MAKEDONYA

Üsküp

Selanik’ten 4 saat süren bir otobüs yolculuğu sonrasında Makedonya’nın başkenti Üsküp’e vardık. Selanik’ten Üsküp’e günde iki defa, sabah ve akşam olmak üzere hareket eden tek bir otobüs firması var. Her ne kadar otobüs firması olsa da otobüs otogardan değil, tren istasyonundan hareket ediyor.

Sabah 08:30 da otobüsümüze bindik. Makedonya sınırına kadar Yunan otobüsü ile gittik, sınırdan sonra Makedon otobüsüne transfer edildik. Makedonya ve Yunanistan’ın otobüs terminalleri oldukça vasat.

Üsküp otogarında iner inmez taksiye bindik ve kalacağımız eve doğru yola koyulduk. Taksi şoförü İngilizce biliyordu ve ihtiyacımız olursa bizi her yere götürebileceğini söyleyerek kartını verdi. Makedonya’da geçireceğimiz sürede nerelere gideceğimiz belliydi ama ulaşımı nasıl sağlayacağımıza daha karar vermemiştik. Bu yüzden ilk konuştuğumuz anda bize güven veren taksi şoförü Caric Slavco, Makedonya’ya gelir gelmez burada geçireceğimiz zamanın çok güzel geçeceğine dair ilk işaret gibiydi. Caric’in kartını aldık, iyiki de onunla karşılaşmışız, Ersin de ben de çok memnun kaldık hizmetinden.

Bu arada Caric’i Türkiye’ye dönünce herkese gönül rahatlığı ile tavsiye edeceğimi söylemiştim, buradan sözümü tutup iletişim için kartvizitini yayınlıyorum.

Caric’in iletişim bilgileri

Makedonya mutfağının ününü çok önceden duymuştuk ve Balkan mutfağının tadını Bosna Hersek’ten de biliyorduk, odamıza yerleştiğimizde öğlen olmuş, karnımız da acıkmaya başlamıştı bu yüzden hemen eski çarşının yolunu tuttuk.

Makedonya Meydanı’na varır varmaz ilk olarak devasa heykellerden önce bir başımız döndü. Nereye bakarsanız bakın bir sürü heykel ile karşılaşıyorsunuz. Bunlar sanki gelişi güzel bir şekilde şehre serpiştirilmiş.

Heykellerin arasından ilerleyerek Vardar Nehri üzerindeki en eski köprü olan Taş Köprü’yü geçtikten sonra eski çarşıya vardık. Köprünün bitiminde hemen ileride sağda kalan Destan Restoran bizden oldukça iyi not aldı. Balkanların etli sebze çorbalarına zaten bayılıyoruz. Tavsiye edebileceğim geleneksel yemeklerin başında Bosna Hersek’ten de bildiğimiz Cevapi (köfte), güveçte kuru fasulye, közlenmiş biber ve patlıcandan yapılan Ajvar, Pleskavitsa köftesi ve benim en sevdiğim olan sütlü tatlıların kraliçesi trileçe geliyor 🙂

Bu arada gittiğimiz her ülkenin yerel şaraplarını tatmadan ve almadan dönmeyiz, Makedonya’nın şarap markaları da Popova Kula ve Tikvesh.

Yemekten sonra hemen şehri keşfe başladık.

Üsküp

Üsküp

Arkamızda Makedonya Meydanı, sağda 1926 yapım Ristik Sarayı günümüzde iş hanı olarak kullanılıyormuş.

Makedonya’nın en geniş meydanında yükselen 33 metrelik devasa Atlı Savaşçı heykeli, Makedonya’nın bağımsızlığının yirminci yılına özel olarak Floransa’da yaptırılmış. Heykelde Büyük İskender atının üzerinde elinde kılıçla, Taş Köprü’nün diğer yakasındaki babası Philip ’in heykelini selamlıyor.

Büyük İskender Heykeli ve köprünün karşısında bulunan babası Kral Philip’in heykeli Makedonya Meydanı, Üsküp

Büyük İskender Heykeli ve köprünün karşısında bulunan babası Kral Philip’in heykeli Makedonya Meydanı, Üsküp

Ben öncelikle Üsküp’ün eski çarşısından bahsetmek istiyorum.

Tarihi Taş Köprü, tıpkı Mostar’da olduğu gibi şehri ikiye bölmüş. Dediğim gibi köprüyü geçince Osmanlı izleri taşıyan, tarihi eserleri bol olan ama aynı zamanda kesinlikle restorasyona ihtiyacı olan Türk Çarşısına varılıyor. Burası çoğunlukla Müslüman Arnavutların yaşadığı yer. Osmanlı döneminden kalan tarihi Üsküp Türk Çarşısı, turistlerin en çok ziyaret ettiği bölgelerden doğal olarak. Osmanlı mimarisinin en güzel eserlerinden Mustafa Paşa Cami, Kurşunlu Han, Davut Paşa Hamamı, İsa Bey Cami ve Kapan Han sayesinde sanki eski zamanlarda yaşıyormuş gibi hissediyor insan. Biz biraz Saraybosna’ nın Başçarşı’sından aldığımız tadı aradık. Benzer öğeler var tabii ki ama Üsküp Türk Çarşısı tarihi değerinin çok altında bugün.

Tarihi köprüden Ortodoks Makedonların yaşadığı nehrin diğer yakasına geçtiğimizde ise gayet düzgün restoranlar, kafeler, mağazalar, şık kızlar ve erkekler ile Avrupai bir şehir ile karşılaşılıyor.

Üsküp şehri tarihte hem sel hem de deprem felaketleri ile çok hasar görmüş. Bu yüzden de şehirdeki tarihi eserler parmakla gösterilecek kadar az. Çoğu tarihi eser de Türk Çarşısı içinde bulunuyor. Eski çarşı içerisinde üç tane han var. Sulu Han, Kurşunlu Han ve Kapan Han.

Kapan Han, 15. yüzyılda yaptırılmış, içerisinde 44 tane oda bulunuyormuş. Günümüzde han içerisinde bir restoran var. İshak Bey tarafından 15. yüzyılda inşa edilen Sulu Han’ın, adını hanın yakınlarındaki su kaynağından aldığı düşünülüyormuş. 1963 yılındaki depremde büyük oranda hasar gören yapı yenilenmiş ve günümüzde Üsküp Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak kullanılmaktaymış. Kurşunlu Han, 1550 yılından kalma, Molla Muslidin Hoca tarafından yapılmış. Han, tarihi içerisinde bir dönem hapishane olarak da kullanılmış. Hanın giriş kısmı depo ve hayvanların bağlandığı yer, üst kattaki odalar ise dinlenme amaçlı kullanılmış. 1904 yılından itibaren tekrar eski işlevine kavuşturulan yapının kurşun bölümleri I. Dünya Savaşı’nda sökülmüş.

Sulu Han, Üsküp, Makedonya

Sulu Han, Üsküp, Makedonya

Kurşunlu Han, Üsküp, Makedonya

Kurşunlu Han, Üsküp, Makedonya

Kapan Han, Üsküp, Makedonya

Kapan Han, Üsküp, Makedonya

Kapan Han, Üsküp, Makedonya

Kapan Han, Üsküp, Makedonya

Taş Köprü’nün yanında bulunan Çifte Hamam, İsa Bey Hamamı dışında ayakta kalan iki hamamdan biri 15. yüzyılda yapılan bu hamam günümüzde Ulusal Sanat Galerisi olarak kullanılıyor.

Çifte Hamam, Güzel Sanatlar Müzesi, Üsküp, Makedonya

Çifte Hamam, Güzel Sanatlar Müzesi, Üsküp, Makedonya

İshak Bey Camii, 1438, Üsküp, Makedonya

İshak Bey Camii, 1438, Üsküp, Makedonya

Murat Paşa Camii, Üsküp, Makedonya

Murat Paşa Camii, Üsküp, Makedonya

Mustafa Paşa Camii, 1492, Üsküp, Makedonya

Mustafa Paşa Camii, 1492, Üsküp, Makedonya

Camileri, hanları hamamları gezdikten sonra şehri bir de tepeden görelim diye kaleye çıktık. Oldukça güzel restore edilmiş olan kale M.S. 6. yüzyılda inşa edilmiş, depremle yıkılmasının ardından 10. ve 11. yüzyıllarda tekrar inşa edilmiş. 1963 yılındaki depremde tekrar hasar görmüş ve bu haliyle kalmış. Evliya Çelebi’nin ünlü Seyahatname’sinde bu kaleden bahsedilmiş.

Kale, Üsküp, Makedonya

Kale, Üsküp, Makedonya

Kale, Üsküp, Makedonya

Kale, Üsküp, Makedonya

Kale, Üsküp, Makedonya

Kale, Üsküp, Makedonya

Kaleden Üsküp Manzarası, Makedonya

Kaleden Üsküp Manzarası, Makedonya

Kaleden Üsküp eski çarşı manzarası, Makedonya

Kaleden Üsküp eski çarşı manzarası, Makedonya

Kale ve yukarıda görülen haç Milenyum Haçı, Vodno Dağı, Üsküp, Makedonya

Kale ve yukarıda görülen haç Milenyum Haçı, Vodno Dağı, Üsküp, Makedonya

Vodno Dağı’nda Milenyum Haçı denilen devasa bir haç var. Millennium Cross, Makedonya’da Hıristiyanlığın iki bininci yılına atıfta bulunmak için yaptırılmış. Vodno Dağının tepesine dikili haç tam 66 metre yüksekliğinde.

Şehirden bu tepeye çıkan teleferiğe araçla ulaşım var. Şehir merkezindeki otobüs terminalinden Millennium Cross otobüsleri her 30 dakikada bir sabah 8:20 ile 3:20 arası çalışıyor. Dünyanın en büyük haçını barındıran tepeye çıkmak için teleferiğe binmek gerekiyor.

Vardar Nehri, Üsküp, Makedonya

Vardar Nehri, Üsküp, Makedonya

Şehrin simgesi Taş Köprü’nün Fatih Sultan Mehmet ya da II. Murat döneminde inşa edildiği söyleniyor. 12 kemerli köprü, 214 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğinde. Son yapılan bilimsel araştırmalara göre köprü ilk olarak 6. yüzyılda inşa edilmiş. 518 yılındaki büyük depremde yıkılmış. Kısacası köprü sürekli deprem, sel ve savaşların ardından onarım geçirmiş ancak her şeye rağmen doğu ve batı arasında bir köprü görevi görerek hala o eski zamanlardaki ihtişamını sürdürüyor. Sadece yayalara açık. Üsküp’te Vardar Nehri’nin üzerinde birçok köprü var. En güzeli Taş Köprü olmakla beraber Taş Köprü’nün biraz ilerisinde Sanat Köprüsü var. Sanat Köprüsü de heykellerle dolu.

Sanat Köprüsü, Üsküp, Makedonya

Sanat Köprüsü, Üsküp, Makedonya

Sanat Köprüsü, Üsküp, Makedonya

Sanat Köprüsü, Üsküp, Makedonya

Taş Köprü, Üsküp, Makedonya

Taş Köprü, Üsküp, Makedonya

Taş Köprü, Üsküp, Makedonya

Taş Köprü, Üsküp, Makedonya

Üsküp’e heykeller şehri de deniliyor. Bunun sebebi şehri daha çekici hale getirmek için bir sürü devasa heykel dikilmiş olması. Ancak bu heykeller o kadar çok ve devasa ki, bir müddet sonra bu heykellerin insanı rahatsız eder hale geldiğini düşündüm orada gezerken. Zaten Vodno dağına dikilen Haç dahil, bu heykellere o kadar çok para harcanmış ki, halk ülkenin bir çok sorunu varken bu şaşaya bu kadar para harcanmasına tepki göstermiş.

Üsküp gerçekten de çok şaşalı bir şehir. Heykeller sayesinde eski olmayan ama eski görünümlü bir sürü tarihi eseri var. Bunlardan biri de Zafer Takı. Benzerini Bükreş’te görmüştük.

Makedonya Zafer Kapısı “Porta Makedonia” Üsküp, Makedonya

Makedonya Zafer Kapısı “Porta Makedonia” Üsküp, Makedonya

Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Pella Meydanı’nda yer alıyor, Makedonya’nın bağımsızlık için verdiği mücadelenin sembolü olarak “Üsküp 2014” projesi kapsamında inşa edilmiş.

Heykellerin her birinin anlamı var. Ben burada rastgele önüme çıkan her heykeli fotoğrafladım. Buraya gelen gezginler 24 saat içinde kaç heykel sayabilirsin diye bir yarışma dahi yapıyorlarmış, önceden bilseydim ben de denerdim 🙂

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Heykeller, Üsküp, Makedonya

Türk Çarşısının tam ortasında bir Ortodoks kilisesi olan Aziz Saviour (Spas) Kilisesi var. 16. yüzyıldan kalma kilisenin bir kısmı yerin altında. Kiliselerin bu şekilde inşa edilmesinin nedeni Müslümanların kiliselerin camilerden yüksek olmasına izin vermemiş olması. Aziz Saviour’un en ilgi çekici kısımlarının başında 10 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğindeki meşe kapısı ve inanılmaz ağaç oymacılığı ile 7 yılda tamamlanan işlemeleri geliyor.

Kilisenin dışında 1903 yılında öldürülen ulusal kahraman Delcev’in mezarı var. Çok çılgın bir bekçi bir üniversite hocası edasıyla sizi esir alarak aşırı detaylı bir şeklide tarihçeyi anlatıyor. Özet geçmesini rica ederseniz de çok üzülüyor ve siniri bozuluyor 🙂

Makedonya ismi tartışmalı bir isim. Bilindiği gibi Makedonya ismi Makedonya bölgesinin Yunanistan topraklarını da içermesinden dolayı Yunanistan tarafından yıllardır Makedonya ülkesinin ismi olarak tanınmıyor. Makedonya’ya F.Y.R.M. (Former Yugoslavian Republic of Macedonia) denmesini istiyorlar.

Aynı şekilde Makedonya Prensi Büyük İskender de Yunanistan tarafından sahiplenildiği için, Makedonya meydanında bulunan büyük İskender heykeline sadece “Savaşçı Heykeli” deniliyor. Bu kavga yıllardır sürüyor. Hatta sanırım biz Selanik’teyken tanık olduğumuz eylem de bununla ilgili olabilir.

Ben yıllar önce Selanik’e geldiğimde alışveriş yaparken laf arasında Makedonya ile ilgili bir şey dediğimde satıcı bana kızmıştı. Makedonya burası demişti nefretle bakarak! O yüzden bu sefer Selanik’te Makedonya demeye korktum 🙂

Makedonya’da bir de Rahibe Theresa var. Makedonya doğumlu olmasına rağmen onu da Arnavutluk sahipleniyormuş. Makedonya’nın en önemli şahsiyetlerinden Rahibe Theresa Üsküp’te doğmuş, insanlığa örnek olmuş bir Rahibe. 1975’te Nobel Barış Ödülü verilen rahibenin anısına, bir zamanlar Katolik Kilisesi “İsa’nın Kutsal Yüreği” olan yerde yaptırılan müze ev var. Rahibe Teresa doğumunun ertesi günü olan 27 Ağustos 1910’da bu kilisede vaftiz edilmiş. Rahibe Teresa’nın Üsküp’te başlayan çocukluğundan, ölümüne, azize ilan edilmesine kadar yaşamının çeşitli yıllarına ait fotoğraflar, dokümanlar ve eşyalar sergileniyor.

Rahibe Theresa müzesi ve heykeli, Üsküp, Makedonya

Rahibe Theresa müzesi ve heykeli, Üsküp, Makedonya

Rahibe Theresa müzesi ve heykeli, Üsküp, Makedonya

Rahibe Theresa müzesi ve heykeli, Üsküp, Makedonya

Rahibe Teresa ile ilgili plakalar şehrin her yerinde görülmekte, Üsküp, Makedonya

Rahibe Teresa ile ilgili plakalar şehrin her yerinde görülmekte, Üsküp, Makedonya

Üsküp Eski Çarşıda deriden yapılmış ayakkabılar en fazla karşılaşılan hediyelik eşyalardan

Üsküp Eski Çarşıda deriden yapılmış ayakkabılar en fazla karşılaşılan hediyelik eşyalardan

Eski Çarşı, Üsküp Makedonya

Eski Çarşı, Üsküp Makedonya

Eski Çarşı, Üsküp Makedonya

Eski Çarşı, Üsküp Makedonya

Laci Çay Ocağı Eski Çarşı’da sıcacık Türk çayı ve Türk kahvesi içebileceğiniz şirin bir yer Üsküp, Makedonya

Laci Çay Ocağı Eski Çarşı’da sıcacık Türk çayı ve Türk kahvesi içebileceğiniz şirin bir yer Üsküp, Makedonya

Üsküp’te en çok sevdiğimiz yer Treska Nehri boyunca uzanan Makta Kanyonu oldu. Üsküp’e sadece 15 km uzaklıkta olan kanyon bir doğa harikası. Ulaşımı taksi ile sağladık. Zaten kış günü olduğu için başka seçenek de yoktu sanki, çünkü otobüs falan görmedik. O yüzden taksiciyi dönüş için beklettik. Yazın sık ulaşım olan Makta Kanyonu, çok çeşitli su sporlarının, kaya tırmanışlarının, mağara ziyaretlerinin, tekne gezintilerinin yapıldığı, içinde bir manastır, kilise, bir butik otel ve kafelerin bulunduğu çok güzel bir yer.

Kanyon boyunca izin verilen yere kadar yürüyüş yolu var. Biz kanyon boyunca yürürken peşimize takılan sevimli dostlarımız yüzünden daracık yoldan yürürken tehlikeli anlar yaşadık. Korkuluklar ipten oluşuyor bu yüzden ya biz ya da köpekler suya düşecek diye ödümüz koptu. Köpekleri atlatmak için kenarda biraz bekledik ama nafile. Biz nereye onlar oraya 🙂 Bu yüzden kanyon boyunca gidebildiğimiz kadar yürüdük ve sonra geri döndük.

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

 Aziz Andrew Manastırı Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Aziz Andrew Manastırı Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Makta Kanyonu, Üsküp, Makedonya

Üsküp’te geçirdiğimiz iki güzel günün ardından ertesi gün sabah 08:00’de taksiye bindik ve Makedonya’nın en güzel şehri, Unesco Listesinde yer alan Ohrid’e doğru yola koyulduk. Ancak direkt gitmedik çünkü yol boyunca uğramak istediğimiz yerler vardı.

Booking.com
Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama