BRAN

Sabah erkenden kahvaltı faslından sonra, Braşov’a gelen herkes gibi asıl hedefimiz olan Bran şehrindeki Bran Şatosunu,  nam-ı diğer Drakula şatosunu  görmek için yola  çıktık. Bran, Braşov’a 30 km uzaklıkta. Drakula efsanesinin yaratıcısı Bram Stoker, eserini oluştururken bu şatodan ve Romanya Eflak Voyvodası Vlad Tepeş’ten esinlenmiş. Yapımına 1378 yılında başlanan şato gerçekten de insanın hayal gücünü zorlayan, sadece korku filmlerinde olur dedirten cinsten bir şato! Ahşap ve taştan yapılmış olması da oldukça güzellik katmış şatoya. Biz vakit tasarrufu için sabah 09.00’da kapı açılır açılmaz oradaydık ama bir tek biz değildik tabii, o kadar kalabalıktı ki! Şatonun hem savunma hem de ticari rolü olmuş tarihte.  Drakula’ya ilham olan Vlad Tepeş ise bu şatoda da hiç ikamet etmemiş, sadece geçerken uğradığı söyleniyor.

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Şatonun içindeki eşyalar Kraliyet ailesi tarafından kullanılmış, Peleş şatosundakilere benzer nitelikteydi. Odalardan bir kısmında, Bram Stoker ve Vlad Tepeş’e ait bilgilerin yer aldığı duvar panoları sergileniyordu. Gerek kalabalıktan, gerek gürültüden tam istediğim gibi okuyamadım. Ama şunu söyleyebilirim ki Vlad Tepeş de az değilmiş hani 🙂 Yine odalardan birinde o dönemde kullanılmış işkence aletleri sergileniyordu, kazıklar bıçaklar havada uçuşuyor! Zaten ortaçağın hayranlık duyulacak tek yanı sadece mimarisi!

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Bran Şatosu, Namı-diğer Drakula Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Vlad Tepeş, Bran Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Vlad Tepeş, Bran Şatosu, Bran, Transilvanya, Romanya

Vlad  Tepeş 1442 yılında 12 yaşındayken Eflak Beyliği tarafından kardeşi ile beraber Osmanlılar’a rehin olarak verilmiş ve Edirne sarayında tutulmuş. Fatih Sultan Mehmet kendisi ile iyi ilişkiler içinde olan Vlad’ı 1456 yılında Eflak Prensliğine atamış. Osmanlı Devleti adına Eflak Beyliğinde büyük başarılar kazanan Vlad Tepeş, gitgide Osmanlıya olan bağlılığını kaybetmiş ve vergilerini vermemeye başlamış. Ayrıca kendi egemenliğindeki insanlar da dahil çevresindeki herkese zulüm etmeye başlamış.  Zamanla adının Kazıklı Voyvoda olarak anılmasının sebebi en sevdiği işkence şeklinin insanları kazığa oturtarak yavaş yavaş ölmelerini izlemek olmasıymış. Daha ne işkenceler, neler neler!!! Tüm bunlardan haberder olan Fatih, Vlad Tepeş’in çaresine bakması için sancak beylerini Eflak’a göndermiş. Ancak sefere gönderilen sancak beyi ve askerleri kazığa oturtulunca, Fatih bizzat kendi sefer hazırlıklarını başlatmış. Kazıklı Voyvoda Macaristan’a sığındığı için onu bulamamışlar ve yerine Eflak Beyliğinin başına Vlad’ın kardeşi Radul getirilmiş. Vlad Tepeş ise 1476’da Macaristan’dan çıkarak ülkesinde yeniden dönmüş, ancak Mihaloğlu akıncıları Vlad’ı Bükreş yakınlarındaki Balteni’de ansızın bastırarak yakalamak suretiyle kesilen başını padişaha göndermişler.

Kont Drakula, Kazıklı Voyvoda yani Vlad Tepeş, yaptığı işkenceler ve kan dökücülüğü sebebiyle vampir olarak efsaneleşmiş, filmlere ve kitaplara konu olmuştur. Yani Bram Stoker’in vampir karakterini yaratmasında Vlad Tepeş’ten esinlenmesi çok başarılı ve doğru bir tespit olmuş bence.

Bu arada efsaneye göre kesik başı İstanbul’a getirilen kazıklı Voyvoda’nın bedeni bulunamamış ve bu yüzden de hala Karpat Ormanlarında yaşadığına inanlılıyormuş!  Efsaneler gezdiğimiz tarihi mekanlara bir başka gözle bakmamızı sağlıyor, değil mi…

Şatonun ardından yemyeşil Bran şehrinde bir tur atıp, vampir objelerinin ağır bastığı hediyelik eşya sergilerini gezip birkaç hatıra aldıktan sonra rotamızı Avrupa’da en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden birisi olan Sighişoara’ya çevirdik.

Yemyeşil Bran, Transilvanya, Romanya

Yemyeşil Bran, Transilvanya, Romanya

Hediyelik objeler, Bran, Transilvanya, Romanya

Hediyelik objeler, Bran, Transilvanya, Romanya

Yarasa kuklası, Hediyelik Objeler, Bran, Transilvanya, Romanya

Yarasa kuklası, Hediyelik Objeler, Bran, Transilvanya, Romanya

Bulgaristan’da ve bazı Avrupa ülkelerinde de mevcut olan bu yaratıklar çok sevimli…

Ortaçağdan kalma bir gelenek, kötü ruhları kovmak için giyilen kostümler ya da kuklalar, Romanya

Ortaçağdan kalma bir gelenek, kötü ruhları kovmak için giyilen kostümler ya da kuklalar, Romanya

Bu arada, Braşov’dan Bran’a giderken Rasnov’dan geçiliyor ve Rasnov’da Romanya’nın en görkemli ve günümüze kadar en iyi korunmuş kalelerinden biri var.  Sabah erken saatte gördüğümüz için içine giremedik, ama girseydik geleneksel kıyafetlerin ve zırhların sergilendiği bir müze de varmış. Köylüler tarafından Türk ve Tatar işgallerine karşı inşa edilmiş. Duvarların yüksekliği 5 metre, kalınlığı ise 1.5m imiş. Uzaktan işgalciler göründü mü, bütün köy pılını pırtısını toplayıp, hayvanlarını da alıp kalenin içine saklanır, kapılarını da sıkıca kaparmış!

Rasnov, Romanya

Rasnov, Romanya

Rasnov Kalesi, Rasnov, Romanya

Rasnov Kalesi, Rasnov, Romanya

Rasnov, Romanya

Rasnov, Romanya

Biz Rasnov’u şöyle bir gezdikten ve fotoğraf çektikten sonra yolumuza devam ettik. Zaten her şato ve kaleyi gezmek için yoldan çıksak bu seyahat hiç bitmezdi herhalde 🙂

Dünya çapında 6000 i aşkın yerleşim yerinde en uygun fiyata araç kiralama