"Şimdi değilse, ne zaman?"

Chicago: Rüzgarlı şehir

    Amerika gezim – Bölüm 3 – Chicago  

    Dilek Hamutçu Baykal yazdı…

    Amerika’nın Doğu Yakası yazı dizimizin 3. durağı olan Chicago’ya geldi sıra. Niagara Falls’dan akşam 19:00’da bindiğim Greyhound otobüsü ile (64 dolar) üç aktarma yaparak sabah 05:00’de Chicago şehrine geldim. Valizimi emanete bıraktım, akşam otobüsüne biletimi aldım, tuvalette yüzümü yıkadım (Sabah vardığım her şehirde bunu aynı sırayla uyguladım :)

    Daha sonra ilk gördüğüm Starbucks’a girip uyanmak için kahve ve sandviç ile kahvaltımı yapıp, planımı gözden geçirdim.

    Aslında gitmeden Greyhound Otobüsleri ile ilgili internette hiç de güzel yorumlar okumamıştım ama ben sevdim. İlk neden tabii ki çok ucuz oluşu ve temizliği. Otogarların çoğunluğu şehir merkezine yürüyüş mesafesindeydi ve güvenliydi. Bekleme salonları genelde kalabalıktı, büyük çoğunluğu da pek tekin tiplere benzemiyordu, yerlerde sürünen koşan çocuklar, ellerinde cipsler 2 litrelik kolalarla oturanlar, içeriye girmek isteyen evsiz alkoliklerle mücadele eden güvenlikler, kavga edenler, tuhaf kıyafetli tipler, yüksek sesle müzik dinleyenler… Aslında kulağınıza nasıl geldiğini tahmin edebiliyorum ama öyle değil, izlemek gerçekten güzel ve insan vaktin nasıl geçtiğini de anlamıyor.

    Hiç rötar olmadı, sürücüler nazik ve dikkatliydi. İlk sırada otobüse binmek istiyorsanız extra 10 dolar ödüyorsunuz ama ben hep sonra bindim. Amaç yanına otuduğum kişiyi seçebilmekti, 150 kilonun altında ve bayan yolcu bulmak zorlayıcıydı :)

    Otobüslerin içi dondurucu soğuk oluyordu, biner binmez montumun kapüşonunu başıma geçirip, boyun yastığımı yerleştirip, kulaklığımı takıp hemen uyuyordum.

    Chicago ABD’nin nüfus bakımından 3. büyük şehri. Şehir 1833 yılında kurumuş ve 1885’de ilk gökdelen burada yapılmış ve görünüşe göre gerisi gelmiş. Şehrin takma adı “Windy City” (yani Rüzgarlı Şehir). Gerçi temmuzda bir rüzgar hisedemedim ben ama bunu yaşayanlara sormak lazım elbette.

    Şehrin içinden Chicago Nehri geçiyor, isterseniz nehirde tekne gezisi yapabiliyorsunuz. Kenarında gökdelenlerle çok güzel bir manzarası var.

    Chicago Nehri

    Chicago Nehri

    Chicago şehir merkezi ‘The Loop’ olarak adlandırılmış, bu alan şehrin ticaret, iş ve alışveriş merkezi. The Loop adını şehri çevreleyen ve yüksekten geçen L tren yolundan almış. Tren istasyonlarından birini görüyorsunuz.

    The Loop

    The Loop

    Chicago düzenli, temiz güzel bir şehir.

    image3_result

    The Loop

    Şehrin içinde 552 tane park varmış. The Loop içindeki Grant Park 1.29 km2 lik bir alan kaplıyor.

    Grant Park

    Grant Park’tan bir görüntü

    Gökdelenlerin çevrelediği bu güzel park çok etkileyici.

    Grant Park ve gökdelenler

    Grant Park ve gökdelenler

    Burası bizim Gezi Parkı tadında. Çeşitli sosyal olaylara,  festivallere ve konserlere ev sahipliği yapıyormuş. Hatta Amerikan Başkanı Barack Obama 4 Kasım 2008’de seçim zafer konuşmasını burada yapmış.

    Buckingham Fountain

    Grant Park içerisindeki Buckingham Fountain

    Grant Park’ın içindeki Buckingham Fountain (Buckingham Çeşmesi) düğün pastası şeklinde ve bu güzel havuz dünyanın en büyük çeşmelerinden biriymiş. Adının da Buckingham Sarayı ile hiç bir alakası yok, Kate Sturges Buckingham’ın erkek kardeşi Clarence, 1927 yılında bu çeşmeyi Kate’in anısına yaptırıp şehre hediye etmiş.

    Michigan Avenue adını şehrin kenarına kurulduğu Michigan Gölü’nden almış. The Magnificent Mile olarak da biliniyor.

    Michigan Avenue

    Michigan Avenue

    Michigan Avenue

    Michigan Avenue

    Burası uzun ve geniş bir cadde. Eski ve yeni binalar yan yana. En ünlü markaları, restoranları ve kafeleri bulabileceğiniz geniş kaldırımlarında yorulmadan sıkılmadan yürüyebileceğiniz bir cadde bu.

    Michigan Avenue

    Michigan Avenue

    Yılda yaklaşık 40 milyon kişi Chicago’yu ziyaret ediyormuş. Şehirde yaklaşık 400 tane müze ve sanat galerisi var ve bunların en önemlisi “The Art Institute of Chicago”. Bu müze dünyadaki en geniş empresyonist ve post empresyonist koleksiyonlarından birine sahipmiş.

    The Art Institute of Chicago

    The Art Institute of Chicago

    Ben vaktim olmadığı için tekne gezintisi yapmadım ama aklım kalmadı değil. Defalarca dakikalar boyu manzara seyrettim.

    Sarı olan da deniz taksisi bu arada.

    image11_result

    Gökdelenlerin suyla buluşması

    Burası Chicago Tribune Gazetesi’nin binası.

    Chicago Tribune

    Chicago Tribune

    Michael Jordan Chicago Bulls’ta oynamış. NBA’in resmi sitesine göre oybirliği ile tüm zamanların en büyük basketbol oyuncusu seçilmiş. Şimdi ise başarılı bir işadamıymış.

    Michael Jordan's Steak House

    Michael Jordan’s Steak House – InterContinental Hotel

    Bu da Michigan Bulvarı’nda yürürken rastladığım, gökdelenlerin arasında kalmış küçük bir kilise.

    image14_result

    Hoş bir kilise binası

    Bu da şehrin içinde bir sürpriz: “The Picasso (1067)”

    The Picasso

    The Picasso

    Başka bir sürpriz: “Joan Miro’s Chicago”

    Joan Miro’s Chicago

    Joan Miro’s Chicago

    Bu da “Monument With Standing Beast” (Jean Debuffet). Şehir görüldüğü üzere güzel sanat eserleriyle dolu.

    Monument With Standing Beast

    Monument With Standing Beast

    The Water Tower (Su Kulesi) 1869 yılında yapılmış. 47 metre uzunluğundaki bu kule şehrin hayatta kalma sembolü.

    The Water Tower

    The Water Tower

    1871 yılında 3 gün süren  300 kişinin öldüğü, 100.000 kişinin evsiz kaldığı 9 km2 lik alanın yandığı çok büyük bir yangın olmuş. Yangından kurtulanların arasında Michigan ve Chicago Bulvarları arasındaki bu kule de bulunuyor. Şimdi ise turizm sanat galerisi bürosu olarak hizmet veriyor.

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Burası Michigan Nehri’ne inen ara sokaklardan biri.

    Chicago

    Güzel bir ara sokak

    Navy Pier, Michigan Nehri kenarında 1916’da yapılmış ve 1995 yılında yenilenmiş. Chicago Nehri’nden çıkan tekneler buraya kadar geliyor, isterseniz tekne gezilerine buradan da katılabilirsiniz.

    Navy Pier

    Navy Pier

    Çocuklar içinde bir eğlence merkezi burası. Lunapark ve Çocuk Müzesi gibi yerler var. Ben orada olduğum sırada yaz okullarından gelen öğrenci gurupları vardı.

    image21_result

    Navy Pier civarı

    Yaklaşık 46 metre yüksekliğindeki dönme dolaba 8 dolara binebilir ve güzel manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

    Navy Pier

    Navy Pier

    Pier binasında sinema, birkaç dükkan, restoran ve kafeler  var.

    Pier binası

    Pier Binası

    Michigan Gölü ve gökdelenlerin manzarası epey görkemliydi.

    Michigan Gölü ve gökdelenler

    Michigan Gölü ve gökdelenler

    Aşağıda arka planda antenleriyle görünen bina Willis Tower ya da 2009 Temmuz ayına kadar bilinen adıyla Sears Tower.

    1973 yılında bitirilen bina 25 yıl boyunca dünyanın en yüksek binasıymış, şimdi ise dünyanın 8., ABD nin ise 2. en yüksek binası.

    Yükseklği 442 metre, anteniyle beraber ise 527 metreye çıkıyor.

    Willis Tower (Sears Tower)

    Willis Tower (Sears Tower)

    Binanın 103. katı skydeck diye biliniyor. Chicago’yu tepeden izlemek için etrafı camlarla çevrilmiş bu yere 19.50 dolar ödeyerek 60 saniyede asansörle çıkabilirsiniz.

    Willis Tower (Sears Tower)'dan Chicago manzarası

    Willis Tower (Sears Tower)’dan Chicago manzarası

    Tepesine kadar 2232 basamak varmış ve merdivenlere tırmanma rekoru ise yaklaşık 13 dakikaymış. Yılda bir kez yardım kuruluşlarına para toplamak için 6 yaşından 79 yaşına kadar binlerce kişi bu merdivenlerde yarışıyorlarmış ve çoğunluğu 30-40dk içinde çıkabiliyormuş.

    Willis Tower (Sears Tower)'dan Chicago manzarası

    Willis Tower (Sears Tower)’dan Chicago manzarası

    Skydeck’de 149 kişi çalışıyormuş. Yıllık ziyaretçi sayısı ise 1.500.000. Binanın yapımı 3 yıl 1 ay 10 gün sürmüş.

    Willis Tower (Sears Tower)'dan Chicago manzarası

    Willis Tower (Sears Tower)’dan Chicago manzarası

    Millennium Park, 16 Temmuz 2004’de açılmış şehir merkezinde 99.000 m2 alanı olan halka açık bir park.

    Milenium Park

    Millennium Park

    Parkın birçok bölümü var. Bunlardan biri birbirinden güzel bitkileriyle Lurie Garden.

    Lurie Garden

    Lurie Garden

    Bir diğer bölüm Jay Pritzker Pavilion/Pritzker Music Pavilion. Burası Grant Park Senfoni Orkestrası’nın konserler verdiği, her tür müzik festivallerinin, konserlerin düzenlediği bir alan. Bunların ücretsiz olduğunu da belirtelim bu arada :)

    Jay Pritzker Pavilion/Pritzker Music Pavilion

    Jay Pritzker Pavilion/Pritzker Music Pavilion

    Konser alanında 4000 kişilik sandalye ve  7000 kişilik çim alan var.

    Konser alanı

    Konser alanı

    Parkın içinde gençlerden oluşan bir klasik müzik provasına denk geldim.

    Millennium Park

    Millennium Park

    The Crown Fountain interaktif bir halk sanatı. 2004 Temmuz ayında açılan bu çeşme Chicago’lu Crown ailesinin adına İspanyol sanatçı Jaume Plensa tarafından tasarlanmış. Burası hem artistik hem de eğlenceli olması nedeniyle çok popüler.

    The Crown Fountain

    The Crown Fountain

    2 tane karşılıklı cam bloklardan yapılmış 15 metre boyundaki bu duvarlarda yüzler belli aralıklarla değişiyor ve ağızlarından su akıyor.

    (Çok iyi ve ayrıntılı fotoğraf çekemediğimi bir kez daha farketmiş bulunmaktayım :(

    The Crown Fountain

    The Crown Fountain

    Millennium Park’taki Jaume Plensa tarafından yapılmış ‘Paula’ ‘Laura’ ve ‘Inez’ heykelleri

    ‘Paula’ ‘Laura’ ve ‘Inez’

    ‘Paula’ ‘Laura’ ve ‘Inez’

    Bu da aynı heykeltraşın ‘Look into My Dreams, Awilda’ isimli çalışması. Bu dört heykel Crown Fountain’in 10. yıldönümü anısına sergileniyormuş.

    ‘Look into My Dreams, Awilda’

    ‘Look into My Dreams, Awilda’

    Millennium Park’ın bir parçası olan ‘Cloud Gate’ Sabancı Müzesi’nde sergisini gezme şansı bulduğumuz İngiliz heykeltraş Anish Kapoor’a ait. Şekli nedeniyle ‘Bean’ (fasulye) olarak da biliniyor. 110 ton parlatılmış çelikten yapılmış bu interaktif heykel özellikle fotoğrafçılar için çok popülermiş.

    ‘Bean’ - Millennium Park

    ‘Bean’ – Millennium Park

    E tabii ben de kendimi çektim bir ara :)

    ‘Bean’ - Millennium Park

    ‘Bean’ üzerindeki yansımalar – Millennium Park

    Wrigley Meydanı’nda ki Millennium anıtı üzerine parkın yapımında bağış yapan kişi ve şirketlerin isimleri kazınmış. Aslında parkın adından anlaşılacağı gibi plan 150 milyon dolarlık bir bütçeyle 2000 yılında açılmasıymış ama evdeki hesap çarşıya uymamış. 475 milyon dolar harcamayla 2004 yılında açılabilmiş. Bunun 270 milyon doları belediye bütçesinden, geri kalanı da bağışçılardan karşılanmış.

    Millennium Anıtı - Wrigley Meydanı

    Millennium Anıtı – Wrigley Meydanı

    Bu da Daley Plaza’daki eğlenceli fıskiyeler…

    image42_result

    Daley Plaza’daki fıskiyeler

    Ve sonunda benim Chicago’dan ayrılma zamanım geldi. Yorgun ama mutluydum, yeni yerler gördüm, yeni şeyler öğrendim. Kimbilir neler göremedim :(

    Otobüsüm 21:00’da kalkacak. Bir sonraki durağım Memphis’e doğru hareket etmeye hazır beni bekliyor.

    Memphis gezi yazımızda buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın…

    Dilek Hamutçu Baykal

    Amerika’nın Doğu Yakası’nda yaptığım tatilin planına ve diğer şehirlere ait gezi yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

    CHICAGO OTELLERİ

    CHICAGO OTELLERİ

    CHICAGO ŞEHRİNDE NEREDE KALINIR?

    Chicago şehrinde bir tatil düşünecek olursanız, konaklama seçenekleri için bencetatil.com olarak bizim en çok tercih ettiğimiz online rezervasyon sitesi Booking.com‘u inceleyebilirsiniz…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu