"Şimdi değilse, ne zaman?"

Kaşiflerin Lizbon’u…

    Bencetatil.com bildiğiniz üzere seyahati seven, dünyayı keşfetmeye ve yeni yerler görmeye tutkun diğer gezginlerin de gezi anılarını yayınlıyor.

    Sevgili Neşe Gülnar Erkman bizim yazılarını severek okuduğumuz ve gezi tecrübelerinden çok şey öğrendiğimiz bir gezgin. Yaptığı gezileri anlatırken bulunduğu şehre ve ülkeye farklı açılardan bakıp değerlendiren, gerçekten güzel detaylardan ve enteresan bilgilerden de bahseden bir gezi yazarı kendisi.

    Neşe Gülnar Erkman 1951 İstanbul doğumlu, Erenköy Kız Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu. 23 yıllık öğretmenlikten sonra, 20 yıldır da gönüllü olarak Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde aktif bir şekilde çalışarak ülkemizin geleceğine güzel katkılarda bulunmaya devam eden son derece değerli bir insan.

    Bencetatil.com’da bundan sonra kendisinin güzel gezi yazılarına ulaşabileceksiniz. İlk olarak en çok gitmek istediğimiz yerlerden biri olduğu için kendisinin Portekiz seyahatini seçtik. Umarım bu gezi yazısı size de Portekiz seyahati düşündürmeye başlar :)

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

     

    Kaşiflerin Lizbon’u… Neşe Gülnar Erkman yazdı.

    24 yıl önce bizi çok üzen bir ölüm haberi ile aniden geri dönmek zorunda kaldığımız Lizbon’a bu kez neşeli bir planla gidiyorum. Teklif 30 yıl önce öğrencim, şimdi en iyi dostlarımdan birinden geldi. “Hocam, ne olur birlikte bir gezi yapalım, Lizbon a gidelim!” fikri tarafımdan acil olarak değerlendirildi ve  Ocak ayında uçak bileti arayışları başladı. Avrupa’nın bu en uzak noktasına ucuz bilet bulmak ne mümkün, 750 Euro ile başlayan araştırma 550 Euro’dan daha aşağıya inemeyince üç gecelik bir organize tura yazılmak şart oldu. 3 gece 4 gün 499 Euro kabulümüzdür. Anti-tur anlayışım bu kez yumuşamak zorunda. Bu “tur” işleri benim gezi anlayışıma hiç uymuyor. 3 kez uçağın saati değişti, şehir merkezi diye bize sattıkları otel, bizim Avcılar gibi merkeze uzak bir bölgeye alındı. “Ne yapalım, metro var, biner gideriz” diyerek iyimser bir şekilde yola çıktık. Yol uzun, 5 saat uçuş kolay değil. THY nin yemekleri fena değil ama bir uçak dolusu yolcu iki WC nin önünde sıraya girince işler zorlaşıyor.

    Dört yıldız olduğu iddia edilen otel, Lizbon’un kuzey bölgesinde,1998 EXPO fuarı için yapılan yeni bir yerleşimin ortasında. Son yıllarda millet olarak yıldız kalitemizi yükselttiğimizden beri artık yurtdışında da otel beğenmez olduk. Üç gün önce hayırlı bir iş için gittiğimiz Mersin’de kaldığımız  otelin dört yıldızı benim gözüme çok daha parlak gözüktü.

    Gezmeye çok uygun, ılık bir havada vardık Lizbon Havaalanı’na. 1960’ların “betebe mozaik” döşeli, karanlık ve boş geçitlerinden geçerek tam bir saat süren pasaport kontrolü yordu bizi. Ekonomik krizin en üst seviyede yaşandığı ülkelerden olan Portekiz’de işten çıkarmaların çok olduğunu biliyoruz, bu nedenle pasaport kontrol memurlarının az sayıda oluşunu  hoş gördük. Otobüse binildi ve çevre yolundan Belem çevresindeki anıtlara doğru yola çıkıldı. Organize tur dedikleri böyle bir iş. Otele gidip bir el-yüz yıkayalım fikrine çok uzağız. Sabahın köründen beri yoldayız, 15:00’da indik uçaktan ve otele gece 21.00’de gireceğimiz söylendi. O zamana kadar gezdirecekler bizi. Otobüs UNESCO korumasındaki Jeronimos Manastırı’nın önündeki parkda yerini aldı, yarım saat buradayız. Benim neyime yeter yarım saat?

    Jeronimos Manastırı

    Jeronimos Manastırı

    Jeronimos Manastırı

    Jeronimos Manastırı

    Jeronimos Manastırı

    Jeronimos Manastırı

    Paskalya ayininden yorgun çıkan kilise erkanı bugün dükkanı kapatmış. Vasco  da Gama’nın da mezarının olduğu manastırı dışardan görüp, bir koşu caddeyi yer altı geçidi ile aşarak Kaşifler Anıtı’na gidiyorum. Kocaman bir kadırganın burnuna yerleşmiş tüm kaşifleri selamlıyorum.

    Kaşifler Anıtı

    Kaşifler Anıtı

    Kaşifler Anıtı

    Kaşifler Anıtı

    1497’de, biraz ilerdeki Belem Kulesi’nin olduğu noktadan yola çıkan Vasco da Gama, tüm zenginliklerin yolunu açan Hindistan’a giden “Baharat Yolu” nu keşfetmeseydi ,belki de bu yolların hakimi Osmanlı, elindekini avucundakini kaptırmazdı. Kanuni devrinde Hint Denizi’nde karşı karşıya gelen iki süper güç, ünlü denizci Piri Reis’in komutasında çok daha ileri hedeflere gidebilecekken , “kıskançlık” damarı kabaran bölge valisi tarafından geri çağrılınca Portekiz donanması nasıl da rahat bir nefes almıştır. 1500 yılında, Brezilya da sömürgeler zincirine katılınca, artık bu küçük imparatorluk, dünyanın pek çok bölgesini egemenliğine alan bir deniz imparatorluğu haline gelecek ve zenginlikleri başkente akıtacaktır. Gözüm saatte, aceleden kalbim yerinden fırlayacak. Kaşifler Anıtı’ndan biraz ilerdeki Belem Kulesi’ni ancak uzaktan görebiliyorum. 25 yıl öncesinde bir saat geçirmiştim bu kulede. Yeterli günümüz olsa, atlardım “15 nolu Tram”a, bir kez daha gelirdim buraya.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Şimdi istikamet manastıra 200 mt. uzaktaki meşhur “Belem Pastanesi”.

    Belem Pastanesi tatlıları

    Belem Pastanesi tatlıları

    Belem Pastanesi

    Belem Pastanesi

    Kuyruk uzamış, tüm turistler tanesi 1.05 euro olan Pastell de Nata  yeme sevdasında. Biz de eksik kalmadık ve çabuk ilerleyen kuyruktan ikişer tane tatlı alarak ayrıldık. Bizim “Laz Böreği” benzeri güzel bir yiyecek. Milföy hamurundan yuvalar içine konulan pastacı kremasının üzeri fırında kızartılmış, üstüne tarçın ve pudra şekeri dökülerek afiyetle mideye indiriliyor. Sonraki günlerde de bu tatlı için hiçbir fırsatı kaçırmadık.

    Belem’in hemen üzerindeki dev VII.Eduardo parkından, çevre yoluna çıkıyoruz. Çam ormanları, okaliptüs ağaçları, mimozalar ve palmiyeler arasından geçerek şehrin kalbine giriyoruz. Tüm yolların kavuşma noktası Marques de Pombal Meydanı. Kim bu adam ? 1755 deki korkunç depremden sonra, kral bir çadıra sığınır ve başbakan konumundaki asil Markiz idareyi ele alır, köylerden yardıma gelenleri organize eder ve bugün gördüğümüz müthiş imar hareketini başlatır. Sömürgelerden gelen zenginliği Lizbon’a akıtır. Marques de Pombal’den aşağı İstiklal caddesi=Avenida da Liberdade boyunca inip Rossio Meydanı’na geliyoruz. Bu meydanın ortasında iki güzel fıskiyeli havuz var. Etrafta kafeler, tiyatro, arkada Restaudores Meydanı ve Rossio tren istasyonu yer alıyor.

    Rossio Meydanı

    Rossio Meydanı

    19:30’a kadar serbestiz. Akşam yemeğini de burada yedikten sonra artık yatmaya gideceğiz otele. Rossio Meydanı’nın hemen köşesindeki Vişne likörü=Ginginha satan büfenin önünde soluklanıyor, likörleri kafaya dikip kendimizi Rua Augusta üzerinden sahile atıyoruz.

    Ginjinha Likörü

    Ginjinha Likörü

    Ginjinha Likörü

    Ginjinha Likörü

    1755 depreminden sonra şehrin bu bölgesi yeniden imar edilirken, antik çağın tipik “ızgara plan”ı burada uygulanıyor ve birbirine paralel caddelerden serin okyanus havasının içeri girmesi sağlanıyor.

    Rua Agusta

    Rua Agusta

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu