İskandinavya’nın Küçük İncileri: İsveç Kentleri

Eskisiyle yenisiyle kendine has bir şehir: Kavala
13/04/2014
Selanik: Bir ulusun geleceğinin doğduğu yer…
03/05/2014
Mutlu mutlu fotoğrafçılarına poz veren yeni evli bir çift karşılarında kameram ile beni görünce şok oldular. Ama yine de çekim durmaz diyerek işlerine devam ettiler…

Mutlu mutlu fotoğrafçılarına poz veren yeni evli bir çift karşılarında kameram ile beni görünce şok oldular. Ama yine de çekim durmaz diyerek işlerine devam ettiler…

Uppsala

Bu ilginç kente veda edip, Uppsala’ya doğru yola koyulduk. Bu sefer arabayı Murat kullandı. Araba kiralayanlara tavsiyem navigasyon cihazı almalarıdır. Bize Tom Tom verdiler. En iyisi oymuş sanırım. Bizim hızımıza ayak uyduramayıp bazen kafası karışsa da çoğu zaman oldukça işe yarıyor.

Otelimize yerleşip, karnımızı doyuracak bir yer avına çıktık çünkü akşam olmuştu. Rehber kitaptaki restoranı yoldan geçen bir genç grubuna sorduk. Tarif ettiler. Sonra arkamızdan koşa koşa gelen bir tanesini görmeyelim mi… Meğer restoran el değiştirmiş ve adı da değişmiş. Bize başka restoranlar önerdi. Bu özel çabaya, zarif yaklaşıma teşekkür ettik. Yürürken nehir kenarında oldukça hareketli ve kalabalık bir restoran gördük. Meğer Yunan Restoranı imiş. Çalışanlar İsveçli ama yemekler bizden. Hatta benim yediğim yemeğin adı neydi dersiniz? İmam Bayıldı!  Bu arada Tzatziki adlı bu restoranın ev şarapları kötüydü. Bir Yunan restoranının İsveçliler tarafından bu derece rağbet görmesi bizi epeyce şaşırttı doğrusu.

Fyrisån Nehri kıyısındaki Uppsala kenti
Fyrisån Nehri kıyısındaki Uppsala kenti
Radisson Blu Otelinin pratik iç mekan çözümü
Radisson Blu Otelinin pratik iç mekan çözümü
Radisson Blu Otelinin pratik iç mekan çözümü
Radisson Blu Otelinin pratik iç mekan çözümü

Otelimiz Radisson Blu ilginç iç mimari çözümleri ile doluydu.

Dolabın içindeki katlanan ütü masası bize yer tasarrufu sağlaması açısından çok pratik geldi.

Banyoda yan yana bir küvet ve bir de duş vardı. Çiftlere aynı anda banyo yapma imkanı. Çok fantastik.

1477 yılında kurulan Uppsala Üniversitesi hem ülkenin hem de İskandinavya’nın en eski üniversitesi olma sıfatını taşıyor. Bu nedenle ağırlıklı olarak öğrenci kenti. Fyrisån Nehri kenti ikiye ayırıyor. Turistik olan bölümü batı kısmı. Şehrin her yerinden görülen Domkyrka Katedrali 118 metre yüksekliği ile İskandinavya’nın en yüksek katedrali. İsveç’in hemen hemen her kentinde olduğu gibi burada da 1549’da Gustav Vasa tarafından yaptırılan bir kale var.

Otelin ücretini nakit olarak ödemem görevliyi çok şaşırttı. Genelde kredi kartı ile çalışıyorlar anladığım kadarı ile.

Benzin istasyonlarında her şeyi kendiniz yapmak zorundasınız. Benzini bile siz dolduracaksınız. Başka seçenek yok. Arabayı Arlanda Havaalanına teslim etmeden önce depoyu dolduruyorum…
Benzin istasyonlarında her şeyi kendiniz yapmak zorundasınız. Benzini bile siz dolduracaksınız. Başka seçenek yok. Arabayı Arlanda Havaalanına teslim etmeden önce depoyu dolduruyorum…

Pazar sabahı İsveç’in 4. büyük kenti olan Uppsala’yı biraz gezip, arabayı bırakma gibi zorlu görevi Murat’a devrettim. Kocalar zorlukları çözmek içindir, değil mi? Neyse meğer Arlanda Havaalanı oldukça büyükmüş ve detaylı bir yerleşim planı varmış. Murat yanlışlıkla taksi deposuna gitmiş ve İngilizce Avis’i sormuş. Onlar da İngilizce tarif edip, espri olsun diye 50 Kron deyip Türkçe konuşmaya başlamışlar. Murat yine bir Türk grubu ile karşılaşmış olmaktan şaşkın ama sevinçli bir halde tarifi bir de Türkçe almış. Arabayı bırakıp havaalanı içinde çalışan ring otobüsü ile zar zor Terminal 5’e dönebilmiş.

Ahşap parkeleri ile İsveç’in Arlanda Havaalanı – Terminal-5
Ahşap parkeleri ile İsveç’in Arlanda Havaalanı – Terminal-5

Tabi ki ben havaalanını keşifte olduğumdan bana ulaşamayıp anons ettirmiş. Ama onu da duymamışım. Sonunda buluşmayı başardık. İzmir’e sağ salim ulaştık ancak önemli bir aksilik oldu ve Murat’ın bavulu çıkmadı. İstanbul’da kalmış ki, bavul konusunda en dikkatli ve hassas olan da eşimdir. Hep bavul problemleri de onu bulur nedense.

Bagajın sonradan eşime gönderilmesini isteyerek doğruca annemlere gidip, yaşgünümü kardeşlerimden oluşan neşeli bir grupla kutladım. Güzel İzmir’ime kavuşma sevinci ile birlikte…

Füsun Erdoğanlar Bengisu

Füsun Erdoğanlar Bengisu
Füsun Erdoğanlar Bengisu
Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden Yüksek Lisans diploması almış, özel sektörde çalışan, seyahate ve fotoğrafçılığa tutkun bir mimarım. İzmir Ekonomi Üniversitesinde profesör olan eşimin de benzer zevkleri paylaşması nedeniyle, dünya kazan biz kepçe geziyorduk ki; bu keyifli günler 2020 yılı başında Covid-19 fırtınasının tüm dünyayı sarması ile sekteye uğradı. Tüm dünya gibi biz de etkilendik. Şu anda havaalanlarının çalışmaya başlamasını ve virüsün kaybolmasını dört gözle bekliyoruz. Yıllar sonra bu cümleye baktığımızda eminim hem ben hem de siz dünyayı bu derece ters yüz eden olaya çok şaşıracağız. 2014 yılında bir anda yolumuz dünya tatlısı bir çift olan Dilek ve Hür Tavaşoğlu ile kesişti. Onların teşviki ile Bencetatil.com sitesinde gezi yazıları yazmaya başladım. İnanılmaz da keyif aldım. Tipik bir Başak burcu olduğum için oldukça detaycıyım. Gezdiğim yerler ile ilgili daha sonra yabancı kaynaklardan güvenilir bilgiler bulup, bunu yazılarıma aktarıyorum. İnceleme ve araştırma ruhum sınır tanımıyor anlayacağınız. Fiziksel ve maddi olarak imkanlarımız el verdiği ölçüde bencetatil.com ile serüvenlerimize devam edeceğiz. Umarım yazılarımdan siz de benim kadar keyif alıyorsunuzdur.

1 Comment

  1. Avatar mehmet dedi ki:

    merhaba evlilk yil donumunuzde isvec e gittiginizi yasmissiniz bizde ailecek ole bi planimiz var vizemis cikar ise sizce vize ye basvurmak icin ne tur olan program yapmaliyim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir