Yvoire

Yvoire,  tarihte kimi zaman Fransa’nın kimi zaman ise Cenevrelilerin kuşatmasına maruz kalmış. Uzunca bir süre de Savoy Krallığına bağlıymış. Düşmanlardan korunmak için 1300’lü yıllarda çevresine surlar inşa edilmiş. 1800’lerin sonuna doğru Fransa’ya geçmiş.  Önceleri tarım ve balıkçılık ile geçinen köy halkı artık turizmden de kazanmakta. Yvoire, son 30 yıldır Fransa’nın en güzel köyleri listesinde ve bir çok ödül de kazanmış. Bu ödüllerden biri de 2002 yılında kazandığı Avrupa’nın en iyi çiçeklendirilmiş köyü ödülü.  Ortaçağdan kalma 11. yüzyıla ait St. Pancrace Kilisesi ve Savoya Kontu 5’inci Amedee’nin yaptırdığı 14. yüzyıla ait Yvoire Şatosu köye ayrı bir güzellik katıyor. 1655 yılından beri burada Bouvier ailesi yaşamakta, o yüzden şato gezilemiyor ama  şatonun “Beş Duyu Bahçesi” ziyarete açık. “Labirent Beş Duyu Bahçesi” aromatik bitkiler, meyve ağaçları ve rengarenk çiçeklerle dolu, hatta bu çiçeklerin bazıları yenilebiliyor. Peyzajı da oldukça enteresan. Süsleme amacıyla yerleştirilmiş çeşmeler, çardaklar ve kuş kafesleri de var.  Bahçe koklama, dokunma, görme, dinleme ve tatma duyularına hitap ediyor. Yumuşak dokulu çiçeklerden kabuklu bitkilere kadar farklı dokular, su ve kuş seslerinin oluşturduğu nağmeler ziyaretçilere  beş ayrı duyuya hitap eden bir yerde olduklarını hissettiriyor.

Cenevre ve Evian arasındaki bu güzel Fransız köyü için “The Gem of the Lake” yani “Gölün Mücevheri” diyorlar.

Bu köyde ne yapılır derseniz, bence yarım gün şunları yaparak çok güzel geçirilebilir:

1.  Sevimli dar sokaklarında yürüyüp, her yerinden rengarenk çiçekler sarkan evlerine baka baka gezilir.

2.  Ara ara rastlayacağınız dükkanlarda satılan ev yapımı reçellerden tutun da yine el yapımı sabunlara kadar satılan cicili bicili şeylere bakılıp biraz alışveriş yapılır. Bu dükkanlarda nakışlı örtüler, el yapımı çanak çömlek tabak tarzı şeyler de var, giysiler ve takılar da.

3.  Göl kenarındaki restoranlarda veya tepede manzaralı terası olan restoranlardan birinde güzel bir yemek yenebilir. Ya da çiçek fışkıran evleri seyrederek ara sokaklardaki kafelerden birinde birşeyler içilir.

4.  “Beş Duyu Bahçesi” gezilip, farklı duygular keşfedilir.

5. Maison de l’Histoire gezilip köyün tarihi hakkında bilgi edinilir.

6. Göl kenarında bir piknik sepeti ile oturulup gölün karşı yakasına karşı mesela bir şarap ve peynir keyfi yapılır.

Haydi gelin o zaman biraz fotoğraflarına bakalım bu güzel köyün…

Köye girmeden hemen önce ne kadar büyülü bir yerde olduğunuzu hissediyorsunuz…

Yvoire

Köye giriş bu kapıdan…

Yvoire

DSC_0265

Ama köye girmeden önce bu kapının karşısındaki Turist Bürosundan harita ve köy ile ilgili bir kitapçık aldık.

DSC_0264

Yvoire

Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama