KRAKOW

Krakow bence Polonya’nın kalbi ve en hüzünlü şehri… Bu kadar hüzün kokmasının en büyük sebebi tabii ki şehre bir saat uzaklıktaki Auschwitz ve Birkenau Toplama kampları. O kadar üzücü ki yaşananlar, daha gitmeden çok etkilendiğim için bir ara gitmekten vaz mı geçsek diye düşünmedik değil. Ancak gidip görülmeli ve bütün insanlık bundan ders çıkartmalı…

Karakow’da 2 gün geçirdik. Eski şehir meydanı diğer Polonya şehirlerinde olduğu gibi savaşta yara almadığı için inci gibi gözlerinizin önünde duruyor. Rynek Glowny yani eski şehir meydanı Polonya Alman istilasından kurtulana kadar Adolf Hitler meydanı olarak adlandırılmış. Ne büyük işkence Krakow için !!! Avrupa’daki ikinci büyük meydan olduğu söyleniyor. Şimdi şirin restoran ve kafelerin süslediği, her türlü müzisyenin sokak konserleri vererek müzik ziyafeti çektirdiği, sabun köpüklerinden dev balonların havalara uçuştuğu, görkemli at arabalarının turistleri gezdirmek üzere halihazırda beklediği, yüzlerce turisti bir arada görebildiğiniz güzel mi güzel bir meydan.

image16

Rynek Glowny – Eski Şehir Meydanı Krakow

Şehrin hemen girişinde bir kapı mevcut: St. Florian Kapısı (Brama Florianska). Ayrıca bu kapının karşısında Krakow Kalesi (Krakow Barbican) bulunuyor.. Eski Şehrin kapısından girince merkeze doğru Florianska Caddesi (Ulica Florianska) üzerinden yürüyorsunuz ki bu cadde de oldukça eğlenceli. Meydanda ilk göze çarpan bina Cloth Hall – Sukiennice yani eski haliyle Kumaşçılar Çarşısı. Kapalı Çarşı gibi. Şimdi içinde sıra sıra hediyelik eşya dükkanları var. Polonya’da en çok amber yani kehribar taşından yapılmış takılar satılıyor. Baltık ülkelerinin hepsinde aynı tarz dükkanlardan bol miktarda var. Dünyanın en büyük kehribar rezervleri Baltık Denizi ve çevresindeki ülkelermiş ve bu bölgede kehribar 11.000 yıldır kullanılmaktaymış. Çok güzel takılar alabilirsiniz buradan.

image17

Cloth Hall – Sukiennice Krakow

image18

Cloth Hall – Sukiennice Krakow

Eski Şehir meydanında St. Mary Bazilikası (Bazylika Mariacka), Krakow Şehir Kulesi ve çeşitli heykeller var. Bunlardan en ilgi çekici olanı ise yan yatmış bir kafa heykeli. Biz Krakow’u daha detaylı gezebilmek için 3 saat süren yerel bir “walking tour”a katıldık.
Rehberimiz bu yanyatmış kafa heykelinin hikayesini ise şöyle anlattı. Ortaçağ’da insanların en büyük eğlencelerinden biri meydanda toplanarak yapılacak olan işkenceleri ve infazları izlemekmiş ve bu meydan da infazların gerçekleştirildiği meydanmış !! Krakow’da çok fazla tüyler ürperten unsur var!

image19

Eros Bendato – Krakow

Eski Şehir’den çıkınca, güney yönünde Wavel Tepesi var. Sağ tarafınızda Vistül Nehri, tepede Wavel Katedrali (Katedra Wavelska), Katedral Müzesi (Muzesum Katedralne) ve Wavel Kalesi gibi şehrin önemli tarihi yapıları yer alıyor.

Krakow’un sembolü Ejderha. Bütün hediyelik eşyalarda bu ejderhayı görebilirsiniz. Rehberimizin anlattığına göre Nehir kenarındaki bir tepenin altında bir mağarada yaşayan ejderha bakire kızlarla besleniyormuş. Şehirdeki bütün kızları yemiş. Geriye bir tek kralın kızı kalmış. Kızının yenmesinden korkan kral bütün şövalyelerini toplamış ve ejderhayı öldüren kahramana kızını vaad etmiş. Ancak ejderha bütün cesur şövalyeleri öldürmüş. Cesur bir terzi koyunun içine doldurduğu kükürtü ve acı biberi ejderhaya yedirmeyi başarmış. İçi alev alev yanan ejderha nehrin bütün suyunu içmiş ve patlamış. İşte bu tepenin üzerine kurulmuş ‘Wawel Kalesi’ 🙂

2604_3_0_0

Krakow’un sembolü Ejderha

image20

Krakow

image21

Wavel Şatosu Krakow

image22

Wavel Şatosu Krakow

Krakow Tren İstasyonunun hemen bitişiğindeki Galeria adlı son derece büyük alışveriş merkezinde de pek çok şeyi bulabilirsiniz.

Rynek haricinde gezilmesi gereken bir diğer bölge Yahudi Mahallesi. Burası eski şehir meydanından toplu taşıma ile gidilirse daha kolay ulaşılabilen bir yer. Bizim gibi yürümeyi tercih ederseniz biraz yorucu olabiliyor. Bir zamanlar Yahudilerin yaşadığı bu mahalle artık kentin en önemli eğlence bölgesi. Genelde pub, kafe, bar gibi eğlence mekanları bulunuyor. Tarihi evler, Sinagoglar ve bir de Yahudi mezarlığı bulunuyor…Yahudi nüfusu azalmış. Kazimierz adlı Yahudi Mahallesine giderseniz Krakow’un bir başka yüzü ile karşılaşıyorsunuz. Bir yanda soykırımı hatırlatan tarihi sokaklar ve evler bir yandan da Krakow’un elit yüzü… Bu arada The Pianist filmi burada çekilmiş, filmi hatırlayınca yine tüylerim ürperiyor…

image23

Kazimierz Yahudi Mahallesi Krakow

image24

Eski Yahudi Mezarlığı ve Holocoust- Soykırım Anıtı Krakow

Krakow’daki ikinci günümüzde sabah 8 de başlayıp akşam 7’de biten Krakow’un olmazsa olmazı iki çok özel tura katıldık. Auschwitz ve Birkenau Toplama kampları ve ardından Wieliczka Tuz Madeni. Ben gezimizi planlarken internet üzerinden gideceğimiz tarih için ön rezervasyon yaptırmıştım. Ancak Krakow’a vardığımızda ön rezervasyona gerek olmadığını gördüm. Zaten şehrin her yerinde bu iki turu düzenleyen yerel turizm acentaları var. Turizm ofisine e uğradığımızda eğer turizm ofisinden alırsam benim daha önceden rezervasyon yaptırdığım şirketin yarı fiyatına aynı iki tura gidebileceğimizi görünce hemen telefonla önceki turu iptal ettirdim ve bu sefer turizm ofisinden tur satın aldık. Aslında Auschwitz kampına bireysel olarak da gidilebilir çünkü Oswiecim şehrine giden minibüsler var. Bir kitapçık satın alarak hem kampla ilgili her şeyi okuyabilir hem de belirtilen rotayı takip edebilirsiniz. Ama bize tura katılmak daha mantıklı geldi çünkü hem 4 kişilik minibüsü ile şoförümüz bizi otelimizin önünden aldı hem de içeri giriş işlemlerimizi hazırladı, 3saat boyunca bizi bekledi ve daha sonra 3 km uzaklıktaki Birkenau kampına ve toplama kaplarını gezmeyi bitirdikten sonra da bireysel olarak aynı gün gitmemizin imkansız olduğu Wieliczka Tuz madenine götürdü ve akşama da otelimize bıraktı. Kısacası yerel turları tavsiye ederim özellikle iki turu bizim gibi bir güne sığdırmak isteyenler için.

İlk olarak Auschwitz’e gittik. 3 saat süreyle rehber eşliğinde İngilizce tura katıldık. Farklı dillerde turlar var ancak Türkçe bu diller arasında yok. Minibüsün içinde neyle karşılaşacağımızı az çok tahmin ederek heyecanla yolun bitmesini bekledim. Saat 10 da kampı gezmeye başladık. Dünya insanlık tarihi boyunca birçok katliama, savaşa, vahşete sahne olmuş ve olmaya devam ediyor ama sanırım II. Dünya savaşı esnasında toplama kamplarında yapılanlar gibisini görmemiştir ve umarım bir daha da görmez.

Kampın girişinde Almanca “Arbeit Macht Frei” yani “Çalışmak Özgür Kılar” yazıyor. Ne yazık ki, insanlar buraya getirildikten sonra bahsedilen özgürlüğün ne demek olduğunu anlamışlardır. Kamp UNESCO Dünya Mirasları Listesinde yer alıyor. Her gün dünyanın her yerinden binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Kampın etrafı elektrikli tellerle çevrilmiş ve 5km’lik bir alana kurulmuş. Aslında kampın kurulduğu kasabanın adı Oświęcim. Hitler burayı işgal ettikten sonra adını “Auschwitz” olarak değiştirmiş. Hitler’in emriyle başta Yahudiler olmak üzere çingeneler, özürlüler, eşcinseller Avrupa’nın çeşitli yerlerinden çalışma vaadiyle toplanarak buraya getirilen etnik topluluklar aç susuz bırakılarak çalıştırıldıktan sonra gaz odalarında öldürülmüşler.

Gözlerim dolu dolu kampı gezdim ve burada ne yazsam neler hissettiğimi anlatamam sanırım.

image25

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image26

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image27

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image29

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image30

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image31

Auschwitz Toplama Kampı Krakow

image32

Auschwitz Toplama Kampı – Krematoryum Krakow

image33

Auschwitz Toplama Kampı Gaz Odaları – Krakow

image34

Birkenau Toplama Kampı – Krakow

image35

Birkenau Toplama Kampı Krakow

image36

Birkenau Toplama Kampı Küçük çocukların anneleri ile birlikte kaldığı odalar – Krakow

image37

Birkenau Toplama Kampı (Sovyet İşgalinden sonra Naziler şehri terkederken iz bırakmama adına birçok krematoryumu dinamit ile patlatmışlar.) – Krakow

Krakow Toplama kamplarının üzücü etkisini Wieliczka Tuz madenine gidince biraz üzerimizden attık. Wieliczka Tuz Madeni muhteşem bir yer! Madenin geçmişi 20 milyon yıl öncesine dayanıyor ve 13.yy dan beri kaya tuzu çıkartılıyor. Günümüzde maden turistik amaçlı kullanılıyor. Kaybolma riskinden dolayı bireysel gezmeye izin verilmiyor. Ziyaretçileri 3. katmana kadar indiriyorlar. 3 katmanı gezmek 4 saat sürüyorsa 7 katmanı gezmek ne kadar sürer düşünemiyorum bile!

image38

Wieliczka Tuz Madeni Krakow

Yine Türkçe hariç birçok dilde tur var. Madenin yılın 365 günü açık olduğunu söylüyor rehberimiz. Sanırım Krakow tek başına Polonya’nın turizm gelirlerini sırtlamış! Yine her milletten insan var madeni gezmek için gelen. Maden 1978 yılında Unesco koruma listesine alınmış. İlk önce döne döne 378 basamak inerek yerin 64m altındaki 1. katmana ulaştık. Daha sonra basamak yerine tüneller ile 350 m aşağıya kadar indik. Yol boyunca tuzun yıllar boyunca nasıl yeryüzüne çıkartıldığını gösteren mankenler ve yer yer madenciler tarafından yapılmış heykeller karşımıza çıkıyor. O kadar etkileyici ki! Madende cüceler de çalıştırılmış bu yüzden 7 cücelerin tuzdan heykelleri de var 🙂

image39

Wieliczka Tuz Madeni Krakow

Gezmemize izin verilen en alt katmanda ise yeryüzünün en derininde bulunan bir kilise var. Bu kilisede nikah kıyılıyormuş. Tuzdan yapılma dev avizeler, duvara oyulmuş üç boyutlu tablolar, tuza oyulmuş heykeller muhteşem!

image40

Wieliczka Tuz Madeni Krakow

image41

Wieliczka Tuz Madeni -tüneller -Krakow

image42

Wieliczka Tuz Madeni Krakow

image43

Wieliczka Tuz Madeni Yedi Cüceler – Krakow

image44

Wieliczka Tuz Madeni – Kilise – Krakow

image45

Wieliczka Tuz Madeni – Leonardo Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği Tablosu – Krakow

Kiliseden sonra iki büyük oyulmuş alanın birinde hediyelik eşya satıcıları, kantin; diğerinde ise restoran ve dinlenme alanı bulunmakta. Restoranın bulunduğu kısım yaklaşık 120 metre aşağıda. Çıkış ise hızlı asansörlerle yapılmakta. Loş demir bir kafesin içine girip bu asansörlerle saniyeler içinde yukarı çıkmak oldukça heyecanlı!

image46

Wieliczka Tuz Madeni’ndeki Amber (Kehribar) Mağazaları – Krakow

image47

Wieliczka Tuz Madeni – Restoran – Krakow

İki turu içeren yorucu bir günün ardından Krakow’daki son günümüzde Rynek’te biraz dolaşıp akşam yemeğimizi yedikten sonra aklım istemese de ayaklarım beni otele doğru yönlendirdi ve ertesi gün Varşova için hazırlığımızı yaptık.

Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama