Şimdi sıra Yaratık Müzesinde. Dedim ya bu kasabada bir dolu güzel ve enteresan şey bir araya toplanmış diye, işte bu enteresanlıklardan biri H.R. Giger Müzesi, yani Yaratık (Alien) Müzesi. Burası kasabaya girdikten sonra şatoya giden yol üzerinde sağda. Bizim gibi şatodan geri dönerken uğrayacak olursanız, o zaman doğal olarak solunuzda kalıyor.

Giger

Giger

H.R. Giger, 1980 yılında Alien filmi için yaptığı çalışmalar ile Oscar kazanmıştı, birçoğunuz hatırlayacaktır.

Giger, İsviçre’nin Chur şehrinde doğmuş. Mimarlık ve endüstriyel tasarım okumuş. Aslında el atmadığı konu kalmamış. Yani kendisi hem ressam ve heykeltraş, hem tasarımcı ve grafiker, hem de dekoratör ve mimar. Tarzına bio-surrealism deniliyor pek çok kaynakta. Fantastik sanatın efendisi diyenler de var… 

Giger, 1998 yılında Gruyères’de bir bina satın alarak burayı kendi müzesi haline getirmiş. İçinde Alien filminden aşina olduğumuz yaratıklar, fantastik resimler ve çizimler ile masa, sandalye gibi günlük hayata dair objelerin yaratıklar için tasarlanmış halleri var. Üst katta çocukların girmesi tavsiye edilmeyen daha cinsellik ağırlıklı, hatta porno sınırlarını zorlayan çalışmaları da bulunmakta. Korku ögesi ve cinsellik temalarının genelde ağırlıklı hissedildiği çalışmaları esas olarak insan vücüdu ile makinanın birleştirilmiş hallerine benzeyen biomekanik tasarımlar gibi… Giger’in çalışmalarını karanlık ve itici bulanlar da var, takdir edip göklere çıkaranlar da. Ama aklın ve hayalin ötesinde birşeyler ürettiği aşikar. 

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Gruyeres - Giger Müzesi

Bazı seyahat sitelerinde burayı ziyaret edenlerin ortamı korkutucu bulduklarını okumuştım; vallahi benim gibi bir tırsık korkmadıysa pek korkacak bir şey yok demektir, sadece Alien filmine girmiş gibi hissediyorsunuz o kadar. Bir de sanırım 3. kattaydı, bir ara başımı kaldırınca irkildim sadece, hani filmlerde olur ya koskoca yaratık tavanda bir yere tutunmaktadır ama odadakiler onu bir türlü görmez, biz de filmi seyrederken nasıl görmediklerini anlamayız bir türlü. İşte bunu bizzat yaşadık. Çoook uzunca bir süre, hatta odadan çıkmak üzere olana kadar tavandaki koskoca yaratığı görmemişiz. Demek oluyormuş…

Bu arada müzenin sadece giriş katında fotoğraf çekilmesine izin veriliyor, üst katlarda maalesef fotoğraf çekimi yasak. O yüzden esas “çok acayip” olanları buraya koyamıyorum 🙁

Bu fotoğraf müzenin girişinde asılı, Giger’in bizzat kendisi…

Gruyeres - Giger Müzesi

Müzenin çıkışında tam karşınızda bir de Yaratık Müzesinin tarzında dekore edilmiş bir kafe var. Bu kadar yaratık görüntüsünden içiniz bayılmadıysa, girip Alien filminden bir ortamda kahvenizi içebilirsiniz ama ben müzeden çıkınca yeterince gariplik gördüğüme kanaat getirip, kendimi tekrar o muhteşem kasabanın sokaklarına ve yeşilliklerine atmak istedim.

Giger Cafe

Gruyerés Şatosunun girişinde kombine bilet isteyip istemediğinizi soruyorlar, isterseniz hem şato, hem de H.R. Giger Müzesi biletini kombine ve daha ucuza alabiliyorsunuz. İkisine de gidecek olursanız böyle yapın, tek tek almayın.

Booking.com
Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama