Arabayla İpsala’dan Selanik’e…

Noel Pazarları
29/08/2013
Oktoberfest: Ekim Festivali
16/09/2013

Ada sonrası Kavala’da keyifli bir gün…

Adada muhteşem geçen deniz keyfinden sonra yine Keramoti’ye feribot ile geçip, oradan yaklaşık 20 dakikalık bir araba yolculuğundan sonra Kavala’ya vardık.

Vaktiyle  Osmanlı Devleti döneminde Balkanlar’ın en önemli merkezlerinden biri olan şehir, halen Osmanlı döneminin izlerini taşıyor. Mimarisi neredeyse tamamen Osmanlıya ait Kavala’nın. 1923’deki Lozan Antlaşması gereğince “Nüfus Mübadelesi” kapsamında Kapadokya’nın Rumları Kavala’ya yerleştirilmiş. Kavala’nın Müslümanları ise Kapadokya dahil Anadolu’nun farklı ilçelerine yerleşmişler. Bu nedenle, her ne kadar Kavala resmen Tekirdağ ile kardeş şehir olsa da, Kavala’nın Anadolu’daki gerçek kardeşi belki de Kapadokya’dır denilebilir.

Şehre girerken önce eski ve tarihi bölgesi karşılıyor sizi, Su kemerleri bir an bizim Unkapanı’nı anımsattı bana… Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış bu kemerler.

Kavala Eski Şehir
Kavala Eski Şehir
Kavala Eski Şehir
Kavala Eski Şehir

Şehrin içine bu su kemerlerinin altından geçerek giriyorsunuz.

DSC_5409
Su Kemerleri

Eski şehir bölgesine Panagia diyorlar.

Eski şehir bölgesinin girişine yakın bir yerde Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın yaptırdığı Külliye bulunuyor. Burası artık İmaret adında lüks bir otele dönüştürülmüş. Biz eski şehir bölgesine girince arabamızı İmaret Otelin yakınında bir yere park edip, Kavala Kalesine yürüyerek çıktık ve iyi ki de öyle yapmışız. Bu bölgedeki cumbalı eski Osmanlı evleri ve önemli tarihi yapılar gerçekten görmeye değer, yürürken hepsini seyredip fotoğraflarını çekme imkanı bulduk. İmaret Otel’de kalmak pahalı ama çok keyifli olabilir, ya da hiç değilse birşeyler yemek-içmek için gidilebilir…

DSC_5314
İmaret Otel
DSC_5338
İmaret Otel
DSC_5342
Cumbalı eski Osmanlı evleri
DSC_5355
Cumbalı eski Osmanlı evleri
DSC_5360
Cumbalı eski Osmanlı evleri

Ortaçağdan kalma Kavala Kalesi ve eski şehir bölgesi epey bir tepede, şehrin merkezinden yukarıda bir konumda. Yani eğer bizim gibi yürüyerek çıkarsanız, biraz yorucu bir yürüyüş ve tırmanma gerektiriyor oraya ulaşmak.

Geçmişte savunma amaçlı kullanılan Kavala Kalesi, bugün şehre tepeden bakan güzel bir manzara sunuyor. Kaleye çıkarken Mohamet Ali ve Mehmet Ali sokaklarını takip ediyorsunuz.

DSC_5361
Kavala Eski Şehir
DSC_5363
Kavala Eski Şehir – Kaleye tırmanırken…
DSC_5364
Kavala Eski Şehir – Kaleye tırmanırken…
DSC_5367
Kalenin içi – Kafeterya
DSC_5370
Kalenin içi – Sahne
DSC_5375
Kalenin içindeki kafeterya ve bilet alınan yer…

Şimdi daracık merdivenlerden yapacağımız son çıkıştayız – yani kalenin tepesine tırmanıyoruz artık… Kaleye giriş buradan…

DSC_5386
Kavala Kalesi
DSC_5389
Zorlu çıkış !!!
DSC_5380
Kalenin tepesindeyiz !!! Feci bir rüzgar var ama manzara çok güzel…
DSC_5382
Tepede yorgunluk atarken :)
DSC_5396
Kavala Kalesi hatırası :)
DSC_5381
Kaleden şehir manzarası
DSC_5392
Kaleden şehir manzarası
DSC_5393
Kalenin tepesinden aşağıdaki sahne bölümüne ve şehirdeki su kemerlerine bakış…
DSC_5394
Kaleden şehir manzarası…
DSC_5395
Kaleden şehir manzarası
DSC_5321
Kaleden şehir manzarası

Halil Paşa Camii ve medresesi de burada görülecek yerler arasında…  Burası şimdi  kültür merkezi olarak kullanılmak üzere restore ediliyormuş. Caminin alt bölgesindeki kazılarda da arkeolojik değeri olan kalıntılar bulunmuş…

DSC_5344
Halil Bey Camii’ndeki kazı…
DSC_5345
Halil Bey Camii’
DSC_5347
Halil Bey Camii’nin medresesi
DSC_5351
Camiinin içi
DSC_5352
Camiinin altındaki kazılar…

Bir diğer görülmesi gereken yapı ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Evi. Osmanlı paşası ve Mısır valisi Mehmet Ali paşanın Kavala’daki evi müze haline getirilmiş, ziyeret edilebiliyor. Önünde heykeli de var.

DSC_5326
Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Evi
DSC_5331
Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Evinin girişi
DSC_5333
Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Evi
DSC_5328
Kavalalı Mehmet Ali Paşa heykeli

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evinin biraz ilerisinde ise bölgenin adını taşıyan Panagia – Meryem Ana Kilisesi var…

DSC_5325
Panagia (Virgin Mary) Church
DSC_5332
Panagia – Meryem Ana Kilisesi

Sahile inerken göreceğiniz Agios Nikolaos Kilisesi eskiden İbrahim Paşa Camii imiş. Kanuni’nin damadı olan Sadrazam İbrahim Paşa (Pargalı İbrahim) tarafından yaptırılmış. Daha sonra minaresi kaldırılıp kilise haline getirilmiş.

Şehrin en popüler buluşma noktası Eleftherias Meydanı. Bu civardaki sokaklarda şık butikler, kafe ve barlar var.

Kavala’da sahile araba park etmek biraz zor, biz gittiğimizde her yer doluydu, daracık yollardan biraz yokuş çıkıp yukarıdaki halk pazarının otoparkına koyduk arabayı.

Oradan alışveriş caddelerini geze geze aşağıya sahile indik. Büyük alışveriş caddesinin yanında aralarda ufak ve dar, sadece yayalara açık alışveriş sokakları da var, ben esas onları sevdim. Herbirinde de çok hoş kafeler var.

Kavala çarşı
Kavala çarşı
Kavala çarşı
Kavala çarşı
Kavala kafe ve restoranlar
Kavala kafe ve restoranlar
Kavala'da şık bir kafe...
Kavala’da şık bir kafe…

Sahile inerken parklar, bahçeler var birkaç tane. Yorgunluk atıp, ağaç gölgesinde dinlenmek için ideal…

Kavala Sahil Bölgesi
Kavala Sahil Bölgesi

Şehrin merkezindeki Belediye Binası ve yakınındaki Tütün Müzesi de iki önemli bina. Tütün vaktiyle Kavala’nın kalkınmasını sağlamış en önemli ürün. Şehirdeki tütün endüstrisinin tarihini bilgi, fotoğraflar ve çeşitli ürünler aracılığıyla öğrenmek isterseniz bu müze gezilebilir.

Kavala merkez - Belediye binası ve Tütün Müzesi
Kavala merkez – Belediye binası ve Tütün Müzesi
Kavala merkezde bir meydan
Kavala merkez

Kavala tipik bir sahil şehri. Deniz kenarına inince daha da çok sevdim burayı. Bir tarafta gemiler, kayıklar ve sahil boyunca uzanan bir yürüme yolu, etrafta bol bol palmiyeler ve tabii ki öbür tarafında da buralarda keyif yapmak için pek çok kafe ve restoran…

Kavala Sahili
Kavala Sahili
Kavala Yat Limanı
Kavala Yat Limanı
Kavala Sahil Bölgesi
Kavala Sahil Bölgesi

Sahilde Kavala Kalesini arkamıza alıp klasik Kavala hatırası fotoğrafımızı çektik :)

Kavala hatırası :)
Kavala hatırası :)

Kavala Kalesi’nin sahilden görünüşü…

Kavala Kalesi
Kavala Kalesi ve Panagia

Biz sahilde bu restoranda bir öğle yemeği yedik ve herşey çok lezzetliydi, tavsiye ederim…

Kavala sahilinde güzel yemekleri olan bir restoran
Kavala sahilinde güzel yemekleri olan bir restoran

Kavala şehir içinde plajlar var ama daha güzel bir deniz keyfi için biraz şehir dışına çıkmakta fayda var. Genelde şehrin batısındaki plajlar doğusundakilerden daha güzel. Kalamitsa Plajı, Ammolofus ve Batis en çok beğenilen plajlar.

Kavala konaklama

Kavala çok büyük bir şehir değil, dolayısıyla şehir merkezinde konaklama seçeneği de aynı şekilde biraz kısıtlı. Ekonomik konaklama arayanlar için uygun 1, 2 veya 3 yıldızlı oteller biraz daha fazla Kavala’da. Bunun yanısıra 3-4 tane beş yıldızlı lüks otel de mevcut şehir merkezinde. Özellikle deniz tatili için Kavala’yı tercih edecek olursanız, şehir merkezinin 8-10 km kadar dışındaki beldelerde deniz kenarındaki  pansiyon ve az yıldızlı otellerde de konaklayabilirsiniz.

Şehir içindeki lüks oteller  içinde en öne çıkanı muhtemelen  İmaret isimli otel, Hem tarihi bir eser oluşuyla hem de Osmanlıyı yansıtan tarzıyla bütçe yönünden sıkıntısı olmayan ziyaretçilerin ilk tercihi olabilir. Otel ayrıca güzel bir Kavala ve deniz manzarası da sunuyor.

imaret
İmaret Hotel – © Booking.com
imaret2
İmaret Hotel – © Booking.com

Yine tepedeki güzel konumuyla bir başka lüks otel de Egnatia Hotel & Spa. Otel bünyesinde bir de Spa bulunmakta. Deniz tatili için gelenler lüks bir otel isterlerse plaja yakın konumu ve konforu ile  Lucy Hotel‘i tercih edebilirler. Camping sevenler için de Kavala’ya 4 km mesafede Batis plajında, içinde güzel restoranlardan, spor tesislerine kadar pek çok imkan sunan deniz kenarında konaklama imkanı da mevcut: Batis Beach Camping.

Unutmayın: Kavala’nın kurabiyesi meşhur, çok da lezzetli… Bence almadan dönmeyin! Ayrıca yöreye özgü tatlardan biri de sakız reçeli, severseniz hem kendinize hem de sevdiklerinize alabilirsiniz…

Paylaşmak ister misiniz?
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

51 Comments

  1. Gonca Cilli dedi ki:

    Merhaba. Selanik için gündüz gezerken kullanabileceğimiz otopark öneriniz var mı?

  2. Oslem dedi ki:

    Merhaba Dilek hanım. Paylaşımlarınız için teşekkürler. İnanın çok faydalı bilgiler. Biz de Temmuz ayında arabayla Yunanistan’a gitmeyi planlıyoruz. Uluslarası ehliyet ve yeşil sigorta tamam. Ama bazı kaynaklarda uluslarası taşıt belgesi de yazıyor. Siz bahsetmemişsiniz ya da ben kaçırdım. Bu konuda bilginiz var mı?

    • Hür Tavaşoğlu dedi ki:

      Merhaba,

      Görmüşken sorunuzu ben yanıtlayayım dedim. Çok defa Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’ya kendi aracımız ile gittik ve bahsettiğiniz belgeye hiç ihtiyacımız olmadı. Son 7-8 ay içerisinde bir değişiklik olmadı ise böyle bir belgeye ihtiyacınız olmayacağına emin olabilirsiniz.

      Şimdiden iyi yolculuklar ve iyi tatiller dilerim…

      • oslem dedi ki:

        İlginiz için teşekkür ederim Hür bey. Bu tatilde deneyim ve görüşlerinizden bolca faydalanacağımıza eminim. Biz yeni ehliyetlerimizle giriş yapacağız Yunanistan’a. Umarım sorunsuz bir tatil olur.

  3. yücel dedi ki:

    Bizde ailece 1 temmuzda ipsaladan çıkış yapacağız. Ben o bölgeye yakın yaşıyorum. Çıkışta yoğunluk olmaz.

  4. yavuz s. çolak dedi ki:

    Merhaba, bayram öncesi 2 Temmuz 2016 gibi, Yunanistan’a araçla geçiş yapmayı düşünüyorum, küçük çocuğumuz da olduğu için yoğun olur mu, çok bekler miyiz diye endişe ediyoruz, hatta bu sebeple araçla gitmemeyi bile düşünüyoruz, bu konuda yardımcı olabilecek var mı, çok yoğun olur mu sizce?

    • Merhabalar Yavuz Bey,

      Bizim bayram deneyimimiz yok, diğer zamanlarda gittiğimizde genellikle yarım saat içinde geçtik, sadece bir kez elektrik kesintisi vardı, o gün biraz daha uzun sürmüştü. (Bir ya da bir buçuk saat kadar).
      Ne kadar erken sınırda olursanız, bekleme o kadar az oluror, mesela biz sabah 4-5 gibi orada olmaya çalıştık hep…

      Bayram arifesinde mutlaka epey bir yoğunluk olur çünkü buradan oraya araba ile giden çok oluyor biliyorsunuz. Ama bu yoğunluk ne derece olur birşey söyleyemeyeceğim. Elinizde olan bir durum varsa perşembeden yola çıkın derim ben :)

  5. Guvenc Usta dedi ki:

    Merhabalar; sitenizdeki bilgilerden faydalanarak Thassos, Halkidiki, Selanik ve Dedeağaç’ta harika günler geçirdik; öncelikle teşekkürler.
    Dedeağaç’ta vakit geçirmek isteyenler için bir tavsiyem olacak; Dedeağaç’tan yaklaşık 10 km uzaktaki Mesimvria köyündeki Salih Usta’nın Yeri’ne gidip menüde ne görüyorsanız gönül rahatlığıyla ve afiyetle yiyebilirsiniz. Bizim menüde köfte, pirzola, patates, yunan salata ve ikram tatlı vardı. Abidin’e İstanbul’dan geldik demeniz yeterli…

    • Merhabalar,
      Güzel bir tatil yapmanızda bir nebze faydamız olduysa ne mutlu bize, çok sevindik.
      Tavsiyeniz için de hem kendi hem de okuyucularımız adına çok teşekkür ederiz…
      Bu arada Dedeağaç’ta denize girdiniz mi, denizi nasıl, tavsiye edeceğiniz bir plaj var mı?
      Sevgiler…

      • Guvenc Usta dedi ki:

        Benim de sitenize biraz katkım olursa ne mutlu bana :)
        Dedeağaç’ta Malki köyünde Aya Yorgi Tavernası önündeki Ocean 6 Beach Club (hemen hemen tüm müşteriler Türktü) ve Mesimevria sahilindeki Baja Beach Club’ta denize girdik. Her iki sahilde de deniz sabahları pırıl pırıldı ama öğleden sonra rüzgar çıkıp dalgalandığı için biraz bulanıklaştı. Thassos ve Halkidiki denizlerinin yanında vasatlar ama haftasonu 1-2 günlük kısa bir kaçamak için beklentiyi yüksek tutmadan değerlendirilebilir.
        İlk foto Ocean 6, ikincisi Baja Beach. Aya Yorgi Tavernasında denize karşı gün batarken bir akşam yemeği de yiyebilirsiniz (Türkçe menüsü de var).
        Ama Salih’in yerini mutlaka es geçmeyin derim. 20-30 haneli bir köyde kapısında 15 tane yunanistan plakalı arabanın beklediği çok tatlı bir Türk aile tarafında işletilen, güzel lezzetlere ulaşabileceğiniz ve internette pek namı duyulmamış bir yer.

        • Harikasınız vallahi, tam da bunu merak ediyorduk. yazın 2 günlük haftasonu kaçamağı için Dedeağaç uygun olur mu, denizi nasıldır diye. Thassos ve Halkidiki denizleri kadar iyi değil ama fena da değil hani gibi gelmişti uzaktan bakınca, girip denemiş biri olarak siz de böyle deyince kafama tam oturdu. Dediğiniz gibi beklentiyi yüksek tutmadan haftasonu bir değişiklik olsun, yer içer biraz da serinleriz diyerek yola çıkılmalı oraya bu durumda, denize öğleden önce girme planı yapmak lazım, onu da hafızaya kaydedelim hemen :)
          Gerçekten çok ama çoook teşekkürler, bir de fotoğraflar eklemişsiniz, çok incesiniz, çok sağolun :)

          • Guvenc Usta dedi ki:

            Resimleri eklerken biraz sıkıntı oldu, o yüzden sıra karışmış olabilir. Parfelerin (yoğurt, musli, ananas veya çilek) olduğu sahil Baja, şemsiyeli olan Aya Yorgi. İyi tatiller…

          • journeysun dedi ki:

            Merhaba Dilek Hanım,

            Kurban bayramında bizde 12- 17 eylül Thassos a gitmeyi planlıyoruz. Bazı yerlerde bu zamanlarda plajların ve çoğu tesisin kapandığını duydum . Bu doğru mudur ? Hava ve deniz sıcaklığı nasıl olur? Ayrıca arabasız gitmeyi planlıyoruz ,ada içi ulaşım konusunda sorun yaşar mıyız ? Tüm koyları gezmek istiyoruz.

            Şimdiden teşekkür ederim :)

            • Merhabalar,
              Arabasız koy gezmek biraz yorucu olabilir, zaman alır ama imkansız değil tabii. Adayı her iki yönde de dolaşan otobüsler var. Eylül’de plajlar açık olur mu gerçekten bilemiyoruz çünkü biz hep Temmuz-Ağustos aylarında gittik. Tecrübesi olan varsa buraya yazar inşallah :)

  6. Hasan Noyan dedi ki:

    Sevgili Dostlar;
    Bu ağustos’ta Thassos tatilimizi keyifle gerçekleştirdik.Geçen yıl 03/08/2013 tarihli Radikal’de
    Sevgili Müge Akgün’ü okuyunca Thassos tatilimiz kesinleşmiş oldu:) Geçen sürede sizin sitenizle de bir şekilde tanışınca notlarınızı elimize aldık (Teşekkürler “Bencetatil”) ver elini
    Thassos diyerek arabamızla Ankaradan hareketle İstanbul,Tekirdağ üzerinden menzile vardık..
    Otelimizi Aralıkta Booking ‘den almıştık. Ama referansımız Sevgili Müge’nin”Baba balıkları avlıyor, anne pişiriyor,çocuklar servis yapıyor” ifadesi oldu. Bize de şahane deniz çipuraları(Ege’nin lüferi),fangriaları ve levrekleri yemek kaldı.Teşekkürler Müge:)
    Agorasros Otel Kinira bölgesinde, feribotun ulaştığı Limenias’a yaklaşık 30 km uzaklıkta. Booking’den değil direkt oteli ararsanız sevgili Salia size daha iyi bir fiyat verebilir,haberiniz olsun:) Ortalama iki kişilik oda +kahvaltı 70-75 Euro civarı.Biz çok sevdik dönerken seneye agustos kaporasını verip yerimizi ayırttık..
    Thassos için ekleyebileceklerim şunlar:
    Popüler plajlarda (Aliki, Paradis vb..) havlu koyacak yer bulamayabilirsiniz, çok kalabalık ve doğal olarak biraz kirli. 2 deneyimden sonra otelimizin önünden pırıl pırıl denizimize girdik:)
    Adanın ortası diyebileceğimiz şirin Theologos köyünü ve oradaki etnografya müzesini mutlaka geziniz,çıkışta tahta sandalyeli köy kahvesinde birer kahve yorgunluğunuzu alıyor:)

    Selanik ve Kavala;
    Bence tatil çok iyi rotalamış:) Atatürk müzesini gezdik biraz düş kırıklığı oldu:( Döneme dair hiçbir otantik öge yok) fotograflarla idare etmişler.
    Eski şehirde Stefan’ı aradık İstanbula dönmüş:( Yine de sevgili Hatice’nin tavsiyesiyle köftelerimizi yedik ve adamıza döndük… )

    • Merhabalar Hasan Bey,

      Bu güzel paylaşımınız için çok teşekkürler, ne güzel bilgiler vermişsiniz… .Eminim okuyucularımız bu bilgi ve önerilerinizden çok faydalanacaktır.
      Bu arada Stefan’ı denk getiremediğinize üzüldüm ama onun adına sevindim. İstanbul’u çok seviyordu…

      Nice güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle, hoşçakalın…

  7. Gokhan Akay dedi ki:

    selanik’te syrtaki ve pontiako oynayanları video ile kaydettiyseniz koyar mısınız sayfanıza diyecektim?

    • Gökhan Bey,

      İlginize çok teşekkürler. Ne yazık ki video çektik ama olmamış Cem Yılmaz’ın tabiriyle :) Çok karanlık ve pek bir şey seçilmeyen bir video ama yine de biraz düzeltebilirsem koyayım…

  8. muzaffer karaman dedi ki:

    Dilek hanım,çoğu kişi tatile başladı ben ve ailem ne yazıkki bir program yapmamıştım. üç gündür yurt içinde nereye baksam dolu yada fahiş fiyatlı. acaba selanik falan mı derken yaptığınız geziyle alakalı harika yazınızı okudum. hemen bavulları yapıp bir yere kaynak olabilirim de ama araba ile ilgili prosedür için geciktim sanırım. başka bir zaman gideriz umarım…

    • Merhaba Muzaffer Bey,

      Yazımızı beğenmiş olmanız bizi çok mutlu etti.

      Araba ile ilgili olarak, aslında araç sahibi sizseniz veya araç sahibi sizinle geliyor ise pek zor bir prosedür yok. İpsala sınır kapısında Turing Ofisi 24 saat hizmet veriyor ve işlemleri orada yapabilirsiniz. Uluslararası ehliyet için 2 adet vesikalık fotoğraf olması gerekiyor yanınızda bir de 400 TL :-(
      Yeşil Sigorta da orada yapılabiliyor.
      Sadece, bayram olduğu için muhtemelen epey bir yoğunluk olacaktır ona dikkat…

      Güzel bir deneyim oluyor, bu tatilde yapamasanız da mutlaka ileride birgün deneyin derim…

      Şimdiden iyi bayramlar dilerim…

  9. Tunay Eğin dedi ki:

    Dilek hanım, size ufak bir sorum daha olacaktı. Yunanistana arabayla geçerken araba için Yunan gümrüğünde herhangi bir ödeme yapıyormuyuz? Yapıyorsak ne kadar yapıyoruz. Teşekkürler

    • Hür Tavaşoğlu dedi ki:

      Merhaba ben yanıt vereyim bu sorunuza.

      Yunan gümrüğünde hiç bir ödeme yapılması gerekmiyor. Hatta şu ana kadarki 3 geçişimizde de sadece pasaport kontrol noktasında durdurulduk. Pasaport, uluslararası ehliyet ve yeşil sigorta soruldu. Sonrasında bulunan gümrük noktasında hiç durmadan geçtik hep. Eğer aracınızda fazla miktarda alkol, tütün vs yok ise gümrük noktasında durdurulsanız bile sorduğunuz şekilde bir ödeme vs istenmeyecektir.

      Şimdiden iyi tatiller dilerim…

  10. Tunay Eğin dedi ki:

    Öncelikle detaylı ve faydalı bilgilendirmeniz için teşekkürler. Ben Antalya’da yaşıyorum ve son 4 yıldır yaz tatil için Gökçeada’ya gidiyorum. Bu sefer yani 2014 Ağustosunda Gökçeada sonrası arabamla ailecek Selank’e gitmeye karar verdik. Tecrübenize binaen 5 günlük bir gezi için sınırdan geçtikten sonra sırasıyla nerelerde ve kaçar gün kalmamızı taviye edersiniz. Bir de akşam rakı balık yapmak için tavsiye edeceğiniz en güzel ve uygun mekanlar gezi rotasında nerede bulunaktadır. Son olarak ta, konaklama yerlerinizi gezinize başlamadan mı rezerve ettiniz, yoksa yolda rasgele diyerek mi buldunuz.. Şimdiden teşekkür ederim.

    • Merhabalar,

      Yazımızı faydalı bulmanıza çok sevindik, teşekkürler :)

      Gelelim sorunuza… 5 günlük bir gezi düşündüğünüze göre, bence bu 5 günün 2 tanesini Thassos Adası’na ayırın. Böylece gündüz deniz, akşam rakı-balık keyfi yaparsınız. Bunun için adadaki en güzel yerler Potos ve Limenaria. Thassos yazımızda beğendiğimiz restoranların isim ve adreslerini vermiştim, bakın isterseniz.

      http://www.bencetatil.com/yanibasimizda-sakli-guzellik/

      (Bu arada isterseniz sınırı geçince Dedeağaç’da (Alexandrapoli) bir kahvaltı veya kahve molası verebilirsiniz. )

      Thassos’da geçireceğiniz 2 günün ardından, Selanik yoluna çıktığınızda yaklaşık yarım saat sonra Kavala’dan geçeceksiniz. Bu şehre isterseniz birkaç saat ayırıp, şöyle bir gezebilirsiniz.

      Kalan 2 günde Selanik şehrini gezip, akşamları rakı-balık keyfine devam
      edebilirsiniz, Selanik bunun için çok ideal. Bizim İstanbul’daki Nevizade veya Kumkapı benzeri yerlere sahip (Mpalanau Tavernalar Bölgesi ve Ladadika tavernalar bölgesi ). Yanyana birçok restoran var. Tabelalarında genellikle taverna yazıyor ama bizim anladığımız anlamda taverna değil hepsi, onlar restorana taverna diyorlar – gerçi bazılarında canlı müzik de oluyor :)

      Biz konaklama yerlerimizi hep önceden ayarlıyoruz. Selanik’de mutlaka otoparkı olan bir otel ayarlayın, feci bir otopark sıkıntısı var şehirde. Thassos’da otopark sıkıntısı çekmezsiniz, keyfinize göre bir otel seçebilirsiniz. Potos ve Limenaria uzak gelirse, Limenas’da da kalabilirsiniz. Orada da sahil boyunca güzel restoranlar var. En popüleri ve iyisi Simi demişlerdi, biz de gittik beğendik. Uygun bütçeli bir otel tercih edecek olursanız, bizim Limenas’da kaldığımız Angelica Hotel’i de tavsiye ederiz, isterseniz Thassos yazısına bakabilirsiniz, yazı içine otelin resimlerini de koydum,

      Şimdiden iyi tatiller…

  11. İsmail Küçükgümülcina dedi ki:

    17-18-19-20 mayıs 2014 tarihlerinde Gümülcine (1), Kavala(1), ve Selanik (2) şehirlerine araçla ve ailemle (eşim,kızım, k.validem ve ben) yolculuk yaptım. Keşke yola çıkmadan önce Blog paylaşımlarınıza ulaşmış olsaydım. Gerçekten çok başarılı bir sunum ve anlatım yapmışsınız. Bir an da bir kaç gün önce gercekleştirdiğim yolculuğu tekrar yaşadım. Gümülcine, Kavala ve Selanik’te konaklamamın haricinde Dedeağaç ve İskeçe şehir turlarıda yaptım. Halkidiki,ye gidememiştim, üzgündüm, yazılarınızı okuduktan sonra mutlak gitmeliyim diyorum zira oldukça tahrik edici. Biraz daha uygun fiyata konaklama pansiyon konusunda elinizde bilgi var ve paylaşırsanız sevinirim.
    Yunanistan’a 15 sene önce tur şirketi ile yolculuk yapmıştım, bu 2.gidişim ilk fırsatta tekrar gitmek istiyorum. Farklı bir doğası bana gel diyor. Herkese tavsiye ederim.

    • Merhabalar İsmail Bey.

      Yazımızı beğenmiş olmanızdan dolayı çok mutlu olduk, güzel yorumunuz için çok teşekkürler..

      Gerçekten de her sene gidesimiz var artık bizim de. 2 kere gittik, bu sene 3. ye hazırlanıyoruz. Kapsamlı bir Halkidiki düşünüyoruz, yaz sonu ayrıntılı bir şekilde yazmış olurum oraları da, umarım yine faydalı bulacağınız bir yazı olur…

      Biz Thassos Adasında da, Selanik’de 2 veya 3 yıldızlı otellerde konakladık ama uygun fiyatlı pansiyonlar da vardı. Thassos yazısında belirttiğim gibi mesela Psili Ammos plajına gidince gördük ki oradaki restoranın üstü pansiyon olarak kiralanan odalarla dolu. O yazımızda adres ve telefon vermiştim oraya dair. Gitmediyseniz Thassos Adasına mutlaka gidin derim ben. Bu tür pansiyonlar oraya gidince daha kolay bulunuyor ama yoğun sezonda yer problemi de olabilir tabii. Gerçi böyle yerler o kadar çoktu ki, hepsi de doluyor mu bilemiyorum…

      Bol seyahatli günler, keyifli bir yaz tatili dileriz :)

  12. Rabia dedi ki:

    Selam,
    Biz de kalabalık bir grup olarak bayramda thassos tatili yapmayı düşünüyoruz. Araba dışında kolay bir yol alternatifi bulamadık uçakla gidebilmek zor ve pahalı görünüyor. Arabayla ise bayramdaki sınır yoğunluğundan çekiniyoruz sizin öneriniz nedir? Şimdiden teşekkürler

    • Hür Tavaşoğlu dedi ki:

      Merhabalar,

      Biz geçtiğimiz yaz 2 kez sınırdan kendi arabamız ile geçtik. Herhalde şanslıydık ki her bir geçiş 10 dakika ya sürdü ya sürmedi. Dediğiniz gibi bayramlarda ve yurtdışında çalışan Türklerin dönüş dönemlerinde oldukça fazla yoğunluk oluyormuş. Kendi çevremizde de 3-4 saat sınırda beklemek zorunda kalan tanıdıklarımız oldu.

      Ne yazık ki farklı bir önerimiz mevcut değil. Otobüs ile geçseniz daha da uzun bekleyeceksiniz muhtemelen.

      Bir şey duyduk ama pratikte ne kadar sağlıklı şekilde uygulanır bilemiyorum. Söylendiğine göre sınırda yoğunluk olduğu zamanlar insanlar İpsala’da arabayı park ederek sınıra kadar taksi ile gidip, yürüyerek gümrüksüz alana geçiyor ve orada daha önceden ayarladıkları Yunanistan’dan gelmiş olan taksiye binip Dedeağaç, Kavala gibi yerlere 50-60 Euro civarı bir ücret ile gidiyorlarmış. Tekrar söyleyeyim, bu konuda bizim bir tecrübemiz yok, sadece bir kaç blogda okumuştuk. İsterseniz bu konuyu araştırın …

      Şimdiden iyi tatiller…

  13. Ferih dedi ki:

    Yazinızi okudum,cok begendim. Bu yazida iki tane kisilik buldum. Birincisi bir edebiyat ogretmeni…yaziniz o kadar akici ve guzel yazilmis ki. Ikincisi de harika bir tur rehberi… Bir gezi bu kadar guzel anlatilabilir. HARIKASINIZ. TESEKKURLER…

    • Dilek dedi ki:

      Çok teşekkürler, güzel yorumunuz beni çok mutlu etti :) Yaşadığımız bir şeylerin birilerine faydalı olabilmesi ne güzel, biz de gezilerini anlatan insanları okuyup, onlardan öğrendiklerimiz yardımıyla daha güzel seyahatler yapıyoruz zaten…
      Bu arada epey yaklaşmışsınız, Edebiyat Fakültesi mezunuyum – gerçi İngiliz Edebiyatı, ama olsun :) Tur rehberliği ise denemediğim birşey, ama öğretmen gibi yazmış olabilirim, mesleki alışkanlık yani, beğenmenize çok sevindim…

  14. Macit Şekerci dedi ki:

    Merhabalar;
    Gezmeyi severim, okumayı da severim, bu sebeplerle
    gezi yazılarını okumak için geçerli iki sebebim olmuş oluyor.
    Uzun yıllar önce trenle Selanik’e gitmiş, fakat unutmuştum.
    Yazınızı okuyunca, hem anılar canlandı, hem de uzun zamandır
    aracımla yapmayı düşündüğüm, bir türlü uygulamaya koyamadığım
    İstanbul-Selanik-Kosova seyahat planımı da tekrar gözden geçirmeme
    yol açtınız. Eğer gidersem, bu yazıdan da yararlanacağım.
    Paylaşımlar için teşekkürler.
    Macit Şekerci

    • Dilek dedi ki:

      Merhabalar Macit Bey,

      Yazıyı beğenip, faydalı bulmanıza çok sevindik.
      Umarız bahsettiğiniz rotada bir gezi yapabilirsiniz, Kosova’nın da eklenmesi geziyi daha da enteresan hale getirecektir.

      Güzel yorumunuz için tekrar teşekkürler, iyi günler…

  15. Çağlar dedi ki:

    her satırını hiç sıkılmadan okuduğum, çok güzel bir gezi yazısı olmuş. bunun için çok teşekkür ederim. bu yazıdan sonra bende ailemle bu yaz gitmeyi planlıyorum. konaklama olarak nereleri ve ne kadar ücret ödediniz.

    • Dilek dedi ki:

      Merhabalar,

      Yazıyı beğenmenize ve faydalı bulmanıza çok sevindik, inşallah dediğiniz gibi gider ve mutlu olduğunuz bir tatil geçirirsiniz.
      Biz Thassos Limenas’da feribot iskelesine yakın ve denize bakan Hotel Angelica‘da kaldık. Limenas plajı da otelden 200-300 metre yürüme mesafesindeydi. Limenas da adanın önemli bir beldesi olduğu için restoranlar, alışveriş imkanları bakımından da geceleri iyi vakit geçirdik. Otelin önünde arabamızı rahatlıkla park ettik. Ama otelimizin yeri ve konumu çok güzel olmasına rağmen 2 yıldızlı olduğu için bazı konforları eksikti. Merkezi oluşu, fiyatının uygunluğu ve manzarası artılarıydı ama geniş bir odası olmasına rağmen banyosu eski ve sevimsizdi. Fiyatı gecelik deniz manzaralı olanlar 60, yan tarafa bakanlar 50 Euro idi (2 kişilik oda + kahvaltı).
      Bir daha gittiğimizde Limenaria veya Glifoneri’de kalırız diye düşünüyoruz, onu da söylemiş olayım. Limenaria beldesi hem en güzel denizlerden Aliki ve Psili Ammos’a yakın, hem de büyük güzel bir beldesi adanın. Glifoneri Koyu da muhteşem bir denize sahip ve orada çok hoş birkaç otel görmüştük (Louloudis Boutique Hotel ve Akti Belvedere gibi), onlar da düşünülebilir. Limenas’a 10 dk yakınlıkta bu bahsettiğim koy.
      Thassos’da nerede kalırsanız kalın gerek gün içinde başka başka koylara gerekse akşamları farklı beldelere gitmenizi tavsiye ederiz.
      Kavala’da kalmadık ama Selanik’de kaldığımız oteli çok tavsiye ederim. Selanik’de şehir merkezinde korkunç bir park problemi var. Yani bir otel beğeniyorsunuz ama otoparkı ya yok ya da üç beş arabalık var. Olmadı valeler alıyor arabayı götürüp biryere park ediyor, ki bu da bizim hiç haz etmediğimiz bir şey. O yüzden biz şehrin çok az dışında bahçeli, otoparkı olan bir otel tercih ettik. Hem çok temiz, hem çok rahat hem de çok hesaplı oldu. Yine gecelik 50 Euro verdik. Hotelimiz 3 yıldızlı Byzantio Hotel’di. Çalışanları da son derece sıcak, samimi ve yardımseverdi. Yine gitsek kesin yine orada kalırız. Ama arabasız bir Selanik gezisinde uygun olmaz burası, araç ile gidildiğinde ise çok ideal oldu.

      Başka sorunuz olursa yardımcı olmaya çalışırız, şimdiden iyi tatiller :)

  16. alirıza dedi ki:

    arabayla yurtdışı turu yapanların yazmış oldukları çok gezi raporu okudum.sizinki gerçekten 10 numara olmuş.detayları çok iyi vurgulamışsınız.nice seyahatlere…

    • Hür Tavaşoğlu dedi ki:

      Merhabalar Ali Rıza Bey,
      Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederiz. Yazıyı beğenip faydalı bulmuş olmanızdan dolayı çok mutlu olduk.
      Herkes için nice güzel seyahatler diliyoruz biz de :)

  17. Erol ÜÇÖZ dedi ki:

    Dilek hanım,
    Bizde böyle bir tur yapmayı düşündüğümüzden internetten sizin bilgilerinize ulaştıktan sonra vaz geçtik. Çünkü o kadar güzel gezip o kadar güzel ve detaylı fotoğraflayıp anlatmışsınız ki gezip görmüş gibi olduk. Teşekkürler
    PC: şakaydı, yorumlarınızdan yararlanacağım

    • Dilek dedi ki:

      Aman Erol bey, yüreğimi hoplattınız bir an, neresi kötü geldi de, vazgeçtiniz acaba diye düşünürken, ikinci cümlenizi okumakta geciktim, korktum vallahi :)
      Ama neyse ki sonrası gülümsetti beni:)
      Teşekkür ederim bu esprili güzel yorumunuz için. İnşallah faydalı olur deneyimlerimiz.
      Başka sorularınız olursa ve bilgimiz dahilindeyse yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.
      Şimdiden iyi tatiller dilerim…

  18. L.TUNÇ dedi ki:

    Bende coğrafya öğretmeniyim.Yurtdışına araç ile çıkmaya pek cesaret edemezdim ama sizin yazdıklarınız ve anlatımınızla banada cesaret geldi.:))Teşekkür ederim emeğiniz için….

    • Dilek dedi ki:

      Umarım gider ve çok mutlu olduğunuz bir tatil yaşarsınız. En az bizimki kadar sorunsuz ve güzel bir tatil olmasını diliyorum şimdiden. Size biraz olsun fikir ve şevk verebildiyse yazımız, ne mutlu bize :)

  19. Yasemin AYDIN dedi ki:

    Dilek Hanım merhaba,
    İnternette gezinirken tesadüfen buldum bu siteyi. Çok güzel anlatmışsınız. 2009 yılında gitmiştim Selanik’e. Tekrar gitmiş gibi oldum. Atatürk Evi’nin içini gezebildim ben o tarihte. Size bir kaç tane fotoğraf gönderebilirim isterseniz. Bu güzel yazı için de teşekkürler….

    • Dilek dedi ki:

      Merhabalar Yasemin Hanım,
      Yazıyı beğenmenize çok sevindim. Ayrıca zahmet edip ricam ile ilgilendiğiniz için de çok naziksiniz. Bahsettiğiniz fotoğrafları yollarsanız gerçekten çok mutlu olurum ve siz de arzu ederseniz adınız ile birlikte eklerim yazıya…

      (admin@bencetatil.com adresine yollayabilirsiniz)

      Sevgiler…

  20. celal güneş dedi ki:

    bir gezi ancak bukadar güzel anlatılır ve fotoğraflanır sizinle birlikte gezmiş gibi oldum teşekkür ederim.

    • Dilek dedi ki:

      Çok teşekkürler Celal Bey, böyle güzel yorumlar almak gerçekten insanı mutlu ediyor. Biraz da öğretmenlik mesleğinden gelen bir alışkanlıkla detaylı yazmaya çalışıyorum, birilerine fikir verip, faydalı olabilirsek ne mutlu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir