"Şimdi değilse, ne zaman?"

Farklı bir Yunan Adası gezisi: Volkan Adası Nisyros’da bir gün…

    Sevgili Neşe Gülnar Erkman’ın Kos Adası gezi yazısında bahsi geçen Nisyros Adası, Dodecanese veya Oniki Ada diye bilinen ada grubunun içinde yer alan aslında sessiz sakin ve doğal güzelliğiyle kendi halinde bir ada ama halen aktif olan volkanıyla ve kraterleriyle pek çok turistin ilgisini de çekmekte aynı zamanda…

    Türkiye’den direkt ulaşım mümkün olmadığı için Kos gezisi sırasında uğranabilecek bir yer Nisyros.  Haydi gelin bakalım bu adada neler görebilir, neler yapabiliriz…

    map

    Kos ve Nisyros Adaları © Googlemaps

    Nisyros: Üstü volkan, altı deniz… Neşe Gülnar Erkman yazdı…

    Kos’a varışımızın hemen ilk dakikalarında Fanos Travel’den aldığımız adam başı 25 €’luk tekne biletleri ile bugün Nisyros’a gitme zamanı. Kos planımızı yaparken Nisyros’u da bu plana baştan dahil etmiştik ama biraz mevsim dışı bir gezi olduğundan günü ancak buraya gelince kesinleşti çünkü bu mevsimde hergün sefer yok bu adaya.

    Geceyi biraz uykusuz geçirdik, dün gece yediğimiz midye buğulamanın suyunu çorba gibi kaşık kaşık içersek sonu budur! İlaçları içtik, kendimize geldik. Sabahın 8.30’unda Nissos Kos =Kos Adası isimli teknemiz limandan ayrıldı.

    1145_829

    Teknemiz ve Kos’dan ayrılış…

    1145_830

    Teknemiz ve Kos’dan ayrılış…

    Güney rotasını takiben Agios Fokas burnundaki araziye boyanan dev Yunan bayrağı ve hemen yanındaki gözetleme kulesini izliyoruz ama temiz havanın ve uykusuzluğun da etkisi ile gözler kapanmak üzere.

    Kutsal Focas Burnu

    Kutsal Focas Burnu

    Hava rüzgarlı ve serince, üstümüze bir şeyler almak gerekiyor ama kuzeyli tekne arkadaşlarımız Ağustos ayına uygun kıyafetlerle çok sağlam görünüyorlar..

    Yol 1,5 saat sürüyor, aynı adaya Kos’un Kardamena kasabasından kalkan teknelerle gelseydik o zaman 45 dk. sürecekti ama Kos merkezden araba ile Kardamena’ya gitmek ve arabayı da orada bırakmak gerekecekti.

    Nisyros Merkez “Mandraki” olarak anılıyor. Yanaşacağımız iskele ise merkeze yürüyerek 10 dakika uzaklıkta, herhalde  rüzgar durumu ve volkanik kayalar merkezde bir iskeleye izin vermiyor diye düşünüyorum. Yaklaştıkça yeşilleniyor ada, beklentilerimin tersine bol ağaç var yamaçlarda ama yerleşim merkezi Mandraki’de bu yeşillikten eser yok…

    Tekne yaklaştıkça tipik görüntüler beliriyor ufukta. Küp şeklinde birbirine abanmış bembeyaz evler ve bu sade güzelliği taçlandıran bir kale ve tepesinde yine bembeyaz bir manastır… İşte benim, ”Yunan adası” dendiğinde hayalimdeki manzara…

    1145_832

    Nisyros ufukta…

    1145_833

    Mandraki ve Spiliani Manastırı

    Teknemiz rıhtıma bağlandı ve turistler sahile döküldü… Küçük bir seyyar bilet masası Volkan biletlerimizi kesecek.

    Nissos Kos rıhtımda...

    Nissos Kos rıhtımda…

    Nisyros volkanı tüm Avrupa’da aktif olan çok az volkandan biri. Etna’yı görmüştük, bakalım bu nasıl bir volkan? Bilet ücreti 4 € otobüs + 2 €, yani volkana giriş toplam 6 € oldu.

    Volkan otobüsümüz

    Volkan otobüsümüz

    Bize ayrılan otobüse cıvıl cıvıl Hollandalılar ile birlikte kurulduk, rehber başladı Dutch dilinde anlatmaya, ehh Türkçe anlatacak değil ya… Tüm sismografik bilgileri anlattı, pür dikkat dinliyor Hollandalılar… 14 km boyunca tırmandık. Yamaçtan aşağıda deniz kıyısında çok güzel bir köy ve termal tesisler görülüyor.

    Badem, meşe ve zakkum dağları yeşillendiriyor, sol taraf deniz, sağımız dik yamaçlar, başımı kaldırınca tepede bir taç gibi bembeyaz Emporio köyünü görüyorum. Volkanın bacasının yamacına ilişmiş… Anlaşılan korsan korkusu, yanardağ korkusunu bastırmış.

    Yol 20 dakika sürdü. Tepeye ulaştık ve Volkan vadisine doğru inmeye başladık. Toprak az olduğu için çok kıymetli, yamaçları korumak amacı ile taşlarla taraçalar yapılmış göz alabildiğince… Uçak gibi alçalıyor otobüs vadinin tabanına doğru ve sarı kükürtlü toprakların ilginç  manzarasına doğru yol alıyoruz.

    İlerdeki yeşillik alanda bir kafe ve bir tuvalet bizi karşılıyor, otobüsler duruyor, artık serbestiz bu andan sonra. Tuvaletten geldiğini sandığım kötü kokuların aslında volkandan çıkan kükürtlü gazlardan olduğunu anlıyoruz ve kraterin ağzına geldiğimizde ağzım bir karış açık kalıyor… Etna gibi saatlarca çıkmayacağız, bu kez aşağıya ineceğiz… 300m. çapında, 25m. derinliğinde sarı kükürt renginin hakim olduğu bir çanağın kenarındayız.

    Kraterin tepeden görünüşü

    Kraterin tepeden görünüşü

    Rehber kitaplar “tabanı kalın ayakkabı” giyin diye uyarıyor. İnelim mi bu kratere? İnsan kaç kere iner ömründe bir kratere? Tabii ineceğiz aşağıya…

    8 katlı bir apartman düşünün ve biz kıvrıla kıvrıla berbat bir yüzeyden iniyoruz düzlüğe.

    Kraterin içindeyiz

    Kraterin içindeyiz

    Isı artıyor, tabanlar ısınıyor. Ya zemin çökerse? Aklına getirme…

    60-70 cm çapında bacalardan kükürtlü dumanlar çıkıyor ve yaklaşınca yerin altındaki yüzlerce derece sıcağın ısısı yüzünüzü yalıyor. Mağmanın gürüldüyen, homurdayan sesi korku veriyor. Biraz ilerde kaynayan çamurları görüyoruz.

    Volkan Bacaları

    Volkan Bacaları

    Kaynayan mağma çamurları

    Kaynayan mağma çamurları

    Türkiye’de böyle bir tabiat mucizesine sahip olsaydık, olacakları düşünüyorum, kendi kendime gülüyorum. Volkan bacalarına önce giriş biletleri atılırdı, yanıyor mu, yanmıyor mu? Sonra yurdum insanı ayakkabısının ucunu volkan bacasına sokarken içine düşer ve haşlanırdı. Sonra da kışın ısınma problemine bir çözüm olarak “volkan içi gecekondu” yapılabilirdi… Demokrasilerde çareler tükenmez :)

    Bize verilen kısıtlı (45dk.) zamanı dönüş tırmanışındaki zorluğu da düşünerek iyi kullanmaya çalışıyoruz. Son patlayışı 1877’de olmuş. Stefanos kraterine uykudan uyanmaması dileği ile veda ediyoruz.

    Kükürtlü topraklar

    Kükürtlü topraklar

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Yeniden otobüslerdeyiz. Önce yine volkan vadisinin tepesine çıkıyoruz ve denize doğru alçalmaya başlıyoruz. Rıhtımda boşalıyor otobüsler. 15:30’da tekne kalkacak, planımızı ona göre yapmalıyız. Önce manastıra çıkalım, yorulup acıkalım ve sonra Mandraki’de bir güzel tavernaya atalım kapağı.

    Mandraki'ye gidiş

    Mandraki’ye gidiş

    Rıhtımdan, yani deniz kıyısından 10 dakikalık bir yol bizi Mandraki’ye getiriyor. Sahilde ufak tavernalar, köyün içine girdikçe daralan sokaklar, temiz beyaz boyalı evler, çoğunlukla mavi pervazlar… Sardunyalar da coşmuş, tam mevsimi…

    Bir küçük “Fruit Market” geçiyoruz, maket olsa ancak bu kadar olur…

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Mandraki sokakları ve evleri

    Köyün meydanı araya gizlenmiş, mini bir belediye binası ve denizden bir iki basamakla ulaşılan alış veriş caddesi, ama ne cadde, iki kolunu açsan duvarlara vurur… Manastırı işaret eden hiçbir işaret yok, nasıl çıkılacak o tepeye? Tek bildiğim 150 basamak olduğu, vazgeçer diye eşime söylemiyorum. Arkamızdan kalabalık gruplar gelmeden çıkmalıyız.

    Bir evin yanından yukarı çıkan bir yokuş keşfediyorum ve tırmanma aşağıdaki güzellikleri seyrederek başlıyor, yükseldikçe beyaz evler küp şekerlere benziyor.

    Spiliani'ye giderken

    Spiliani’ye giderken

    Spiliani'ye giderken

    Spiliani’ye giderken

    Spiliani'ye giderken

    Spiliani’ye giderken

    Spiliani'ye giderken

    Spiliani’ye giderken

    Başımı kaldırınca tepemde Panaghia Spiliani tüm haşmeti ile parlıyor. Bu bölgenin tümünde olduğu gibi dini yapıların çoğu Meryem’e adanmış, bu manastır da öyle “Mağaraların Meryemi”…

    Spiliani Manastırı

    Spiliani Manastırı

    Manastırdan Mandraki'ye bakış

    Manastırdan Mandraki’ye bakış

    Panaghia Sipiliani

    Panaghia Sipiliani

    Aşağıda bir başka kilisede çanlar çalıyor ve kalabalık bir cenaze alayı kiliseden çıkıp, dar sokaklarda kayboluyor, siyah giymiş kadınlar takip ediyor…

    Kiliseden çıkan siyah giymiş  kadınlardan biri...

    Kiliseden çıkan siyah giymiş kadınlardan biri…

    Geldik manastırın avlusuna. Asıl ana şapel tabii ki bir mağaranın içinde olmalı. Avludan aşağıdaki mekanlara doğru, denize karşı kayaların içindeki şapele geliyorum, denizden epeyce yüksek bir yamaçtaki bu mağara işte Panaghia’nın mekanı… Mağaranın ağzı örülerek bir mekan oluşturulmuş ve Meryem’e adanmış 600 yıl önce. İlk keşişlerde tövbe eden korsanlar olmuşlar.

    Manzaranın güzelliğini seyrederek aşağıya iniyoruz geldiğimiz basamaklardan. Kalabalık gruplar itiş-kakış tırmanmaya çalışıyorlar. Burası yaz mevsiminde nasıl olacak kimbilir ?

    Şimdi yemek keyfi zamanı, mideler de iyileştiğine göre Cleanthis Taverna’ya oturabiliriz.

    Cleanthis Taverna

    Cleanthis Taverna

    Adanın başlıca geliri turizm olduğundan bizim gibi günübirlikçileri dört gözle bekliyordur esnaf. Cleanthis, tüm Yunan tavernaları gibi tahta iskemle, kağıt örtü anlayışında temiz bir yer ve mücveri nefis… Tabii güzel yemeklere her öğlende yarım litre şarap eşlik ediyor, akşamları ise tercihimiz uzo.

    Yenildi, içildi, iki kişi 25 € ödendi ve “yalı boyu“ yürüyüşü ile hediyelik eşyalar keşfedildi…

    Saat 15:00’e geliyor, teknemiz 15:30’da kalkacak. Ağır ağır geçtik yine o güzelim beyazlıkların arasından.

    Bu adada birkaç gün kalınır mı derseniz, evet kalınır. Rıhtımın arkasındaki 3 Brothers Pansiyonu gözüme kestirdim, önü deniz, arkası Mandraki, sessiz sakin bir deniz tatili isteyenler Eylül’de kaçırmasın…

    Kimbilir belki biz de birgün…

    Neşe Gülnar Erkman

    NISYROS ADASI OTELLERİ

    NISYROS ADASI OTELLERİ

    NISYROS ADASI’NDA NEREDE KALINIR?

    Nisyros Adasında konaklama seçenekleri kısıtlı da olsa var, isterseniz online rezervasyon sitesi Booking.com‘u inceleyebilirsiniz ama Kos Adasında kalıp buraya günübirlik uğramak sanki daha iyi bir seçenek gibi… 

    KOS ADASI’NDA NEREDE KALINIR?

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2

  • Neşe Gülnar Erkman

    Çok ilginç bir deneyimdi,Sicilyada Etna ya da çıkmıştık ama bu kadar etkilenmemiştim…Tüm gezisever dostlara tavsiye edilir..Ayrıca Nsyros kasaba olarak da çok hoş..

  • sibel ışıklar

    Ben cesaret edip oraya giremezdim. Sizi tebrik ediyorum.

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu