SİROS/ SYROS ADASI

Siros Adası’na, Çeşme Limanından hareket ettikten sonra, 7 saat süren bir seyir sonrası 20.30’da vardık. Siros Adası’nın çok şeker bir görüntüsü var gemi yanaşırken. Biz bir de tam güneş batarken yanaştığımız için adanın renkli evleri bir başka şirin göründü gözümüze. Bizim gemimiz hariç birkaç cruise gemisi daha yanaşmıştı limana. Zaten diğer gittiğimiz adalarda da genelde aynı rotayı takip ettiğimizi düşündüğüm için bu gemilerle karşılaştık hep.

Siros Adası

Siros Adası

Siros adası, Kiklad ve Venedik mimarisi ile yapılmış evleri ile bize gemi daha demirlemeden güzel bir manzarara sundu. Limana demirledikten itibaren sabah 03.00’a kadar adada bulunma süremiz vardı, ki bu da zaten küçük olan adanın başkenti olan Ermoupolis’i gezmek için yeterli bir vakitti bizim için.

84 kilometrekarelik lik bir yüzölçümüne ve 20.000lik bir nüfüsa sahip olan ada, Kiklad Adalar gurubu içinde önemli bir konuma sahip çünkü adalar arası geçiş noktası gibi.

Çok büyük bir ada olmayan Siros’un sahilinde yine diğer adalarda olduğu gibi şirin ve kalabalık kafeler, sahile paralel iç taraftaki caddede tavernalar, hediyelik eşya dükkanları var. Tepede şehrin her yerinden görülebilen St.George Katedrali var. Merdivenler vasıtasıyla yukarı katedralin olduğu bölüme çıkılabilir. Yukarı Siros anlamına gelen Ano Syros denilen bu bölgede (aynı zamanda Katolik mahallesi de deniliyor) dar sokaklar, geleneksel beyaz badanalı evler ve Ermoupolis sahilinin manzarası var.

Siros Adası

Siros Adası

Belediye Binası, Siros Adası

Belediye Binası, Siros Adası

Siros Adası

Siros Adası

Siros Adası

Siros Adası

Siros Adası

Siros Adası

Kristal gibi berrak bir denizi olan Galissas, Megas Gialos, Kini ve Posidonia adında plajlar varmış adanın çevresinde. Biz gece vakti orada bulunduğumuz için daha çok şehir meydanında ve sahil kesiminde vakit geçirdik. Belediye Binasının olduğu meydanda çocuklarını gezdirenler, bir şeyler atıştıranlar, merdivenlerde sohbet edenler ile cıvıl cıvıldı meydan. Meydanın kalabalığında Cruise turlarının birkaç saatlik misafirlerinin de etkisi vardı tabii. Her yer kalabalıktı adada.

Biz Siros adasını çok sevdik.

ATİNA – PİRE LİMANI

Gemi turu satın alırken rotamıza Atina’yı da dahil ederek bir taşla iki kuş vurmuş olduk. Atina’ya uzun zamandır gelmek istiyordum. Batı Trakya’yı görmüş biri olarak, batıya kıyasla güney Yunanistan’ın Helen kültürünü daha çok sahiplendiğini söyleyebilirim. Bütün medeniyetler bu bölgede doğduğu için gayet doğal tabii. Atina tıpkı Asos gibi, Efes gibi, Didim, Milet, Priene gibi mitoloji ve tarih kokan büyülü ve kıymetli bir şehir!

Pire Limanı, Atina, Yunanistan

Pire Limanı, Atina, Yunanistan

Gemimiz Akdeniz’in en büyük limanlarından biri olan Pire Limanı’na yanaşırken saat sabah 10.00’u gösteriyordu. Pire, bugün ülkeler ve adalar arası transferlerin yapıldığı kalabalık bir liman şehri. Atina’nın 1984 yılında başkent olmasıyla daha da önem kazanmış. 1923 yılındaki nüfus mübadelesi ile de Türkiye’den gelen Rumlar şehrin daha kozmopolit olmasına katkıda bulunmuş.

Gemi yolculuğu esnasında uğradığımız limanlarda vaktimizi daha iyi değerlendirmek için sadece Atina’da tur şirketi tarafından organize edilmiş bir tur satın aldık. Böylece gemiden indiğimiz gibi bizi bekleyen otobüslerimize binerek doğru Atina’ya – Akroplolis’e gittik. Otobüs ile Pire’den Atina’ya gitmek yaklaşık 30 dk sürüyor.

Akropolis, Atina, Yunanistan

Akropolis, Atina, Yunanistan

İlk durağımız meşhur Akropolis’ti. Akropolis ve Agora gibi bu önemli yapılar M.Ö. 5 yüzyıla dayanıyor. Bu eserler Atina’nın kalbi sayılan güney Atina’da inşa edilmiş. Akropolis’in önemli yapı kalıntılarından en gösterişli olanı Parthenon. Diğerleri ise Erectheion ve Athena Nike Tapınakları.

Akropolis, Atina, Yunanistan

Akropolis, Atina, Yunanistan

Akropolis’in eteklerinde Atina festivallerinde konserlerin de verildiği Odeon of Herodos Atticus tiyatroları yer alıyor.

Antik Tiyatro, Atina, Yunaistan

Antik Tiyatro, Atina, Yunaistan

Akropolis’te bulunan eserler arasında en etkileyici olanı yani Erectheion, Poseidon ve Athena arasındaki efsanevi karşılaşmanın yaşandığı yerde kurulmuş. Kentin koruyuculuğunu üstlenmek için yarışan tanrı ve tanrıça Atinalılara birer hediye sunmuşlar. Poseidon asasını yere vurunca bir su kaynağı, Athena asasını yere vurunca ise bugün bile Yunan kültürünün bir parçası olan zeytin ağacını şehre armağan ederek yarışı kazanmış. Dünyadaki ilk zeytin ağacı olduğuna inanılan bu zeytin ağacının yerinde hala bir zeytin ağacı var.

Tapınağın ünlü olmasının ve ilgi görmesinin bir diğer sebebi ise güney cephesinde, altı kadın figürünün başları üzerinde yükselen çatısıyla dikkat çeken balkon. Bu kadın figürlerinin esin kaynağı ise dillere destan güzellikteki Kayra kentinin kadınlarıymış.

Erectheion Anıtı ve önündeki zeytin ağacı, Atina,Yunanistan

Erectheion Anıtı ve önündeki zeytin ağacı, Atina,Yunanistan

Erectheion, Atina, Yunanistan

Erectheion, Atina, Yunanistan

Akropolis, Atina, Yunanistan

Akropolis, Atina, Yunanistan

Akropolis’i güneş tam tepedeyken, sıcak yerindeyken ve inanılmaz bir kalabalıkta birkaç saat gezdikten sonra bir sonraki durağımız olan Syntagma Meydanı’na doğru yola koyulmak üzere otobüslerimize bindik. Syntagma Meydanı’na giderken ilk defa M.Ö. 330-329 yıllarında yaptırılmış Panathinaiko Stadyumu’nu gördük. Bu stadyum aynı zamanda 1896 yılında modern tarihin ilk olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış.

Panathinaiko Stadyumu, Atina,Yunanistan

Panathinaiko Stadyumu, Atina,Yunanistan

İki önemli meydandan biri olan Syntagma Meydan’ında Parlemento Binası bulunuyor. Binanın önünde meçhul asker anıtı ve anıtın önünde saygı nöbeti tutan askerler var. Ponponlu ayakkabıları ve ilginç yürüyüşleri ile dikkat çeken askerlerin nöbet değişim törenine denk gelmek isterdim.

Parlemento Binası, Atina, Yunanistan

Parlemento Binası, Atina, Yunanistan

Meçhul Asker Anıtı, Atina, Yunanistan

Meçhul Asker Anıtı, Atina, Yunanistan

Parlemento Binası’ndan sonra birkaç saatimizi geçirdiğimiz Plaka Mahallesinden bahsedelim biraz da.

Plaka mahallesi, Atina’nın en eski, tarihi yerleşim bölgesi. Dar sokakları, tavernaları, alışveriş dükkanları ve tarihi dokusu ile bize yine Sultanahmet Meydanı’nı çağrıştırdı. Tam bir betonarme şehri olan Atina’da, Plaka semti bize çok sevimli geldi. Atina’da yeşil alan yok denecek kadar az.

Plaka, Atina, Yunanistan

Plaka, Atina, Yunanistan

 

Monastraki Meydanı ve meydana bağlanan Ermu Caddesi alışveriş yapmak isteyenlerin uğrayabileceği seçeneklerden.

Zeus Tapınağı, Atina, Yunanistan

Zeus Tapınağı, Atina, Yunanistan

Hadrianus Kapısı, Atina, Yunanistan

Hadrianus Kapısı, Atina, Yunanistan

Atina, Yunanistan

Atina, Yunanistan

Tarihteki en eski başkentlerden birini görmüş olmanın verdiği mutluluk ile yine otobüslere binerek hafızamızda güzel anılar ve tekrar Attika yarımadasına gelme planları ile akşam saatlerinde gemiye döndük.

Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama