İstanbul’da romantik ve rüya gibi bir tatil… Neden olmasın?

Yaz tatili için henüz plan yapmadınız mı?
09/01/2014
LINE İLE KORKUSUZCA KONUŞUN
15/03/2014

Otele varış

Otele giderken ne düşündüm biliyor musunuz? Hani şu Belgin Doruk’lu, Filiz Akın’lı, Türkan Şoray’lı ve Hülya Koçyiğit’li eski Türk filmleri geldi aklıma. Küçükhanımefendi, Cici Gelin, Damgalı Kadın, Aşka Tövbe, Arım Balım Peteğim, Veda Busesi, Kahveci Güzeli gibi pek çok Türk filmine arka fon oluşturmuş bu efsane otele girerken sanki filmlerin o büyülü dünyasına giriyormuşum gibi heyecanlandım.

Yıllarca “Yeşilçam Oteli” diye aklıma kazınmış bir yere gitmek benim gibi eski Türk filmleri tutkunu biri için muhteşem bir şeydi.  Kafamda 1960 ve 70lerden kalma şu siyah-beyaz görüntüler ile yol aldım otele doğru…

filmler

Ve işte yenilenen yüzüyle karşımdaydı… Ama ne kadar yenilense de eski bir dost gibiydi benim için…

5

Halen Merhamet dizisi olsun, Özcan Deniz’in son sinema filmi Su ve Ateş olsun pek çok yerde bu eski dosta rastlıyoruz zaten…

Öncelikle lobisinde oturup Tarabya Koyu manzarasına ve hayallere daldım bir süre.

DSC_0769
DSC_0771

İşte size bu yazıyı yazmaya başladığım Tarabya Koyu manzaralı sıcak çikolata ve kurabiye keyfim…

DSC_0821

O güzel koy manzarasına dalıp, içeceğimi bitirmeden ve tabağımı silip süpürmeden çekseymişim daha şık olurmuş bu fotoğraf ama dediğim gibi herşey manzaranın suçu, aklım gitti bir süre, sonradan geldi, ne yapayım :)

T-Lounge

Evet isterseniz lobiyle başlamışken, T Lounge’daki çay saatinden biraz daha bahsedelim. Piyanoda güzel bir müzik, elinizde çayınız, kahveniz  ve yanında kekler, kurabiyeler, makaronlar… İster sevdiklerinizle, dostlarınızla oturun sohbet edin, isterseniz benim gibi tabletiniz veya laptopunuzda işinizi yapın bir taraftan… Her haliyle keyifli…

DSC_0814
DSC_0826

2 Comments

  1. SEMİH dedi ki:

    Blogunuzu zevkle takip ediyorum fakat son günlerde bir kaç blokta rastladığım şu sizinde yazınızda geçen grand tarabya Hotel’i yazınız diğerleri gibi reklam kokuyor. Yoksa en az 3 yada 4 gezi blogu da aynı anda aynı oteli mi yazmaya karar verdi acaba. Okurunuz ve takipçiniz olarak bu tarz reklam olaylarına girmeniz açıkçası beni düşündürdü. Bundan sonraki yazılarınızda başarılar dilerim.

    • Dilek dedi ki:

      Merhabalar Semih Bey,

      Geçtiğimiz hafta sizin de farkettiğiniz gibi, The Grand Tarabya Oteli, Hürriyet Bumerang aracılığıyla bazı bloggerları davet etti, biz de o etkinlik vesilesiyle gidip kaldık otelde. Yazımızın başlarında da bu organizasyon çerçevesinde orada misafir edildiğimizi anlattım zaten. Başka bloglarda da tanıtım yazısına rastlamanız bu yüzdendir.

      Ama gerçekten de çok güzel ağırladılar bizi, hakikaten de rüya gibi geçti gitti o bir gün. İşin enteresan tarafı şu ki, biz yıllar önce, otelin yenilenmesinden çok daha önce, bir evlilik yıldönümümüzde bu otelde bir gece kalmıştık. Yani biraz da bizde güzel anıları olduğu için kabul ettik daveti, o açıdan da nostalji oldu bize. Otelin tanıtım yazısı olacağı için bundan pek bahsetmedim yazıda ve sadece oteli tanıtmaya çalıştım ama böyle de özel bir yeri var bizde Tarabya Oteli’nin.

      Umarım kafanızdaki sorulara bir nebze olsun cevap verebilmişimdir. Bizimle bu düşüncenizi paylaştığınız ve bir anlamda bizi uyardığınız için çok teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir