"Şimdi değilse, ne zaman?"

New York’da alışveriş…

    Tatil dediğin alışveriş ile güzel…

    Alışveriş kimileri için bir bir ihtiyaç, kimileri için bir zevk, kimileri içinse bir tutkudur. Ama öyle ya da böyle, alışverişi sevmeyen pek yoktur hani… İşte o yüzden sitemizde alışveriş için özel bir bölümümüz var bir süredir.

    Alışveriş denince insanın aklına dünyada belli başlı şehirler gelir ve New York kesinlikle bunların önde gelenlerinden biridir. İşte bu yazı Amerika’ya giderken New York’da alışveriş yapmak için bence inanılmaz güzel bir rehber olma niteliğini taşıyor ve benim tavsiyem kesinlikle bunu böylece basıp yanınızda götürmeniz, çünkü ben Amerika’ya giderken bunu kesinlikle yapacağım.

    Bu yazı bize, yani bencetatil.com’a, benim çok ama çok can arkadaşım, hayatımın içindeki en güzel renklerden biri olan sevgili Gülru Baykan Arslan’dan hediye. Kendisi bu konularda ilk danıştığımız, verdiği bilgilere güvendiğimiz “bu işi bilen” lerden birisidir ve bunu yazısında da görüp hissedeceğinize inanıyorum. Gülru Baykan Arslan benim gibi İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, işte bu eğitimcilikten gelen bir alışkanlıkla sanırım çok planlı ve didaktik bir alışveriş rehberi hazırladı bize. Okudum, okudum, bir daha okudum, ve “ben alışveriş yapmayı bilmiyormuşum yahu” dedim açıkcası!

    Sevgili Gülru’cuğum, biz bencetatil.com olarak bu yazılarının devamını bekliyoruz ve sitemizin devamlı konuk yazarı olmanı umut ediyoruz. Nice güzel paylaşımlarında buluşmak üzere bu güzel hediyen için tekrar teşekkürler…

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

    Yeni başlayanlar için New York’da alışveriş – Gülru Baykan Arslan yazdı…

    2012’nin Mayıs ayında uzunca bir süredir istediğim hayalimi gerçekleştirme fırsatını buldum. New York’ta bir hafta kız kıza alışveriş! Elbette çeşitli rehber kitaplarda veya internet sitelerinde New York’da alışveriş ile ilgili birçok bilgi, öneri, alışveriş rotası ve haritası bulabilirsiniz, ben burada sadece kendi sevdiğim marka ve mağazaları bulundukları bölgelere göre anlatacağım.

    Küçük bir uyarı

    Öncelikle New York’da alışveriş yaparken son derece uyanık olmanızı tavsiye ederim. Ekonomik krizden çok çekmiş olan Amerikalıların bu zor dönemde biraz gözleri açılmış ve ufak hesaplar peşinde koşmaya başlamışlar. Özellikle drugstore (market tipi eczane) gibi adet olarak fazla ürün alabileceğiniz yerlerde kasaya gitmeden önce sepetinizdeki ürün adedini sayın ve sonra da fişinizi kontrol edin. Aynen Türkiye’de olduğu gibi onlarda da ürünleri çift yazma huyu var. Ayrıca şık ve pahalı bir mağazadan bile alışveriş yapsanız fişinizi kontrol edin. Fişe farklı bir ürünü aynı veya benzer fiyata yazabiliyorlar bu da ürünü iade etmeye veya değiştirmeye kalkıştığınızda problem yaratabiliyor.

    Aklınızda olsun

    Amerikalılar satışı arttırmaya yönelik anlık indirimleri çok seviyorlar. Örneğin Cuma günü öğle saatinde bir mağazayı gezerken yapılan bir anonsla sadece bir saatliğine tek bir ürün grubunda %40’lık bir indirim olduğunu öğrenebilirsiniz.

    Bana göre New York’da alışveriş yapmanın en zor kısmı mağazaların dağınık bir düzende sıralanmış olması. Bu nedenle özellikle aradığınız bir marka veya ürün varsa seyahate çıkmadan önce internetten bir araştırma yapmanızı ve aradığınız markaların adreslerini defterinize kaydetmenizi tavsiye ederim.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Alışveriş güzergahları

    5. Cadde nam-ı diğer 5th Avenue

    5. Caddenin alışveriş açısından en renkli kısmı 34. ve 59. Sokaklar arasında.  Burada Macy’s, Saks Fifth Avenue, Bloomingdale’s gibi büyük çok katlı mağazaların yanında BCBG Max Azria, Michael Kors, Sephora, Banana Republic, Hollister gibi markaları da bulabilirsiniz. Şunu da unutmamak gerekir ki 5. Caddede sokak numaraları büyüdükçe mağazalar daha şık ve pahalı oluyor.

    Macy's

    Mütevazı bir bütçeyle alışverişe çıkmışsanız Macy’s ilk duraklarınızdan biri olmalı. Herald Square’de 34. Sokak ile 6. Cadde’nin kesişiminde bulunan ve iki binadan oluşan bu devasa çok katlı mağazada aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Kadın ve erkek için ayrı ayrı klasik ve spor giyim katlarının yanında büyük beden ve minyonlar için ise petite katları bulunuyor. Genç, çocuk, ev, çanta, ayakkabı gibi bölümlerin yanında alışveriş sırasında dinlenip karnınızı doyurabileceğiniz Mc Donald’s, Cucina &Co., Au Bon Pain, Jimmy’s New York Style Pizza, Auntie Anne’s Pretzels, Starbucks, Ben and Jerry’s gibi restoran ve ve kafeler de mevcut. Macy’s’de özellikle son dönemde yaşanan krizin de etkisiyle hafta sonları %50lere varan indirimlerle karşılaşmak mümkün. Bu nedenle alışveriş için ayırdığınız zaman cumartesi veya pazar ise buraya öğleden önce veya mümkünse sabah açılış saatinde gitmenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde deneme odalarında uzun kuyruklara ve karışmış raflara hazırlıklı olmanız gerekiyor. Eğer ben önce bir ne var ne yok göreyim sonra seçtiklerimi alırım düşüncesindeyseniz beğendiğiniz ürünleri Macy’s’in hangi binasında ve hangi katında gördüğünüzü mutlaka not edin yoksa daha önce gördüğünüz bir ürünü ararken çok vakit kaybedebilirsiniz. Ayrıca New York turist yönünden oldukça fazla popüler bir şehir olduğundan özellikle hafta sonu nüfus oldukça yoğun oluyor. Bunun sonucu olarak da ürünler hızla tükeniyor. Benim tavsiyem beğendiğinizi fazla düşünmeden almanız. Fişinizi atmadığınız sürece daha iyi bir alternatifle karşılaştığınızda her zaman almış aldığınız ürünü iade edebilirsiniz.

    New York’a kadar geldim Macy’s’den daha iyisini hak ediyorum diyorsanız sırasıyla Lexington Caddesi ile 59. Sokağın kesişimindeki Bloomingdale’s ve 5. Cadde ile 49. Sokağın kesişimindeki Saks Fifth Avenue’ya uğramanızı tavsiye ederim. Bloomingdale’s Macy’s’e göre biraz daha pahalı ama kesinlikle daha trendy ve kaliteli ürünler bulabilirsiniz. Buradan alışveriş yapacaksanız öncelikle giriş katındaki Visitors (Amerika’da Avrupa’da olduğu gibi tourist değil visitor’sınız) bölümünde pasaportunuzu göstererek indirim kartınızı alın. Bu kart günlüktür ve Bloomingdale’s’i farklı günlerde ziyaret ediyorsanız her seferinde bu kartı yeniden almanız gereklidir. Maalesef bu kart lüks olarak kabul edilen markalarda indirim sağlamamaktadır. Saks Fifth Avenue ise lüks markaları ve yüksek fiyatlarıyla Türklerin daha çok bir müze kıvamında gezdikleri çok katlı bir mağaza. Ama farklı parçalar peşindeyseniz ve hele de indirim dönemiyse buraya kesinlikle uğramanızı tavsiye ederim. Türkiye’de yüksek fiyatlar karşılığında ulaşabildiğimiz düğün, mezuniyet gibi özel davetlerde giyebileceğimiz kıyafetler açısından Amerika ve Saks Fifth Avenue gibi mağazalar oldukça fazla alternatif ve fiyat seçeneği sunuyor.

    5. Cadde ile 39. Sokağın kesişimindeki Lord and Taylor ilk bakışta çok da cezbedici olmayan ama kesinlikle kaçırılmaması gereken çok katlı bir mağaza. Turistler tarafından fazla bilinmemesinin getirdiği iki avantajdan birincisi içerisinin kesinlikle kalabalık olmaması; ikincisi ise ürün çeşidinin ve miktarının fazla olması. Örneğin hiçbir yerde numarası kalmamış bir çift Michael Kors marka ayakkabıyı burada bulma olasılığınız son derece yüksek. Giriş katındaki bijuteri kısmını da özellikle tavsiye ederim.

    5.Cadde ile 52. ve 53. Sokakların kesişimindeki Hollister ise mutlaka yaşanması gereken bir deneyim. Dar t-shirtlere, kısacık eteklere, Hawaii desenli şortlara ya da afrodizyak kıvamındaki parfümlere ihtiyacınız olmayabilir ama bence yine de kapısında sizi karşılayan Barbie ve Ken’e benzeyen mankenlerin yanından geçip bu mağazaya girmenizi tavsiye ederim. İçeri girdiğinizde öncelikle burnunuza size yazı ve plajı çağrıştıran keskin hindistan cevizi ve kakao kokuları gelecek sonra da bir orman havası verilmiş karanlık koridorları olan bir labirentte fırfırlı etekler, çiçekli gömlekler arasında ilerlemeye başlayacaksınız. Aralarda yine Barbie ve Ken’lerin canlıları size gülümseyecek. Yolun sonu kasalara varıyor. Dediğim gibi ürünler size uymasa da vaktiniz varsa burayı mutlaka görün.

    5. Cadde ile 58. Sokağın kesişimindeki Apple Store 7 gün 24 saat açık, dolayısıyla “jetlag” sorununuz varsa burayı gezmeyi sabaha karşı bir saate de bırakabilirsiniz.

    Apple

    Paris’teki Louvre Müzesi’nin girişinde bulunan piramidi anımsatan cam bir yapıdan girip, merdivenlerle aşağıya indiğinizde çok büyük bir alana kurulmuş bir teknoloji merkezi ile karşılaşıyorsunuz. İddia ediyorum ki ne kadar teknoloji düşmanı veya teknoloji fobik olsanız da buradan etkilenecek ve bir şeyler almak isteyeceksiniz. Ben şimdiye kadar Amerika çıkışında gümrükte hiçbir sorunla karşılaşmadım. Türkiye’ye girişte ise eğer sorulursa iki telefon ve iki bilgisayarı kendi eşyanız olarak beyan edebilirsiniz. Daha fazla alışveriş yaptıysanız Türkiye’de uçaktan indikten sonra duty free’de biraz vakit geçirmenizi ve sonra da uçağınızın bagajlarının çıktığı taraftan değil de ters yönden gümrüğe doğru yürümenizi tavsiye ederim. Böylelikle gümrük memurları tarafından durdurulup bagajlarınızın x-ray’den geçirilmesinin önüne geçebilirsiniz. Bu arada aldıklarınızı kutularından çıkarmanızı, kutuları atmak istemiyorsanız bavula saklamanızı öneririm. Birden fazla bilgisayar aldıysanız onları da açıp bir iki resim ya da dosya yükleyerek kişiselleştirmeniz akıllıca olabilir.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8

  • Zeki

    Kesinlikle mükemmel bir Kılavuz. Çok teşekkürler .)

  • Gamze

    Teşekkürler! Çok bilgilendirici olmuş. :)))

    • Dilek

      Beğendiğine çok sevindik sevgili Gamze :)

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu