İskandinavya’nın Küçük İncileri: İsveç Kentleri

Eskisiyle yenisiyle kendine has bir şehir: Kavala
13/04/2014
Selanik: Bir ulusun geleceğinin doğduğu yer…
03/05/2014
Mutlu mutlu fotoğrafçılarına poz veren yeni evli bir çift karşılarında kameram ile beni görünce şok oldular. Ama yine de çekim durmaz diyerek işlerine devam ettiler…

Mutlu mutlu fotoğrafçılarına poz veren yeni evli bir çift karşılarında kameram ile beni görünce şok oldular. Ama yine de çekim durmaz diyerek işlerine devam ettiler…

Växjö 

Växjö kentindeki Cam Müzesi’ne yetişmek için bu ilginç Barok kentini heba ettik ve Karlskrona’dan ayrılıp, kapanmasına 1 saat kala Småland Cam Müzesi‘ne yetiştik. Müzede cam eserler dışında mobilyalar ve eskiden kalma eşyalar da vardı. Cam Müzesi beni tatmin etmedi. Daha önce Almanya’nın Passau kentinde gördüğümüz (30.000’den fazla son derece iyi arşivlenmiş 1680-1950 yılları arası cam ürünlerinden oluşan) müzeden sonra bu müze çok yavandı. Çok yetersiz ve karma karışıktı. Hediyelik eşya kısmı ise daha da vahimdi. İsveç’in o kadar ünlü cam fabrikaları varken burada sergilenen amatör işi çalışmalar bence utanç vericiydi. Orrefors yada Matt Jonasson cam fabrikalarını gezmek daha iyi olurmuş. Hatalı bir seçim yapmışım.

Växjö – Småland Müzesi…
Växjö – Småland Müzesi…

Bu arada hakkını da yememek lazım. Bir iki modern çalışma ilgimizi çekti. Ana rahmindeki fetus şeklinde bir eserin adı da kendi kadar ilginçti. ”Bir egoist yetişiyor” Arkasına geçtiğimizde bir anda sayıca çoğalan yüzlerimiz de bizi çok eğlendirdi.

Växjö – Småland Cam Müzesindeki "Bir Egoist Yetişiyor" adlı eser...
Växjö – Småland Cam Müzesindeki “Bir Egoist Yetişiyor” adlı eser…
Murat’ın parçalanmış kişiliği…
Murat’ın parçalanmış kişiliği…
Växjö – Småland Müzesi – İpteki cam iç çamaşırları…
Växjö – Småland Müzesi – İpteki cam iç çamaşırları…
Växjö – Småland Müzesi – Uçan sandalyeler…
Växjö – Småland Müzesi – Uçan sandalyeler…
Växjö – Småland Müzesi – Uçan sandalyeler…
Växjö – Småland Müzesi – Uçan sandalyeler…

İsveçli arkadaşım beni İsveç Müzeleri konusunda uyarmıştı. “Müzeler sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Çok önemli olmayan eserleri gayet güzel tasarımlarla sunarlar. Türkiye’deki eser zenginliğini orada bulamazsınız. Bir Topkapı’daki eserleri orada görmenize imkan yok. Sergilenenler o kadar değerli ve özel değil” demişti. Haklıymış. İsveç Müzelerinin tarih zengini Türkleri tatmin etmesi mümkün değil bence.

Cam müzesini bırakıp etrafı gezmeye başladık. Sokakta lise öğrencisi olduğunu düşündüğüm bir grup, bol küfürlü rap şarkılarla konser veriyordu. Ben fotoğraflayınca solist iyice coştu. Havaya girdi. Gençler büyük bir ilgi ile izliyorlardı konseri…

Växjö gençliğinin sokak konseri…
Växjö gençliğinin sokak konseri…
Växjö’de sokak konserini izleyen gençler…
Växjö’de sokak konserini izleyen gençler…
Växjö’de sokak konserini izleyen gençler…
Växjö’de sokak konserini izleyen gençler…

Buradan ayrılıp, PM & Vänner adlı güzel bir pastaneye girip, yaşgünümü kutladık. Bir alışveriş merkezindeki dükkandan mum bulduk. Eşim beni mutlu etmek için çırpındı ama bu küçücük kentte ailemden uzak yaşgünümü kutlamak bende ağır bir yalnızlık hissi uyandırdı. Tadım tuzum kaçtı. Yüreğime sıkıntı ile karışık ağır bir İzmir hasreti yerleşti. Bu nedenle huysuzlaştım ve yeterince büyük yaşgünü pastası bulamadığı için eşime kapris yaptım. Onun da tadı kaçtı biraz. Yine de mum üfleme seremonisi ile kutlama öpücükleri oldu tabi ki…

Växjö PM & Vänner pastanesinde yaşgünü kutlaması...
Växjö PM & Vänner pastanesinde yaşgünü kutlaması…

Jönköping

Allahtan vatan hasreti ile karışık yalnızlık hissinden oluşan keyifsiz ruh halim yeni bir kente gidip, güzel bir et restoranında akşam yemeği yiyince dağıldı bir çırpıda. Bu arada, Jönköping’teki Jensen’s Bøfhus adlı restoranda yanlarında sarışın güzel kızlarla oturmuş yemek yiyen bir Türk grupla karşılaşmayalım mı? Hemen bizimle sohbet edip, yanımıza gelip resmimizi çektiler. Bir sıkıntımız olup olmadığını sordular. “Herşey mükemmel” dedik, bu küçük ilçede dahi bir Türk grup ile karşılaşmanın şaşkınlığı içinde. Grup çok tekin gelmedi bize. Hiç dil bilmeyen kavruk bir Türk ile fırlama görünümlü iki erkekten oluşan ekiple irtibatımızı minimal düzeyde tuttuk.

Restoranın konumu oldukça ilginçti. Tam yanında bir gece kulübü vardı. Süslenip püslenip içeri girmek için uzun bir kuyruk oluşturan çoğunluğu lise öğrencisi oldukça güzel genç kızlardan ve yakışıklı erkeklerden oluşan bir geçit töreni düşünün. Camlı pencereden Fashion TV tarzı görüntüleri izleyerek yemeğimizi yedik. İsveç insanını gözlemleyip yorumlar yaptık…

Jönköping - Yanında gece kulübü olan Jensen's Bøfhus et restoranı...
Jönköping – Yanında gece kulübü olan Jensen’s Bøfhus et restoranı…

Jönköping’teki otelimiz Elite Stora Hotellet, 19. Yüzyıldan kalma güzel bir binada yer alıyordu ve odamız Vättern Gölü‘ne bakıyordu. Yeni evliyiz diyerek en güzel odayı istemem işe yaramış ve köşe suit oda bizim olmuştu. Otelin inanılmaz zenginlikte bir kahvaltısı vardı. Pancake, meyve, envai çeşit reçel, çay, kahve.

Kahvaltı sonrası göl kenarı turu attık. Ahşap iki katlı stüdyo evler, bisiklete binenler, koşanlar ile canlı bir yerdi burası. Beton direkten yapılan çiçek ağacı oldukça ilgimizi çekti. Bizim ağacın fotoğrafını çekmemiz insanların da bu güzellikle ilgilenmesini sağladı : )

Jönköping - Elite Stora Hotellet’in internet köşesi...
Jönköping – Elite Stora Hotellet’in internet köşesi…
Jönköping’teki otelimiz Elite Stora Hotellet...
Jönköping’teki otelimiz Elite Stora Hotellet…
Jönköping’teki otelimiz Elite Stora Hotellet’in 19 yüzyıldaki görünümü...
Jönköping’teki otelimiz Elite Stora Hotellet’in 19 yüzyıldaki görünümü…
İsveç’in 9. büyük kenti Jönköping
İsveç’in 9. büyük kenti Jönköping
Jönköping’teki çiçek ağacı
Jönköping’teki çiçek ağacı
Jönköping - Göl kenarındaki ahşap stüdyo evler...
Jönköping – Göl kenarındaki ahşap stüdyo evler…
Füsun Erdoğanlar Bengisu
Füsun Erdoğanlar Bengisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden Yüksek Lisans diploması almış, özel sektörde çalışan, seyahate ve fotoğrafçılığa tutkun bir mimarım. İzmir Ekonomi Üniversitesinde profesör olan eşimin de benzer zevkleri paylaşması nedeniyle, dünya kazan biz kepçe geziyorduk ki; bu keyifli günler 2020 yılı başında Covid-19 fırtınasının tüm dünyayı sarması ile sekteye uğradı. Tüm dünya gibi biz de etkilendik. Şu anda havaalanlarının çalışmaya başlamasını ve virüsün kaybolmasını dört gözle bekliyoruz. Yıllar sonra bu cümleye baktığımızda eminim hem ben hem de siz dünyayı bu derece ters yüz eden olaya çok şaşıracağız. 2014 yılında bir anda yolumuz dünya tatlısı bir çift olan Dilek ve Hür Tavaşoğlu ile kesişti. Onların teşviki ile Bencetatil.com sitesinde gezi yazıları yazmaya başladım. İnanılmaz da keyif aldım. Tipik bir Başak burcu olduğum için oldukça detaycıyım. Gezdiğim yerler ile ilgili daha sonra yabancı kaynaklardan güvenilir bilgiler bulup, bunu yazılarıma aktarıyorum. İnceleme ve araştırma ruhum sınır tanımıyor anlayacağınız. Fiziksel ve maddi olarak imkanlarımız el verdiği ölçüde bencetatil.com ile serüvenlerimize devam edeceğiz. Umarım yazılarımdan siz de benim kadar keyif alıyorsunuzdur.

1 Comment

  1. Avatar mehmet dedi ki:

    merhaba evlilk yil donumunuzde isvec e gittiginizi yasmissiniz bizde ailecek ole bi planimiz var vizemis cikar ise sizce vize ye basvurmak icin ne tur olan program yapmaliyim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir