"Şimdi değilse, ne zaman?"

Mavi beyaz rüya: Yunan Adaları

    ÇİVİT MAVİSİ, KİREÇ BEYAZI, BEGONVİL PEMBESİ, ÇOKCA DA LACİVERT …

    Mavi beyaz rüya: Yunan Adaları – Süha Zuhal Kılıç yazdı…

    Ege kıyılarımız, Ege denizimiz düşündükçe içimi ısıtır, mutluluk verir, hayaller kurdurur…

    Ege Denizi Yunanistan ve Türkiye’ye bahşedilmiş bir lütuftur.

    Sakin, naif, lacivert gözlü bir kız gibidir Ege Denizi.

    Üzerinde de adaları sanki mücevherleri.

    Kim Ege’ye aşık olmaz ki?

    Ege’ye aşık olanlardan biri olarak, yaz tatilimizi Ege ile öyle çok dolduralım ki uzun süre özlemeyelim dedik ve bu sefer de karşı kıyıya, Ege’nin diğer tarafına, Yunan Adaları’na doğru demir aldık. O kadar güzeldi ki bunun sonucu olarak da ortaya böyle güzel ve özel bir tatil anısı kaldı. İşte ada hikayelerimiz!

    MİDİLLİ ADASI – LESVOS

    Bu yaz gezebildiğimiz kadar çok Yunan Adası’nı gezmeye karar verdiğimiz için, tatilimizin bir kısmını geçirdiğimiz Kuzey Ege bölgesindeki en yakın ada ile başlayalım dedik ve ilk olarak Midilli’yi seçtik. Midilli’ye diğer adı ile Lesvos Adası’na Ayvalık’tan kalkan feribotlarla 1.5 saat süren bir deniz yolculuğu ile ulaştık. Turyol’dan aldık biletimizi ama farklı seçenekler de var. Turyol’un ofisleri hem Ayvalık’da hem de Midilli’de hemen gümrük binasının karşısında yer alıyor. Ayvalık’tan kalkan feribotlar Midilli Adası’nın Mytilene şehrine varıyor. Ayvalık ve Midilli arası bir sabah bir de akşamüzeri olmak üzere karşılıklı iki sefer düzenleniyor. Adaya giden Türkler kadar, Ayvalık’a gelen Yunan da çok.

    Mytilene

    Biz Midilli Adası’nda iki gün kaldık. Mytilene’de konakladık. İkinci günümüzde adayı baştan başa gezebilmek için en iyi yol olan araba kiralama seçeneğini tercih ettik.

    Özgürlük Heykeli, Mytilene, Midilli Adası

    Özgürlük Heykeli, Mytilene, Midilli Adası

    Midilli Adası Yunanistan’ın 3. büyük adası. Mytilene şehri adanın baş şehri. Mytilene’deki Ermu caddesi, sahile paralel uzanan, bütün mağazaların, tavernaların ve pansiyonların bulunduğu en hareketli ve işlek cadde. Konaklamak için ideal ama büyük oteller yok Midilli’de.

    Feribot Midilli’ye ulaşırken, Midilli’nin siluetinde gözümüze ilk çarpan iki güzel yapıdan biri Agios Therapon Kilisesi ve Midilli Kalesi oldu. Oldukça fazla tarihi eser barındıran Midilli’de gece hayatı da çok hareketli. Ermu Caddesi’nin kuzey ucundaki Epano Skala bölgesinde meyhaneler sıralanmış. Tüm Yunan Adalarında olduğu gibi Midilli’de de deniz ürünleri meşhur. Özellikle en lezzetli sardalya balığı ve ahtapot Midilli’de çıkıyormuş. Yunan rakısı Uzo’nun anavatanı olan adada 11 milyon zeytin ağacı varmış. Adanın elverişli iklimi, farklı zeytin çeşitleri, güçlü aroması Yunanistan’ın en kıymetli zeytinyağının burada üretilmesini sağlamış. Bizim Midilli’ye gittiğimiz tarih öyle sıcak günlere denk geldi ki sıcaktan bunalmamak için önce odamızda klimanın altında bir süre kendimize gelmeye karar verdik. Zaten öğlen olunca siesta zamanı. Birçok dükkan, taverna kapanıyor ve şehir birden sessizleşiyor. Kışın da siesta var mı bilmem ama siesta yazın çok iyi fikir.

    Mytilene, Midilli Adası

    Mytilene, Midilli Adası

    Mytilene, Midilli Adası

    Mytilene, Midilli Adası

    Midilli 450 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmış. Hristiyan ve Müslümanlar birlikte yaşamışlar… Adanın çeşitli bölgelerinde bir çok Osmanlı çeşmesi var. Çarşının merkezinde Ermu Caddesi’nde görülen ve adadaki en büyük cami Yeni Cami restore edilmeyi bekliyor. Restore edilmeyi bekleyen Yeni Cami ile Şalvarlı Caddesi, Midilli’nin 450 yıllık Osmanlı’nın belgeseli gibi. Caminin yakınında yine harap durumda olan Çarşı Hamamı var. Bu iki eser de II.Mahmut döneminde yaptırılmış. Caddenin bitiminde şu anda sergi sarayı olarak kullanılan tarihi Halim Paşa Konağı var.

    Yeni Camii, Mytilene, Midilli Adası

    Yeni Camii, Mytilene, Midilli Adası

    Hamam, Mytilene, Midilli Adası

    Hamam, Mytilene, Midilli Adası

    Agios Therapon Kilisesi, Mytilene, Midilli Adası

    Agios Therapon Kilisesi, Mytilene, Midilli Adası

    Şehrin en önemli yapılarından olan Midilli Kalesi, Doğu Akdeniz’in en sağlam kalelerindenmiş. Imparator Justinyen tarafından inşa edilmiş daha sonra tarih boyunca Bizanslılar, Cenevizliler ve Türkler tarafından kullanılmış ve yenilenmiş.

    Midilli Kalesi, Mytilene, Midilli Adası

    Midilli Kalesi, Mytilene, Midilli Adası

    U şeklindeki sahil şeridinin bir tarafında gümrük ve liman diğer tarafında ise çok şirin tavernalar, kafeler, yatlar, balıkçı tekneleri ve hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Tam bir sahil şehri olan Mytiline’de güneşin batışı da harika!

    Günbatımı, Mytilene, Midilli Adası

    Günbatımı, Mytilene, Midilli Adası

    Molivos

    İlk gün sıcak hava elverdiği sürece şehri keşfettik ve ertesi sabah erkenden kiraladığımız arabayı alarak adanın en güzel şehri olduğunu duyduğumuz Molivos’a doğru yola koyulduk. Molivos’a yaklaşık 1,5 saat süren bir yolculuk sonrası vardık. Molivos Mytiline’nin aksine daha düzenli, tek tip taş evlerden oluşan mimarisi, turkuaz renkli denizi ve güzel plajları, görkemli kalesi ile daha ilk görüşte bizde hayranlık uyandırdı. Bu arada Molivos, Asos’un tam karşısında yer alıyor. Asos’un  kardeş şehri gibiydi çünkü hem denizi hem mimarisi çok benziyor. İsimleri bile kafiyeli Asos – Molivos :)

    Molivos’a giderken Mantamados şehrinden geçiliyor. Bu şehirde Taksiarhis Manastırı var. Efsaneye göre manastıra saldıran korsanlar, 40 rahipten 39 unu öldürür. Sağ kalan rahip, diğer rahiplerin kanıyla Taksiarhis’in ikonasını yapar. Bu ikona kilise içinde sergileniyor.

    Mimarisi, tarihi ve romantik atmosferi ile ün yapmış olan Molivos, Unesco ödüllü bir şehir. Begonvillerin ve sarmaşıkların gölgesinde harika bir görüntü sergileyen Arnavut kaldırımlı sokaklar, taş evler çok etkileyici. Mytilene kalesi gibi, Bizans tarafından yapılmış, Cenevizliler tarafından da kullanılmış olan Molivos Kalesi’nden manzara harika! Yükseklerde göz alabildiğince Ege manzarası sunan kafeler, tavernalar var limanda ise çok şirin, denize sıfır kafeler, restoranlar balıkçı tekneleri tipik Ege kasabası görüntüsü veriyor.

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos Kalesi, Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    Molivos, Midilli Adası

    SIGRI

    Midilli Adası’na gelmeden çok önce belki de iki yıl önce biyolog Rıfat ÇIĞ’ın Sigri  köyündeki “ Taşlaşmış Fosil Ormanı ” belgeselini ilgi ile izlemiş ve bir gün Midilli’ye gidersek mutlaka bu köye gidip Taşlaşmış Fosil Ormanı Müzesini gezmeyi aklımın bir köşesine yerleştirmiştim.

    Adanın en batı ucunda Sigri ile Erossos kasabaları arasında kalan volkanik bölge enteresan bir yapıya sahip ve adanın doğusu ile hiç alakası yok. Günümüzden yaklaşık 20 milyon yıl önce Kuzey Ege’de devam eden volkanik faaliyetler sebebiyle adada meydana gelen bir dizi volkanik patlama ve püskürtme sonucu volkanik çamur seli, kül, geniş alanlara yayılarak bitki örtüsünü kaplamış ve böylece fosil ormanı bugünkü halini almış. Taşlaşmış ağaçların yoğun olduğu Fosil Ormanı ortaya çıkmış. Bu bölge doğal, jeolojik ve paleontolojik değerinden dolayı 1985 yılında Yunanistan tarafından koruma altına alınmış.

    Adanın batısında, Sigri’ye doğru giderken yol manzaraları, milyonlarca yıl önce volkan patlaması sonucu lavlarla örtülmüş araziler, Midilli Adası

    Adanın batısında, Sigri’ye doğru giderken yol manzaraları, milyonlarca yıl önce volkan patlaması sonucu lavlarla örtülmüş araziler, Midilli Adası

    Tabii ki bizim bu volkanik araziyi gezme şansımız olmadı hem sıcaktan hem de zaman planlaması sebebiyle. Bu yüzden Fosil Ormanının en gözalıcı öğelerinin sergilendiği müzeyi gezdik. Müzede sergi salonunda ve büyük bahçede birçok ağaç kökü, yaprak, bitki ve ağaç fosilleri sergileniyor. Sismik oda, Deprem simülatörü, bilimsel ve eğitsel faaliyetlerin sergilendiği bölümler de görülmeye değer.

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Fosil Ormanı Müzesi, Sigri, Midilli Adası

    Sigri o kadar küçük bir köy ki, burada sadece birkaç ev ve bir restoran var. Denize girmek için güzel doğal plajlar tercih edilebilir.

     Agiasos Köyü

    Sigri’den dönerken son olarak Agiasos Köyü’ne uğradık. Şirin bir Ege Köyü. Midilli Adasında geleneksel mimari hemen hemen tüm köylerde korunmuş. Burada Ege Adalarının çoğunda olduğu gibi kireç beyazı evler değil de taş ve ahşaptan yapılmış evler var. Adanın taş işleme ustaları ünlüymüş zaten. Korsanlardan korunmak için alt katları yüksek, dış kapıları ağır taşlardan yapılırmış evler. Agiasos Köyü’nü de geleneksel bir köy görmek için ziyaret ettikten sonra Mytilene’ye dönerek bir günlük ada turumuzu tamamladık.

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Agiasos Köyü, MidilliAdası

    Denize girmek isteyenler için adanın güzel plajları var. Biz daha çok kültür turu yapmayı tercih ettiğimiz için adada denize girmedik. Araba ile bu plajların çoğunun yanından geçtik. Skala Eressos, Vatera, Petra, Anaxos, Agios Isidoros, Skala Kollonis bu plajlardan popüler olanları.

    Osmanlılar, Lesvos yani Midilli Adasını, hemen hemen her şeyi ürettiği için ‘imparatorluğun bahçesi’ olarak adlandırıyorlarmış. Kendi kendilerine yettikleri, geleneklerini korudukları ve güzel yaşamaya alışık oldukları için saray adada yaşayanları ayrı bir yerde tutuyormuş; o yüzden hiç sorun yaşamamışlar. Bu arada son bir tarihsel bilgi: Midilli Adası Barbaros Hayreddin Paşa’nın da doğduğu yer.

    Midilli Adası’nın bir diğer önemi ise antik dönemin en önemli lirik şairi ve Platon’a göre 10. sanat perisi olan Sapho’nun 7.yy’da Eressos’da doğmuş olmasıdır. Rivayete göre ay ışığında geceleri dolaşıp hala aşk şarkıları söylermiş. Heykeli yapılan Sapho, antik sikkelerde bile yer almış. Dünya Edebiyatında hala saygın bir yere sahip olan Sapho sebebiyle adada her Eylül ayında Uluslararası Kadın Festivali düzenleniyor ve özellikle dünyanın farklı yerlerinden lezbiyenler Sapho’ya duydukları bağlılık yüzünden adaya geliyorlarmış. Lezbiyen kelimesinin kökeni Lesvos Adası’na dayanmaktaymış.

    Yanıbaşımızdaki Midilli Adası’na günübirlik de gidilebilir, bizim gibi iki gün kalarak da her yerini rahatça keşfedebilirsiniz. Özellikle Molivos, Midilli seyahatimizde bizim en çok hoşumuza giden şehir oldu.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    RODOS

    Şövalyeler Adası Rodos’a Marmaris’ten her gün hareket eden hızlı katamaran ile günübirlik geçtik. Rodos’a ilk defa giderek bir fikir sahibi olduk ve bir dahaki yaza bir kez daha gidip, birkaç gün kalarak adanın geri kalanını keşfetmeye karar verdik

    Şimdi bir gün içerisinde Rodos’ta neler yapılabilir ve görülebilir onlardan bahsedeceğim.

    Rodos’a giderken, Marmaris

    Rodos’a giderken, Marmaris

    45 dakikalık bir yolculuk sonrası Rodos’a vardık. Gümrük binası zaten eski şehir bölgesine çok yakın. Biz zamanımızı iyi değerlendirebilmek adına iner inmez turistleri zaten hazır bekleyen hop on- hop off otobüslerine binerek bir saatlik bir şehir turuna katıldık. Çok detaylı olmasa da Rodos hakkında genel bir fikre sahip olduk. Ama bir dahaki sefere kesinlikle araba kiralamalıyız.

    Hop on-Hop off tur otobüsü ile 1 saat içinde Akropolis kalıntılarında, Olimpik Stadyumda, Falikari Plajında ve Mandraki Limanında bulunan duraklarda inebilir ve bir sonraki hop on-hop off otobüsüne binebilirsiniz. Biz ören yerlerini bu seferlik iki katlı tur otobüsünün üst katından görmekle yetindik ama Mandraki Limanı durağında inerek şehrin tarihi bölgelerinden biri olan limanı gezdik, çınar altındaki restoranlardan birinde öğlen yemeğimizi yerken etrafı izledik ve karşı kıyının aksine Rodos’ta her milletten insan gördük.

    Plajlar, Rodos Adası

    Plajlar, Rodos Adası

    Plajlar, Rodos Adası

    Plajlar, Rodos Adası

    Mandraki Limanı eski liman. Eski çağlarda adı geçen ünlü Rodos Heykeli’nin de bulunduğu, Rodos’un ana limanı. Şimdi ise bu heykeli simgeleyen Elefos” ile Elafina” isimlerinde iki geyik heykeli var Rodos heykelinin ayaklarının bastığı yerde. Bu geyik heykellerinin yerinde yıllar önce bulunan bir ayağı bir kıyıda bir ayağı karşı kıyıda olan ve hala dünyanın yedi harikası arasında sayılan devasa Rodos heykelini gözümde canlandırdım ve günümüze kadar gelmiş olmasını istedim. Mandraki Limanı, Rodos’a gelen yatların ve cruise gemilerinin demirlediği yer. Öyle ki biz oradayken bile uzaktan, birçok geminin limana yanaşmasını izledik. Surların denize doğru olan ucunda, adını denizcilerin koruyucu azizinden alan Aziz Nicholas Kalesi var ve günümüzde deniz feneri olarak faaliyet gösteriyormuş. Birçok Yunan Adasında ve bizim Ege kıyılarımızda da olduğu gibi burada da deniz kenarında bulunan yel değirmenleri adanın simgesi gibi.

    Mandraki Limanı, Rodos Adası

    Mandraki Limanı, Rodos Adası

    Rodos Heykelinin tasviri

    Rodos Heykelinin tasviri

    Aziz Nicholas Kalesi, Rodos Adası

    Aziz Nicholas Kalesi, Rodos Adası

    Rodos Adası

    Rodos Adası

    Yel Değirmenleri, Rodos Adası

    Yel Değirmenleri, Rodos Adası

    Sıcaktan dolayı yürümeyi göze alamadık ve hop on–hop off otobüsümüze atlayarak zaten son durak olan tarihi kalenin giriş kapısında indik. İşte asıl bulunmak istediğimiz yer!

    1988 yılından beri UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan eski şehir kısmına, 6 giriş kapısı olan kalenin içine girerek ulaşmış oluyorsunuz. 4 kilometre uzunluğundaki yüksek kumtaşı duvarlardan yapılmış ve surlarla güçlendirilmiş en iyi durumda olan Orta Çağ kentlerinden biri sayılıyormuş. 1309 senesinde, Rodos Şövalyeleri (Saint Jean Şövalyeleri) yönetimine giren bu şehir, Orta Çağ Avrupa modeline göre yeniden inşa edilmiş, 14. ve 15. yüzyılda Saint Jean Şövalyeleri, bu şehri genişletip güçlendirerek Orta Çağ Rodos kentini meydana getirmişler. 1522 yılında Rodos’un Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilmesiyle beraber ada Osmanlı egemenliğine girmiş ve birçok Osmanlı yapısı eklenmiş. Osmanlı egemenliğindeyken zaten var olan hiçbir yapı yıktırılmamış, aksine onarılmış. Bu yapılara ek olarak camiler, hamamlar ve Osmanlı mimarisine ait cumbalı evler inşa edilmiş. Bugün hala bu yapılar görülmekte. Ancak Osmanlı egemenliğinin sona ermesiyle 19. yüzyıldan itibaren bu binalar ihmal edilmiş ve bozulmalar meydana gelmiş. 1912 yılında On iki Adaların İtalya’ya geçmesiyle bu sefer de adada İtalyan mimarisi boy göstermiş ve bugün kullanılan resmi binaların çoğu İtalyan stilinde inşa edilmiş. Sözün kısası Rodos’ta bir çok döneme ait eseri ve izleri bir arada görebiliyorsunuz.

    Eski şehre giriş, Rodos Adası

    Eski şehre giriş, Rodos Adası

    Eski Şehre giriş, Rodos Adası

    Eski Şehre giriş, Rodos Adası

    Rodos Adası

    Rodos Adası

    Kale içinde şövalyelere ait binaları, hendek ve siperlerle çevrilmiş surları, kiliseleri, camileri, sarayları, meydanları gördük. Ayrıca çok fazla turistik eşya satan dükkanlar, tavernalar, mağazalar ve kuyumcuların bulunduğu eski çarşı biraz göz yoruyor diyebilirim. Eski şehir ikiye bölünmüş. Collachium, şövalyelerin kaldıkları bölge ve bu yüzden en önemli binaları buraya inşa etmişler. Asıl kentin adı ise Burgo ve burası yerel halkın yaşadığı bölge. Burgo’daki 14. yüzyıldan kalma bazilika Meryem Ana Kilisesi (The Church of Panagia of Burgh) II. Dünya Savaşı’nda çok zarar görmüş olmasına rağmen, adadaki en önemli tarihi eserlerden birisi.

    Panagia of Burgh Kilisesi, Rodos Adası

    Panagia of Burgh Kilisesi, Rodos Adası

    Panagia of Burgh Kilisesi, Rodos Adası

    Panagia of Burgh Kilisesi, Rodos Adası

    Kale İçi, Eski Şehir, Rodos Adası

    Kale İçi, Eski Şehir, Rodos Adası

    The Palace of the Grand Master yani Büyük Üstadlar Sarayı (Castelo), Eski Şehrin en yüksek bölgesinde, Şövalyeler Dönemi’nden kalma en önemli eser sanki. Bu saray, Rodos Şövalyeleri’nin idari merkezi ve aynı zamanda Rodos’a egemen sosyal ve entelektüel sınıfın da merkeziymiş. Saray, günümüzde müze olarak kullanılıyor.

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Büyük Üstadlar Sarayı, Rodos Adası

    Rodos Arkeoloji Müzesi, Şövalyeler Hastanesi Binası’nda yer alıyor. 1489 yılında yapılmış olan bina ilk başta Şövalyelerin Hastanesi olarak hizmet vermiş. Günümüzde Rodos tarihinin tüm dönemlerine ait arkeolojik kazılar sırasında bulunan mezar anıtları ve çeşitli heykel parçaları bu müzede sergilenmekteymiş.

    Şövalyeler caddesi ya da sokağı diye adlandırılan bölge Eski Rodos’un en ünlü ve en çok ziyaret edilen yeri. Liman ile Büyük Üstadlar Sarayı (The Palace of the Grand Master) arasında yer alan sokakta sağlı sollu Hospitalier Tarikatı mensuplarına ait hanlar yer alıyor.14. yüzyılda Gotik üslupta yapılan binalar, şövalyelerin bir araya geldikleri ve konaklama yaptıkları yerler. Binaların üzerindeki armalardan ve bayraklardan hangi hanın, hangi ülkenin şövalyelerine ev sahipliği yaptığını anlaşılıyor. Günümüzde ise açık hava müzesi. Bana göre eski şehrin en etkileyici kısmı. Bu arada Şövalyeler Sokağında hiçbir hediyelik eşya dükkanı ya da restoran, kafe gibi tarihi dokuyu görsel olarak bozacak unsur yok. Bu da zaten insana sokaklarda yürürken her an atlı şövalyeler ile karşılaşacakmışsınız hissi veriyor!

    Şövalyeler Sokağı, Rodos Adası

    Şövalyeler Sokağı, Rodos Adası

    Şövalyeler Sokağı, Rodos Adası

    Şövalyeler Sokağı, Rodos Adası

    Rodos Adası

    Rodos Adası

    Eski şehir bölgesindeki meydanlardan birisi de Hipokrat Meydanı. Burası hediyelik eşya satan, restoran, kafe ve bar tarzı yerlerin bol miktarda olduğu ve özellikle akşamüstü saatlerinde kalabalıklaşmaya başlayan bir yer. Ana caddeden ilerleyip hafif bir yokuş tırmandıktan sonra tarihi Saat Kulesi’ne varabilirsiniz. Meydanın bir köşesinde 1507 senesinde inşa edilen Şövalyelerin Mahkeme Binası bulunmaktadır.

    Osmanlı eserlerinden biri olan Kanuni Sultan Süleyman Camii, Sokrates Sokağı’nın sonunda bulunuyor. Osmanlı hakimiyetini simgeleyen cami 1523’te yapılmış ve Rodos’un en görkemli camisi. Rodos Müslüman Türk Vakfı’na ait olan caminin minaresi, tehlikeli olduğu gerekçesiyle 1987 senesinde yıkılmış. Günümüzde, günün belirli saatlerinde müze olarak ziyaretçilere açık. Kanuni Sultan Süleyman Camisi ayrıca Süleymaniye Camii olarak da bilinmektedir.

    Süleymaniye Camii’nin karşısında Fethi Paşa Kütüphanesi var. 1794 yılında kurulmuş, Osmanlı kitaplığı 15. ve 16. yüzyıldan kalma nadir el yazması Kuran-ı Kerim ile Araplara ve Perslere ait yazmalar varmış içinde. Kütüphanenin giriş bölümünde, Kanuni Sultan Süleyman’ın, Atatürk ve kütüphaneyi yaptıran Osmanlı vezirlerinden Fethi Paşa’nın portreleri bulunmakta.

     Saat Kulesi ve Süleymaniye Camii, Rodos Adası

    Saat Kulesi ve Süleymaniye Camii, Rodos Adası

    Cumbalı Osmanlı evleri, Rodos Adası

    Cumbalı Osmanlı evleri, Rodos Adası

    Bu kütüphanenin, bir diğer tarihi özelliği ise, Namık Kemal’in, 1884’te Rodos’a vali olarak atandığı zaman üç yıl bu kütüphanede çalışmış olmasıymış Ayrıca, Fatih döneminden kalan altın yazmalı dört değerli Kuran-ı Kerim de kütüphanenin en değerli eserleri arasındaymış. Sultan Abdülmecid’in kız kardeşi Atiye Sultan’la evlenen Fethi Paşa, kütüphaneyle birlikte bir de saat kulesi yaptırmış.

    İbrahim Paşa Camii, Mustafa Paşa Camisi ve 445 yıllık Türk hamamı olan Mustafa Paşa Hamamı da Rodos’ta bulunan Osmanlı eserlerinden günümüze kalanlar.

    Çarşı, Rodos Adası

    Çarşı, Rodos Adası

    Tarihi bir ada olan Rodos’un eski şehir bölgesini karış karış gezebilmek hatta arta kalan zamanda alışveriş, kahve ve yemek molası vermek için günübirlik Rodos turu sıcağın da etkisi ile biraz yorucu olabiliyor ama yine de gitmeye görmeye değer. Rodos Unesco Dünya Mirası listesinde olmayı fazlasıyla hak eden bir ada bence.

    Rodos Kalesi, Rodos Adası

    Rodos Kalesi, Rodos Adası

    Midilli ve Rodos Adalarından sonra bireysel olarak gitmemizin bizi biraz zahmete sokacağına karar verdiğimiz bazı uzak Yunan Adalarına (gemi yolculuğunu da tecrübe etmiş oluruz diyerek) bir tur şirketinden “Gemiyle Yunan Adaları Turu” satın alarak seyahat ettik. Tur şirketini seçerken sadece bize uygun olan tarihleri ve güzergahı dikkate alarak bir seçim yaptık. Sırasıyla Siros, Pire Limanı, Atina, Mikonos ve Santorini’yi gezdikten sonra Çeşme Limanı’na yanaştık. Gemi yolculuğu vasıtasıyla gezmiş olduğumuz adalar Kiklad Adalar gurubu içerisinde yer alıyor. Kikladlar 220 adadan oluşuyor ama çoğunda yerleşim yok. En bilinenleri 21 tane: Amorgos, Anafi, Andros, Antiparos, Delos, Eschati, Ios, Kea, Kimolos, Kythnos, Milos, Mykonos, Naxos, Paros, Folegandros, Serifos, Sifnos, Sikinos, Syros, Tinos ve Santorini.

    (Dodecanese denilen 12 Adalar ise başkentleri Rodos olan, Karpathos, Astypalea, Patmos, Kos, Tilos, Simi, Lipsi, Leros, Hakli ve Kastelorize )

    Kiklad Adaları

    Kiklad Adaları

    Dodecanese Adaları ( Oniki Adalar )

    Dodecanese Adaları ( Oniki Adalar )

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    SİROS/ SYROS ADASI

    Siros Adası’na, Çeşme Limanından hareket ettikten sonra, 7 saat süren bir seyir sonrası 20.30’da vardık. Siros Adası’nın çok şeker bir görüntüsü var gemi yanaşırken. Biz bir de tam güneş batarken yanaştığımız için adanın renkli evleri bir başka şirin göründü gözümüze. Bizim gemimiz hariç birkaç cruise gemisi daha yanaşmıştı limana. Zaten diğer gittiğimiz adalarda da genelde aynı rotayı takip ettiğimizi düşündüğüm için bu gemilerle karşılaştık hep.

    Siros Adası

    Siros Adası

    Siros adası, Kiklad ve Venedik mimarisi ile yapılmış evleri ile bize gemi daha demirlemeden güzel bir manzarara sundu. Limana demirledikten itibaren sabah 03.00’a kadar adada bulunma süremiz vardı, ki bu da zaten küçük olan adanın başkenti olan Ermoupolis’i gezmek için yeterli bir vakitti bizim için.

    84 kilometrekarelik lik bir yüzölçümüne ve 20.000lik bir nüfüsa sahip olan ada, Kiklad Adalar gurubu içinde önemli bir konuma sahip çünkü adalar arası geçiş noktası gibi.

    Çok büyük bir ada olmayan Siros’un sahilinde yine diğer adalarda olduğu gibi şirin ve kalabalık kafeler, sahile paralel iç taraftaki caddede tavernalar, hediyelik eşya dükkanları var. Tepede şehrin her yerinden görülebilen St.George Katedrali var. Merdivenler vasıtasıyla yukarı katedralin olduğu bölüme çıkılabilir. Yukarı Siros anlamına gelen Ano Syros denilen bu bölgede (aynı zamanda Katolik mahallesi de deniliyor) dar sokaklar, geleneksel beyaz badanalı evler ve Ermoupolis sahilinin manzarası var.

    Siros Adası

    Siros Adası

    Belediye Binası, Siros Adası

    Belediye Binası, Siros Adası

    Siros Adası

    Siros Adası

    Siros Adası

    Siros Adası

    Siros Adası

    Siros Adası

    Kristal gibi berrak bir denizi olan Galissas, Megas Gialos, Kini ve Posidonia adında plajlar varmış adanın çevresinde. Biz gece vakti orada bulunduğumuz için daha çok şehir meydanında ve sahil kesiminde vakit geçirdik. Belediye Binasının olduğu meydanda çocuklarını gezdirenler, bir şeyler atıştıranlar, merdivenlerde sohbet edenler ile cıvıl cıvıldı meydan. Meydanın kalabalığında Cruise turlarının birkaç saatlik misafirlerinin de etkisi vardı tabii. Her yer kalabalıktı adada.

    Biz Siros adasını çok sevdik.

    ATİNA – PİRE LİMANI

    Gemi turu satın alırken rotamıza Atina’yı da dahil ederek bir taşla iki kuş vurmuş olduk. Atina’ya uzun zamandır gelmek istiyordum. Batı Trakya’yı görmüş biri olarak, batıya kıyasla güney Yunanistan’ın Helen kültürünü daha çok sahiplendiğini söyleyebilirim. Bütün medeniyetler bu bölgede doğduğu için gayet doğal tabii. Atina tıpkı Asos gibi, Efes gibi, Didim, Milet, Priene gibi mitoloji ve tarih kokan büyülü ve kıymetli bir şehir!

    Pire Limanı, Atina, Yunanistan

    Pire Limanı, Atina, Yunanistan

    Gemimiz Akdeniz’in en büyük limanlarından biri olan Pire Limanı’na yanaşırken saat sabah 10.00’u gösteriyordu. Pire, bugün ülkeler ve adalar arası transferlerin yapıldığı kalabalık bir liman şehri. Atina’nın 1984 yılında başkent olmasıyla daha da önem kazanmış. 1923 yılındaki nüfus mübadelesi ile de Türkiye’den gelen Rumlar şehrin daha kozmopolit olmasına katkıda bulunmuş.

    Gemi yolculuğu esnasında uğradığımız limanlarda vaktimizi daha iyi değerlendirmek için sadece Atina’da tur şirketi tarafından organize edilmiş bir tur satın aldık. Böylece gemiden indiğimiz gibi bizi bekleyen otobüslerimize binerek doğru Atina’ya – Akroplolis’e gittik. Otobüs ile Pire’den Atina’ya gitmek yaklaşık 30 dk sürüyor.

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    İlk durağımız meşhur Akropolis’ti. Akropolis ve Agora gibi bu önemli yapılar M.Ö. 5 yüzyıla dayanıyor. Bu eserler Atina’nın kalbi sayılan güney Atina’da inşa edilmiş. Akropolis’in önemli yapı kalıntılarından en gösterişli olanı Parthenon. Diğerleri ise Erectheion ve Athena Nike Tapınakları.

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    Akropolis’in eteklerinde Atina festivallerinde konserlerin de verildiği Odeon of Herodos Atticus tiyatroları yer alıyor.

    Antik Tiyatro, Atina, Yunaistan

    Antik Tiyatro, Atina, Yunaistan

    Akropolis’te bulunan eserler arasında en etkileyici olanı yani Erectheion, Poseidon ve Athena arasındaki efsanevi karşılaşmanın yaşandığı yerde kurulmuş. Kentin koruyuculuğunu üstlenmek için yarışan tanrı ve tanrıça Atinalılara birer hediye sunmuşlar. Poseidon asasını yere vurunca bir su kaynağı, Athena asasını yere vurunca ise bugün bile Yunan kültürünün bir parçası olan zeytin ağacını şehre armağan ederek yarışı kazanmış. Dünyadaki ilk zeytin ağacı olduğuna inanılan bu zeytin ağacının yerinde hala bir zeytin ağacı var.

    Tapınağın ünlü olmasının ve ilgi görmesinin bir diğer sebebi ise güney cephesinde, altı kadın figürünün başları üzerinde yükselen çatısıyla dikkat çeken balkon. Bu kadın figürlerinin esin kaynağı ise dillere destan güzellikteki Kayra kentinin kadınlarıymış.

    Erectheion Anıtı ve önündeki zeytin ağacı, Atina,Yunanistan

    Erectheion Anıtı ve önündeki zeytin ağacı, Atina,Yunanistan

    Erectheion, Atina, Yunanistan

    Erectheion, Atina, Yunanistan

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    Akropolis, Atina, Yunanistan

    Akropolis’i güneş tam tepedeyken, sıcak yerindeyken ve inanılmaz bir kalabalıkta birkaç saat gezdikten sonra bir sonraki durağımız olan Syntagma Meydanı’na doğru yola koyulmak üzere otobüslerimize bindik. Syntagma Meydanı’na giderken ilk defa M.Ö. 330-329 yıllarında yaptırılmış Panathinaiko Stadyumu’nu gördük. Bu stadyum aynı zamanda 1896 yılında modern tarihin ilk olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış.

    Panathinaiko Stadyumu, Atina,Yunanistan

    Panathinaiko Stadyumu, Atina,Yunanistan

    İki önemli meydandan biri olan Syntagma Meydan’ında Parlemento Binası bulunuyor. Binanın önünde meçhul asker anıtı ve anıtın önünde saygı nöbeti tutan askerler var. Ponponlu ayakkabıları ve ilginç yürüyüşleri ile dikkat çeken askerlerin nöbet değişim törenine denk gelmek isterdim.

    Parlemento Binası, Atina, Yunanistan

    Parlemento Binası, Atina, Yunanistan

    Meçhul Asker Anıtı, Atina, Yunanistan

    Meçhul Asker Anıtı, Atina, Yunanistan

    Parlemento Binası’ndan sonra birkaç saatimizi geçirdiğimiz Plaka Mahallesinden bahsedelim biraz da.

    Plaka mahallesi, Atina’nın en eski, tarihi yerleşim bölgesi. Dar sokakları, tavernaları, alışveriş dükkanları ve tarihi dokusu ile bize yine Sultanahmet Meydanı’nı çağrıştırdı. Tam bir betonarme şehri olan Atina’da, Plaka semti bize çok sevimli geldi. Atina’da yeşil alan yok denecek kadar az.

    Plaka, Atina, Yunanistan

    Plaka, Atina, Yunanistan

     

    Monastraki Meydanı ve meydana bağlanan Ermu Caddesi alışveriş yapmak isteyenlerin uğrayabileceği seçeneklerden.

    Zeus Tapınağı, Atina, Yunanistan

    Zeus Tapınağı, Atina, Yunanistan

    Hadrianus Kapısı, Atina, Yunanistan

    Hadrianus Kapısı, Atina, Yunanistan

    Atina, Yunanistan

    Atina, Yunanistan

    Tarihteki en eski başkentlerden birini görmüş olmanın verdiği mutluluk ile yine otobüslere binerek hafızamızda güzel anılar ve tekrar Attika yarımadasına gelme planları ile akşam saatlerinde gemiye döndük.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu