Arabayla Baltıklar Turu: Bölüm 3 – Polonya, Poznan gezisi

Kıbrıs Kültür Gezisi
Kuzey Kıbrıs Kültür Gezisi
07/11/2021

Polonya’nın masallardan çıkmış güzellikteki şehri Poznan

Polonya’da Krakow ve Varşova şehirlerini bir önceki arabayla Avrupa turumuzda gördüğümüz için bu seferki Baltıklar Turu gezimizde onları atlayarak, resimlerini görünce büyülendiğimiz Poznan şehrini hedef almıştık.

Çekya’nın Brno şehrinden 18:30 civarlarında yola çıkıp gece 01:00 gibi Poznan’daki otelimize giriş yaptık. Dolayısıyla şehri gezmeye 9 Temmuz sabahı başlayabildik.

Bu arada bir hatırlatma: Bu yazıda İstanbul’dan kendi arabamızla çıkıp gerçekleştirdiğimiz Avrupa Turumuzda gezdiğimiz 3. şehir olan Poznan’ı anlatıyor olacağız. Eğer Baltıklar Turu rotamız ve ilk günün hikayesini henüz okumadıysanız, buradan ulaşabilirsiniz. İkinci gün Poznan yolunda mola verdiğimiz Çekya’nın sevimli şehri Brno’nun hikayesi ise burada

Poznan şehir turu

Poznan, Polonya’nın orta batı kısmında Warta Nehri çevresinde kurulmuş sevimli bir şehir. Bize göre küçük bir şehir belki ama tarihi önemi, ticari, endüstriyel ve eğitim alanındaki merkezi rolü ile Polonya’nın en büyük 5. kenti. Polonya’nın ekonomik açıdan gelişmiş bir bölgesinde yer alan kent, ticaret fuarları, uluslararası festivalleri ve üniversiteleriyle oldukça canlı bir kimliğe sahip ve Baltıklar seyahatimiz esnasında bizde en çok iz bırakan, en keyif aldığımız yerlerden biri oldu.

Stare Miasto: Eski Şehir

Stare Miasto yani Poznan’ın eski şehir bölgesi, şehrin kuzey kısmında yer alıyor ve nüfusun büyük bölümü bu bölgede yaşıyor. Bölge, Poznan’ın tarihini, kültürünü ve kimliğini gösteren pek çok eser ve yapıyı barındırmakta. Eski şehir bölgesinin gözbebeği olan Stary Rynek, yani Pazar Meydanı o kadar güzel bir yer ki, resmen saatlerce ayrılamadık biz oradan. Hatta ertesi gün tekrar gittik.

Bir zamanlar Poznan’ın merkezi olan Eski Pazar Meydanı kendine özgü tarzıyla farklı bir orta çağ mimarisi sergiliyor. Meydanın en görkemli yapısı Poznan Belediye Binası. Ayrıca dört bir yanda yer alan çeşmeler de meydanı daha etkileyici bir hale getiriyor.

Her yer kafe restoran ile dolu ve hepsi de birbirinden güzel mekanlar. O yüzden insan hangisinde oturup keyif yapacağını şaşırıyor.

Biz her öğün başka yerde oturup meydanı her açıdan seyretmeye çalıştık… ama doyamadık :) Polonya yemeklerini daha önceki gezimizde de çok sevmiştik, bu sefer de yediğimiz her şey bize lezzetli geldi. Turistik mekanlarda yememize rağmen hepsi de çok güzeldi. Hele Polonya’nın biraları enfes…

Stary Rynek’de, yani Pazar Meydanında her bir köşe ve her bir ayrıntı ayrı güzel ama bizim favorimiz meydanın doğuya bakan yüzündeki Tüccar Evleri oldu. Rengarenk mini mini evler bunlar. Çok ama çok şirinler.

Ortama masalsı bir hava katan ve meydanın ortasında yer alan bu oyuncak evlere benzeyen yapılar eskiden tüccarların oturduğu konutlarmış. 16. yüzyıla kadar gidiyor tarihi bu evlerin. Mesela 11 nolu evin üstünde 1535 yılında yapıldığına dair bir ibare var. O zamanlar tüccarların alt katta dükkanları varmış, üst katta da evleri. Şimdi çoğu hediyelik eşya satan yerlere dönüşmüş.

Eski Pazar Meydanı’nda bulunan Poznan Belediye Binası, eskiden yerel yönetim merkezi olarak hizmet ediyormuş, şimdi kentin 10. yüzyıldan bugüne kadarki tarihini sergileyen Poznan Tarihi Müzesine ev sahipliği yapıyor.

Binanın ilk inşası eski şehrin 1253 yılında kurulmasının hemen ardından gerçekleşmiş. Daha sonra 1550-1560 yılları arasında Giovanni Battista di Quadro tarafından yeniden restore edilmesiyle bugünkü formunu kazanmış. Belediye Binasının mimarisi Maniyerizm (Üslupçuluk) akımının güzel bir örneği olarak sayılıyor.

Binanın doğuya bakan cephesinde yer alan keçiler yapının en dikkat çekici özelliği belki de. Binanın saat mekanizmasına eklenen keçiler, her gün öğlen saat tam 12:00’de kafalarını 12 kez tokuşturuyorlar. Efsaneye göre, büyük Poznan yangınından sonra restore edilen Belediye Binasında kutlama hazırlığı varmış. Binada ziyafet hazırlığında görevli genç aşçı pişirmekte olduğu geyiği yakınca, panik olup hemen bunların yerine pişireceği iki keçi bulmuş. Ama maalesef keçiler aşçının elinden kaçmış. Saat kulesine çıkan keçiler orada kafalarını tıslamaya başlayınca bunu gören halkın ilgisini çekmiş ve bu sahne bir eğlenceye dönüşmüş. Bu olay sonrasında, belediye başkanı aşçıyı affetmiş ve kafaları toslayan keçiler saat kulesine günün anısı olarak olarak eklenmiş.

Pranger Anıtı, Belediye Binasının kuzey doğusunda yer alıyor ve tüccar evlerine doğru bakıyor.

Haçlı giysileri giymiş ve kılıcını kaldırmış bir savaşçının canlandırıldığı bu Gotik tarzdaki anıtın orijinali Poznan Tarih Müzesinde yer almakta. Meydandaki ise 1925 yılında Marcin Rożek tarafından yapılmış olan kopyası.

Meydanın dört bir yanında Neptune, Mars, Apollo ve Proserpina Çeşmeleri yer almakta. Bu çeşmelerin yapımı 16. yüzyıla dayanıyor. Bunlardan sadece tarım ve tahıl tanrıçasının yeraltı tanrısı tarafından kaçırılışını betimleyen Proserpina Çeşmesi orijinal halde kalabilmiş. Diğerleri 2002-2005 yılları arasında yenilenerek bugünkü yerlerine konulmuş.

Savaş Tanrısı Mars’ı resmeden Mars Çeşmesi yine meydanın en güzel köşelerinden birinde yer alıyor. Rafal Nowak tarafından 2005 yılında tekrar yapılmış. Sanatçı savaş tanrısını harp kıyafetleri içinde yapmayı tercih etmemiş ve onu savaş kıyafetlerinden arındırınca değişik bir Mars heykeli çıkmış ortaya.

Neptune Çeşmesi de 17. yüzyıldan beri bu meydanın güney batı köşesini süslemekte. Orijinalinin yerine 2004 yılında yapılmış olan yeni kopyası Adam Piasek ve Marcin Sobczak’in eseri.

Apollo Çeşmesi kumtaşından yapılmış ve sekizgen bir şekle sahip. Marian Konieczny’nin eseri olan bu anıtın tepesinde Apollo’nun arp çalan bronz bir heykeli yer almakta.

Paylaşmak ister misiniz?
  • 67
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 67
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir