"Şimdi değilse, ne zaman?"

Yanıbaşımızda saklı güzellik: Thassos

    Yemyeşil, sakin ve sevimli bir Yunan adası: Thassos

    Thassos Adası, ya da Türkçe’de bilinen adıyla Taşöz Adası, arabama atlayıp, hem yurt dışı seyahati, hem de deniz tatili yapayım diyenler için eşi bulunmaz bir yer. Hemen yanıbaşımızda saklı bu güzelliği keşfetmiş olmaktan dolayı biz çok mutlu olduk, umarım tatil hikayemizi okuyup, fotoğraflara bir göz atınca, siz de aynı duyguları paylaşır ve Thassos Adasını tatil listenizde başlarda bir yere koyarsınız…

    İşte adamızdan bir kaç kare…

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Aliki Koyu

    Aliki Koyu

    Limenaria Sahili

    Limenaria Sahili

    Psili Ammos Plajı

    Psili Ammos Plajı

    Haydi gelin önce bu adaya nasıl gidilir, ona bakalım…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Thassos Adasına ulaşım

    Tam olarak nerede bu ada, yol güzergahı nedir, nasıldır diyecek olursanız, aşağıdaki maps.google.com dan aldığımız haritaya bir bakalım…

    Thassos Adası Rotamız – © Googlemaps

    Thassos Adası Rotamız – © Googlemaps

    Gördüğünüz gibi İstanbul’dan Tekirdağ, Malkara, Keşan ve İpsala güzergahını takip ederek sınır kapısına geliyorsunuz, sınırı geçtikten sonra ise Alexandroupoli (Dedeağaç) ve Xanthi (İskeçe) üzerinden ilerleyip feribota bineceğiniz Keramoti şehrine varıyorsunuz. Ondan sonrası çok kolay, 45-50 dakikalık bir feribot yolculuğu ile adadasınız. Saat başı feribot vardı, o yüzden fazla beklemiyorsunuz. Bekleseniz bile Keramoti sahilinde çok sevimli kafe ve restoranlar var, denize karşı oralarda bir şeyler yiyip içerek beklemek bile ayrı bir keyif…  Bir başka seçenek de Kavala şehrine gidip orayı gezdikten sonra Thassos Adasına feribot ile geçmek olabilirdi, ama biz Kavala ve Selanik’e Thassos’dan sonra gideceğimiz için onu tercih etmedik. Bir de Kavala’dan adaya feribot ile ulaşım 1 saat 45 dakika sürüyor dediler, o yüzden Keramoti bizim için ideal seçenek oldu.

    Yunanistan’a araba ile gitmek için yapılması gerekenler

    * Biz Yunanistan’a giderken uluslararası ehliyet alma zorunluluğu vardı ama artık bu kural kalktı, normal ehliyetler ile de girilebilmesi için anlaşma yapıldı. Ancak basında bu anlaşmanın sadece 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren verilecek olan çipli ehliyetleri kapsadığı bilgisi yayınlandı. Yani eski ehliyet sahibi iseniz halen TURİNG’den 2 fotoğraf ve 400 TL civarında bir ücret karşılığında uluslararası ehliyet almanız gerekiyor gibi görünüyor.

    Basında yayınlanan açıklama şöyle:

    Uluslararası ehliyetlerin verildiği kurum olan TURİNG, söz konusu uygulamanın 1 Ocak 2015’ten itibaren değiştirilecek olan ehliyetlerle birlikte geçerli olacağını, halihazırda geçerli olmadığını açıkladı. Yapılan açıklamada, “Yunanistan Büyükelçiliği’nin bildirimi, 1968 Viyana Konvansiyonu’na göre düzenlenen Türk Sürücü Belgelerinin Yunanistan’da geçerli olacağını açıklamaktadır. Ancak mevcut Türk Sürücü Belgeleri bu standartlarda olmadığından resmi olarak Yunanistan’da ve diğer Viyana Konvansiyonu’na taraf ülkelerde geçerli değildir. Zaten uygulamada da Yunanistan mevcut Türk Sürücü Belgeleri ile ne sınırdan girişe ne de ülkede taşıt kullanımına izin vermemektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden verilen son bilgilerde Türk Sürücü Belgeleri ’nin 01 Ocak 2015 itibariyle düzenlenmeye başlanacağı belirtilmiştir. 1968 Viyana Konvansiyonu’na göre yeni düzenlenecek Türk Sürücü Belgeleri Yunanistan’da geçerli olacaktır” denildi. (Kaynak: hurriyet.com.tr – 17 Eylül 2014)

    Anlaşma ile ilgili belgeleri aşağıda görebilirsiniz.

    10410420_10152721053189023_3294902753788772216_n

    Yunan Başkonsolosluğundan alınan belge

    10600380_10152721053354023_3593175283706501029_n

    T.C. Dışişleri Bakanlığı sayfasındaki kanun değişikliği açıklaması

    * Araba yolculuğunuz öncesinde sigortacınızdan veya TURİNG’den ülkemizdeki zorunlu trafik sigortasının uluslararası geçerliliği olan versiyonu diyebileceğimiz yeşil sigortanın yaptırılması gerekiyor. Bir hafta için yaklaşık 60 Euro tutuyor.

    * Yine sigortacınızdan kaskonuzun yurtdışında geçmesi için bir zeyil yaptırabilirsiniz. Bu da bir hafta için 100 TL ye yakın bir ücret tutuyor. (Bu tabii ki zorunlu değil ve ödenen ücret araca göre değişecektir)

    Yolculuk’dan kısa kısa notlar

    * İstanbul Avrupa yakasından çıktıktan 3 saat 45 dakika sonra İpsala hudut kapısına vardık. Toplamda İstanbul’dan yola çıktıktan 6 saat sonra Thassos’daydık.

    * İstanbul’dan Keramoti’ye vardığımızda 437 km yapmıştık. Sonrası zaten feribot – yani kilometre yapmıyorsunuz.

    * 4 günde adayı koy koy dolaştık ve galiba bir yukarı bir aşağı, bir sağa bir sola derken işi biraz abarttık, 185 km yapmışız orada. Aslında ada çok büyük değil, çevresi 90 km civarında ama  bizim gibi yerinde duramayanlar adayı keşfe çıkınca bu kadar kilometre yapıyor işte :)

    * Yunanistan’a girdikten sonra tabelalar önce Yunan alfabesi ile yazılmış olarak çıkıyor karşınıza, hemen sonrasında İngilizce olarak bir tabela daha koymuşlar, o yüzden rahatça buluyorsunuz gideceğiniz yeri.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Sınırdan geçme heyecanı

    Sınıra yaklaşırken bir garip telaş ve heyecan sarıyor insanı, acaba nasıl olacak diye… Tekirdağ, Keşan, Malkara derken gitgide yaklaşıyoruz ve artık tabelalarda Yunanistan yazmaya başlıyor.

    Sınıra doğru...

    Sınıra doğru…

    Sınır kapısına geldikten sonra Türkiye sınırını geçene kadar 4 kontrol noktası var. İlki gümrük kapısı… Burada memur arabanızın kaydı olup olmadığına bakıyor, kaydını bulamıyorlarsa bize olduğu gibi ilk kez mi yurtdışına çıkıyor bu araba  diye soruyorlar. Sanırım artık arabamızın kaydı var :)

    İkinci durak pasaport kontrol… Buraya gelmeden önce soldaki binanın arkasından yurtdışı çıkış harç pulunuzu alıyorsunuz. Burada memur pasaportlara bakıyor ve damga basıyor.

    Pasaport kontrolden sonra üçüncü kez durduğunuz yerde ise gümrük çıkış  işlemleri yazıyor. Burada memur ruhsat sahibinin pasaportunu istiyor. Onun da arabada olması lazım.

    Karşı tarafa geçmeden önce alışveriş yapmak isterseniz burada Dutyfree de var. Dutyfree den sonra son bir aşama var. Dördüncü kez durduğunuz yerde pasaportlara bakıyorlar tekrar.

    Bu dört aşamayı geçtikten sonra Türkiye size “Goodbye” diyor :(

    Meriç nehri ve Meriç köprüsü iki ülkeyi ayıran sınır. Köprüyü geçince Yunanistan… İlgimizi çeken birşey oldu burada, belki küçük bir ayrıntı ama Meriç köprüsünün demirleri bizim tarafta kırmızı beyazken, diğer tarafta Yunan bayrağının renkleri olan mavi beyaza boyanmıştı.

    Türkiye-Yunanistan sınırı - Meriç Köprüsü

    Türkiye-Yunanistan sınırı – Meriç Köprüsü

    Sınırdan geçerken sağda bekleyen tırların arkasına girmeyin sakın, hem Türkiye’den çıkarken, hem de Yunanistan’a girerken arabalar için soldan giriş mümkün, sağdaki tır sırasını beklemeniz gerekmiyor.

    Yunanistan sınırında tek bir yerde duruyorsunuz ve kontrol sırasında pasaport, uluslararası ehliyet ve yeşil sigortanızı gösteriyorsunuz. Buradaki memurlar hafif kırık bir Türkçe konuşuyorlar. Bize “Nereye gidiyin?” dedi, “Thassos” dedik. “Turist mi?” dedi, “Evet” dedik. Giriş damgamızı vurdu ve iyi yolculuklar diledi bize. Pasaport kontrolünden hemen sonra bir kulube daha var, bazı arabalara yanlarında sigara alkol vs olup olmadığını soruyorlarmış ama bizi durdurmadılar bile orada, hemen geçtik :)

    İşte hızlı çekim geçişimiz :)

    Youtube’dan erişilemediği durumlar için bir de Vimeo üzerinden seyredebilirsiniz…

    Türkiye-Yunanistan İpsala Sınır Geçişi… from htavasoglu on Vimeo.

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Yol kenarındaki küçük kiliseler

    Yunanistan’da arabayla seyahat ederseniz mutlaka dikkatinizi çekecek “küçük kilisecikler” göreceksiniz yollarda. Küçük dediysem basbayağı küçük, yani kimisi bir adam boyu kadar bile yok. İçlerinde yanan bir mum ve bazen de fotoğraflar var. Bizim çok ilgimizi çekti. Durup durup fotoğraflarını çektik. Sonra insanlara bunların hikayesini sorduk ve içimiz bir fena oldu öğrenince. Bu küçük kiliseler yolda tam da bu noktada gerçekleşen bir trafik kazasında hayatını kaybedenlerin anısına konuyormuş. Aileleri düzenli olarak gelip bakımlarını yapıyorlarmış. Bir tür o kişileri anma, ruhlarına dua okuma vesilesi yani. Hatta bazen insanlar evlerinin bahçelerine de ölen yakınları için koyarlarmış bu kiliselerden. Ayrıca bir de önemli bir trafik kazasından kurtulanlar bazen Tanrıya şükranlarını sunmak için bu tür küçük kiliseler koyuyorlarmış kazanın olduğu yere. Bize çok anlamlı ve güzel geldi bu.

    İşte o küçük kiliselerden birkaçı…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden… 

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Yol kenarındaki küçük kiliselerden…

    Bu kiliselerin hikayelerini öğrendikten sonra onları her gördüğümüzde “bak burada kaza olmuş, dur yavaşlayalım, aman dikkat edelim” dedik. Trafik kazalarını önlemede de yararı olduğunu farkedince iyice güzel geldi bu olay… Enteresan, değil mi?

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Feribot ile adaya geçiş

    Sınırı geçer geçmez hemen çok güzel yapılmış bir otobanda buluyorsunuz kendinizi. Feribota bineceğiniz şehir olan Keramoti’ye gelene kadar Alexandroupoli (Dedeağaç) ve Xanthi (İskeçe) şehirlerini geçiyorsunuz. Otoban şehrin içine girmiyor tabii. Keramoti çok şirin, sahil kenarında sevimli kafe ve restoranları olan küçük bir yerleşim yeri. Yolda sizi feribota yönlendiren tabelalar var. Zaten araçları takip ettiğinizde çoğunun gittiği yer feribot olduğu için şaşırmadan bulabilirsiniz. Feribot sırasına girdikten hemen sonra bir dolu kişi arabamıza gelip taverna, mağaza, restoran ve kafe reklamı içeren broşürler bırakmaya başladı. Bunlardan biri, bana beklemeyip gidip bilet almamı söyledi. Ben de eşimi arabada bırakıp inip bilet almaya gittim. Günlere göre tarife yapmışlar. Listeden gördüğüm kadarıyla saat başı feribot vardı bizim gittiğimiz gün, Bilet satan kadına bilet ücretini sorduğunuzda arabanızın markasını ve modelini soruyorlar, bilet ücretini arabanın büyüklüğüne göre belirliyorlar. Bizde Volkswagen Jetta var, artı eşim ve ben iki kişiydik arabada. Araba ve yolcu toplam 26 Euro ödedim. Arabaya gidip oturdum ama birazdan daha garip birşey oldu. Görevli bir memur arabaların yanlarına geliyor ve insanlar arabadan inmeye başlıyorlardı. Bize de gelince anladık durumu: “Sadece şöför kalabilir arabada, diğer yolcular yürüyerek kendileri binecek feribota” demez mi ! Haydii, hemen nerede buluşuruz filan gibi planlar yaptık, ben indim, feribota binince de arabaların girişini gören bir yerde durup hem eşimi bekledim, hem de onun feribota binişini videoya aldım. Ayırdılar bizi bari bir işe yarasın, di mi :) Sonra ona da sürpriz oldu. Neyse buluştuk yukarı çıktık. Bu arada feribotlar 3 kata araba alıyor. Bindiğiniz kata, onun altına ve onun üzerine. Alta sokmadıklarına pek memnundu eşim, hemen girişte bir yer gösterdiler. Ama dönüşte üst kata gitmekten kurtulamadı! Feribotun açık oturma yerleri de var, klimalı kapalı alanları da. 50 dakika kadar martıların yakın takibinde yaptığımız bir yolculuktan sonra adaya vardık.

    Burası Keramoti…

    Keramoti sahili

    Keramoti sahili

    Bu da feribotumuz …

    Thassos Feribotu yanaşırken - Keramoti sahili

    Thassos Feribotu yanaşırken – Keramoti sahili

    Martılar eşliğinde adaya doğru gidiyoruz.

    Thassos Feribotu ile adaya yolculuk

    Thassos Feribotu ile adaya yolculuk

    Feribotun üzerinde niye GAZOZ gibi birşey yazıyor diye çok merak ettim, meğer benim gazoz sandığım kelime Thassos’un Yunanca haliymiş… O andan itibaren adaya “GAZOZ ADASI” demeye başladım :)

    Thassos Feribotu üzerindeki yazı - Yunanca Thassos

    Thassos Feribotu üzerindeki yazı – Yunanca Thassos

    Adaya geldik… O muhteşem doğasıyla karşıladı bizi Thassos.

    Adaya varış

    Adaya varış

    Feribot yolculuğumuza bir de buradan bakın :)

    Youtube’dan erişilemediği durumlar için bir de Vimeo üzerinden seyredebilirsiniz…

    Keramoti’den Thassos Adası’na geçiş… from htavasoglu on Vimeo.

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Thassos Adası

    Thassos, dedikleri gibi, okuduğumuz gibi, gerçekten yemyeşil bir ada. Öyle klasik mavi beyaz boyalı evler yok, daha sade, daha iddiasız, kendi halinde, ama şirin mi şirin, güzel mi güzel bir ada. Sahili olsun, çarşısı olsun insanı şehrin karmaşasından uzaklaştırıp başka bir diyara götürüyor. 29-30 Mayıs 2013 den beri sıkışan yüreğimize, güzel ülkemizin içinde bulunduğu durumun bizde yarattığı hüzne ve moral bozukluğuna bir nebze olsun iyi geldi bu sakinlik ve huzur.

    İşte Thassos adasına indiğinizde sizi karşılayan Limenas şehri…

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas sahili

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Restoran ve kafeleri çok güzel, rengarenk boyalı, çiçekli ve süslü – insan hepsinde oturmak istiyor.

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas

    Thassos Limenas'da Mythos Restoranı

    Thassos Limenas’da Mythos Restoranı

    Thassos Limenas'da Simi Restoranı

    Thassos Limenas’da Simi Restoranı

    İstanbul hatırası tadında “Ada ve feribot hatırası” fotoğrafımız :)

    Thassos Limenas Hatırası :)

    Thassos Limenas Hatırası :)

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Alışveriş sokakları her zamanki gibi ilgimi en çok çeken yerlerden biri oldu. rengarenk takılar, giysiler, yerel lezzetler, hediyelik eşyalar… Ne ararsanız var…

    Thassos Limenas Çarşı

    Thassos Limenas Çarşı

    Gece de ayrı güzel Thassos Limenas…

    Limenas gece vakti...

    Limenas gece vakti…

    Adanın insanlarına gelince, beklentimin çok üzerinde sıcakkanlı davranmaları beni oldukça şaşırttı, demek ki hafif tedirginmişim malum tarihimizin etkisinde kalarak… Elbette her çeşit düşüncede insan vardır yine de, ama en azından otelde, restoranlarda, kafelerde, dükkanlarda gayet hoş karşılandık. Turist olduğunuzu anlar anlamaz, “Nerelisiniz” diyorlar İngilizce. “İstanbul’dan geldik” der demez Türkçe’ye dönüp, güleryüzle “Hoşgeldiniz, buyrun…” diye başlıyorlar. Restorana oturuyorsunuz garsonlar geliyor, masaya birşey koyuyor, sonra yine Türkçe “Afiyet olsun” diyorlar. Sohbet etmek için fırsat yaratıyorlar, konuşkanlar. Kiminin arkadaşı, tanıdığı var İstanbul’da, kiminin annesi veya babası İstanbul’da doğmuş. Başlıyorlar tanıdıkları Türkleri anlatmaya.

    Bazı restoranların önündeki tabelalarda Türkçe yazılmış yazılar görünce şaşırmayın, gerçekten Türk turistleri önemsiyorlar.

    Restoran tabelalarından biri...

    Restoran tabelalarından biri…

    Çok da benziyorlar bize. Şehirlerdeki ve kasabalardaki, hatta tatil beldelerindeki mimari ve genel görünüm benziyor. İnsanlarının sıcakkanlılığı benziyor. Yılların ortak geçmişi ve yaşanmışlığı, ortak coğrafya ve iklim, benzer bir kültür oluşturmuş sanırım.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Adadaki lezzetler

    Yemeklerin bir çoğu bizimkilere benziyor. Yalnız deniz ürünü yemekler ağırlıkta adada.

    Ama ben en çok köftelerine bayıldım desem :) Yani hayatımda yediğim en güzel köftelerdendi orada yediklerim. Sade ızgara köfte de var, altında pidesi, üzerinde domates sosu ve yoğurtlu olanı da. Porsiyonlar genellikle oldukça büyük.

    Yunan usulü köfte

    Yunan usulü köfte

    Yunan usulü yoğurtlu köfte

    Yunan usulü yoğurtlu köfte

    İkinci en bayıldığım yemekleri musakka oldu. Bir sıra patates dizmişler tepsiye sonra salçalı kavrulmuş kıyma sonra bir sıra patlıcan ve yine kıyma, en üstte de beşamel sos ve kaşar. Fırına veriyorlar, börek gibi dilim şeklinde  kesip getiriyorlar. Enfesti.

    Yunan usulü musakka

    Yunan usulü musakka

    Ben deniz ürünlerinden hazetmediğim için önce kendi sevdiklerimle devam edeceğim. Mezelerden patlıcan salataları güzel, çoğu yerde yaprak sarma da oldukça lezzetliydi.  Kırmızı biberin içine beyaz peynir doldurmuşlar, o da çok güzeldi.

    Patlıcan ve biber

    Patlıcan ve biber

    Yaprak sarma

    Yaprak sarma

    Tzatziki dedikleri meze bizim cacığın süzme yogurtla yapılmış olanı, bizim hoşumuza gitti, güzel olmuş.

    Tzatziki

    Tzatziki

    Kalamarlar çok yumuşak, hafif ve lezzetliydi ama limonla servis ediliyor, bizim alıştığımız tarator sosu olmayınca tadını alamadım, çok yavan geldi. Gerçi eşim çok beğendi, böyle de iyi dedi…

    Kalamar

    Kalamar

    Greek salad diye bir salataları var, her yerde bulabilirsiniz. Bizim çoban salatasını yaparken benim gibi üşenip kocaman kocaman doğramışlar malzemeyi, sonra da üzerine beyaz peynir, zeytinyağı ve nane eklemişler. İşte öyle birşey.

    Greek salad

    Greek salad

    Greek salad

    Greek salad

    Etli dolmaları da güzeldi, yoğurt istedim, onu da getirdiler, oh tam evdeki gibi oldu :) Tek farkı yanında patates ile servis ediyorlar.

    Etli dolma

    Etli dolma

    Mücver nefisti ama kocamandı porsiyon…

    Mücver

    Mücver

    Beyaz peyniri susama bulayıp kızartıp, sonra da üzerine hafif bal döktükleri bu meze hem tatlı hem tuzluydu, biz sevdik. Menüde “Fried Feta cheese with sesame” diyordu. Yanındaki limona pek anlam veremediğimiz için kullanmadık ama kahverengi sos lezzet kattı :) Bu  arada Feta cheese dedikleri bildiğimiz beyaz peynir. Biraz sert ve az yağlı olanından.

    Susamlı peynir

    Susamlı peynir

    Bunlar da benim masada görmeye zor tahammül ettiğim ama eşimin yemekte ısrar ettiği deniz ürünleri. Lezzetlerini ona sordum, ben dediğim gibi, tatmak şöyle dursun zor bakıyorum.

    Bu içi peynir ve domates karışımı ile doldurulmuş kalamar.

    Kalamar

    Kalamar

    Bu da ahtapot bacağı…

    Ahtapot bacağı

    Ahtapot bacağı

    Ve bu da sebzeli pilav üzerinde soslu  karides. Bıyıklar, gözler… Aman Tanrım, halen bakamıyorum :(

    Soslu karides

    Soslu karides

    Artık içkilere geçelim. Şu meşhur Ouzo dedikleri içkileri bildiğiniz rakı… Çoook hafif bir tat farkı hissedilse de basbayağı rakı işte. Bir dolu da çeşidi var. İçimi hoş ve hafifti denediklerimizin. Ama iki akşam ouzo bana yetti ve aslıma döndüm, yani şarap ve birasever halime :)

    Ouzo

    Ouzo

    Önerimiz resimdeki marka ouzo, yani Barbayanni… Hafif meyve tadı hissedilen, tatlımsı, içimi kolay ve en hoşumuza gideni bu oldu…

    Ouzo

    Ouzo

    Yunan biralarından Mythos ve Fix en güzelleriydi.

    Yunan biraları

    Yunan biraları

    Yunan şarapları içinde ise ben en çok Calliga’yı sevdim…

    Yunan Şarabı Calliga

    Yunan Şarabı Calliga

    Thassos Limenas şehrinde sahil şeridinin en sonunda Mythos diye çok tatlı bir restoran var. Orada şişe değil, bir bardak şarap istedim. O restorana mı özgüydü ne, şarabı kocaman kırmızı metal bir kapta getirdiler, ağzına kadar da doldurmuşlar, en az iki kadeh içmiş gibi oldum yani :)

    Mythos restoranda şarap keyfi

    Mythos restoranda şarap keyfi

    Neredeyse bütün restoranlar, öğle yemeği sonrası olsun, akşam yemeği sonrası olsun, hesabı ister istemez karpuz getiriyorlar ikram olarak. Bir yerde karpuzla beraber irmik tatlısı geldi. Bu arada bizim Türk Kahvesinin adı orada Yunan Kahvesi, yani Greek coffee. Tereddütle ısmarladım önce ama aynen bizim kahvenin tadındaydı, nerede istesem güzel yaptılar.

    İşte böyle bildiğiniz tanıdığınız lezzetlerin çok benzeri veya az biraz değişiği Yunan mutfağını oluşturuyor. Pilavları ve makarnaları, ve hatta tortellinileri de güzeldi, hamur işi krizine girdiğimde hepsini denedim ve çok beğendim.

    Fiyat soracak olursanız aşağı yukarı aynı gibiydi sanki tüm restoranlarda… Salata ve mezeler 3 ile 6 Euro arasında, köfte ve et ya da makarna, pizza gibi yemekler 6 ile 8 Euro arasında, ızgara ahtapot veya kalamar ile küçük balıklar 8 ile 12 Euro arasında değişiyordu. Özellikle porsiyon büyüklüğü göz önünde bulundurulunca İstanbul’dakine göre çok daha hesaplıydı fiyatlar. Büyük balıkları genelde kilo hesabı ile veriyorlardı ve 20 Euro ile 80 Euro arasında değişiyordu kilo fiyatları. İçkiler ise özellikle çok çok ucuzdu. 50 cl lik şişe bira 3 Euro, 4-5 duble çıkaracak kadar Ouzo ise 7 Euro civarındaydı.  Özetle iki kişi yemeğe oturup, masaya patlıcan salatası, kalamar, sarma veya kızarmış peynir gibi birkaç çeşit meze istediğinizde, bir de ana yemek olarak et, balık veya pizza, tortellini türü birşey aldığınızda ve de yanında şarap, bira veya ouzo içtiğinizde hesap genellikle 30 ile 40 Euro arasında geliyordu. En ucuz 27 Euro geldi, en pahalı 43 Euro. Yani İstanbul’da vereceğinizin neredeyse yarısı. Bir plajda 2 hamburger bir kolaya 4,5 Euro verdik :) E bu durum kötü oldu tabii, bol bol yedik durduk. Hala aldığım kiloları vermeye çalışıyorum :(

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Konaklama

    Adada konaklama seçenekleri bence iki tane. Ya üç büyük yerleşim yerinden birini seçip, oranın merkezinde kalacak, geceleri taverna, kafe ve restoranlara, yemeğin ardından geceyarılarına kadar açık dükkanlara yakın olacaksınız ve hergün farklı bir koya gidip tüm adayı birkaç günde keşfedeceksiniz. Ya da güzel koylardan birindeki bir otelde kalıp, daha çok oranın restoranını, denizini kullanıp, eğer isterseniz arasıra da diğer yerlere bir göz atacaksınız.

    Biz birinci seçeneği uyguladık ve feribotun bizi indirdiği Limenas şehrinde bir otelde kaldık. Adaya gitmeden önce internet üzerinde otel araştırmamızı yaparken, son zamanlarda duyduğumuz trivago.com.tr sitesini kullandık bu sefer. Trivago yüzden fazla site üzerinden kıyaslama yapıp, en uygun fiyatı bulup gösteriyor size. Pek bir hoşumuza gitti yani :) Eskiden biz kendimiz bir kaç siteye bakıp, fiyat kıyaslardık, bu şekilde daha kolay oldu sanki.

    Adada kalınabilecek en güzel üç merkez bence bizim kaldığımız Limenas şehri ile Potos ve Limeneria. Limenas adanın kuzeyinde, diğerleri güneyde. En güzel plajlar ve koylar ise heryerde! O yüzden kaldığınız yerin çok da önemi yok aslında, zaten tüm güzel koy ve plajları göreyim derseniz adayı sürekli dolanacaksınız. En güzel dört koy nerede diye soracak olsanız, biri kuzeyde, biri güneyde, biri doğuda, biri batıda diyeceğim, o yüzden dolanmaktan pek kaçış yok bunları görmek istiyorsanız. Ama o en güzellerinden birinde kalayım, kafayı dinleyeyim, çok yorulmayayım derseniz de neden olmasın? Bir sonraki gidişinizde de belki diğer güzel bir koyda kalırsınız, o da bir seçenek. Ama biz kurtlular durmadık tabii, günde iki ve bazen abartıp üç yer denediğimiz oldu :)

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Thassos Adası’ndaki Otelimiz

    Adada kaldığımız iki yıldızlı otel Hotel Angelica, Limenas şehrinde hemen Thassos Limanının yakınında ve şehrin merkezinde idi. Lüks olmayan, sade ama birçok özelliği ile bizi mutlu eden bir otel oldu.

    En güzel taraflarından biri de Limenas Plajına 300m uzaklıktaydı. Otelin önündeki caddede arabamızı park ettik, hiç otopark sorunu da yaşamadık. Yani yeri mükemmeldi diyebilirim.

    Odamız geniş, ferah ve rahattı. Nefis manzaralı bir balkonu vardı, orada oturmanın keyfini anlatamam. Tüm Limenas sahil şeridi ayaklar altında…

    Tek kusuru iyi bir renovasyona ihtiyacı olan banyosuydu. Duşakabin yoktu, duş perdesi vardı ve eski yüzlü bir banyoydu. Gerçi temizdi, o konuda bir sorun yoktu.

    İşte Hotel Angelica‘dan birkaç görüntü…

    Angelica Hotel

    Angelica Hotel

    Angelica Hotel veranda

    Angelica Hotel veranda

    Angelica Hotel Odamız

    Angelica Hotel Odamız

    Angelica Hotel Odamızın Balkonu

    Angelica Hotel Odamızın Balkonu

    Angelica Hotel Odamızın Balkon Manzarası

    Angelica Hotel Odamızın Balkon Manzarası

    Angelica Hotel Kahvaltı Salonu

    Angelica Hotel Kahvaltı Salonu

    İsterseniz Thassos Adasındaki tüm otellere buradan bakabilirsiniz. 300 den fazla alternatif var, yani öyle çok da küçük bir ada değil Thassos :)

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Haydi artık bakalım hangi plajda neler var, en güzel deniz nerede, en cazip koylar hangisi ve bunlara ulaşım nasıl?

    Koy ve plajlar

    Deniz konusunda verilen tavsiyelerden ağzı çok yanmış ve önerilen pek çok yerden hayal kırıklığı ile dönmüş biri olarak çok net gördüm ki herkesin güzel deniz anlayışı farklı. Kimi serin suları sever, kimi ılık denizleri, kimi kum sever, kimi üstü kum olmasın diye platformdan girer denize. Kimi sörf meraklısıdır, dalgalı deniz sever, kimi sakin ve dingin olanını. Kimi hemen derinleşen denizden hoşlanır, kimi de sığ kısmı çok olan ve yavaş yavaş derinleşen denizi tercih eder.

    Bence “güzel deniz” hafif serinletir ama üşütmez. Kesinlikle berrak ve kristal gibidir suyu. İkinci adımda boyumu geçen denizden hiç haz etmem, sığ başlasın, biraz yürüyeyim, yavaş yavaş, tadını çıkara çıkara gireyim isterim suya. Taşlı olmasın, kum olsun isterim. Rengi de mümkünse büyülesin bütün bunlara ilaveten. Bir de upuzun uzanan sahil şeridi yerine, yemyeşil bir doğanın kucakladığı koyları tercih ederim… İşte bütün bunları bulunca “güzel deniz” derim ben oraya. Eğer benimle aynı fikirdeyseniz, haydi başlayalım sahilleri gezmeye…

    Önce adamızın haritasına bakalım…

    Otelimizin verdiği Thassos Adası Haritası

    Otelimizin verdiği Thassos Adası Haritası

    Adanın koy ve plajları

    Limenas Plajı

    Adanın kuzeyindeki denizlerle başlayacak olursak, Limenas şehrinin içindeki Limenas Plajı oldukça güzeldi. Tamam en büyüleyicilerinden değildi belki ama şöyle bir iki saat yüzeyim, sonra da şehri gezeyim derseniz ideal bir plaj. Girerken tek tük bir kaç tane taş olsa da hemen kum başlıyor ve su cam gibi berrak. Yüzerken seyrettiğiniz manzara da güzel. Hemen plajın dibinde kafe ve restoranlar da var.

    Limenas Plajı

    Limenas Plajı

    Limenas Plajı

    Limenas Plajı

    Biz Stratos Restoranını tercih ettik, garson Türk çıktı – İskeçeliymiş, epey bir sohbet ettik, sonra da süper ilgilendi bizimle. Yemekler güzel, porsiyonlar oldukça büyüktü.  Tek kusur tatlıya da, tuzlu yemeğe de tarçın doldurmuş olmalarıydı. Yani mesela musakkada da tarçın vardı, yemek sonrası ikramları olan baklavada da… ne bileyim, olmasa daha iyi olurdu sanki – belki de alışmadığımızdan biraz yadırgadık. İşte restoranımız…

    Limenas Plajı - Stratos Restoranı

    Limenas Plajı – Stratos Restoranı

    Bu da manzarası…

    Limenas Plajı - Stratos Restoranı tesisleri

    Limenas Plajı – Stratos Restoranı tesisleri

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Glifoneri Koyu

    Limenas’dan 15-20 dakika mesafedeki Glifoneri Koyu en beğendiğimiz koylardan biri oldu. Sığ başlayan denizi, berrak kristal gibi suyu, yemyeşil doğası ile hemen sevdik burayı. Çok da şirin bir restoranı var, zaten buraya gelirken yolda reklamı da vardı.

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Yemekleri lezzetliydi. Burada yemek yediğinizde sahildeki şezlong ve şemsiyelere ücret ödemiyorsunuz. Araba parkedecek yeri de var bolca. E daha ne olsun, değil mi :)

    Tavern Glifoneri - Glifoneri Koyu

    Tavern Glifoneri – Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Glifoneri Koyu

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25

  • Betül

    Merhaba. Gezi yazısı için teşekkürler. Benim şöyle bir sorum olacaktı: Haşema ile denize girmek plajlarda sorun çıkartır mı? Herhangi bir bilginiz var mı?

    • Merhabalar Betül Hanım,

      Hatırladığımız kadarıyla haşema ile denize giren turist pek görmedik ama Türklere veya müslümanlara karşı bir tavırları yok, hatta restoranlarda Türkçe konuştuğumuzu duyunca yanlışlıkla domuz içeren gıda yemememiz için özellikle uyardıkları oldu. Bizi seviyor gibiler yani :)
      Plajların çoğu halk plajı, yani girerken para ödemiyorsunuz zaten, hangi restoranın şezlong/masa/şemsiyesini kullanırsanız, oraya para ödüyorsunuz hatta bazen kendi şemsiye ve sandalyesini götürenler, yanına yiyeceğini almış olanlar, plajlardaki şezlong/şemsiye olmayan, boş bölgeyi de seçebiliyorlar oturmak için…
      Sonuçta herhangi bir terbiyesizlik veya kabalık olabileceğini tahmin etmiyoruz ama dikkat çekebilir ya da meraklı gözler olabilir belki… Bilemedim vallahi :)

      • Betül

        Cevap verdiğiniz için teşekkürler. kavga, gürültü olmadığı sürece sorun değil. Sadece bu konudaki soru işareti rahatsız ediyordu beni. Haftaya ptesi gidiyoruz inşallah :)

  • Mustafa Metin

    selam,2014 agustos ta ailecek gitmiştik ve cok memnun ayrılmıstık.bu yaz tekrar gitmeyi düşünüyoruz.ehliyet konusunda son durum nedir , bilginiz varsa paylasırmısınız..saygılar

  • handan demiralp

    Merhaba feribot biletini önceden mi almak gerek ? Keramoti’den Taşoz ‘e …teşekkürler….

  • Teşekkürler Murat Bey,
    Sizin de siteniz hayırlı uğurlu olsun, elbette ki takip etmek isteriz…

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu