Bir haftada 4 ülke 4 başkent

Montrö, sen bu kadar güzel miydin?
05/11/2013
Otobüs turu detayları
15/11/2013

Geziye dair: Az zamanda çok iş yapmak – Zaman yönetimi

Yeni bir yere gitmek çok heyecanlı birşey ve insanın tek atımlık kurşunu olunca gezi öncesi “dersine” çalışması çok önemli oluyor. Hele bir de ailenin diğer elemanları “nasılsa sen halledersin” modunda hiçbir şeye karışmayınca, bu ders çalışma kısmı kimi zaman insanı bezdiriyor. Ben de düşe kalka kendi zamandan kazanma yöntemlerimi buldum.

Öncelikle, bir yere gitmeden önce Google’a “……’da ne yapalım?” diye yazıp sonra da esasında fazla birşey söylemeyen ya da aynı şeyleri söyleyen, ya da daha fenası yarım anlatan sayfalarca yazı okumak zorunda kalınca gidilecek yerlerdeki yapılacak aktiviteleri liste halinde sunan ve hatta puanlayan sitelere yöneldim. Bu sitelerdeki ilgili şehrin “Yapılacak Aktiviteler/Görülecek Yerler” bölümlerini tarayıp ilgimi çeken yerlerin bir dökümünü almanın daha kolayıma gittiğini farkettim. Yapılan yorumları da okuyunca gitmeye değer olup olmadığını zaten anlıyor insan. Bu dediğimi, aşağıdaki şehirler hakkında fazla bir bilgi vermediğimi düşündüğünüz anda aklınıza getirmenizi özellikle tavsiye ederim :)

Görmek istediğim yerleri belirledikten sonra sıra buraları haritada işaretlemeye kalıyor. Böylece nereye hangi sırayla gideceğimizi daha iyi anlıyorum.

Gideceğiniz şehrin metro, otobüs ve tramvay ağını gösteren bir haritayı da telefonunuza indirmeniz, ya da çıktısını almanız hayat kurtarıyor.

Planı hazırladıktan sonra, bir şehre iner inmez önce bir “Hop-on hop-off” otobüse atlamak veya bir “Walking tour” alıp şehir hakkında ilk fikri edinmek, böylece haritadaki yerlerin esasında ne kadar bir alan içinde olduğunu anlamak, benim için bir başka taktik! Genelde de herşeyin birbirine ne kadar yakın olduğunu hayretler içinde öğreniyorum.

Kalacak yerleri Booking.com’dan ayarlıyorum. Filtreleme yöntemiyle direkt 9 puan ve üzeri otellere bakıp, zamandan bayağı bir kazandığımı farkettim. Bizim kriterlerimiz, otelin merkezi olması, temiz olması, güzel kahvaltı vermesi ve bagaj odasının olması. Gecenin bir vakti otellere giriş yaptığımız için, bu geziden sonra yeni bir kriter daha edindik: 24 saat açık resepsiyonun olması. Budapeşte’de çektiğimi bir ben bilirim: “Ne zaman geliyorsunuz?” diye ardı arkası kesilmeyen mailler ve telefonlardan sonra, resepsiyon denen şeyin ne kadar önemli olduğunu kavradık. Aile işletmesinden uzak duracaksın arkadaş :) Bu “anahtarı al ver” stresi tatile uygun değil!

Böyle birkaç şehri arabasız gezme olayına giriyorsanız, valizi de küçük tutmakta fayda var. Ben her güne bir tişört ve mevsimine göre alt üst ayarlıyorum. Zira o valizi kimbilir nerelerde taşımak zorunda kalacağınızı unutmayın.

Paylaşmak ister misiniz?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

6 Comments

  1. gülin dedi ki:

    Sevgili Dilek Hanım,Süper hızlı ve nazik cevabınıza içten teşekkürler,bizim için çok faydalı olacak bir açıklama da eklemişsiniz:))

  2. gülin dedi ki:

    Sevgili Bence Tatil,
    Prag,Budapeşte ,Viyana bölgesine Temmuz döneminde gitmeyi düşünüyoruz fakat hava sıcaklığı biraz gözümüzü korkutuyor,hava durumlarına baktım ama hissedilen sıcaklık farklı olacağından,size sormak istedim,o dönem için ne düşünüyorsunuz?Küçük bir çocuğumuz da var,ne tavsiye edersiniz?şimdiden teşekkürler cevabınız için,sevgiler..

    • Dilek dedi ki:

      Sevgili Gülin Hanım,

      Yazın oralarda bulunduğumuzda en fazla 27-28 derece sıcaklıklar gördük, o da öğle saatlerinde. Sabah ve akşamları biraz serindi. Güneşsiz günlerde sıcaklık 18-20 dereceye belki çok az daha altına da inebilir. Ama yine de ne sıcaktan, ne de soğuktan pek rahatsız olacağınızı sanmıyorum o mevsimde. Bizim İstanbul’da yazın gördüğümüz bunaltıcı havalardan çok daha rahat edeceğiniz bizim ilkbaharımız gibi bir hava olması kuvvetle muhtemel. Ama biliyorsunuz bazen hiç beklenmedik bir şekilde “mevsim normalleri dışında” seyredebiliyor havalar. Beklenenden biraz daha serine veya biraz daha sıcağa göre her türlü giyecekten birkaç yedek alırsanız iyi olur tabii. Mesela ben aynı gün içinde sabah tshirt + hırka giyip, öğlen sadece tshirt ile dolaşıp akşam hırkamın üzerine bir de ince mont giydiğimi hatırlıyorum. O yüzden gün içerisinde gezerken sırt çantanızda farklı kalınlıklarda giysi bulundurun mutlaka. Bence küçük bir çocuk ile olabilecek en ideal zamanlardan birinde gidiyorsunuz, şimdiden iyi tatiller :)

  3. Dilek dedi ki:

    Ne demek canım arkadaşım, sitemiz sana her zaman açık, esas biz mutlu oluruz senin katkından.
    Bu siteyi “Bence tatil” diyerek kurduk ama bazen de “Sence tatil” veya “Sizce tatil” diyerek güzel başka fikirlere de yer vermek lazım elbet :)

  4. Gamze Avci dedi ki:

    Sevgili Dilekciğim,

    Ön yazını okuyunca ruhum pamuklara sarıldı, şımardım.
    Canım arkadaşım,
    Bu şahane ve şimdi de çok hakettiği şekilde ödüllü sitede benim yazım bir damladır.
    Bana yazma fırsatı verdiğin için çok teşekkür ederim.
    Sevgiler,
    Gamze

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir