"Şimdi değilse, ne zaman?"

Transilvanya’da Vampir Turu

    Vampir filmlerini ya da dizilerini sever misiniz? Ya da vampir romanlarını? Evet diyorsanız, gelin bakın, size değişik bir önerim olacak!

    Vampir edebiyatından Vampir turizmine!

    dracula.ccmoviesdracula

    DRACULA – Fotoğraf © http://dracula.cc/movies/

    Korku edebiyatı insanların ilgisini hep çekmiştir. 1897 yılında İrlanda’lı yazar Bram Stoker’ın yazdığı gotik korku romanı Dracula, vampir hikayelerinin ilki olmasa da en ses getireni oldu. Vampir kelimesi aslında “kan emici kötü ruh” anlamında ama romandaki bu korku öğesinin yanı sıra erotizm ve aşk da son derece önem taşımakta. Stoker, Dracula romanını yazmaya başlamadan önce uzun yıllar Doğu Avrupa folklorunu araştırmış, yerel hikayeleri dinlemiş ve pek çok belge ve kitap incelemiş. Bu romanın başarısı belki de buna bağlıydı. Kont Dracula karakteri 1400 lü yıllarda Eflak Beyliğinin başı olan III. Vlad’dan geliyor. Kendisi Vlad Tepes, Kont Dracula ve Kazıklı Voyvoda isimleriyle tarihe geçmiştir. Acaba bu yüzden mi vampirler sadece kalplerine kazık çakılarak öldürülebiliyorlar diye düşünmeden edemiyorum???

    Vampir Kont Dracula’nın hayatımıza girmesiyle birlikte  “vampir” ile “dracula” kelimeleri özdeşleşti sanki. Pek çok film uyarlaması yapıldı Dracula hikayesinden.

    g

    DRACULA

    Vampir edebiyatı “gotik” denilen kültürü de derinden etkilemiştir. Yıllar içinde vampirizm nice romanlara, filmlere ve dizilere konu olmaya devam etti. Bunların hepsinde de ana ögeler “macera, seks, kan, korku, ölüm” oldu. Edebiyat tarihinde vampirler ilk başlarda şeytanın ve kötülüğün simgesi olarak yansıtılıyordu. Fakat 20. yüzyıldan itibaren epik vampir hikâyeleri yazılmaya başlandı ve bunlarda vampirler trajik kahramanlar olarak resmediliyordu artık Mesela, Marilyn Ross’un Barnabas Collins serisi ile Anne Rice’ın Vampire Chronicles buna en güzel örnekler. Brad Pitt’in oynadığı Interview with the Vampire adlı film de yine Anne Rice’ın romanından uyarlama olarak yapılmıştır. Anne Rice’ın romanları, popüler vampir imajının oluşmasında büyük rol oynamıştır. Artık vampirler daha karizmatik ve sevilesi yaratıklardır. Bu yeni tarz vampirler dağların tepelerindeki şatolarında değil halkın arasında yaşamaktadırlar artık.

    Sonra Twilight yani Alacakaranlık serisi geldi girdi hayatımıza. Bu serinin hedef kitlesi 12-20 yaş arası gençler oldu daha ziyade…

    Türk edebiyatında vampirlere ilk örnek Ali Rıza Seyfi’nin Kazıklı Voyvoda eseri diye biliniyor. İlk baskısı 1931’de olmak üzere 30’lu yıllarda toplam iki baskı yapmış olan bu kitap, Bram Stoker’ın kitabının bir uyarlaması niteliğindedir. Daha sonra 1958’de Kerime Nadir Dehşet Gecesi’ni yazar ve bu kitap 1997 yılında Drakula İstanbul’da adıyla tekrar basılır. 

    Angel, Buffy the Vampire Slayer, True Blood, Moonlight ve Vampire Diaries dizilerini vampir hikayelerine düşkün olanlar bilirler.

    2007_moonlight_wallpaper_006

    Moonlight TV series

    Ben şahsen Vampire Diaries tutkunuyum desem yeridir. Moonlight da güzeldi bence ama fazla uzun sürmedi ömrü…

    vampire-diaries-wallpaper-2

    The Vampire Diaries

    Neyse, işte bu vampir hikayelerini sevenlerdenseniz, size farklı bir tatil rotası önerim olacak: “Vampir Turu” …

    Evet, yanlış duymadınız, “Vampir Turu”. Vampir edebiyatından ne zaman vampir turizmine geçtik diye soracak olursanız, ne zaman başladı bilemem ama “Romanya Turları” arasında en popüler olan tema “Dracula Turları”…

    Transilvanya’nın hem doğal güzelliğini içinize çekmek hem de ortaçağdan kalan şehir ve kasabalarını, şatolarını ve kalelerini görmek için bu efsanler ülkesine bir yolculuk yapmak gerçekten de enteresan olmaz mı?

    Vallahi ben “yapılacak seyahatler” listemin başlarında bir yere koydum bile bu Dracula Turu olayını. O yüzden sizlerle de paylaşayım dedim. Haaa, benden önce giderseniz lütfen yorumlarınızdan mahrum etmeyin bizi :)

    VAMPİRE TURLARI: DRACULA TOURS

    Bu turları düzenleyen pek çok tur şirketi var. Turlar 2 günlük, 4 veya 5 günlük, hatta 7-8-10 günlük olarak değişmekte. Gidilecek yerler de belli, aktiviteler de birbirine benzemekte aslında. Bu turlardan birine katılmak ve rehberlerden efsaneyi ve daha pek çok bilgiyi dinlemek de bir seçenek, gidilecek yerlere kendi kendinize gidip gezmek de ayrı bir seçenek elbette.

    Hatta atlayın arabanıza İstanbul’dan, ya da Trakya’daki herhangi bir şehirden, geze geze gidin derim ben. Laf aramızda, bizim niyet böyle :)

    Romanya kırsalında, yemyeşil ormanlar ve tablo gibi kasabalar arasından geçerek ve bu arada Karpat Dağlarını aşarak araba kullanmak zevkli olacaktır mutlaka…

    İstanbul-Bükreş arası 635 km – yani o kadar da uzak değil Transilvanya kendi arabanızla eğer Marmara Bölgesinde bir şehirde yaşıyorsanız!

    “Dracula Tours” düzenleyen şirketler:

    Ben hazır tur alayım, ayrıntılar ile uğraşmayayım derseniz Transylvania Live, Ciao Romania, Drac Tours, Balkan Trails, Romania Tour Store bu tarz turları düzenleyen belli başlı tur şirketleri.

    Untitled-1

    Transylvania Live

    gr

    CIAO Tours

    gfegd

    Romania Tour Store

    okko

    Drac Tours

    Dracula Turları, hem “Dracula ve vampir efsanesi” ile ilgili yerleri gezdiriyorlar, hem de bu turlar esnasında vampir öldürme, kamp ateşi yakıp vampir hikayeleri dinleme, ortaçağ ritüelleri ile ilgili performansları seyretme, kan rengi likörlerden tatma veya vampir menüleri olan restoranlarda yemek yeme şansı gibi seçenekleriniz oluyor.

    Başkent BÜKREŞ

    Vampir Turu öncesinde Romanya’nın başkenti Bükreş‘i keşfetmek isteyebilirsiniz.

    Bükreş’in simgesi olan devasa Parlamento Binası görülecek yerlerin başında geliyor. Parlemento Binasının yan tarafında ise Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi var. Bükreş’in “Küçük Paris” diye anılmasına sebep olan Zafer Takı da yine mutlaka görülmeli.

    Triumph Arch 3

    Zafer Takı – Fotoğraf © bucharestaccommodation.com/

    Stavropoleos Kilisesi ve Manastırı, Köy Müzesi, Ateneul Roman Konser Salonu, Yahudi Tarihi Müzesi, Özgürlük Meydanı, Cantacuzino Sarayı yine görülecek yerler arasında. 1568’de Vlad Tepes’in küçük torunu tarafından yaptırılan  Radu Voda Manastırı içindeki süslemeleri ile turistlerin ilgi odaklarından biri…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    VAMPİR TURU – “Dracula Turu”nun Rotası

    Bu rotaya Bükreş’ten başladığınızda yaklaşık 870 km lik bir yol katediyorsunuz… İşte rota…

    cvxvc

    “Dracula Tour” Rotası © googlemaps

    Haydi şimdi VAMPİR TURU – “Dracula Turu” esnasında görülmesi gereken yerlere bakalım…

    1. Bran Kalesi: Kont Dracula’nın Şatosu –> Braşov şehri

    Dracula Tour esnasında görülecek yerlerin başında Kont Dracula’nın Bran şehrindeki şatosu geliyor elbette. Hiçbir Vampir Turu bu şatoyu görmeden tamam olmaz. Bran Kalesi 1212’de inşa edilmiş. Kazıklı Voyvoda’nın burayı sık sık ziyaret etmesinden dolayı “Drakula’nın Şatosu” olarak biliniyor. Romanya’nın tarihine tanıklık eden ve Drakula filmlerinde set olarak kullanılan şato, bugün müze olarak hizmet veriyormuş.

    02-full

    Bran Kalesi – Fotoğraf © http://www.bran-castle.com/

    Bükreş-Bran arası yaklaşık üç saat. Yolda ara ara “Vampire Camping” gibi tabelalara rastlamak mümkün. Drakula’nın Şatosu dış görünüşüyle insanı hemen etkiliyor.

    04-full

    Bran Kalesi – Fotoğraf © http://www.bran-castle.com/

    Şato, gıcırdayan ahşap yer döşemeleri, zindanı ve gizli merdiven geçitleriyle kendinizi bir korku filminin setinde hissetmenizi sağlıyormuş! Bahçedeki mezarlıklar da tabii bu korku efektini artırıyordur…

    38-full

    Bran Kalesi – Fotoğraf © http://www.bran-castle.com/

    40-full

    Bran Kalesi – Fotoğraf © http://www.bran-castle.com/

    Bran Castle

    Bran Kalesi – Fotoğraf © http://www.bran-castle.com/

    2. Poenari Kalesi: Kont Draculanın esas evi (Poenari ili)

    Aslında 13. yy’ın başlarında yapılan Poenari Kalesi Kont Dracula’nın esas evi olarak biliniyor. Buraya çıkabilmek için 1400 küsür merdiveni göze almanız gerekiyor… Hikayeye göre Kont Dracula bu kaleyi görünce çok beğeniyor ve iyice sağlamlaştırıyor kaleyi orada yaşamaya başlamadan önce…

    Poenari

    Poenari Kalesi – Fotoğraf © www.cetateapoenari.ro/

    Bu kale ayrıca Kont Dracula’nın ilk karısının kaleden kendini Argeş Nehrine atarak intihar ettiği yer olarak biliniyor.

    3. Sighisoara Kalesi: Kont Drakula’nın doğduğu yer–> Sighişoara Şehri

    UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan Sighişoara şehri görsel açıdan muhteşem görünüyor bence, tam bir ortaçağ havasına sokuyor sanki insanı.

    Sighisoara, Romania (2)

    Sighisoara – Fotoğraf © www.dangerous-business.com

    sighisoara-foto-lucian-muntean-_002

    Sighisoara Kalesi – Fotoğraf © sighisoara-traditiesilegenda.ro/

    Kale 12. yüzyılda inşa edilmiş. Kont Dracula’nın doğduğu evde yemek yemeniz mümkün çünkü o ev bugün restoran olarak hizmet vermekte. Adı da:  “Casa Vlad Dracul” …

    4. Corvin Castle: Kont Dracula’nın esir edildiği Hunyad Şatosu (Hunedoara ili)

    14. yüzyıla ait bu Gotik-Rönesans eseri ihtişamlı yapı, Kont Dracula’nın Macarlar tarafından bir süre esir olarak tutulduğu şato olarak bilinmekte. Romanda da bu böyle geçiyor…

    Castelul_Corvineștilor;_pe_fundal_se_vede_orașul_Hunedoara.

    Hunyad Şatosu – Fotoğraf © Wikipedia

     5. Snagov Monastery: Kont Dracula’nın gömüldüğü manastır

    Bükreş’in kuzeyindeki Snagov Gölü üzerinde bulunan adacıkta yer alan bu manastır ziyaretçilere ayrıca bir göl gezisi imkanı sunuyor.

    Anlatılanlara göre, yakındaki ormanda öldürüldükten sonra başı sarayın isteği üzerine İstanbul’a gönderilir ve başı kazığa saplanmış olarak kentin sokaklarında dolaştırılır. Başsız bedeni ise Snagov Manastırı’na gömülür.

    image

    Snagov Monastery – Fotoğraf © www.atlasobscura.com/

    image (1)

    Snagov Monastery – Fotoğraf © www.atlasobscura.com/

    Dip not: Diğer görülecek yerler

    Hazır oralara kadar gitmişken bence buraları da görmeden dönmemek lazım….

    Peleş Şatosu

    Vampir turuyla pek bir alakası olmasa da Romanya’nın Osmanlı İmparatorluğundan bağımsızlığını kazanmasından sonra yapımı tamamlanan ve arka fonda Karpatların muhteşem manzarası ile oldukça ihtiamlı görünen Peleş Şatosu çok güzel görünüyor bence… Romanya’nın güneyinde, Sinaia kentindeki bu şato mutlaka ziyaret edilmeli gibi geldi bana…

    Castelul_Peles,_Sinaia_-_Vedere_panoramica

    Peleş Şatosu – Fotoğraf © Wikipedia

    Salina Turda – Turda Tuz Madenleri

    Bir de Turda şehrini ziyaret edip, artık bir müze şeklinde gezilebilen Tuz Madenlerine gidilmeli bence. Yerin 250 metre derinindeki bu tuz madenlerinin sonu dar bir tünele çıkıyormuş ve tünelin sonunda ise bir ayna varmış. Orada kendi akisini görebilenin bir ruhu olduğuna inanılıyor. Denemek lazım :)

    Salina-Turda-Museum2

    Turda Tuz Madenleri – Fotoğraf © www.fubiz.net/

    Salina-Turda-Museum3

    Turda Tuz Madenleri – Fotoğraf © www.fubiz.net

    Evet, işte böyle…  Umarım ilginizi çekmiştir bu tür bir tatil.

    İster bir hafta-10 günlük bir tatil planlayın ve atlayın arabanıza gidin bir Transilvanya Vampir Turu yapın kendi kendinize, isterseniz küçük bir tatil planlayın şöyle 3-4 günlük ve Bükreş şehrine uçup, oradan belli başlı yerlere gitmek için araba kiralayın.

    Ya da biraz hovardalık yapayım – pahalı filan ama çok değişik olur derseniz bütün o ekstra aktiviteleri ve ritüelleri de yaşamak için rehber eşliğinde yapılan Dracula Turları’ndan birine katılın.

    Gelirken de “korkunç” hediyeler alın bence, hani şu vampirli t-shirtlerden, Dracula heykelcikleri, magnetleri veya Dracula fincanlarından alın hem kendinize hem de sevdiklerinize hediye olarak – anısı olsun bu Vampir Turunun :)

    KM-5800h

    Dracula hediyelik eşyalar – Fotoğraf © nomadesxnomades.com

    Haydi o zaman, okuduğumuz romanlar ve seyrettiğimiz filmler ile dizilerdeki heyecanı ve ürpertiyi efsanenin doğduğu yerde yaşamaya vampirlerin ülkesi Transilvanya‘ya gidelim…

    Dilek Vidana Tavaşoğlu

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu