Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 2. Lizbon – Praça do Comércio

Rüya gibi bir Portekiz Gezisi
09/11/2019
Rüya gibi bir Portekiz gezisi: Bölüm 3. Lizbon – Alfama Bölgesi
16/11/2019

Rüya gibi bir Portekiz Gezisi: Bölüm 2. Lizbon – Praça do Comércio

Füsun Erdoğanlar Bengisu yazdı.

Atlantik Okyanusu kıyısındaki Lizbon, Portekiz’in başkenti sıfatını fazlası ile hak eden canlı, cıvıl cıvıl, rengarenk bir metropol. İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulan ve yokuşları ile insanı nefes nefese bırakmayı başaran, ancak her köşeyi dönüşünüzde karşınıza farklı bir seramik deseni ile kaplanmış bina cepheleri veya doyumsuz bir manzara çıkaran bu başkent Tejo (Tagus) Nehri tarafından yaratılan haliç üzerindedir.  13. Yüzyıl ortalarından beri ülkenin başkenti olan Lizbon’u keşfetmeye başlamak için en ilginç nokta bence Praça do Comércio.

Buyurun birlikte gezelim:

Praça do Comércio meydanındaki King José I atlı heykelinden bir detay…

Praça do Comércio

Metroyu kullanarak Tejo Nehri kıyısındaki Praça do Comércio, yerel halk tarafından bilinen adı ile Terreiro do Paço meydanına geldik. Avrupanın en büyük meydanlarından biri olan bu alanda birçok cazibe noktası yer alıyor. Meydanın güney kısmı nehre açılırken, diğer yönü kemerli yaya yolu ile sarı hükümet binalarına ve dekoratif zemin kaplamalı Rua Augusta caddesine bağlanan etkileyici Arco da Rua Augusta zafer takına ayrılmış.  Elbette meydanın ilgi odağı tam ortadaki King José I heykeli…

Meydanın güneyinde ise Cais das Colunas denilen nehrin içine inen mermer merdivenler var. Bunlar zamanında saray erkanı Lizbon’a ihtişamlı bir giriş yapsın diye yapılmış. Orijinalinde ise bu merdivenler depremden yıkılmadan önce kraliyet sarayına yönelimi sağlıyormuş.

Lizbon metro haritası…
Praça do Comércio gün batımında 25 nisan köprüsü…

1755 depremi ve ardından gelen tsunami sebebi ile yıkılan bu meydanda 16. Yüzyıldan kalma Ribeira Sarayı varmış. Sanat eserleri ile dekore edilmiş bu saray ve içindeki onbinlerce Portekiz klasik edebiyatına ait eserin de olduğu kütüphane depremle yerle bir olunca meydan tamamen yenilenmiş.  Labirent benzeri yollar yerine düzenli ızgara yerleşimi yapılmış. Avrupa’nın en büyük meydanları ile yarışan geniş bir alan yaratılmış. Yüzyıllar boyunca çeşitli tören alaylarına, festivallere, konserlere ve hatta idamlara tanıklık etmiş bu meydan. Önemli tarihi olayların geçtiği bir yer de olmuş aynı zamanda. 1908 yılının şubat ayında iki suikast olmuş. Kral Carlos ve varisi Luis Filipe burada suikasta kurban gitmiş. 1974 yılında ise, diktatör rejiminin devrildiği devrim sırasında binlerce insan bu meydanda toplanmış.

Praça do Comércio kara kısmı

Praça do Comércio meydanı aynı zamanda önemli bir toplu taşım merkezi. Mavi metro hattı bu meydandan geçiyor. Belem bölgesi veya Basílica da Estrela gibi turistik yerlere giden tramvay hattı buradan kalkıyor. Ayrıca feribot seferleri de meydanın güneyindeki nehir kısmından yapılıyor.

Ulaşım sisteminin atardamarı olan Praça do Comércio meydanında bir tramvay…
Praça do Comércio meydanının güneydeki Tejo nehrine bakan kısmı 25 nisan köprüsü…

Nehir kıyısı çok hareketli, devamlı olarak etrafa yayılan müzik var. Ya tekne turu firmalarının müziği ya da sokak sanatçılarının yarattığı melodiler size işitsel güzellikler sunuyorlar. İnsanlar nehir üzerindeki hareketliliği izliyorlar.

Praça do Comércio meydanı
Praça do Comércio meydanının Tejo Nehrine bakan kısmında güneşlenenler.

Kentin cazibe merkezi olan bu noktadan simgesel Arco da Rua Augusta takı ile Augusta Caddesine bağlanıyorsunuz. 1755 depreminden sonra inşa edilmiş olan bu takın üzerine 2013 yılının ağustos ayından itibaren çıkılabiliyor. Takın üzerinde saat olan kısmın yanındaki küçük sergi salonundan asansöre binip, oradan spiral merdivenlerle takın üzerine çıkarak harika bir panoramik manzara izleyebilirsiniz. Kuzey kısımdaki Baixa bölgesinin simetrik düzenine, “calçada portuguesa” denilen kaldırım düzenleme sanatına, meydana ve tabii ki nehre hayran kalacağınızı düşünüyorum. Zafer takının üzerindeki platform her gün 09.00 ile 19.00 arasında açık ve giriş ücreti 2.5 euro. Biz bunu atladık ama siz yapın :)  Bu arada “calçada portuguesa” Portekiz’in yayalara ayrılmış olan birçok bölgesinde kullanılan mozaik gibi işlenmiş küçük kare düz taşlardan oluşan bir kaldırım düzenleme şeklidir.

Zafer takının yapımına her ne kadar 1755 depremi sonrasındaki yeniden yapılanma sürecinde 1759 yılında başlansa da kesintiye uğramış. 1843 yılında konu yeniden gündeme gelmiş ve mimar Verissimo Jose da Costa tasarımı seçilmiş. 1873 yılında tamamlanan bu anıtsal yapının en üstünde gördüğünüz alegorik figür “Şan ve Şöhreti” temsil ediyor. Bu heykel her iki elindeki taçlarla Deha ve Cesaret figürlerini onurlandırıyor. Aşağıda oturan iki tarihi figür ise alegorik olarak Tagus (Tejo) ve Douro nehirlerini temsil ediyor.

Arco da Rua Augusta takındaki oturan iki tarihi figür alegorik olarak Tagus (Tejo) ve Douro nehirlerini temsil ediyor.
Arco da Rua Augusta takından detay. Alegorik Şan ve Şöhret heykeli her iki elindeki taçlarla Deha ve Cesaret figürlerini onurlandırıyor.

Meydanın tam ortasındaki İhtişamlı King José I (Joseph I) atlı heykeli altında dinlendik ve siyahi şapka satıcısının müşteri avlama çabasını takdir ettik. Bu etkileyici heykel Portekizli ünlü heykeltıraş Joaquim Machado de Castro tarafından yapılmış ve kenti keşfetmeye başlamak için cidden doğru bir nokta. At üzerindeki kralın yılanları ezmesini gösteren heykel deprem sonrası meydanın yenilenmesi çalışmalarında Portekiz hükümdarı olan Kral José I’in tam doğum günü olan tarihte, 1775 yılında törenle açılmış. Anıtın kaidesi çok sayıda heykeltıraş grubu tarafından süslenmiş.

Çabasını takdir ettiğimiz siyahi şapka satıcısı King José I heykeli önünden eli boş ayrılıyor…
King Jose I (Joseph I) atlı heykelinin kaidesi çok sayıda heykeltraş tarafından değişik figürlerle dekore edilmiş.

Alanın yeniden yapılanması için sponsor olan dönemin ünlü politikacısı Marquês de Pombal, atlı heykel kaidesinin ön yüzünde bronz bir amblem olarak ödüllendirilmiş. 

Meydanın yeniden inşasında sponsor olan Marquês de Pombal maddi çabasının karşılığını King Jose I heykelinin kaidesinin ön yüzündeki ambleme işlenerek almış.
Foto – Murat Bengisu

Praça do Comércio meydanındaki “Pátio da Galé” denilen kemerli yaya yolunda ilginç el ürünleri satan satıcılar var. Buranın tam karşısında bizim Sintra turu satın aldığımız Yellowbus bilet satış noktası ve tur toplanma alanı var.  Bu turu ayrıca anlatacağım. Bu kemerli yapı içinde meydanın köşesinde Cafe Martinho Da Arcada adlı Lizbon’un en eski kafesi yer alıyor. (Adres: Praça do Comércio 3, 1100-148)

Praça do Comércio meydanındaki “Pátio da Galé” denilen kemerli yaya yolu ve el ürünleri satan satıcılar…
Foto – Murat Bengisu
“Pátio da Galé” denilen kemerli yaya yolundaki satıcılar.
En seksi tuvalet Praça do Comércio meydanındaymış : )

Not: Eşim Murat Bengisu’ya ait olduklarını belirttiklerim dışında tüm fotoğraflar bana aittir.

Yazı dizimizin 3. Bölümünde Lizbon’un Alfama Bölgesini tanıyor olacağız, bizi takipte kalın, olur mu :)?

Füsun Erdoğanlar Bengisu

Lizbon Otelleri
Lizbon Otelleri

LİZBON’DA NEREDE KALINIR?

Lizbon’da konaklamayı düşünecek olursanız, otel seçenekleri için bencetatil.com olarak bizim en çok tercih ettiğimiz online rezervasyon sitesi Booking.com‘u inceleyebilirsiniz…

Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden Yüksek Lisans diploması almış, özel sektörde çalışan, seyahate ve fotoğrafçılığa tutkun bir mimarım. İzmir Ekonomi Üniversitesinde profesör olan eşimin de benzer zevkleri paylaşması nedeniyle, dünya kazan biz kepçe geziyorduk ki; bu keyifli günler 2020 yılı başında Covid-19 fırtınasının tüm dünyayı sarması ile sekteye uğradı. Tüm dünya gibi biz de etkilendik. Şu anda havaalanlarının çalışmaya başlamasını ve virüsün kaybolmasını dört gözle bekliyoruz. Yıllar sonra bu cümleye baktığımızda eminim hem ben hem de siz dünyayı bu derece ters yüz eden olaya çok şaşıracağız.
2014 yılında bir anda yolumuz dünya tatlısı bir çift olan Dilek ve Hür Tavaşoğlu ile kesişti. Onların teşviki ile Bencetatil.com sitesinde gezi yazıları yazmaya başladım. İnanılmaz da keyif aldım. Tipik bir Başak burcu olduğum için oldukça detaycıyım. Gezdiğim yerler ile ilgili daha sonra yabancı kaynaklardan güvenilir bilgiler bulup, bunu yazılarıma aktarıyorum. İnceleme ve araştırma ruhum sınır tanımıyor anlayacağınız.
Fiziksel ve maddi olarak imkanlarımız el verdiği ölçüde bencetatil.com ile serüvenlerimize devam edeceğiz. Umarım yazılarımdan siz de benim kadar keyif alıyorsunuzdur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir