"Şimdi değilse, ne zaman?"

New Orleans: Tennessee Williams’ın tramvaylı şehri…

    Amerika Gezim – Bölüm 6 – New Orleans

    Dilek Hamutçu Baykal yazdı…

    Otobüsüm sabah 08:00’de New Orleans’daydı. Terminalden otelimin olduğu French Quarter’a giden bir otobüse bindim. Şehrin kalbinin bu bölgede attığını öğrenmiştim ama sabahın o saatinde durum aşağıdaki resimdeki gibiydi.

    image1

    Sabah erken saatlerde French Quarter

    Otel seçiminde 3 yıldızlı ya da bed and breakfast tercih ettim, tek istediğim şehir merkezinde ve temiz olmasıydı, çok şanslıydım bu konuda. Küçücük hiçbir lüksü olmayan odalarda kaldım ama hepsi tam istediğim gibiydi. New Orleans’daki otelim de French Quarter’ın en güzel yerinde Royal Street’deydi.

    image2

    Hotel Royal

    Burası  otelin avlusu, kahvaltı yapmak için ideal :)

    image3

    Hotel Royal

    French Quarter, şehrin en renkli ve görülmeye değer 300 yıllık tarihi olan bölgesi. 1920’den bu yana bu tarihi binalar koruma altında, hiçbir şekilde yıkılamıyor, yenilenemiyor.

    image4

    French Quarter

    Dar sokaklar, birbirine benzeyen ve birbirinden güzel, şık rengarenk evler, ünlü restoranlar, küçük dükkanlar, arkadaş canlısı ilginç insanlar, ve caz müziği. Bir insanı ne daha mutlu edebilir ki…

    image5

    French Quarter

    New Orleans, Louisiana eyaletinin en büyük şehri. French Quarter’daki binaların çoğunluğu 18. yüzyılda şehir İspanyolların idaresi altındayken ya da 19. yüzyılın başında ABD’nin bir parçası olduğunda yapılmış.

    image6

    French Quarter

    French Quarter, 2005 de şehri yerle bir eden Katrina Kasırgası’nda neyse ki fazla zarar görmemiş. Ancak 1788 ve 1794 yıllarındaki büyük yangınlardan çok etkilenmiş ve binalar yenilenirken farklı renklere boyanmış, çatılar düzleştirilmiş, süslü, demirden yapılmış balkonlar eklenmiş, ahşap panjurlar yasaklanmış.

    image7

    French Quarter

    New Orleans, Meksika Körfezi ile Pontchartrain Gölü arasında yer alan dünyanın en hareketli liman şehirlerinden biri olarak kabul edilir. Körfez, şehri bir hilal gibi böldüğü için ‘Cresent City’  olarak da biliniyor. Diğer takma adı da NOLA (New Orleans + Louisiana)

    image8

    French Quarter

    Tramvaylar, New Orleans’ın bir parçası. New Orleans ünlü Amerikalı yazar Tennessee Williams’ın yaşadığı ve kitaplarını yazarken ilham aldığı şehir. Bunlardan biri de ‘A Streetcar Named Desire’ (Arzu Tramvayı) adlı oyunu.

    image9

    New Orleans’ın meşhur tramvayları

    Tramvaylı kartpostallar şahane…

    New Orleans Tram.

    New Orleans kart postal

    New Orleans, ABD’nin en çok ziyaret edilen 10 şehrinden biri ama aynı zamanda en kirlilerindenmiş. İlk geldiğimde ıslak sokakları gördüğümde yağmur yağdığını zannetmiştim meğerse her sabah yıkıyorlarmış.

    image10

    French Quarter

    Burası Canal Street!

    Cadde adını buraya yapılması planlanan Mississipi Nehri’ni Pontchartrain Gölü’ne bağlantı sağlayacak kanaldan almış ancak bu proje gerçekleşmemiş. Şu anda da araç ve yayaların kullandığı ana caddelerden biri.

    image11

    Canal Street :)

    Sokak ressamlarına sıklıkla rastlayabilirsiniz, bu tablolar vergisiz olduğu için galerilerden daha ucuzmuş.

    image12

    French Quarter

    French Quarter’da tur yapmak için başka bir yol. Ama ben yürüyün derim.

    image13

    French Quarter

    Binaların altında çok şık butikler, galeriler ve antikacılar var, alışveriş için çok pahalı ama bakmak inanılmaz zevkli.

    image14

    French Quarter

    Temmuz ayında hem çok sıcak hem de çok nemliydi, ondan mı yoksa hızlı gece hayatından sonra uyanma zorluğundan mı bilmem, sokaklar boştu.

    image15

    French Quarter

    New Orleans, ABD’nin suç oranı en yüksek şehirlerinden biriymiş. İşsizlik oranı da %50 civarındaymış.

    image16

    French Quarter

    Şehrin sürprizlerinden biri.

    image17

    French Quarter

    French Quarter’ın bir çok yerinde rastlayacağınız dinlemeye doyum olmayan mini caz konserlerinden biri. Caz kelimesinin sözlük anlamı: enerjk, coşkulu, dinamik…

    image18

    Mini caz konseri – New Orleans

    Alışveriş de yapayım diyenlerdenseniz, seçeneğiniz çok. İster bu bölgedeki küçük butiklerden isterseniz şehrin içindeki ünlü butik zincirlerinden.

    image19

    New Orleans alışveriş

    New Orleans’da siyah nüfusu %60 civarıyla ABD ortalamasının çok üstünde. ‘Mississipi Burning’ (Mississipi Yanıyor) filmini seyrettiniz mi bilmiyorum ama film aslında New Orleans’ın tarihte köle olarak çok ağır şartlarda çalışıp kenti yaratan zencilerin yakılmalarına kadar giden geçmişini anlatıyor.

    image20

    French Quarter

    Pontalba Apartments, 1840’larda Baroness Michaela Almonaster Pontalba tarafından yaptırılmış bir bina. Alt katta ofisler ve dükkanlar var, üstünde de daireler. Buranın Amerika’nın en eski daireleri olduğu söyleniyor.

    image21

    French Quarter

    Cafe du Monde , 1860 yılında açılmış 24 saat açık çok ünlü bir kafe. Café au lait (sütlü kahve) ve beignet tatlısı (üzeri pudra şekerli bizim şerbetsiz lokmaya benziyor) ile ünlü. Bu arada kahvenin içinde hindiba varmış.

    image22

    Cafe du Monde – French Quarter, New Orleans

    Kafede oturmak için sırada beklemek istemediğim için satın alıp parkta yedim, hem de canlı müzik dinleyerek.

    image23

    Café au lait ve beignet tatlısı

    Çeşitli beignet karışımları satılıyordu meraklıları için ama ben İzmir lokmasını hiç bir şeye değişmem…

    image24

    Ben ve beignet

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4

  • cappadia

    herşeyiyle kendine aşık edebilecek bir şehirdir kendisi. insanları, barları ,cafeleri, herşeyiyle on numara bir şehirdir.

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu