Küllerinden doğan şehir: Berlin

Ma Belle Paris…
01/06/2013
Normandiya kıyılarının hikayesi…
22/06/2013

“Berlin Duvarı” ile hatırlanan hüzünlü şehir…

Berlin denildiğinde hemen hemen herkesin aklına ilk gelen Berlin Duvarı’dır. Berlin Duvarı İkinci Dünya Savaşı ile onun yarattığı tahribatları, Hitler’i, savaşta ölen onca insanı, soykırımı ve bölünen Almanya’nın çektiği acıları bünyesinde toplayan somut bir simge olmuştur herkesin kafasında…

Berlin’i gezmek demek, Berlin Duvarı’ndan kalanları, savaşın bıraktığı izleri görmek demektir biraz da. Bu şehri gezmek, tarihin içinde dolaşmak gibidir o yüzden, her yer size yakın geçmişi hatırlatır…

Berlin Duvarı'nın tarihçesini anlatan bir pano
Berlin Duvarı’nın tarihçesini anlatan bir pano

Kısa tarihçesi

Kısaca hatırlayacak olursak, Berlin İkinci Dünya Savaşında çok yoğun olarak bombalanıp, yerle bir olur ve müttefik devletler tarafından işgal edilip parçalanır. O zamanlar dört ülkenin kontrolünde olan Berlin, dört sektöre bölünüp, ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği tarafından yönetilmeye başlanır.

Tüm Almanya’da bu durum  böyle giderken, Batılı ülkelerle Sovyetler Birliği arasında çıkan sorunlar büyüyünce, ülke doğu ve batı olmak üzere de ikiye bölünür ve şu meşhur Berlin Duvarı inşa edilir. 1961 yılında inşa edilen bu duvar, Berlin’in doğusu ve batısını ikiye bölerek, ayrılığın ve bölünmüşlüğün gözle görülür bir simgesi olarak 28 yıl boyunca ayakta kalır. Berlin’lilerin doğudan batıya geçişi yasaklanır. Aileler parçalanır, arkadaşlar ayrılır… Filmlerden hatırladığımız üzere çok kötü bir dönemdir bu Almanya için. Hitler yönetiminin yaptığı hatayı tüm ülke acı bir şekilde öder.

Ta ki 1989’a kadar bu böyle sürer. 9 Kasım 1989’da sınır geçişlerine müsade edileceği duyurulur ve insanlar duvarı aşmak için akın ederler. 22 Aralık 1989’da Brandenburg kapısı açılır, duvar artık işlevsizdir ve Almanlar en mutlu noellerini yaşarlar. 3 Ekim 1990’da iki Almanya resmi olarak birleşir. Berlin tekrar Almanya Federal Cumhuriyeti’nin başkenti olur.

6 Comments

  1. Gamze dedi ki:

    Her zamanki gibi tane tane, mantık sırasıyla anlatmışsınız. Elinize sağlık

  2. Gokhan Erdogan dedi ki:

    Doğduğum yer nasıl olur da seni unuturum her fırsat bulduğumda tekrar tekrar gidiyorum.

    • Dilek dedi ki:

      Gerçekten mi? Bilmiyordum Gökhan Bey Berlin doğumlu olduğunuzu. Ne kadar kendine has ve özel bir şehirde doğmuşsunuz, kimbilir bizim bilmediğimiz ne hikayelerini biliyorsunuzdur…

  3. Durmus Cakar dedi ki:

    gerçekten emeğinize sağlık güzel bir yazı olmuş.gerçekten berlin’i tek seferde sindirmek mümkün degil,yaşanması gereken bir şehir.

    • Dilek dedi ki:

      Hakikaten de Berlin keşfedilecek çok şey barındıran, kendine has bir şehir Durmuş Bey. Yazımızı beğenmenize çok sevindim, çok teşekkürler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir