Filmlerin arka fonundaki şehirler

Kitaplardaki dünyayı tanımak…
09/02/2013
Almanya’nın “Romantik Yolu”…
28/02/2013

Hayallerimizdeki şehirleri filmlerde görmek…

Bazı filmler vardır hayalini kurduğunuz şehirlerde geçer ve izlemeye doyamazsınız. Ve bazı filmler vardır, öyle yerlerde geçer ki seyrettikten sonra oraya gitmenin hayalini kurmaya başlarsınız.

İşte birkaçı…

Letters to Juliet

Çok güzel  iki aşk hikayesini Romeo ve Juliet’e bağlayan, İtalya‘nın Tuscany bölgesi ve özellikle Verona‘da geçen bu film muhteşem güzellikte bir görsel şölen sunuyor.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da aşağıda…

Before Sunrise

İnsanın içini ısıtan aşk filmlerinden biri… hem de Viyana’da…

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da aşağıda…

 Before Sunset

“Before Sunrise” dan 9 yıl sonra ikincisi – “Before Sunset”. Bu da muhteşem. Arka fonda bu sefer aşıkların şehri Paris var.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanına göz atmak isterseniz aşağıda…

Eat Pray Love

İtalya’dan Hindistan’a oradan Bali’ye yapılan hem dünyevi hem de ruhani bir yolculuğun hikayesi.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Bu da fragmanı…

The Tourist

Venedik eşliğinde güzel bir macera filmi…

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da aşağıda…

Angels & Demons

Roma ve Vatikan görüntüleri eşliğinde çok sürükleyici bir film.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da aşağıda…

Vicky Cristina Barcelona

Fonda güzeller güzeli Barselona şehri ve enteresan ilişkiler…

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Bu da fragmanı…

French Kiss

1995 yapımı bu unutulmaz romantik film hepimizin hatırlayacağı üzere Paris görüntüleri ile süslüdür.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da burada…

Midnight in Paris

Owen Wilson ve güzel aktris Rachel McAdams’ın 2011 yapımı filmi adından da anlaşılacağı üzere Paris’de geçer… Sonbaharda evlenecek olan Amerikalı nişanlı çift kızın ailesi ile birlikte Paris’e giderler. Damat adayının Paris caddelerinde gece yarısı yaşadığı gerçek üstü maceraları Paris görüntüleri eşliğinde izlemek isterseniz enteresan bir film…

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanı da burada…

In Bruges

Collin Farrell’ın başrolde oynadığı bufilm, Belçika’nın harika şehri Bruges, yani “Kuzey’in Venedik’i” denilen şehrin güzel görüntüleriyle doludur. Sundance Film Festivalinde 2008 yılının açılış filmi olarak gösterilen “In Bruges” ayrıca senaristi Martin McDonagh’a Bafta Film Festivalinde “En iyi orijinal senaryo” ödülü getirmiştir.

Filmle ilgili bilgi için, buraya tık :)

Fragmanına göz atmak isterseniz o da aşağıda…

Dilek & Hür Tavaşoğlu

İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi mezunu. İstanbul Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Okutmanı. Öğretmenlik, çevirmenlik, editörlük, yazarlık hepsi denendi ama tabii yetmedi, sürekli yeni ve farklı bir şey yapma arzusu ile ortaya karışık aktiviteler eklendi. Tiyatro kurslarına gitmeler, dublaj dersi almalar, falan filan. Belki de Yay burcu olması nedeniyle haddinden fazla meraklı ve kesinlikle her türlü makul sınırın çok ötesinde gezip tozma, keşfetme delisi. Kendisi gibi gezgin ruhlu Hür Tavaşoğlu ile evli. Evli ama çocuksuz : ) "Bence tatil bana özel, biraz değişik, biraz da sürprizli olmalı" diyerek başladığı ve gezilerini anlattığı “Bence Tatil” sitesi Hürriyet Gazetesinin 2013 Bumerang Blog/Websitesi Yarışmasında birinci oldu. Öğretme ve anlatma meraklısı olduğu için her konuda ille de söyleyecek birşeyi var. O yüzden de bu sitede kendisinden sadece gezi yazıları değil, kah kitap yorumu, kah film veya dizi tavsiyesi de bulabilirsiniz, şaşırmayın.

4 Comments

  1. Dilek dedi ki:

    Sağol Kenan’cım, çok mutlu ettin beni. Biz böyle filmlerden çok etkilendiğimiz için, bu tür bir yazı eklemek siteye hoşluk katar diye düşündük. Beğenmene çok sevindim :)

  2. Kenan Albayrak dedi ki:

    Dilek’cim, süpersin! Mükemmel tatil önerilerin yanında, çok ilginç bir şekilde, romantik filmlerin fragmanlarını da katmışsın. Çok beğendim.

  3. Dilek dedi ki:

    Evet sevgili Gülenay, aynen öyle hissediyor insan. Bir de bir filmde görüp sonra oraya gidince çok tatlı bir duygu yaşıyorsun. “A bak onlar da bu köprüde durup şöyle konuşmuşlardı” filan demek çok güzel oluyor. Benim hedef Juliet’in Verona’sına gitmek şimdi ama bakalım ne zaman :)

  4. Şahane olmuş :)) Bazı filmleri seyrederken insan orada olmayı nasıl da istiyor. Ben mesela Eat Pray Love’ı seyretmedim ama kitabını okurken bütün o yerleri görmek için büyük bir istek duydum içimde. Bence seyahat etmenin en güzel yanı insanın içindeki başka karakterleri, ruhları özgür bırakması. Yeni bir ülkeye gittiğinde sadece o topraklara değil, kendine dair de bilmediğin şeyler keşfediyorsun. En azından bana öyle oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir