Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 6 – Sintra

Venedik, Adriyatik’in inci tanesi
05/01/2020
Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 7 – Cabo da Roca
30/01/2020

Sintra – Portekiz

Füsun Erdoğanlar Bengisu yazdı.

Sintra, Lizbon’un 29 km kuzey batı yönünde yer alıyor. 1256 yılında Lizbon Portekiz’in başkenti olunca Portekiz Kralları ve soyluları yazlık saraylarını ve köşklerini şehrin batısındaki kırsal kesimde yer alan bu serin ve yemyeşil tepeli Sintra Dağına kurmuşlar.

Vila de Sintra denilen şehir merkezinden bir görünüş…

Sintra’ya ulaştığınız zaman Avenida Dr Miguel Bombarda caddesindeki istasyondan kalkan 434 nolu otobüs ile bölgedeki tüm önemli turistik noktalara erişebilirsiniz. Diğer otobüs ulaşım rotaları aşağıdaki haritada gösterilmiştir:

Sintra otobüs turu güzergahları…

Sintra’da görülecek yerler aşağıdaki haritada numaralanmıştır. Bizim Yellow Bus yerel tur firması ile detaylı olarak ziyaret ettiğimiz sarayı koyu renk ile işaretledim. Buna göre:

1- Museu de História Natural – Doğa Tarihi Müzesi
2- Museu das Artes de Sintra – Modern Sanatlar Müzesi
3- Quinta da Regaleira – Regaleira Sarayı
4- Parque da Pena – Pena Parkı
5- Castelo dos Mouros – Fas Kalesi
6- Palácio Nacional de Sintra – Sintra Ulusal Sarayı
7- Palácio da Pena – Pena Sarayı

Sintra bölgesinin planı…
(DK Eyewitness – Lisbon)

Saray gezisi sonrası şöyle bir turladığımız Sintra merkezden aşağıda birkaç kare görebilirsiniz.

Sintra merkezde belediye binasına ait bir binanın kulesi…
Sintra merkez – Zirvede gördüğünüz kale Castelo dos Mouros yani Fas Kalesi…
Palácio Nacional de Sintra – Sintra Ulusal Sarayı. Tur rotasında bu saray için ayrı bir gezi yapılıyor. Biz pena Sarayını tercih ettik…
Sintra merkezde mola verdiğimiz Café Paris Restaurante…
Sintra merkezde mola verdiğimiz Café Paris Restaurante iç mekan…
Sintra kent merkezi…

Sintra – Palácio Nacional da Pena – Cabo da Roca Turu

Sintra Dağlarının kuzeyindeki granit yamaçlar, Portekizli krallar için mükemmel bir yaz inziva noktası olmuş ve bilinçli olarak buraya birkaç tane muhteşem saray inşa etmişler. Bölge bugün Unesco Dünya Peyzaj Alanları Kültür Mirası listesinde. Tabi ki aynı zamanda da turist istilası altında. Bu turist yığını içinde fotoğraf çekebilirseniz ne mutlu size. Biz bu bölgeye yerel Yellow Bus tur firması ile geldik. Araç ile gelmek isterseniz tavsiyem erken gelip otopark yeri kapmanızdır. Zira ciddi bir park sorunu var çevrede. Turdan bağımsız olarak gelmenin rahatça fotoğraf çekmek dışında, ormanlık alanda sakin ve huzurlu yürüyüş rotaları bulmak gibi bir artısı da var. Tur ile gelmek ise hem bilgi almanızı hem de çılgın trafik stresi ile uğraşmamanızı sağlıyor. Karar sizin.

Palácio Nacional da Pena – Sintra – Portekiz…

Bizim satın aldığımız Yellow Bus turu, Praça do Comércio meydanındaki Yellow Bus standından saat 14.00 civarında yola çıktı. Yaklaşık 5 saat süren bu gezideki tur rehberimiz çok sempatik ve ilgili bir bayandı. Gezilen bölgeleri Portekizce, Fransızca ve İngilizce olarak açıkladı. Güzergahımız ve molalar şöyleydi:

• Praça do Comércio – Meydanda buluşma ve otobüse yerleşme
• Palácio Nacional da Pena – 1.5 saat süren rehberli tur
• Vila de Sintra (Şehir merkezi) – 30 dakika serbest zaman
• Cabo da Roca – Roca Burnu – 20 dakika serbest zaman
• Praça do Comércio – Meydana geri dönüş

Palácio Nacional da Pena – Pena Sarayı’nın Tarihçesi

Serra de Sintra dağlarının zirvesinde ve gür bir ormanlık alanın ortasında yer alan Pena Sarayı Portekiz mimarisinin romantik döneme ait çarpıcı örneklerinden biri. Onun için bu sarayı detaylı gezdiren bir tur seçtik.

2019 yılında Palácio Nacional da Pena sarayından genel görünüş – Sintra – Portekiz…
Foto: Murat Bengisu

Orta çağdan beri haç yolu olan bu bölgede hali hazırda bulunan şapel yerine büyük Portekiz keşiflerinin yapıldığı sırada kral olan Kral Manuel I (1469-1521) emri ile 1503 yılında Hieronymite Tarikatına ait Pena Manastırı inşa edilmiş.

1503 yılında Pena Manastırı Kral Manuel I emri ile kurulup, Hieronymite Tarikatına teslim edilmiş…

Pena Manastırı meşhur 1755 depreminde büyük ölçüde zarar görmüş. 1834 yılında tarikatların ortadan kaldırılması ile manastır da kamulaştırılmış ve kaderine terkedilmiş.

1834 yılında Hieronymite Tarikatına ait Pena Manastırının görünüşü…

1838 yılında Kraliçe II. Maria’nın sanata düşkün yaratıcı eşi Fernando Saxe-Coburg-Gotha (Portekizce adı ile Dom Fernando II – İngilizce adı ile Ferdinand) – (1816-1885) büyük bir öngörü ile 200 hektarlık alan içinde yer alan harabe halindeki bu manastırı, ormanı, Fas kalesini satın almış ve hemen ardından da Sintra Sarayına bağlantı sağlayacak bir yol inşa ettirmiş.

1843 yıllarındaki Pena Sarayı…

Kral Ferdinand oldukça ilginç bir karaktermiş. Alman bir prens olarak doğan Dom Fernando, 1836 yılında Portekiz Kraliçesi Maria II ile evlenince Portekiz’e yerleşmiş. Portekiz kurallarına göre ancak 1837 yılında oğlu olunca kral unvanını alabilmiş. Kraliçe 1853 yılında 11. çocuğunu doğururken ölünce kral unvanı da bitmiş. Bu tarihten ölünceye kadar (1885) oğlu ve varisi olan Kral Pedro V için kral naipliği yapmış. Sanatçı yönü nedeni ile “Artist Kral” olarak da tanınan ve yabancı dile karşı yeteneği olan bu kral Almanca, Macarca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca ve tabii ki Portekizce biliyormuş. Asıl ününü politik ve askeri alandaki çalışmalarından ziyade sanata yaptığı yatırımlarla ve sanatçılara yaptığı destek ile kazanmış. Kendisi de sanatçı olan kral cam ve seramik boyama eserler üretmiş. Gençliğinde aldığı gravür, seramik, suluboya eğitimi bu çalışmalarına temel oluşturmuştur sanırım. Müzik dersleri de alan Ferdinand bariton bir sese sahipmiş.

Pena Sarayını yaptıran “Artist Kral” unvanlı ve modaya düşkünlüğü ile tanınan Kral Ferdinand yada Portekizce adı ile Dom Fernando II – 1855 – Bu lakap ile ilgili olarak, 1841 yılında artist António Feliciano de Castilho Kral Ferdinand’a “Artist-Kral” diye seslenince bu unvan hayatı boyunca üzerine yapışıp kalmış…
Bugünkü görünümü ile tepeye hakim konumdaki Pena Sarayı…

Fotoğrafta kırmızı renk ile boyanmış olarak gördüğünüz bina yukarıda bahsettiğim Hieronymite Tarikatına ait Pena Manastırı’nın kalıntıları üzerinde yükselir. Kırmızı binanın tadilatına 1840 yılında başlanmış, 1845 yılında ise Ferdinand kraliyet diplomasisi ile ilgili görevler nedeni ile bina yerleşkesini uzatma kararı almış ve sarı renkli bina grubunu inşa ettirmeye başlamış. “Yeni Saray” olarak bilinen bu binanın yapımı ve kırmızı binanın tadilatı ile Alman mimar Baron Wilhelm Ludwig von Eschwege görevlendirilmiş. Ferdinand’ın Alman kökeni bu işbirliğini sağlamış olabilir bence.

Pena Sarayının mimarı Baron Wilhelm Ludwig von Eschwege (1777-1855).

Çok yönlü bir mimar olan Baron von Eschwege esasen jeolog, coğrafyacı ve maden bilimcisi olup, Alman madenlerinin de mühendisiymiş. Çığır açan araştırmaları, öğretmenliği ve endüstriyel keşifleri ile dikkat çeken von Eschwege, Pena Sarayı’nın mimarisini ve peyzaj tasarımı işlerini 1838 ile 1850 yılları arasında Kral Ferdinand ile birlikte başarılı bir şekilde yerine getirmek için epey çalışmış. Bu süreç içinde mimari çözümlerde kritik bilgileri elde edebilmek uğruna sürekli olarak Orta Avrupa ve Cezayir’e turlar yapmış.

Mimar Baron Wilhelm Ludwig von Eschwege (1777-1855) eseri Pena Sarayının 2. Aşamada yapılan göreceli olarak yeni kısmı sarı ile boyanmış…

Ferdinand’a kral unvanı kazandıran 11 çocuğunun annesi Kraliçe Maria II (ki bu çocuklardan ikisi Pedro V ve Luís I gelecekte Portekiz kralları olmuşlar), başlangıçtan itibaren Ferdinand’ın Pena Manastırını bir kale-saray yerleşkesine dönüştürmesi hayaline destek olmuş. Daha 15 yaşında kraliçeliği ilan edilen Maria II, ilk evlendiği prens Lizbon’a gelişinden 4 ay sonra ölünce, Alman asıllı Prens Ferdinand ile hayatını birleştirmiş. Hakkı olan saltanat gücünü elinde tutmuş ve kesinlikle bırakmamış. Liberalizm döneminin çalkantılı ilk yıllarında kral ile birbirlerine karşılıklı destek olmuşlar. Kraliçe geçiş dönemimin istikrarsız zemininde sağlam duruşu ve politik zekası ile her zaman eşinin yanında yer almış ve bu arada çocuklarının eğitimi ile de ilgilenmiş. Kral Ferdinand eski manastırın kraliçenin diplomatik görevlerinde yetersiz kalacağını düşünerek 1845 yılında sarayı büyütme kararı almış. Böylece sarı binanın inşasına başlanmış. Ancak 1853 yılında kraliçe 11. Çocuğunu doğururken 34 yaşında ölünce Pena Sarayının kraliyet ile ilgili işlevi de sona ermiş.

Portekiz Kraliçesi Maria II 1853 yılında ölünce Pena Sarayının kraliyet ile ilgili diplomatik görevi de azalmış…

Kral Ferdinand, eşinin ölümünden 7 yıl geçtikten sonra 1860 yılında bir resitalde Elise Friederike Hensler (1836-1929) adlı bir opera sanatçısı ile tanışıyor. Elise’yi ilk defa Verdi’nin Maskeli Balo operasında vali yaveri Oscar rolünde gören Kral bu sanatçıya adeta vuruluyor. İsveç – Alman kökenli Elise çok yönlü bir kadınmış. İsviçre Neuchâtel yakınlarında doğduktan sonra 2 yaşında ailesi Amerika’ya göçünce, Boston’da sanat eğitimi almış. Paris’te eğitimini tamamladıktan sonra Milano La Scala Operasında baş kadın oyuncu olmuş. Derken babasının sağlık sorunları nedeni ile Amerika’ya dönüp orada da çok başarılı temsiller vermiş ve iyice tanınmış. Annesi ile birlikte Avrupa’ya dönünce de Ferdinand ile karşılaşmış. Kral naibinin müzik sevgisi ve bariton sesi gönlünü bu başarılı opera sanatçısına kaptırmasına yetmiştir bence. Beraber tüm Avrupa’yı turlayan çift, Ferdinand’ın kuzeni Dük Ernest II tarafından Elise’ya kontes unvanı verilince 1869 yılında evlenmişler.

Kral naibi Ferdinand ile Kontes Elise’nin evlilik töreninden bir kare – 1869…

Kontes Elise da Kraliçe Maria II gibi Ferninand’ın saray sevdasına kendini kaptırmış ve birlikte Pena Parkının batı kanadına bir köşk ve etrafını saran güzel bir bahçe inşa ettirmişler. Köşk Pena Sarayını ve denizi gören stratejik bir konuma yerleştirilmiş. Yazlarını Pena Sarayında geçiren çift, dünyanın dört bir yanından köşkün bahçesi için botanik türler toplamışlar. Alımlarla da bizzat Kontes Elise ilgilenmiş.

1870 yılında Ferdinand ve eşi Kontes Elise tarafından yaptırılan köşk ve bahçenin durumu…

Derken çiftin mutluluğu Kral naibinin 1885 yılında ölmesi ile bitmiş. Kral naibi Sintra’daki tüm mal varlığını (Pena Sarayı, Pena Parkı, köşk ve bahçe) Elise’ya bağışladığını yazan son derece tartışmalı bir vasiyet bırakınca ortalık karışmış. Dava süreci sonunda Kral Luís I’in (Ferdinand’ın kral olan ikinci oğlu) itirazı ile 1890 yılında alınan karar doğrultusunda Kontes, saray ve parkın hükümete satılmasını ancak köşk ve bahçenin tüm haklarının hayat boyu kendisinde kalmasını kabul etmiş. Bununla birlikte 1904 yılında bu haklarından da vazgeçmiş.

1908 yılında Pena Sarayının yeni kullanıcısı Kral Carlos I ve oğlu prens Luís Filipe Praça do Comércio meydanında suikaste uğramışlar.

1908 yılında Portekiz kralı Carlos I ve oğlu prens Luís Filipe‘nin suikaste uğradığı ünlü meydan Praça do Comércio…
1908 yılında Praça do Comércio meydanında Portekiz kralı Carlos I ve oğlu prens Luís Filipe‘nin suikaste uğrama sahnesinin betimlendiği resim…
(Kaynak Wikipedia)

1910 yılında cumhuriyetin ilanı ile bu sarayın son kullanıcısı ve Portekiz’in son kralı olan Manuel II ile Pena Sarayındaki saltanat dönemi bitmiş. Kraliyet ailesi sürgüne gönderilmiş.

Portekiz’in 1910 yılında sürgüne gönderilen son kralı Kral Manuel II…

1911 yılında saray müze olarak halka açılmış.

Pena Sarayının Alhambra Kapısı. Kemer ortasındaki kilit taşında yer alan anahtar figürü ile üstteki botanik desenli karoların üzerine yerleştirilmiş üç gül figürü… – Palácio Nacional da Pena – Sintra – Portekiz…

Zaman içinde Ferdinand tarafından seçilen kırmızı (manastır üzerine kurulan kısım) ve sarı (yeni saray) renkler solmaya başlamış. Bunun üzerine 1994 yılında aslına uygun olarak restore edilmiş.

1995 yılında ise, Sintra tarihi kenti ve tepeleri Dünya Kültürel Peyzaj Alanları Mirası listesine girmiş. Bu kategoriye giren ilk yerleşke olmuş gezdiğimiz arazi. Hem saray hem de park bu liste içinde yer almış.

Zamanında hem saltanatın görkemli günlerini hem de cumhuriyeti yaşayan Pena Sarayı bugün turist istilasına karşı kendini koruyabilmek için çırpınıyor adeta.

Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Palácio Nacional da Pena sarayında kırmızı bina manastır kalıntıları üzerine kurulmuş ilk saray. “Yeni saray” denilen sarı bina ise Dom Fernando’ın emri ile 1845 yılında sıfırdan tasarlanmış – Sintra – Portekiz…

Not: Tarihçe ile bilgiler ve fotoğraflar bu siteden elde edilmiştir.

Palácio Nacional da Pena sarayının üç boyutlu görseli…
(DK Eyewitness – Lisbon)

Paylaşmak ister misiniz?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir