"Şimdi değilse, ne zaman?"

Kos’dan selam, komşuya devam…

    Sevgili Neşe Gülnar Erkman’ın gezi yazılarından birini daha sunuyoruz size. Bu sefer Kos Adası’nı, yani İstanköy’ü geziyoruz. Kos’da ne yapılır, nereleri gezilir, nerede kalınır, ne yenir ne içilir, plajları, tarihi eserleri ve adaya dair pek çok enteresan bilgiyi bu yazıda bulacaksınız. O zaman ne duruyoruz, haydi komşuya…

    Kos’dan selam, komşuya devam…  Neşe Gülnar Erkman yazdı…

    1145_748

    KOS Adası (İstanköy Adası)

    (Gezi Tarihi:  Mayıs 2012)

    Herşey eşimin doğum günü için program arayışı ile başladı. Birçok yıl yaptığımız gibi güzel bir balıkçıda akşam yemeği fikri benim yaptığım kaba bir hesapla Kos’da 5 günlük  otel parasına denk gelince hemen program değişti ve Kos hesapları yapılmaya başlandı. Bu imkansız demeyin, iyi bir araştırma ile internet sitesinden Kos merkezde “Paritsa Hotel” 5 gece kahvaltı dahil, iki kişi 98 € bulunca hiç zaman kaybetmeden programı yaptık…

    Düşünemiyorum, sadece iki kişi bir akşam yemeği parasına Kos’da 5 gece, nasıl bir otel, bilmiyoruz, ama iyi görünüyor ve Booking.com’daki yorumlar çok iyi. Üstelik bu parayı da dört taksitte ödeyeceğiz. Komşu bekle bizi, geliyoruz…

    1145_749

    Paritsa Hotel

    Bodrum’a ucuz uçak arayışı da olumlu sonuçlanıp, Sabiha Gökçen’e Bostancı’dan belediye otobüsü ile kapağı atınca artık rahatlıyoruz. Bir gece Bodrum merkezde kalmak istiyoruz, çünkü akşam uçağı ile gitmek bünyeye iyi geliyor bu bu yaşta. Bodrum merkezde Gardenya Pansiyon kahvaltı istemediğimiz için iki kişi  60 TL yapıyor fiyatı ama çok eski bir binada temiz fakat kötü odada ancak bir gece kalınır, o kadar.

    Akşam yemeği her zamanki gibi Kumbahçe semtinde denize nazır Berk Restaurant’da. Eski dostlar bizi yakın ilgi ile karşılıyorlar, Hüsnü Baba şişmanlamış, Cemil zayıflamış, Aşkın evlenmiş… Bir yıllık dedikoduları  hemen anlatıyoruz birbirimize, lezzetleri özlemişiz, yiyip içiyoruz, adam başı 40 TL gibi normal bir fiyat geliyor…

    Bodrum yeni liman biraz şehrin dışına doğru, Halikarnas Disco’nun ilerisine konuşlanmış, sabah 8’de hazır ve nazırız limanda. Yan tarafa dev gibi bir yolcu gemisi yanaşmış,biz Rus yapımı bir deniz otobüsüne oturuyoruz, adam başı 15 €’ luk biletlerimiz ve vizesiz yeşil pasaportlarımızla tam 18 dakikada  Kos limanındayız, bizden başka valizli yolcu yok, herkes günübirlikçi…

    1145_750

    Bodrum-Kos Teknemiz

    Hızlı bir pasaport kontrolundan sonra işte attık kendimizi güzel Limani’ye….

    1145_764

    Kos Limanı

    1145_765

    Kos’un biblo tekneleri…

    1145_778

    Kos’un biblo tekneleri…

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Limanın en güzel yerinde, Belediye’nin hemen yanında “Fanos Travel” ilk durağımız. Fanos Travel’in sahibi Dimitri yakın bir arkadaşımızın yeğeni ile evli, yani enişte oluyor bu durumda…Kiralayacağımız araba ve gitmeyi düşündüğümüz volkan adası Nisyros turu hakkında konuşuyoruz ve yarınki Nisyros turuna adam başı 25 €’luk bilet alıyoruz… Bu ilginç adayı bir başka yazıda anlattım, araya sıkışmayacak kadar güzel bir gündü, isterseniz Nisyros Adası gezi yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

    Şimdi İstikamet otelimiz Paritsa. Limandan sadece 3 sokak ilerde, güzel bir köşe başında arz-ı endam ediyor, önüne şık şemsiyeleri ile ufak bir de cafe bölümü açmışlar. Eşim inanmıyor, bu otel bu paraya olamaz, herhalde bir yanlışlık var, dur bakalım neler olacak diyerek hayretler içinde, gecelik bir kişi  22 TL, öğrenci yurdu fiyatına… Giriş güzel, siyah mermerler, şık koltuklar, ufak bir bar ve solda resepsiyon, otelin sahibi ve her an işinin başında olduğunu öğrendiğimiz Manolis bizi karşılıyor ve ikinci kattaki odamıza çıkıyoruz.

    Yanyana iki ahşap yatak, dolap, tuvalet masası, saç kurutma, TV ve çoook temiz bir banyo. Önümüz balkon, buzdolabı ve klima mevcut, her yer pırıl pırıl, daha ne isteriz? Kaldığımız 5 gün boyunca hergün temizlik yapıldı ve 2 kez de çarşaflar yenilendi. Biz bu oteli sevdik, tavsiye ederiz…

    Kısa bir dinlenmenin ardından sokaklardayız… Hava parçalı bulutlu ve ılık, tam gezmeye uygun. Deniz tatili düşünmediğimiz için bu mevsimde ucuz fiyatlarla Kos’un keyfini çıkarmaya hazırlanıyoruz.

    İlk durağımız, önceki Kos gezimizde tanıyıp sevdiğimiz Caravelle Taverna’ya geliş raporu vermek. Otelimiz, Caravelle’nin konuşlandığı plaja da 300 metre uzaklıkta..

    1145_751

    Caravelle Restaurant

    İbrahim Bey ve yeğeni Egemen’le sohbet ve birer güzel kahveden sonra akşama masamızı ayırtıp, biraz plajları kontrol ettikten sonra, şehrin merkezine doğru yürüyüşe geçiyoruz. Daha önceki Kos yazımda da belirttiğim gibi Kos’da Osmanlı’dan kalma önemli sayıda Türk nüfusu var, çoğu turizmden geçiniyor. Lokanta, hediyelik eşya ve kuyumculuk konularında da başarılılar. Yaptığımız sohbetlerde kamu çalışanlarında durumun çok kötü olduğunu, maaşlarda kesintiler olduğunu, kendilerinin serbest iş kollarında daha iyi durumda olduklarını, Türk turistlerin adalara çok güzel para bıraktıklarını söylüyorlar.

    1145_752

    Şehir merkezindeki plajlar…

    Limanın en güzel bölümü kalenin yanı başındaki palmiyeli yol, bu yolun üstünde, eski şehrin önemli bir meydanını kaleye bağlayan şirin bir köprü var. Alttaki yol, Psalidi bölgesine ve yeni marinaya devam ediyor..

    1145_753

    Palmiyeli yoldan Psalidi’ye gidiş…

    1145_754

    Palmiyeli yol…

    Hipokrates’in derslerini verdiği meşhur çınarın olduğu meydan yine yeşillik ve serin, hikayesi biraz uydurma olduğu belli olan çınar 600 yıllık diyorlar. Hani Hipokrates altında ders vermişti? Üstad M.Ö. 460 yılında bu adada doğduğuna göre bu çınar ancak bir hikaye olarak tarihe geçmeli. Çapı 12 metreymiş, alttan destekler olmasa her an çökebilir ve altındaki Lonca camii şadırvanı zarar görebilir…

    1145_755

    Lonca Camii, Şadırvan ve Çınar…

    1145_756

    Lonca Camii, Şadırvan ve Çınar…

    18. yüzyıla tarihlenen camii sonraki yıllarda tamir görmesine rağmen şu anda terk edilmiş durumda. Alt katındaki geçitte caminin vakfına ait hediyelik eşya dükkanları var. En güzel ve göz alıcı nokta, antik devşirme parçaların kullanıldığı şadırvan. Belli ki bir de mezarlığı vardı bu yapının, etrafta çok kötü durumdaki iki mezar taşı bunun belgesi.

    1145_757

    Mezar taşı…

    Yapının külliyesine ait olduğunu tahmin ettiğim hamam, bugün gece klübü olarak kullanılıyor. Hamamın kubbeleri delinerek  yapılan ve aralara sokuşturulan havalandırma boruları tam bir felaket…

    1145_760

    Hamam

    Lonca Camii’ne  komşu alanda, şehrin tam kalbinde antik Agora yer alıyor. İtalyan kazılarının ortaya çıkardığı yapılar korunaklı bir alanda gezilebiliyor bu havada…

    1145_758

    Agora

    1145_759

    Osmanlı Çeşmesi

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

    Yazın zor olur bu gezi. Agora’nın yanından, sevimsiz hamamın arkasından devam eden, lokantaların arasından geçen Nafklırou sokağı antik bir kapıyla Elefterias=Hürriyet meydanına açılıyor; şehrin kalbi burası.

    1145_761

    Çiçeklerle süslü antik kapı

    Bir yanda defterdar Hacı İbrahim’in 1724’de yaptırdığı Defterdar Camii, ki halen kullanılıyor, bir yanda İtalyanların tamamen Art-Deco stilinde inşa ettikleri devlet binaları, diğer yanda da  yine İtalyan yapımı Belediye Pazar yeri veya Nea Agora=Yeni Pazar. Meydanı çevreleyen bu yapıların önlerinde ise güzel kafeler bir “Frappe” için sizi bekliyor. Sütlü ve şekerli arzu ederseniz, “ena frappe, gliko, me gala parakalo!” demeniz yeterli olacak…

    1145_762

    Defterdar Camii ve Meydan

    1145_763

    Kapalı Pazar

    Pazar binasının içine hediyelik eşyadan kurutulmuş meyvaya, baharat, sabun ve zeytinyağına kadar yöresel ürünler satılıyor. Diğer kapıdan çıkışta ise dev gibi 4 benjamin ağacının gölgesine kurulmuş Agora Taverna karşılıyor sizi. Bu gölgeli meydanın sağındaki hafif yükseltiye merdivenlerle çıkınca şehrin ana kilisesi ile karşı karşıyasınız. Adalardaki birçok kilise gibi Meryem’e adanmış, bin yıllardır bu bölgede “ana tanrıça” devam edip gidiyor, hangi din olursa olsun…

    1145_766

    Ana Kilise

    1145_767

    Ana Kilise

    Kilise avlusu begonvillerle renklenmiş,bu bölgede nar çiçeği renginde kırmızı begonvil çok yaygın.

    1145_768

    Kos’un güzel begonvilleri

    Arkadaki alış-veriş sokağı İfestou’ya geçiyoruz. Tentelerin ve begonvillerin gölgesinde hediyelik eşyalar sergileniyor her dükkanda, çoğu Çin malı, fiyatlar Bodrum’a göre ucuz, bazı el yapımı takılar ilginç.

    1145_769

    Çarşı

    Arada bir köşede, altı dükkan yapılmış ve camii özelliğini çoktan kaybetmiş Morukzade İmam Rıfat Efendi’nin yaptırdığı camiinin kubbesini ve kitabesini yakalıyorum. Arayan bulur. Gözlerimi kaldırdığımda, bozulmuş kubbenin üzerinde ay şeklinde alem duruyor.

    Morukzade Camii

    Morukzade Camii

    Morukzade Camii Kitabesi

    Morukzade Camii Kitabesi

    Kalabalık sokak devam ediyor. Esnaf kendini Ege’nin ılık havasına atmış, İskandinav turistleri gördükçe ellerini ovuşturuyor. Diagoras meydanında yolun sonuna geliyoruz. Çok şirin ve tavernalarla çevrili bir meydan, sol tarafta, bugün yalnız minaresi ayakta, o da sembolik, güdük bir minare, “Yeni Kapı” camii minaresini görüyoruz…

    Yeni Kapı Camii minaresi

    Yeni Kapı Camii minaresi

    Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama    

Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8

Sosyal Medya

Site Arşivi

Tüm yazılarımızın arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Arşivi

Yayın Hakları

Bu sitenin içeriği ve fotoğrafları bencetatil.com'a aittir. İzinsiz kopyalamamanızı rica ederiz. Emeğe saygınız için şimdiden teşekkürler.

İletişim

bencetatil.com'a mail yoluyla da yorum veya sorularınızı iletebilirsiniz.

admin@bencetatil.com

Birincilik odulu