"Şimdi değilse, ne zaman?"

Mavi-yeşil Stockholm

    Suyun üzerindeki güzel…

    Bencetatil.com sitesini yayınlamaya başladığımızdan beri çok güzel şeyler oluyor. Mesela, seyahat tutkusunu paylaştığımız pek çok güzel insanla iletişim kurmamızı sağladı bu ortam. Hayata bakış açıları, fikirleri, hayalleri ve tutkuları benzer insanları bir araya getirebiliyor bu tür paylaşım siteleri ve ben de sevgili Füsun Hanım’ı bencetatil.com sayesinde tanıdım. Onun bizim sitemizi ve yazılarımızı çok sevmesiyle başladı herşey, sonra seyahat ile ilgili fikirlerimizi ve deneyimlerimizi konuşmaya başlayınca bir de baktık ki pek çok ortak noktamız varmış :)

    Füsun Hanım da “Bence de tatil kişiye özel olmalı” diyenlerden ve tatillerini en ince ayrıntısına kadar özenle planlayanlardan. Kendisi yüksek mimar, eşi de Endüstriyel Tasarım Bölümü’nde profesör. Hal böyle olunca, seyahatlerde gördükleri her yapıta, her anıta ve her tasarım ürününe farklı bir gözden de bakabiliyorlar doğal olarak. Füsun Hanım da, sevgili eşi Murat Bey de bizim gibi seyahati çok seviyorlar ve gördükleri yerleri en güzel şekilde fotoğraflamak için fotoğraf kursuna bile gidiyorlar. Hatta şimdiden birkaç fotoğrafları sergileniyor  İzmir’de karma bir sergide.

    Geçenlerde Füsun Hanım’ın İsveç seyahati fotoğraflarını görünce İskandinavya tutkum o kadar alevlendi ki, kendisinden o güzel seyahatin anılarını bizlerle burada paylaşmasını rica ettim, o da beni kırmadı ve bu muhteşem tatili bize en ince ayrıntısına kadar özenle anlattı. Çok şahane bir hediye verdi bize, yani bencetatil.com’a. Şahsen biz bayıldık bu gezi yazısına ve yaptıkları diğer güzel tatillerin hikayelerini de burada okuma mutluluğuna erişmeyi umut ediyoruz.

    Kendisine yaptığı bu güzel paylaşım için bir kez de buradan çok teşekkür ediyor ve mavi-yeşil Stockholm’ün tadına varmanızı diliyorum. Gelin, “Suyun üzerindeki güzel” lakaplı bu büyüleyici İskandinav şehrini Füsun Hanım’la biraz daha yakından tanıyalım…

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

    Mavi-yeşil Stockholm… Füsun Erdoğanlar Bengisu yazdı.

    Sevgili eşim bana yaşgünü sürprizi yaparak Shop & Miles mil puanları ile Stockholm bileti almıştı. Böylece tesadüfen hem bayrama hem de benim yaşgünüm olan 2 Eylül’e denk gelen tatili İsveç’in mavi-yeşil ortamında geçirebilecektik. 2011 yaz sonu sonbahar başlangıcında daha önce hiç gitmediğimiz bir rota. Heyecan verici…

    Drottningholm Sarayına giderken

    Drottningholm Sarayına giderken bindiğimiz tekneden Stockholm manzarası… 14 adayı kapsayan Stockholm, Mälaren Gölü’nün Baltık Denizi ile birleştiği bölgede kurulmuş.

    Saat sabaha karşı 2’de yola koyulduk ancak havaalanında bir de baktık ki, o saatte upuzun bir kuyruk. Meğer Tiamo Tur’un Paris yolcuları imiş bu kuyruktakiler. Zamanı boşa geçirmedim ve eşimin hayret dolu bakışları altında kuyruktakilerle güzel bir seyahat sohbeti kurdum. Kredi kartlarının bir iyi yanı var. Lounge keyfi yapıp, yiyip içerek, internete girerek, rahat koltuklarda gazetenizi okuyarak uçağı bekleyebiliyorsunuz. Biz de öyle yaptık. THY konforu ile Stockholm Arlanda Havaalanı’na, açıkçası resmen bir ormanın içine indik. Her yer ağaç ve su ile kaplı. Seyahatimizde yeşil ve maviye doyacağımızın göstergesi bu.

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası… Şehrin onda üçü su yolları ile diğer onda üçü ise yeşil alanlarla kaplı olduğundan havası çok temiz…

    Havalanında pasaport kontrolü için beklerken cüzdanınıza dikkat edin tarzı bir tabela görünce şok olduk. ‘Biz nereye geldik böyle’ dedik ama ülkeye haksızlık etmişler, dilenci bile yok ortada. Sonradan Türk asıllı İsveçli arkadaşımdan öğrendiğime göre, Romenlerin Avrupa Birliği’ne girmesiyle hırsızlık olayları ortaya çıkmış. Daha önceden Stockholm çok güvenli bir yermiş. Ancak yine de biz hiçbir sorun yaşamadık.

    Pasaport kontrolünde karşımıza çıkan levha...

    Pasaport kontrolünde karşımıza çıkan levha…

    Arlanda Havaalanı büyük değildi ama İskandinav tasarımı buraya da hakimdi; mesela zemin parke kaplıydı. Kent merkezine gitmek için pek çok otobüs alternatifi var. Biz Flygbussarna ile yarım saatte kent merkezine vardık.

    Otel yolundaki bina… Norra Kungstornet...

    Otel yolundaki bina… Norra Kungstornet…

    Otelimiz “Crystal Plaza” oldukça eski, tarihi bir binada. Bize de balkonlu güzel bir oda vermişler. Genelde eşim hiç hoşlanmadığı halde ben ya yaşgünümüzü ya da evlilik yıldönümümüzü öne sürerek otelin en iyi odasını istiyorum. Her zaman işe yarıyor. Tavsiye ederim. Bazen tatlı sürprizler bile yapıyor otel yönetimi :)

    Stockholm’de kaldığımız otantik otel… Crystal Plaza…

    Stockholm’de kaldığımız otantik otel… Crystal Plaza…

    Crystal Plaza gece görüntüsü...

    Crystal Plaza gece görüntüsü…

    Gamla Stan

    Önce Gamla Stan denilen eski kenti gezdik. Daracık sokakları ile turistlerin oldukça yoğun olduğu bir bölge. Kraliyet Sarayındaki askerlerin nöbet değişimi oldukça ilginçti. Büyüleyici bir müzik yapan sokak şarkıcısı “Swiss HANG” adı verilen aletten öyle mistik sesler çıkarıyordu ki, uzun süre başından ayrılamadık…

    Gamla Stan –Eski kentten Stockholm manzarası…

    Gamla Stan – Eski kentten Stockholm manzarası… 

    “Swiss Hang” çalan sokak şarkıcısı

    “Swiss Hang” çalan sokak şarkıcısı

    Gamla Stan’da askerlerin nöbet değişimi

    Gamla Stan’da askerlerin nöbet değişimi

    Buradan Kulturhusset denilen ve camdan bir heykelin olduğu meydana bakan Stockholm Kültür Merkezine gittik. Şık bir kafesi ve kütüphanesi vardı. Kapı ve duvarı olmayan açık kütüphanenin şeffaf yarım küre şeklindeki tavana asılı koltukları, kitap okurken meydanı seyretme şansı sunuyordu. Bilgisayardan gazete okumanız da mümkün bu arada.

    Kulturhusset içinde tam ortada kırmızı renkli dairesel bir tuvalet vardı. Merkezdeki dairesel lavabolar etrafında dairesel tuvaletler. Kadın erkek ayırımı yok. Zaten İsveç’te tuvaletler genelde kadın erkek karışıktı. Ben bir türlü suyun açılışını, sabun ve kağıdı bulamayınca zenci bir görevli halime acıyıp yardım etti. Hepsi aynanın altına gizlenmiş meğer :) İskandinav tasarımcılarına hayran kalmamaya imkan yok.

    Kulturhuset Kültür Merkezinin bulunduğu Sergels Torg‘ta gece manzarası

    Kulturhuset Kültür Merkezinin bulunduğu Sergels Torg‘ta gece manzarası. Meydandaki heykel Edvin Öhrström tarafından yapılan cam obelisk dikilitaş…

    Kulturhuset halk kütüphanesinde

    Kulturhuset halk kütüphanesinde şeffaf kürenin içine oturarak etrafı seyreden İsveçliler

    Kulturhuset halk kütüphanesi

    Kulturhuset halk kütüphanesi

    Kulturhuset’in bulunduğu meydan Sergels Torg…

    Kulturhuset’in bulunduğu meydan Sergels Torg…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Restoran ve bar keyfi

    Sonrasında İsveç’teki bir İtalyan restoranında pizza ile karın doyurmaca :)

    Stockholm’deki İtalyan Restoranı

    Stockholm’deki İtalyan Restoranı

    Stockholm’deki bu İtalyan restoranında bize hizmet eden garsona arkadaşlarının Apo diye seslendiğini duyduk. “Türk müsünüz?” diye sorduk. “Evet” dedi ama bizimle fazla iletişime geçmedi.

    Karnı doyan mutlu gezginler doğruca Nordic Ice Otel’deki Ice Bar’ın yolunu tuttular. Ancak öncesinde yanlışlıkla Nordic Light Otele gitmişiz. Lobisindeki ışık oyunlarına bayıldığımı itiraf etmeliyim.

    Nordic Light Otel…

    Nordic Light Otel…

    Şansımıza Nordic Ice Hotel bu otele çok yakındı. Ice Bar için önce size yalıtımlı bir pelerin veriyorlar. Eldivenleri iple birleştirilmiş olan pelerinin tüylü bir kapüşonu var. Sonrasında Ice Bar’a geçişi sağlayan bir ara odaya giriyorsunuz. Burada bir airlock sistemi var. Isı kaçışını önlemek için bir süre burada bekleniyor. Birkaç dakika sonra Ice Bar’ın kapısı açılıyor ve içeri giriyorsunuz.

    Loş bir ışık var, herşey buzdan yapılma. Bar tezgahı buzdan, bardaklar buzdan, hatta üzerine oturduğunuz koltuklar bile buzdan. Ancak konforunuzu düşünerek üzerine post sermişler. Buzdan heykeller oldukça ilgi çekici. Buz bardaklardan meyve suyumuzu içtik ama isterseniz içki de alabilirsiniz. Bardağın ağza değen yeri eriyor ama dudağa yapışmıyor. Üşüyene kadar bu eğlenceli mekanın tadını çıkardık.

    Nordic Ice Hotel – Ice Bar…

    Nordic Ice Hotel – Ice Bar…

    Nordic Ice Hotel – Ice Bar…

    Nordic Ice Hotel – Ice Bar…

    Nordic Ice Hotel – Ice Bardaki buzdan heykellerden biri…

    Nordic Ice Hotel – Ice Bardaki buzdan heykellerden biri…

    Gezmekten bitap düşmüştük. Otelimize dönüp güzel bir uyku çektik. Yarına uzun bir yürüyüş bizi bekliyor.

    Otel yolundaki binanın kapısı gece ışıkları ile… Engelbrektsplan... Trygg...

    Otel yolundaki binanın kapısı gece ışıkları ile… Engelbrektsplan… Trygg…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Sabahki kahvaltı keyfinin ardından kuşbakışı Stockholm ve Sodermalm yürüyüş yolu maceramız

    Otelin kahvaltısı öyle güzeldi ki, yok yoktu. Neyi seçeceğimizi şaşırdık. Abartı olacak ama havyar bile vardı. Hani bir kuş sütü eksikti derler ya bizim otelde o bile tamamdı. Bir sürahiden aldığın sıvı hamurla sıcacık kıtır kıtır waffle yapma imkanın vardı. Kendin pişir kendin ye misali. Tabi ki kaçırır mıyız bu orijinal seremoniyi. Hemen biz de birkaç tane waffle yaptık…

    Crystal Plaza Otelin Kahvaltısında ikramda abartı doruk noktada…

    Crystal Plaza Otelin Kahvaltısında ikramda abartı doruk noktada…

    Otelimizin önünden geçen 2 nolu otobüse binerek, Gamla Stan’a gidip, Katarinahissen’e çıkıp muhteşem Stockholm’u kuşbakışı seyrettik. Katarinahissen asansörle çıkılan bir çeşit çelik konsol balkon yani seyir terası. Şehrin en güzel manzarası buradan seyrediliyor.

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası...

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası…

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası...

    Katarinahissen’den Stockholm manzarası…

    Sonra, rehber kitapta tarif edilen 30 dakikalık Sodermalm yürüyüş yoluna başladık. Aman Tanrım harika binalar, son derece fotojenik görüntüler içinde sürprizlerle dolu nefis bir turdu.

    Eyewitness Travel – Stockholm” Rehber Kitabındaki adaların ve yürüyüş rotalarının genel görünüşü...  (Eyewitness Travel – Stockholm - © DK - Dorling Kindersley Yayınevi - 2010)

    Stockholm rehber kitabındaki adaların ve yürüyüş rotalarının genel görünüşü… (Eyewitness Travel – Stockholm © DK – Dorling Kindersley Yayınevi – 2010)

    Eyewitness Travel – Stockholm” Rehber Kitabının önerisi yürüyüş rotası...

    Stockholm rehber kitabının önerdiği yürüyüş rotası (Eyewitness Travel – Stockholm © DK – Dorling Kindersley Yayınevi – 2010)

    Sodermalm Stockholm’un bohem bölgesiymiş. Evlerin tamamı korunmuş. Çoğu  2-3 katlı eski yapılar.

    Yürüyüş rotasındaki apartman – Bellmansgatan Caddesi…

    Yürüyüş rotasındaki apartman – Bellmansgatan Caddesi…

    Bir ara rehber kitap bizi göl kenarına götürdü.

    Monteliusvägen yolu Mälaren gölü manzarası...

    Monteliusvägen yolu Mälaren gölü manzarası…

    Söder Malarstrand yüzer otel olarak hizmet veren tekneler...

    Söder Malarstrand yüzer otel olarak hizmet veren tekneler…

    Monteliusvägen yolu Mälaren gölü manzarası...

    Monteliusvägen yolu Mälaren gölü manzarası…

    Timmermansgatan Caddesi...

    Timmermansgatan Caddesi…

    Timmermansgatan Caddesinde şirin bir kafe...

    Timmermansgatan Caddesi’nde şirin bir kafe…

    Zinkensdamm

    Şahane göl manzaralarından sonra bir de baktık ki, harika bir ormanın içine girmişiz. Şok olduk. Burası İsveçlilerin tek katlı şirin mi şirin yazlık evlerinin olduğu bir bölge. Bölgenin adı Zinkensdamm…

    Zinkensdamm alanı – İsveçlilerin yazlık konutlarının olduğu bölge…

    Zinkensdamm alanı – İsveçlilerin yazlık konutlarının olduğu bölge…

    Zinkensdamm alanı – Kent içinde tatlı bir kaçamak…

    Zinkensdamm alanı – Kent içinde tatlı bir kaçamak…

    Bir evin önünde sepet içinde elmalar vardı. Üzerinde de İsveççe bir yazı. Meyveleri alabileceğimizi yazdığını düşünerek iki tane elma alıp, afiyetle yedik ama “meğer zehirli yazıyormuş” diye espri yapmadan da geçmedik :) Sonradan İsveçli arkadaşımızdan öğrendiğimize göre “ekşi olabilir” yazıyormuş. Anlayacağınız direkten döndük :)

    Zinkensdamm

    Zinkensdamm bölgesinde üzerinde anlamadığımız bir şeyler yazan sepetteki elmalar

    Eşim bölgede turuncu renkli garip bir bitki buldu. Bunlardan toplayıp, Türkiye’ye getirdim ve uzun süre şık bir bardakta sergiledim. Rengi beyaza dönünce de attım.

    Zinkensdamm bölgesinin ilginç bitkisi…

    Zinkensdamm bölgesinin ilginç bitkisi…

    Ormanın çıkışına doğru çok şirin Zinkensdamm adlı bir hostel-kafe bulduk. Burada kahve ve pasta molası verdik. Zira kitabın yarım saat dediği rota bizim fotoğraf çeke çeke yaptığımız keyifçi tempo ile 2-3 saat sürmüştü. Yorulmuştuk, mola hakkımızdı. Bu şirin hostelden kartpostal alıp ailelerimize postaladık. Burada rahatlıkla kalınabilir. Ruhu olan çok şirin bir konaklama birimi…

    Zinkensdamm Hosteli

    Zinkensdamm Hosteli

    “Zinkensdamm” hosteli…

    Zinkensdamm Hosteli…

    Zinkensdamm Hosteli'nden birkaç detay…

    Zinkensdamm Hosteli’nden birkaç detay…

    Zinkensdamm Hosteli

    Zinkensdamm Hosteli

    Her yurtdışı seyahatimizde ailelerimize kart atmak vazgeçilmezimiz…

    Ailelerimize kart atarken...

    Ailelerimize kart atarken…

    İsveç’te çocuklarını gezdiren karizmatik baba görüntülerinden bol bir şey yok :) Öğrendiğime göre babalara doğum izni verilirmiş. Babalar çocukları ile anneler kadar ilgiliymiş. Eskiden babalarının yetiştirdiği erkekler büyüyüp baba olmuş şimdi kendi çocuklarını büyütüp, gezdiriyorlarmış.

    Mariatorget Caddesi…

    Mariatorget Caddesi…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Djurgården Adası

    Yürüyüş yolunu bitirdikten sonra tekne ile Djurgården denilen bir adaya gittik. Tekne güzel manzaralı yerlerden geçip bir çırpıda adaya vardı. Adayı yine rehber kitaptaki rotayı kullanarak yürüyerek gezmeye başladık. Gezdiğimiz yerler yemyeşil, özenle düzenlenmiş yerlerdi. Evlerin bahçeleri, bahçelerdeki heykeller çok şıktı. Çiçeklerle bezenmiş parklar, kanallarda ördekler, kuğular, bunları besleyen, çocuklarını gezdiren anneler, koşu yapan insanlar vardı.

    Djurgården rota...

    Stockholm rehber kitabındaki Djurgården rotası. (Eyewitness Travel – Stockholm © DK – Dorling Kindersley Yayınevi – 2010)

     

    Djurgården’a giden tekneden insan manzaraları…

    Djurgården’a giden tekneden insan manzaraları…

    Djurgården giriş kapısı…

    Djurgården giriş kapısı…

    Djurgården yürüyüş yolu başlangıcı…

    Djurgården yürüyüş yolu başlangıcı…

    Djurgården çocuklu aileler için mükemmel bir kaçamak…

    Djurgården, çocuklu aileler için mükemmel bir kaçamak…

    Djurgården’daki evler ve bakımlı heykeller şaşırtıcı…

    Djurgården’daki evler ve bakımlı heykeller şaşırtıcı…

    Djurgården’da iki önemli müze var: Vasa Müzesi ve Nordiska Müzesi. Ancak biz hava güzel olduğu için müzeye girmek istemedik. Dış cephelerini fotoğraflamakla yetindik. Vasa Müzesinde, Stockholm Limanından 1628 yılında yola çıkarken fırtınaya yakalanıp batan yeni yapılmış bir savaş gemisi olan Vasa’nın %95 oranında kurtarılmış halini görmek mümkün.  Gemi 333 yıl sonra gün yüzüne çıkarılabilen dünyanın tek 17. yüzyıl gemisi olup, üzerinde yüzlerce oyma heykel bulunuyormuş. Stockholm’e yolu düşenler gezebilirler. Gezginlere tavsiyem havanın kötü olduğu zamanı seçmeleri. Çünkü hava güzelken İsveç’te dolaşmak mükemmel…

    Djurgården Vasa Müzesi…

    Djurgården Vasa Müzesi…

    Nordiska Müzesi ise bir halk bilimi müzesi. Toplum ile ilgili her türlü etnografik ve tarihi bilginin bulunduğu önemli bir müzeymiş. Bizim doğa seven yanımız ağır basınca, fotoğraflanıp geçildi.

    Djurgården Nordiska Müzesi…

    Djurgården Nordiska Müzesi…

    Ayrıca kıyafetleri, evleri ve yaşam tarzı ile eski İsveç yaşamının temsil edildiği Skansen adlı bir açık hava müzesi ve hayvanat bahçesi var. Burası da bizi çekmedi ama gezilebilir. İsveç halkı ve turistler çok beğeniyor. Biz temsili İsveç’tense gerçek İsveç’i görmeyi tercih ettik.

    Djurgården da bir ağaçtan detay…

    Djurgården da bir ağaçtan detay…

    Djurgården…

    Djurgården…

    Buraya kadar herşey iyiydi ancak bu kadar yürüyüş bana fazla geldi. Aslında gezinin başlangıcında egemen duygu keyifti. Yürürken ormandan aldığımız elmalarımızı yiyip zevkle manzaranın tadını çıkarıyorduk. Derken üstüme bir yorgunluk çöktü. Hava da kararınca bu ormanlık alanda kaybolduğumuzu düşünüp panikledim. Ayakkabılarım sıktı, yönümü kaybettim ve yürüyüş keyiften çok eziyete dönüştü benim için. Allahtan eşim çok sakindi. Duruma el koyup, bize güzel bir restoran buldu. Şömine karşısında birşeyler yiyerek  kahvelerimizi içip keyif yaptık.

    Restoran çok sevimliydi ve akvaryum içinde rengarenk balıklar vardı. Biz içeri girdiğimizde çalışanlar şömine başında yemek yiyorlardı. Bizi görünce son derece kibar bir şekilde yemeklerini alıp uzaklaştılar. Çok sempatiklerdi.

    Djurgården’da Djurgårdsbrunnsbron köprüsü civarında mola verdiğimiz restoran-kafe…

    Djurgården’da Djurgårdsbrunnsbron köprüsü civarında mola verdiğimiz restoran-kafe…

    Biraz enerji toplayıp restorandaki ortamın, yeşillikler içindeki nehrin tadını çıkardık. Önümüzden atla geçen bir genç bizi şaşırttı. Yürüyüş yolunun yarısını tırtıklayıp, geri dönmeye karar verdik.

    Djurgården Djurgårdsbrunnsbron köprüsü çevresi...

    Djurgården Djurgårdsbrunnsbron köprüsü çevresi…

    Djurgården mola verdiğimiz Djurgårdsbrunnsbron köprüsü çevresi...

    Djurgården mola verdiğimiz Djurgårdsbrunnsbron köprüsü çevresi…

    Ancaakkk, rehber kitaba uymayıp nehir kıyısından gidince, hem fazla yol teptik, hem de kesintili yollara denk geldik. Ben panikle yine kaybolduk şeklinde felaket senaryoları yazdım. Yol sormak istediğim bir kız beni görmezden gelince iyice moralim bozuldu. Ayakkabım fena halde ayağımı sıkmıştı. Normalde eşim yol sormaktan kesinlikle hoşlanmaz. Gezilerde herşeyi ben sorarım çünkü yolumu kaybetmekten ve boşa zaman harcamaktan hiç hoşlanmam. Ancak yorgunluk ve açlığın benim sinir katsayımı tavana sıçrattığını fark eden zeki eşim hayatında hiç olmadığı kadar sorgu hakimine dönüştü. Önüne gelen herkese yolu sordu. Her sıkıntının sonu mutlulukla bitermiş derler ya, işte öyle oldu ve bir tramvay bulup, yorgunluğa rağmen yine bol bol yürüyerek otelimize döndük. Duş ve bir Meksika restoranında yenilen lezzetli bir yemek beni kendime getirdi.

    Djurgården yanlışlıkla saptığımız nehir kıyısı…

    Djurgården yanlışlıkla saptığımız nehir kıyısı…

    Djurgården Nehir yolu

    Djurgården Nehir yolu…

     Djurgården yanlışlıkla saptığımız nehir kıyısı…

    Djurgården Nehir yolu…

    Sabrın sonu selamettir. Aşağıda duvardan bir detayını gördüğünüz Meksika restoranında harika bir yemek ile gecemizi sonlandırdık…

    Meksika restoranı

    Meksika restoranı

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Biraz alışveriş, sonra gezmeye devam…

    Sabahki zengin kahvaltı sonrası bize verilen sipariş listesini tamamlayalım dedik. Ancak İsveç malı ayakkabı ile kulaklığı İsveç dükkanlarında bulamayınca çok şaşırdık. İmdadımıza Ahlens denilen bir büyük mağaza zinciri yetişti ve bizden istenilenlerin hepsini orada bulduk. Siparişleri tamamladık :)

    Ahlens büyük mağaza zinciri…

    Ahlens büyük mağaza zinciri…

    Artık Stockholm’u gezmeye devam edebiliriz. Önce restore edilip, gurme mekanı hale getirilen her çeşit özel yiyeceğin ve kafe tarzı restoranın yer aldığı Saluhall binasını gezdik. İsveçlilerin favori noktası…

    Ostermalmstorg'daki Saluhall binası

    Restore edilerek bir gurme mekanına dönüştürülen Ostermalmstorg’daki Saluhall Binası

    Ostermalmstorg'daki Saluhall Binası

    Ostermalmstorg’daki Saluhall Binası

     Konstantin Grcic tasarımı “Chair one” sandalyeler

    Stokholm’de sokak mobilyaları olarak kullanılan Konstantin Grcic tasarımı “Chair one” sandalyeleri…

    Saluhall’den sonra Stadshuset denilen belediye binasını gezdik. Burada İsveç’in sembolü renkli tahta at var… 1939 New York Fuarı için yapılan bu ahşap at heykeli ülkenin adeta sembolü olmuş. Tüm hediyelik eşya dükkanlarında bu atı görmek mümkün…

    Stadshuset meydanı…

    Stadshuset meydanı…

    Stadshuset – Belediye Binası…

    Stadshuset – Belediye Binası…

    Drottningholm

    Stadshuset meydanından kralın yazlık sarayının olduğu Drottningholm’e gitmek için gidiş-dönüş tekne bileti aldık. Yeşil ve mavinin yüzlerce tonu arasından süzülerek gideceğimiz tekne yolculuğuna başladık…

    Drottningholms’e giden tekneden Stockholm’un Norr Mälarstrand Kungsholmen bölgesi...

    Drottningholms’e giden tekneden Stockholm’un Norr Mälarstrand Kungsholmen bölgesi…

    Son derece güzel yemyeşil adaların arasından süzülerek, bol bol fotoğraf çekerek, ne şanslı olduğumuzu birbirimize fısıldayarak ilerledik. Teknede kahve ve kurabiye keyfi yaptık. Drottningholm tüm heybetiyle karşımıza çıktı.

    Drottningholm tekne yolculuğundan bir manzara…

    Drottningholm tekne yolculuğundan bir manzara…

    Drottningholm Sarayı…

    Drottningholm Sarayı…

    İsveç’in Avrupa’nın büyük gücü olduğu 17. yüzyıl sonundan kalma Drottningholm Saray Kompleksi, Stockholm yakınındaki Lovön Adasında. Bu kompleks Drottningholm Sarayı, Çin Pavyonu, bahçeler, parklar ve bölgeye özgü binaları ile 1991 yılında Unesco Dünya Mirası listesine eklenmiş.

    Drottningholm Sarayı…

    Drottningholm Sarayı…

    Bu sarayı gezmek için bir saatimiz kalmıştı. Biletleri alıp sarayda hızlı bir tur attık. Sarayın odaları tavan ve duvar süslemeleri ile çok etkileyici, kütüphanesi ise devasa boyuttaki yüzlerce antika kitabı ile çok çarpıcıydı. Duvarlarda 18. ve 19. yüzyıllardan kalma tablolar, odalarda orijinal antika mobilyalar vardı.

    Koltukların sadece bir tanesi açıktaydı. Diğerlerinin üstü örtülmüştü. Ben merakla diğerlerinin eteklerini kaldırıp bakınca, görevliden açıkta olan koltuk ile aynı olduğu uyarısını alıp, merakımı giderdim.

    Bir iki odada Osmanlılarla ilgili tablolar da vardı. Birinde o dönemin kral ve yöneticileri ile birlikte Abdülmecit’in de portesi vardı. Bu arada içeride fotoğraf çekmek yasaktı. O nedenle iç mekanla ilgili fotoğraf yok maalesef ki…

    Drottningholm Sarayı bahçesi…

    Drottningholm Sarayı bahçesi…

    Bahçeyi gezerken bir vapur düdüğü sesi duydum. Eşime “Gemi gitti” dedim. O “Hayır daha var” dedi ama ben haklıydım, gemiyi kaçırmıştık. Biz de “B planı” yapıp büyük ve bakımlı bahçeyi tadını çıkara çıkara gezdik. Fotoğraflar çekip, çektirdik.

    Drottningholm Sarayı bahçesi…

    Drottningholm Sarayı bahçesi…

    Bir ara yağmur yağdı ama oldukça kısa sürdü. Zaten İsveç gezimiz boyunca uzun ve sağanak yağışlar olmadı.

    Drottningholm Sarayı…

    Drottningholm Sarayı…

    Evet merak ettiniz değil mi dönüşü nasıl yaptık diye. Gemi kaçtı ve biz de elimizdeki metro biletlerimizi kullanmaya karar verdik. “T” harfi ile gösterilen metro durağına otobüsle gidip, metroya binmeden tesadüfen son derece şık bir Mc Donalds görüp karnımızı doyurduk. Çalışanlar bile manken gibi bu İsveç’te :) İsveç’te genel kanım herşeyin sade ama zarif bir şıklık içinde olduğudur. Hem eşyalar hem insanlar. Tasarım her yerde. Mc Donalds’taki koltukta, parkta, bahçede, ummadığın bir köşede.

    Zarif bir İsveç kızı

    Brommaplan Mc Donalds’ta bizim siparişimizi alan zarif İsveç kızı…

    Gamla Stan eski kente dönüp, harika bir dondurmacı bulduk. Tavsiye olunur. Ben Rhum-Russian, eşim blueberry dondurması yedi. İkisi de çok lezzetliydi. Eşime göre Rhumlu olan daha iyiymiş.

    Stockholm’de Sankt Jacobs Kyrka kilisesi…

    Stockholm’de Sankt Jacobs Kyrka kilisesi…

    Bu arada yıllar geçse de unutamayacağım bir şanssızlık yaşadım. Ben caz müziği çok severim. Eşim de bana sürpriz yapıp dünyanın en iyi caz klüplerinden Fasching’e bilet almış. Ben konserin başlangıç saatini bilmiyordum. Elimizdeki paketleri bırakıp, otele gidip duş alıp hazırlanayım derken eşim de saati yanlış not ettiğinden mekana ulaştığımızda son şarkının ortasıydı. Görevli kız “İçeri girecek misiniz? Konserin son parçası.” dedi. Eşim de “Parasını önceden ödedik, tabii ki gireceğiz artık” dedi.

    Mutfak kapanmıştı. Birkaç kelime Türkçe bilen garson kız (bir ara bir Türk ile çalıştığından) halimize acıyıp bize kahve ve meyve getirdi. Tam bir fiyasko olan caz konseri içtiğim kahve nedeni ile tüm gece koyun saymama neden olarak bende ayrı bir olumsuz anı bıraktı. Caz kulübü çok şık değildi oldukça vasat hatta kimi yerleri eski idi. Ancak en iyi caz sanatçılarını ağırlayan çok kaliteli bir mekan olduğunu biliyorum. Siz de Stockholm’e giderseniz mutlaka uğrayın ama konser başlangıç saatine dikkat edin. Bu bölgede konserleri Türkiye’deki gibi geç başlayıp geç bitirmiyorlar. Çok dakik olmalısınız.

    Bundan sonraki günler araba kiralayıp, İsveç’in küçük kasabalarını gezdik. O bir başka yazıya kaldı artık :)

    Füsun Erdoğanlar Bengisu

    STOCKHOLM OTELLERİ

    STOCKHOLM OTELLERİ

    STOCKHOLM’DA NEREDE KALINIR?

    Stockholm’daki konaklama seçenekleri için bencetatil.com olarak bizim en çok tercih ettiğimiz online rezervasyon sitesi Booking.com‘u inceleyebilirsiniz. Hem çok sayıda fotoğraf ve doğru bilgiler, hem de gerçek konukların ayrıntılı ve güvenilir yorumları mevcut.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5

  • Füsun Erdoğanlar Bengisu

    Merhaba Mücahid Bey. Bence eylül ayı gayet iyidir. Ancak biraz soğuk ve yağmurlu olabilir. Accuweather sitesinden hava durumunu takip etmenizi salık veririm. Biz 29 ağustos – 3 eylül tarihleri arasında gittik. Hava sonbahar havasıydı ve yağmur olmadı şansımıza. Bence eylül mükemmel bir tarih. Size iyi eğlenceler. Keyif alacağınız bir gezi olacağını düşünüyorum.

  • Mücahid Damgacı

    Füsun Hanım bilgiler için çok teşekkür ederim. Son bir sorum daha olacak, ben de eylül ayında gitmeyi düşünüyorum, Eylül ayı iyi bir tercih midir? Teşekkürler

  • Füsun Erdoğanlar Bengisu

    Merhaba Mücahid Bey, biz 3 günü Stockholm’e ayırdık. Bence ancak yeterli olur. Gezilecek çok yer var. 3 yada 4 günde çevre kentleri gezerseniz 1 hafta yeter. Ancak Malmö ve Göteburg gibi kentlere de gitmek isterseniz buralar araba ile yaklaşık 5-6 saat sürüyor. O zaman süreyi daha uzun tutup, ara duraklarda konaklamak yada uçak ile geçmek lazım. İyi tatiller…

  • Mücahid Damgacı

    Merhaba, Stockholm ve çevre kasabaları gezmek için sizce kaç gün yeterli olacaktır?

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu