"Şimdi değilse, ne zaman?"

KUZEY’İN GÜZELLERİ: BALTIK ÜLKELERİ

    Kuzey’in Güzelleri: Baltık ülkeleri – Süha Zuhal Kılıç yazdı…

    Litvanya bizi gökkuşağı ile karşıladı, Letonya rüzgarı ile  serinletti, Estonya bizi  yağmuru ile uğurladı. İşte Baltık hikayemiz…

    LİTVANYA

    Varşova’dan beri peşimizi bırakmayan yağmur, 7 saatlik otobüs yolculuğu boyunca bize eşlik etti.  Baltık ülkeleri arası seyahatlerimizde LUX EXPRESS otobüs firmasını tercih ettik,oldukça da rahat ettik. Özellikle mola vermeden gidiyor olmak bize zaman kazandırdı, yedi saatlik yolculuk nasıl geçti anlamadık. Polonya’dan çıkıp Litvanya sınırına girdiğimiz an beliren gökkuşağı Baltık turumuzun çok güzel geçeceğine  dair bize ilk sinyali verdi. Gerçekten de öyle oldu. Baltık ülkeleri kuzeye çıktıkça bize muhteşem manzaralar sundu.

    Litvanya'da bir gökkuşağı...

    Litvanya’da bir gökkuşağı…

    VILNIUS

    Baltık Ülkeleri neredeyse yeşil renkten oluşuyor J  Litvanya’nın nüfusu yaklaşık 3 milyon kişi.  Bu da başkent Vilnius’un neden bu kadar tenha bir başkent olduğunu kanıtlıyor aslında. Vilnius Üniversitesi sebebiyle genç nüfus var ancak yaşlı nüfus daha fazla. Gençler çok iyi İngilizce konuşuyor yaşlıların tam aksine. Açıkçası Vilnius çok fazla turistik bir şehir değil ancak yine de gezilip görülmeye değer caddeleri ve tarihi eserleri var. Biz ilk olarak Gediminas Kalesi’nin olduğu tepeye yürüdük ve akşam üzeri olduğu için şehri  günbatımı renklerinde izledik. Aslında günbatımı demek yanlış olur çünkü Baltık’ta gün batmıyor J Güneş 22.00 civarında batıyor ya da batıyormuş gibi yapıyor ve etraf  aydınlıkla karışık sahte bir karanlığa bürünüyor. Beyaz geceleri en fazla Tallinn’de olmak üzere  Baltık ülkelerinde yaşadık. Kale, Katedral Meydanı’nın arka tarafına doğru yürüdükçe ulaşılacak yakın bir mesafede . Restore edilmiş bir kule ve sur kalıntıları var. Vilnius’u kuşbakışı görmek için en elverişli nokta.

    Gediminas Kalesi – Vilnius Litvanya

    Gediminas Kalesi – Vilnius Litvanya

    Vilnius, Litvanya

    Vilnius, Litvanya

    Vilnius, Litvanya

    Vilnius, Litvanya

    Vilnius,Litvanya

    Vilnius,Litvanya

    En büyük meydan Katedral Meydanı. Pilies Caddesi’nin sonu Katedral Meydanı’na çıkıyor. Meydanda Basilika Katedrali ve Litvanya Dükleri Sarayı var . Ayrıca Katedral Çan Kulesi de hemen katedralin  yanında bulunuyor. Biz katedral Meydanında gittiğimizde folklorik kıyafetlerini giymiş öğrenciler öğretmenleri eşliğinde şarkılar söyleyerek dans ediyorlardı ve daha sonra guruplar halinde meydandan ayrıldılar. Hangi amaçla olduğunu öğrenemesek de bir süreliğine ulusal dansları izlemek çok hoş oldu bizim için.

    Basilika Katedrali ve Çan Kulesi

    Basilika Katedrali ve Çan Kulesi

    Vilnius, Litvanya

    Vilnius, Litvanya

    Katedral Meydanı ,Litvanya

    Katedral Meydanı ,Litvanya

    Katedral Meydanı’nın biraz ilerisinde, Gedimina Tepesinden tamamı görülebilen şehrin yeşil alanı Bernardine Bahçeleri bir harika!  Tüm bir günümü geçirmek isterdim ancak, 2 günlük Litvanya gezimizin  büyük bir kısmını Trakai’de geçirmek istediğimiz için vaktimiz sınırlıydı ve sadece parkın içinden geçerek Vilnia Nehri kenarında biraz keyif yaptık.

    Bernardine Bahçesi, Vilnius, Litvanya

    Bernardine Bahçesi, Vilnius, Litvanya

    Bernardine Bahçesi , Vilnius, Litvanya

    Bernardine Bahçesi , Vilnius, Litvanya

    Bernardine bahçesi yakınlarındaki  St. Annes Kilisesi Vilnia Nehri’nin kenarında yer alıyor. Günümüze kadar değişmeden kalabilmiş olan bu kilise kırmızı tuğlaları ile şehre bir canlılık katmış bence.

    St. Annes Kilisesi  Vilnius , Litvanya

    St. Annes Kilisesi  Vilnius , Litvanya

    Bizim Vilnius’ta en sevdiğimiz yer Uzupis oldu. Uzupis aslında bir semt ama orada yaşayanlar kendilerine Uzupis Cumhuriyeti diyorlar. Vilina nehri ile şehir ayrılıyor ve Uzupis şehrin diğer tarafında kalıyor zaten Uzupis “Diğer Yaka” anlamına geliyormuş. Uzupis’e aşk kilitleriyle süslenmiş köprüden geçerek ulaşıyorsunuz köprünün başında sizi Uzupis Cumhuriyeti yazan tabela ve Uzupis Cumhuriyetinin bayrağı karşılıyor :)

    Uzupis Cumhuriyeti  Vilnius ,Litvanya

    Uzupis Cumhuriyeti  Vilnius ,Litvanya

    2001 yılında helkeltraş Romas Vilčiauskas ve mimar Algirdas Umbrasas tarafından bronzdan yapılan ‘Uzupis Meleği’ heykelinin bulunduğu meydana ulaşıyorsunuz. Heykel  sanki Uzupis’i koruyor gibi açmış kanatlarını :)

    Meydan civarında çok şirin kafeler, restoranlar var her birinin dekorasyonuna bayıldım. Bu arada  kilitlerle dolu olan  köprüye bir kilit astıktan yani Vilnius’a da biz iz bıraktıktan sonra Uzupis’i dolaşmaya başladık. Ama köprüden geçmek bir mesele. Haftasonu olduğu için sanırım bütün nikahlar o güne toplanmış etraf gelin ve damattan geçilmiyordu . Sanırım şehrin en orijinal noktası Uzupis olduğu için de fotoğraf çekimleri burada yapılıyordu.

    Uzupis Vilnius, Litvanya

    Uzupis Vilnius, Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Okuduğum bilgilere göre bu bölge  suç oranının yüksek olduğu, terk edilmiş ücra bir yermiş. Ülkedeki bazı sanatçılar ve gençlerin çabalarıyla yaşanılabilir bir hale dönüştürülmüş.Şimdi şehrin en hareketli, canlı,cıvıl cıvıl sanat kokan köşesi. Bir de kendilerine özgü 41 maddelik anayasaları var .

    Uzupis Vilnius, Litvanya

    Uzupis Vilnius, Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Uzupis Vilnius,Litvanya

    Vilnius’ta Pilies, Didzioji Caddeleri, Gediminas Caddesi, Stikliu Caddesi şehri daha iyi sindirebilmeniz  için gezmenizi tavsiye edebileceğim caddeler. Genellikle kafelerin, eski evlerin bulunduğu  şirin caddeler.  Vilnius genelde havası kapalı olan bir Baltık şehri olmasına rağmen insanların çok güler yüzlü ve mutlu olduğunu gördük, gece hayatı çok canlı hemen hemen bütün publar doluydu gündüz ise biraz güneş çıksın insanlar güneşe karşı oturuyor ve içkilerini yudumlayarak kahkahalar atıyorlar.Bu arada hava dediğim gibi çok değişken.Yağmur yağıyor ama yağmurdan sonra bir güneş açıyor sanki bizim Akdeniz sahilleri, insanı bunaltabiliyor.

    Başkanlık Sarayı ve üniversite Pilies caddesi üzerinde bulunuyor. Belediye Binası ise Didzioji caddesinde yer alıyor. Oldukça büyük bir meydan ve etrafında kafeler ve bol miktarda hediyelik eşya dükkanları ve tezgahları var. Hediyelik eşya tezgahlarında daha önce Polonya’da  gördüğümüz Amber yani kehribar taşından yapılmış  takılar satılıyor. Çeşit çeşit her tonda böcekli böceksiz J Ben ise severek taktığım ve takacağım melek formlu bir kolye ve bileklik aldım. Ayrıca eşim ve beni gülümseten şey amber haricindeki tüm hediyeliklerin keçe ya da %100 yünden yapılmış çoraplar, montlar, ceketler, eldivenler ve atkılar olmasıydı

    :) Yazın ortasında kışı gördük Baltık’ta… kış çok çetin olsa gerek!

    Town Hall Square Vilnius, Litvanya

    Town Hall Square Vilnius, Litvanya

    Gedimina caddesinde Ulusal Tiyatro binasının sembolü Üç İlham Perisi Heykeli görülecekler arasında, şehrin sembollerinden. Heykellerden biri  Drama (Calliope), biri Comedy (Thalia) ve biri de Tragedy (Melpomene) yi yansıtıyor .

    Ulusal Tiyatro Binası Vilnius, Litvanya

    Ulusal Tiyatro Binası Vilnius, Litvanya

    TRAKAI

    Ertesi gün Litvanya’daki son günümüzü  Trakai’de geçirmek  için trene  binmek üzere   Merkez Tren İstasyonu’na gittik. Trakai’ye her  yarım saatte bir gibi sık sık kalkan tren ve otobüsler var. Zaten yolculuk 20 dk sürüyor. Dönüşte indiğimiz yerden tren ve otobüs kalkış saatlerine baktık ve Trakai’yi keşfe başladık. Sabah erken başlayan yağmur olmasaydı bizim için daha da neşeli olurdu çünkü ben gölde kano yapmak ya da kayık ile gezmek istiyordum. Ama biz sadece yürüdük J  Tren istasyonundan yürüyerek 10-15 dakikada şehir merkezine varıyorsunuz, eğer bizim gibi her güzel manzaraya yakından bakmak istemezseniz tabii. Merkezde çok şirin bir Turizm Ofisi var. Ofisten detaylı bir harita alarak Trakai Bölgesini çok güzel gezdik. Trakai Litvanya’nın en küçük Milli Parkı ve yazlık bir kasaba. 82 km2 üzerine kurulmuş. Muhteşem göller ve çok şirin yazlık evler var. Üç tane kilise var 15, ve 17.yy dan kalma. Trakai’de Karay Türkleri var. Karay Türkleri en eski Türk kavimlerinden. Karaylar Litvanya’ya 1397-1398 yılları arasında  Litvanya Grand dükü Vytautas tarafından Düke hizmet etmesi için getirilmiş. Yahudiliği benimseyen bir Türk Kavimi. Karay mahallesi var Trakai’de. Geleneksel evleri diğer evlerden hemen ayrılıyor zaten.

    Trakai Bölgesi Litvanya

    Trakai Bölgesi Litvanya

    Karay Türkleri’nin evleri Trakai

    Karay Türkleri’nin evleri Trakai

    Karay Türkleri’nin evleri Trakai

    Karay Türkleri’nin evleri Trakai

    Karay Türkleri’nin restoranları var. Kıbın adını verdikleri börekleri  meşhur. Biz de peynirli, kıymalı, patatesli, mantarlı, sebzeli… gibi çok çeşitleri olan bu “kıbın”lardan tattık tabii. Bizdeki çiğ börek gibi.

    Kıbın Börek Trakai Litvanya

    Kıbın Börek Trakai Litvanya

    Trakai’nin tablo gibi masalsı manzarası tabii ki kasabanın sembolü olan Trakai Kalesi.

    Trakai Kalesi  Litvanya

    Trakai Kalesi  Litvanya

    Trakai Kalesi Litvanya

    Trakai Kalesi Litvanya

    Trakai Kalesi Litvanya

    Trakai Kalesi Litvanya

    İlerleyen saatlerde oldukça kalabalıklaştı. Hatta Türk turist grupları bile geldi. Göllerde yüzme, kano, deniz bisikleti, sandal ile gezme, su sporları gibi aktiviteler var. Göl boyunca dizilmiş restoranlar, kafeler, hediyelik eşya dükkanları, tezgahlar… Kısacası Trakai Vilnius’un yanıbaşındaki cennet!

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Trakai Litvanya

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    LETONYA

    Vilnius’tan ayrılıp Letonya’nın başkenti Riga’ya doğru yola çıktık. İki şehir arası mesafe yaklaşık dört saat. Riga’da tam eski şehir meydanının kalbinde bir otelde kaldık. Riga bize Vilnius’tan daha kalabalık ve turistik geldi.  Her yer yürüyüş mesafesinde.

    House of the Blackheads yani Karakafalılar Evi şehrin simge yapılarından. Zamanında siyahi tüccarların burada kalması sebebiyle bu isim verilmiş. Aslı 14.yy a ait olan bu bina oldukça ihtişamlı bir mimariye sahip. Ancak II.Dünya savaşında zarar görmüş ve 1999 yılında aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş.

    Karakafalılar Evi Riga ,Letonya

    Karakafalılar Evi Riga ,Letonya

    Şehrin diğer simge yapılarından biri ise Kedi Evi. Açıkçası herhalde biz başka bir şey ummuştuk, kedi evini harita elimizde olduğu halde bir hayli aradık. Sonra bir binanın tepesindeki kara kediyi görünce meşhur kedi evini bulmuş olduk. Bu kara kedicikler şehrin sembolü adeta. Hemen hemen tüm hediyelik eşyalarda bu figürü görebilirsiniz.

    Hikayesi ise şöyleymiş: Büyük Lonca’ya kızmış olan bir tüccar kızgınlığını belirtmek amacıyla Lonca’nın karşısındaki binaya kızgın iki kara kedi heykelini arkası dönük olarak binanın tepesine yaptırmış. Zamanla husumet giderilince kediler düzgün bir şekilde tekrar konulmuş binanın tepesine :)

    Kedi Evi Riga, Letonya

    Kedi Evi Riga, Letonya

    Şehrin Simge yapılarından birisi de Üç Biraderler Evi.  15 yydan kalma yan yana dizilmiş bu üç eve bu isim verilmiş.

    Üç Biraderler Evi Riga , Letonya

    Üç Biraderler Evi Riga , Letonya

    Riga Eski Şehir meydanı cıvıl cıvıl. Sanırım  Riga’ya günübirlik gelen turlar çok oluyor çünkü şehir birden kalabalıklaşıyor ve akşam sakinliyor. Biz Riga’da iki gün kaldık. Bir gününü de sahil kasabası olan Jurmala’da geçirdik.

    Riga’nın tam ortasından muhteşem Daugava Nehri akıyor ve Baltık Denizi’ne karışıyor. Nehir günbatımında bir başka güzel. Tabi ki gün burada da batmıyor aslında. Biz saat 22.30 da nehir kenarındayken bu manzara ile karşılaştık…

    Daugava Nehri Riga ,Letonya

    Daugava Nehri Riga ,Letonya

    Nehir boyunca uzanan Riga Şatosu  restorasyon geçirmekte olduğu için ziyarete kapalıydı. Litvanya başbakanının çalışma ofisi olarak kullandığı şato aynı zamanda Doğa Tarihi Müzesi.

    Riga Şatosu

    Riga Şatosu

    Riga eski şehir meydanından biraz uzaklaşınca Art Nouveau Bölgesi’ne ulaşılıyor. Elizabeth ve Alberta caddeleri arasında Art Nouveau sanat akımına göre inşa edilmiş binaların en güzel örnekleri bulunuyor. Açıkçası sanat tarihi bilgimiz yok ama  bu binalardan etkilenmemek mümkün değil. Çoğu  Rus Mimar Mikhail  Eisenstein tarafından tasarlanmış. Biz de birçok turist gibi başımız  yukarda binalara hayran hayran bakarak bu bölgeyi gezdik. Strelnieku Caddesi üzerindeki “Art Nouveau Riga” mağazasından tamamen Art Nouveau akımına adanmış kitaplar, broşürler, hediyelik eşyalar var.

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Art Nouveau

    Bence Riga’nın kalbi Özgürlük Anıtı’nın olduğu Brivibas Bulvarı. Heykel ülkenin Sovyet işgalinden kurtulup bağımsızlığını kazanmasını simgeliyor. Hemen yanıbaşında Riga’nın yeşil alanlarından biri Bestejkalnz yer alıyor. Nehir kenarında kafeler, kano ile gezenler, çimlerde güneşlenenler ve bir de aşk kilitlerinin takılı olduğu küçük bir köprü var :)

    Özgürlük Anıtı Riga

    Özgürlük Anıtı Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Bestejkalnz, Riga

    Riga’ya Bremen’den Bremen Mızıkacılarının heykeli hediye edilmiş. Riga ile Bremen kardeş şehirlermiş ama sanırım heykeller Gotik tarzda yapılmış ve Bremen’deki kardeşleri gibi sevimli değillerdi :) 1209 yılından kalma St.Peter Kilisesi’nin önünde yer alıyor.

    St.Peter Kilisesi Bremen Mızıkacıları Heykeli Riga ,Letonya

    St.Peter Kilisesi Bremen Mızıkacıları Heykeli Riga ,Letonya

    Dom Meydanı, Pudra Kulesi, Nativity of Christ Katedrali görülmesi gereken  noktalardan.

    Dom Meydanı

    Dom Meydanı

    DomMeydanı

    DomMeydanı

    Nativity of Christ Katedrali

    Nativity of Christ Katedrali

    JURMALA

    Jurmala Riga’nın denize bakan yüzü. Uçsuz bucaksız Baltık Denizi ve kumsalı uzanıyor önümüzde. Sabah erken saatlerde tren ile gittiğimiz Jurmala Riga’ya yarım saatlik bir mesafede. Yolda  muhteşem doğa manzaraları bize eşlik ediyor. Jurmala’ya giderken denize girme hayali kuran ben, değil mayo giymek üzerimdeki polar montu bile çıkartamadım :) Jurmala’da Dzıntari tren istasyonunda indik. İsmi aklımda kaldı çünkü giderken durağın ismini kaçırmamak için Dizanteri diye tekrar ediyordum :) Upuzun bir caddesi var, oteller, kafeler, hediyelik eşya dükkanları ile dolu yolun sonunda  muhteşem bir orman parkı ve yolun solunda ise Baltık Denizi! Dört saat süren ve bizi bir kafede üst üste kek, börek yiyip çay kahve içmemize sebep olan yağmur öncesi Jurmala’yı çok güzel gezdik. Yağmurdan sonra ise güneş öyle bir açtı ki denize girenler bile oldu. Biz ise ayakkabılarımızı çıkartarak sahilde uzuunn bir yürüyüş yaptık. Denizin tadını martılar çıkartıyor. Bu arada martıların bir kısmının başı siyah renkti ve eşim onlara Riga’daki binadan esinlenerek karakafalılar adını taktı hemen :)

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Karakafalı martı :) Jurmala Letonya

    Karakafalı martı :) Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Jurmala Letonya

    Dizntari Orman Parkı  Jurmala Letonya

    Dizntari Orman Parkı  Jurmala Letonya

    Son bir not olarak şunu eklemeden geçemeyeceğim. Özellikle Letonya’da muhteşem pastaneler var! Muhteşem turtalar, kekler, pastalar, börekler çörekler!!!  Kuzey ülkelerinde pastanecilik oldukça gelişmiş. Aslında pastanecilik tarihine bakılırsa Rusya bu konuda bir numara. Hatta ben ülkemizdeki çoğu pastaneci veya fırıncının neden hep Karadenizli olduğunu merak ederdim. Tesadüfen Saffet Emre Tonguç’un bir yazısında sebebini öğrenmiş oldum. Özellikle Ekonomik sıkıntılar nedeniyle, Rusya’ya gurbetçi olarak giden Karadenizlilerin, orada çeşitli iş alanlarında çalışırken aynı zamanda pastacılık mesleğini de öğrenmiş olmaları, Türkiye’ye döndüklerinde bu mesleği icra etmeleri bugün Türkiye’de bir çok pastane sahibinin Karadenizli ve özellikle Rizeli olmasının en büyük nedeniymiş.  Riga’daki otelimizin tam karşısındaki (adres Tirgonu Caddesi) muhteşem pastanede otururken bütün bunlar aklımdan geçmişti, o yüzden bu arada biraz alakasız da olsa, bir not olarak yazayım dedim :)

    Riga'da güzel bir pastane

    Riga’da güzel bir pastane

    Riga'da güzel bir pastane

    Riga’da güzel bir pastane

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    ESTONYA

    Gelelim Baltık ülkelerinin en havalı ve en popüler olanına.  Tallinn! Yıllar evvel THY’nin Tallinn’e direkt uçuşlara başladığını öğrenince çok mutlu olmuştum. Gidişimiz değil ama dönüşümüzü THY’nin ayrıcalığı ile gerçekleştirdik, iki gün gecikmeli de olsa J

    Tallinn’e yine bir otobüs yolculuğu sonrasında ulaştık. Otelimizin bir tarafı Estonya Denizcilik Tarihi Müzesini içinde barındıran Fat Margeret  Kulesine yani Vanalin adı verilen eskişehir meydanına çok yakındı böylece günde birkaç defa dinlenmek için otele gelip gidiyorduk, bir yanı ise Helsinki Feribotlarının yanaştığı feribot limanına yürüme mesafesindeydi her akşam deniz kenarına uğramadan odamıza gitmiyorduk. Ayrıca odamızın penceresi deniz manzaralıydı  her gün Tallinn’e gelen büyük cruise  gemilerini pencereden izleyebiliyorduk! Kısacası Tallinn’de de her yer yürüme mesafesinde ve Tallinn bir başka güzel!

    Fat Margeret Kulesi  Tallinn, Estonya

    Fat Margeret Kulesi  Tallinn, Estonya

    Karşı kıyının Finlandiya olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyor! Tallinn, Estonya

    Karşı kıyının Finlandiya olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyor! Tallinn, Estonya

    Tallinn’in bir başka güzel olmasının sebebi diğer Baltık başkentlerine göre tarihi dokusunun daha iyi korunmuş olması. Eski şehir meydanında  600 yıllık belediye binası var. Ortaçağdan günümüze kalan en iyi korunmuş yapı. Bir bilet alarak kulesine çıktık, kulede de dünyanın en yüksekte kalan tuvaleti var :) 77 metre yüksekte :) Vanalinn yani eski şehir meydanı oldukça hareketli. Yine kafeler, restoranlar, hediyelik eşya dükkanları haricinde her gün sabah başlayan ve akşam bir anda sona eren kalabalıklar var. Dediğim gibi her gün en az üç tane cruise gemisi yanaşıyor ve rehberleri eşliğinde şehri gezip akşam limandan   ayrılıyorlar.

    Tallinn Limanı  Cruise Gemileri “ Sadama Port”   Estonya

    Tallinn Limanı  Cruise Gemileri “ Sadama Port”   Estonya

    Eski şehir meydanında her daim bir ortaçağ konsepti var. Mesela bir gün kafede oturuken gözümüzün önünden elleri arkadan bağlı olarak bir işkence arabasına  bağlanmış ortaçağa ait kıyafetler  giymiş bir kız geçti, arkasından da kapkara kıyafetler içinde kambur bir adam :) Meğer İşkence Müzesinin tanıtımını yapıyorlarmış.Yine ortaçağ konseptli restoranlar var. Bunlardan bir tanesi belediye binasının altındaki Draakon, biri de Tallinn’deki en eski binaya sahip olduklarını söyleyen  meşhur Olde Hansa! Olde Hansa evet fazla turistik ama çok güzelll!!! Çalışanların hepsi ortaçağı yansıtan kıyafetler giyiyor, mesela bira fıçı gibi bardaklarda getiriliyor, çorbayı kaşık kullanmadan başınıza dikip içiyorsunuz :) Her daim restoranın dışında duran ve ortaçağ lehçesi ile konuşan sizi restorana davet eden hanutçular var, bunu da gayet güzel başarıyorlar :) İki restoran  birbirleri ile adeta yarışıyorlar ama birbirlerinden üstün değiller! Sadece Draakon’da fiyatlar daha uygun :) Bir gece harika bir Ortaçağ gecesine denk geldik Draakon’da :) Aslında gece demek pek olmaz çünkü gece bile hava güpegündüz :) Ortaçağ müzik aletleri ve eski şarklar dinlerken çok mutlu olduk … Estonya mutfağının ana lezzetleri; etli güveç (Seljanka), patates, lahana, kızartmalar, somon ve alabalık. Saku ülkenin en iyi biralarından. Biz güvece bayıldık ve Peppersack adlı oldukça güzel ve tarihi  bir restoranda yedik, çok keyifliydi. Bu arada gezdiğimiz ülkeler arasında Polonya’nın kızlarının birer biblo gibi çok güzel olduklarını ve Estonya’daki garsonların  çoğunun  birer Kıvanç Tatlıtuğ olduğunu  belirtmeden geçemeyeceğim :):):)

    Drakoon ,Tallinn Estonya

    Drakoon ,Tallinn Estonya

    Draakon Ortaçağ gecesi Tallinn, Estonya

    Draakon Ortaçağ gecesi Tallinn, Estonya

    Olde Hansa, Tallinn Estonya

    Olde Hansa, Tallinn Estonya

    Olde Hansa, Tallinn Estonya

    Olde Hansa, Tallinn Estonya

    Tarihi Belediye Binası, Tallinn Estonya

    Tarihi Belediye Binası, Tallinn Estonya

    Belediye Binası  Çan Kulesi Tallinn, Estonya

    Belediye Binası  Çan Kulesi Tallinn, Estonya

    Eski Şehir Meydanı Raekoja Plats  Tallinn, Estonya

    Eski Şehir Meydanı Raekoja Plats  Tallinn, Estonya

    Kentin tarihi bölümü UNESCO Dünya Kültürel Mirası listesine alınmış. Surların arasında 26 savunma kulesi var. En tepedeki pembe bina 13 ve 14. yüzyıllarda inşa edilmiş olan Toompea Kalesi bugün parlamento binası olarak kullanılıyor. Şehrin en güzel manzarası Toompea’da.

    Güzel Tallinn, Estonya

    Güzel Tallinn, Estonya

    Surlarla çevrili bir Ortaçağ masal şehri Tallinn’in dar sokakları, kuleleri ve Arnavut kaldırımları insanın kendini bir masalın içinde bulmasına sebep oluyor. Fat (Tombul) Margaret ve Tall (Sırık) Hermann Kuleleri, Alexander Nevsky ve St Mary’s Katedralleri, Uzun Bacak (Pikk Jalg) Sokağı, St. Nicholas Kilisesi, 124 metrelik kulesiyle St. Olaf’s Kilisesi ve Belediye Binası eski şehrin bazı güzellikleri. Bu arada Tallinn’de de Karakafalılar evi var :)

    Karakafalılar Evi Tallinn, Estonya

    Karakafalılar Evi Tallinn, Estonya

    Parlamento’nun karşısında Alexander Nevsky Rus Katedrali var. 1894’de Çar Alexander tarafından yaptırılan binanın içi İncil’den sahnelerle dolu. Kubbelerin tepesindeki haçların altında  hilal var. Osmanlıyı yendiklerinde çok  mutlu oldukları için haçların altına Osmanlı hilali ile koymuşlar.

     Alexander Nevinsky Katedrali  Tallinn, Estonya


    Alexander Nevinsky Katedrali  Tallinn, Estonya

    Tallinn’in eski şehir meydanına biraz ara verip denizin çağrısına kulak verip sahil boyunca yürümeye karar verdik. Otobüs ya da tramway ile de gidilebilen Kalamaja bölgesine yürümek yorucu değil aksine çok keyifli. Helsinki ve Stokholm feribotlarının hareket ettiği limandan sahil boyu kuzeydoğu yönünde yürüdüğümüzde ilk önce Sovyet Döneminden kalma eski hapisane bizi karşıladı. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra  bu bölgedeki birçok fabrika iflas etmiş ve çoğu bina terk edilmiş. Bugün Kalamaja’da Sovyet izleri taşıyan bu binaların çoğu ya kafe-bar  ya restoran ya da bit pazarı. Tallinn’in Bohem yaşam alanı, Vilnius’ta Uzupis gibi. Bu bölge eskişehir ve Tallinn’in modern şehri arasında bir geçiş alanı.

    Patarei Hapishanesi ise aslında  1800’lü yıllarda sur olarak inşa edilmiş ancak 20. Yüzyılın sonlarına kadar hapishane olarak kullanılmış ve 2000 yılında kapatılmış. Hiçbir renovasyon yapılmamış, oldukça yıkık dökük duruyor ama sanırım bilerek orjinali korunuyor. Zaten Kalamaja bölgesi bize çok harap göründü ama sonradan anladık ki özelliği buymuş. Mesela denize girilebilecek bir sahil yok – denize giren insanlar olduğu halde… Bir de denizin kıyısında çok fazla moloz yığını var. Sovyetlerden kalan binaların yıkıntıları denizi doldurmuş ve öylece korunuyor. Hapishane müze olarak gezilebiliyor.

     Patarei Hapishanesi  Kalamaja, Estonya


    Patarei Hapishanesi  Kalamaja, Estonya

    Ayrıca Estonya Denizcilik Müzesi de Seaplane Limanında. Eski bir müze gemiyi ve denizaltını gezdik ayrıca Baltık Denizi havasını solumak için güzel bir nokta.

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı, Estonya

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı, Estonya

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı, Estonya

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı, Estonya

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı , Estonya

    Estonya Denizcilik Müzesi Seaplane Limanı , Estonya

    Biz Tallinn’deki tarihi turumuza ara verip bir günümüzü de Pirita Sahiline ayırdık. Yat limanının da bulunduğu Pirita’ye otobüs ile gittik. Pirita, komünist dönemde 1980 Moskova Olimpiyatları’nın su sporlarının yapıldığı yermiş. Olimpiyat köyü, tatil köyüne dönüşmüş.  Yakınlarında ise Festival Meydanı var. Bu arada ben yine yüzme hayali ile gittim Pirita  plajına ama Estonyalıların neden “Estonyalı değilsen Baltık Denizinde yüzemezsin” dediklerini iyice anlamış oldum :)  Pirita’da çay içerek ısınmak için girdiğimiz bir kafenin sahibi havanın bizim şansımıza serin olduğunu yoksa kısa bir dönem de olsa bu mesimde havanın çok sıcak olduğunu söyledi. Pirita’de sahile yakın bir noktada Maarjamae Savaş Anıtı var. 1918 yılında savaşta ölen Ruslar anısına 1960 yılında yapılmış. Ayrıca bir de 1407 yılından kalma Pirita Manastırı var .

    Pirita Savaş Anıtı, Pirate Estonya

    Pirita Savaş Anıtı, Pirate Estonya

    Pirita’ya giderken

    Pirita’ya giderken

    Pirita yat Limanı Estonya

    Pirita yat Limanı Estonya

    Pirita Plajı  Estonya

    Pirita Plajı  Estonya

    Biz Tallinn’deki bir  günümüzü de Rocca Al Mare, yani Estonya Açık Hava Müzesi’ne ayırdık. Estonya’ya gideceklere mutlaka öneririm. Özellikle de güneşli bir havada tadına doyum olmaz. Bir iliklerimize kadar ıslandık yağmurda ama yine de değer. Kopli Körfezine bakan 80 hektarlık bir alanı kapsayan 18 ve 20 yy arası Estonya’nın her bölgesindeki geleneksel yaşamı anlatan bir açık hava müzesi. Açık Hava Müzesi’nde 12 tane çiftlik, yel ve su değirmenleri, kilise, yangın istasyonu, taverna ve okul var. Evlerin içinde o dönemki yaşamı  anlatan canlandırmalar var. Açık hava müzesini ziyaret ettiğinizde, Estonya halkının eski kırsal yaşamına dair fikir  ediniyorsunuz ve yeşil renge doyuyorsunuz! Muhteşem bir doğa!

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare Tallinn, Estonya

    Rocca Al Mare’den çıktıktan sonra tam dönüş için otobüs durağına gidecekken aslında tam  da Hayvanat Bahçesi ve Botanik Bahçesinin önünde olduğumuzu fark ettik. Hayvanat bahçesi gezmeyi sevmiyorum ve yurt dışı gezilerinde tercih etmiyorum ancak  madem zamanımız  var  biz de gezelim dedik,  oskoca bahçede sadece ikimiz vardık :) Baykuşları çok sevdiğim için  baykuşların birçok türünü yakından görmek beni mutlu etti. Böylece Tallinn Hayvanat Bahçesini de gezmiş olduk :)

    Tallinn Hayvanat Bahçesi

    Tallinn Hayvanat Bahçesi

    3 gün ayırdığımız Tallinn’de 5 gün kalınca artık Tallinn’i köşe bucak gezdiğimiz için sık sık Büyük Liman’daki Tallinna Sadama’daki güzel kafelerde keyif yaptık. Son günümüzde hava  günlük güneşlikti ve  cruise gemileri ile Helsinki ve Stockholm’dan gelen günübirlik yolcular sebebiyle sokaklar cıvıl cıvıldı. Feribotlar haricinde özel yatları ve tekneleri ile gelen insanlar da vardı. Helsinki 2,5 saat sürüyormuş ve Tallinn daha ucuz olduğu için genellikle Finlandiyalılar alışverişe geliyorlarmış. Bu arada eski şehre giriş Fat Margeret Kapısından ve Viru kapısından oluyor. Viru kapısından girilirse yakında Viru Keskus adında büyük bir alışveriş merkezi var. Viru Keskus alışveriş merkezinin altında ise otobüs terminali bulunmakta. Pirate’ye giderken otobüse oradan bindik.

    Otobüs terminali

    Liman ve feribotlar

    Büyük Liman

    Huzurlu ülkeler olan  Baltık Ülkeleri gezimizin sonuna geldiğimizde her zaman olduğu gibi geziyi tamamlamanın verdiği mutluluk ve ayrılmanın verdiği hüzün kapladı içimi. Eminim  daha görmediğimiz neler neler var. Özelikle  adaları görmek çok isterim. Kim bilir belki birgün yine yolumuz düşer…

    Süha Zuhal Kılıç

    Konaklama alternatiflerine bakmak isterseniz…

    BALTIK OTELLERİ

    BALTIK OTELLERİ

    Baltık ülkelerinde konaklama seçenekleri için bencetatil.com olarak bizim en çok tercih ettiğimiz online rezervasyon sitesi Booking.com’u inceleyebilirsiniz. Hem çok sayıda fotoğraf ve bilgi, hem de gerçek konukların ayrıntılı yorumları mevcut. Ayrıca ücretsiz rezervasyon iptali seçenekleri de sunulmakta…

    Vilnius Otelleri

    Riga Otelleri

    Tallinn Otelleri

     

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu