı da çektirdim :)

    Unter den Linden

    Unter den Linden

    Kreuzberg

    Küçük İstanbul olarak anılan, Türklerin ağırlıkta yaşadığı bir bölge… Eğer Türkiyeyi çok özlediyseniz Türk restaurantları bulabilirsiniz burada… Biz bu bölgeye gitmeye gerek duymadık.

    Friedrichstrasse

    Şık binalar, mağazalar, sanat galerileri ve restoranlarla dolu bu bölgede Galeries Lafayette de var.

    Galeries Lafayette - Friedrichstrasse

    Galeries Lafayette – Friedrichstrasse

    Karl-Marx-Allee

    Karl-Marx-Allee sosyalist rejimin  ve eski Doğu Berlin mimarisinin örneklerini görebileceğiniz bir yer.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Saraylar, parklar, bahçeler

    Tiergarten, Schloss Bellevue ve Zoologischer Garten

    Tiergarten bahçesi çok büyük bir park alanı. Berlinin merkezinde, Mitte bölgesinde. Burada Berlin Zafer Sütunu’nu görebilirsiniz. Almanya Cumhurbaşkanı’nın konutu Schloss Bellevue de bu parkın içinde. Park içinde, bir de hayvanat bahçesi bulunuyor: Zoologischer Garten. Dünyanın en fazla sayıda hayvan türüne sahip olduğu söylenen bu bahçeye sırf  pandaları görmek için bile gelenler varmış. Şu meşhur kutup ayısı Knut ve panda Bao Bao da buradaymış. Biz gidemedik, vaktimiz kalmadı, bir dahaki sefere inşallah…

    Pazar günleri bu parkın yakınında bir bit pazarı kuruluyormuş.  Göletiyle, ormanıyla, heykelleriyle ve huzurlu ortamıyla mutlaka içinden geçmenizi tavsiye edeceğimiz bu parkın büyüklüğünü Berlin Kitabımızın haritasından da görebilirsiniz… Biz Kurfürstendamm’dan Unter den Linden Bulvarına kadar bu parkın içinden geçerek yürüdük – inanılmazdı…

    Berlin gezi kitapçığı - Schöning GmbH Yayınları

    Berlin gezi kitapçığı – Schöning GmbH Yayınları

    Tiergarten, Berlin gezi kitapçığı - Schöning GmbH Yayınları

    Tiergarten, Berlin gezi kitapçığı – Schöning GmbH Yayınları

    Schloss Charlottenburg (Charlottenburg Sarayı)

    Charlottenburg Berlin’in en büyük ve en eski sarayı diye biliniyor. Merkezden biraz uzakta. 17. yüzyılın sonlarında yapılıp, 18. yüzyılda ise eklemelerle revize edilmiş. Sarayın görkemli odalarının yanında, bir de müze bölümü var. Sarayın bahçeleri ücretsiz gezilse de içeriyi gezmek için bilet almak gerekiyor.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14

  • Gamze

    Her zamanki gibi tane tane, mantık sırasıyla anlatmışsınız. Elinize sağlık

  • Pingback: Berlin, Berlin | yaz-gi()

  • Gokhan Erdogan

    Doğduğum yer nasıl olur da seni unuturum her fırsat bulduğumda tekrar tekrar gidiyorum.

    • Dilek

      Gerçekten mi? Bilmiyordum Gökhan Bey Berlin doğumlu olduğunuzu. Ne kadar kendine has ve özel bir şehirde doğmuşsunuz, kimbilir bizim bilmediğimiz ne hikayelerini biliyorsunuzdur…

  • Durmus Cakar

    gerçekten emeğinize sağlık güzel bir yazı olmuş.gerçekten berlin’i tek seferde sindirmek mümkün degil,yaşanması gereken bir şehir.

    • Dilek

      Hakikaten de Berlin keşfedilecek çok şey barındıran, kendine has bir şehir Durmuş Bey. Yazımızı beğenmenize çok sevindim, çok teşekkürler …

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu